T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/695
KARAR NO : 2025/543
DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklı Değer Kaybı Tazminatı
DAVA TARİHİ: 22/08/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 11/01/2024 tarihinde dava dışı sürücü Daria Mnatsakanian'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İzmir İli Urla İlçesi ... Kavşağında seyir halinde iken aracının ön kısımları ile; aynı yön ve güzergahta önünde seyir halinde olan davacı müvekkili .... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu suretiyle çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, değer kaybı zararının tazminini sağlamak amacı ile 04/04/2024 tarihinde Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna başvurulduğunu, davalı şirket tarafından 03/07/2024 tarihinde 26.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ancak ödemenin gerçek zararını karşılamadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'lik değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 9000-TL na artırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Karayolları Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketi adına mali sorumluluk sigortası limit ve şartları çerçevesinde müvekkili Büronun sorumluluğunun doğduğunu, hasar gören araca ilişkin müvekkili kurum bünyesinde ... nolu hasar dosyası oluşturulup, 13.06.2024 tarihinde ...Ekspertiz tarafından düzenlenen ekspertiz raporuna istinaden belirlenen 26.000,00-TL değer kaybı bedelinin, Av... hesabına 03.07.2024 tarihinde ödendiğini, davacı vekilinin de kabulünde olduğunu, değer kaybı tespiti için hasarlı aracın eski hasarlarının araştırılması gerektiğini, dava konusu aracın uğramış olduğu hasar bedelinin de müvekkili kurum tarafından tazmin edildiğini, ödenen tutarlarla birlikte poliçe teminat limitinin gözetilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğinden temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin, kazaya karışan yurt dışı trafiğine kayıtlı aracın yeşil kart sigortacısı olan Türkiye Motorlu Taşıt Bürosundan tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'nun çalışma esas ve usulleri hakkındaki 26.10.1991 gün ve 21033 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğin "Büronun amacı" başlığını taşıyan 5. maddesinin 3. bendi uyarınca, yurt dışında sigortalanmış bulunan ve geçerli olan sigorta sertifikası taşıyan motorlu kara taşıt araçları sahipleri veya sürücüleri tarafından Türkiye'de sebebiyet verilmiş hasarların, doğrudan doğruya idare ve ödenmesi hususundaki işlemleri yapmak, büronun amaçları arasında sayılmıştır. Bu nedenle yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştıkları kazalarda, şayet geçerli bir yeşil kart sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar karşılanacaktır. Bir başka deyişle, yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası, anlaşmaya dahil yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren üniform ve beynelminel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Memleketimizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları "Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortasına dair Avrupa Sözleşmesi" gereğince ülkemizde de tüzel kişiliği haiz Türkiye Sigorta ve Reasünans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup, yeşil kart sistemi uygulanmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ile Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde Strazburg şehrinde imzaladıkları “Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortası İhdası” ile ilgili anlaşma hükümleri uyarınca, yabancı plakalı motorlu araçların, şayet milletlerarası geçerli olup Türkiye’de de kabul edilen sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar, zorunlu trafik sigorta güvencesinde olacaktır. Şayet böyle bir sigortası yoksa, bu araçlar için Türkiye sınırlarına girişlerinde, zorunlu trafik sigorta sözleşmesi yapılacaktır. Yine bu hükümler uyarınca Ülkemizde de geçerli bulunan “Yeşil Kart Sistemi”ne göre faaliyette bulunmak üzere “Türkiye Sigorta ve ... Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu” kurulmuştur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu trafik kazasının 11.01.2024 tarihinde davacıya ait olup yine davacının sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile, dava dışı ... sevk ve idaresindeki davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna ZMMS sigortalı... plakalı araç arasında meydana geldiği, mahkememizce alınan 15.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; ...plakalı davalı taraf araç sürücüsü... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/b. Madde hükmünü ihlal etmesinden dolayı kazanın meydana gelmesinde etken olduğu,... plakalı davacı taraf araç sürücüsü... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun herhangi bir madde hükmünü ihlal etmemesinden dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, davacıya ait araçta 35.000-TL değer kaybı meydana geldiği mütala edilmiş, söz konusu raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, kaza tespit tutanağındaki kusur durumu ile mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kusura ilişkin tespitin çelişmediği görülmüştür.
Davacı vekili, eldeki dava ile yeşil kart poliçesinden kaynaklı bakiye değer kaybı bedelinin tahsilini istemiş olup, dava tarihinden önce davacı yanca davalı Büroya KEP üzerinden başvuru yapılarak KTK nın 97.maddesinde belirtilen başvuruya ilişkin zorunlu dava şartı yerine getirmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı).
Açıklanan hukuki ve maddi nedenlerden ötürü, davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosunun kazaya karışan karşı aracın yeşil kart poliçecisi sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olacaktır. Davaya konu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinden, sigortalısının tam kusurlu olması nedeniyle davalının sigorta poliçesi kapsamında sorumlu bulunduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı sigorta şirketinin davacıya 03.07.2024 tarihinde 26.000,00-TL değer kaybı bedeli ödediği ve davacıya ait aracın hususi nitelikte olduğu hususları birlikte gözetildiğinde, hüküm altına alınan tazminata ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş, HMK 326.maddesi uyarınca iş dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri davalı yana yükletilmiş, eldeki davada ara buluculuk yoluna başvuru zorunlu dava şartı olmadığından ara buluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış, davacı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm altına alınan alacak gözetilerek davacı lehine, davalı aleyhine vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 9000-TL değer kaybı tazminatının 03/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu ilam harcından, 427,60-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
3-İş bu davada davalı sigorta şirketi yönünden başvuru zorunlu dava şartı niteliğinde olduğundan, zorunlu arabuluculuk iş bu dava da zorunlu dava şartı niteliğinde bulunmadığından arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç toplamı olan 855,20-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 239,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 9.750,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 10.177,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
8-Davalı yanın delil avansı bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 12/06/2025
Katip... Hakim...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır