T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/666 ESAS
KARAR NO : 2025/503 KARAR
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/08/2024
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.05.2024 günü sürücüsü ... olan ... marka kamyonet, Bayındır ilçesi Torbalı Ödemiş anayolu üzerinde sağa park ettiğini tam bu esnada aynı istikamette ilerlemekte olan ... plakalı ve sürücüsü ... olan motosiklet, park eden aracın şerit içerisinde kalan kısmına çarptığını ve ... vefat ettiğini, Davalı sigorta şirketince ZMMS i yapılan ... plakalı araç sürücüsü, yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller haricinde park etme yasağına uymadığını ve park etse bile gerekli önlemi almadığını, Park halindeki aracın bir kısmı akan trafiğin bulunduğu şerit içerisinde kalmış ve arkadan gelen motor sürücüsünün şerit içerisinde kalan aracın sol arka köşesinden çarptığını ve e sürücüsünün vefat ettiğini, Dolaysıyla kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince trafik sigortası yapılmış ... plakalı araç sürücüsü yargılama sürecinde de ortaya çıkacağı ve netleşeceği üzere kusurlu olduğunu, kaza neticesinde vefat eden ...17.02.1998 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 25 yaşında olduğunu, Evli ve çocuksuz olduğunu, Asgari ücret ile ailesinin geçimini sağladığını,davacılardan ... kazada vefat eden ... nun eşi olduğunu,davacılardan ... vefat edenin anne ve babası olduğunu, Vefat ile birlikte oğullarının desteğinden mahrum kaldıklarını, Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi, ...nolu ZMM poliçesi ile...Plakalı aracın sigortacısıdır. Dolayısıyla davalı müvekkilin uğradığı destekten yoksun kalma zararından kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,davacı ... için 500TL, davacı baba ... için 250TL ve davacı anne ... için 250TL olmak üzere toplam 1.000TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigortanın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu DAVANIN REDDİ gerektiğini, Dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirketçe... sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusura ilişkin inceleme yapılması gerektiğini sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı durumda davalı şirketten talepte bulunulamayacağını, müteveffanın, davacılara destek olduğu hususunun ve destekten yararlanma sürelerinin incelenmesi ve ispatlanması gerektiğini, %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,davalı şirketin temerrütü söz konusu olmadığını, davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcı kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini ve haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
GEREKÇE ;
Dava; haksız fiile dayalı destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.
Davacılar vekilinin29/05/2025 tarihli dilekçesiyle; kaza ile ilgili yürütülen soruşturma dosyasında ATK raporuyla kazada tam kusur davacıların murisinde tespit edilmiş olduğunu davadan feragat ettiklerini belirterek feragat doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeler göre feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay`ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır.
Yapılan incelemeye göre; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden, feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin , davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6. Maddesi uyarınca " Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz."
Yine tarifenin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13. Maddesi uyarınca Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Davacı vekili, ön inceleme aşaması tamamlanmadan önceki aşamada davadan feragat ettiğine göre tarifede belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekir, Bu durum itibarıyla davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde geçerli olan AAÜT 6. Maddesi ile ve 13/3-4 Maddeleri uyarınca verilecek vekalet ücretinin maktu olduğu açık olmakla ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin yarısı olan 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. (İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ E. 2022/1564,K. 2022/1897T. 6.10.2022)
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 205,13-TL olduğundan, peşin alınan 427,60-TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 222,47-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. Maddesi uyarınca davacı yararına takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL'nin davada haksız çıkan davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır