T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/704 Esas
KARAR NO : 2025/453
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/08/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kemalpaşa İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ilişkin talepleri ile açıklamalarında; davalı borçlunun itirazı yersiz ve haksız olup, mahkemece itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, mahkemece de tespit edileceği üzere; davalı-borçlu tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde borca itiraz edilmesine ilişkin olarak herhangi bir açıklamaya ve gerekçeye yer verilmemiş olup, tamamen icra takibini sürümcemede bırakmak ve davacı şirketin alacağını almasına engel olmak amacıyla ve kötüniyetli bir şekilde asıl borca, fer'ilerine ve takip dayanağına itiraz edildiğinin açık olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazının yersiz ve haksız olup, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacının akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olup toptan ticari akaryakıt ticareti ile ilgilendiğini, borçlu tarafın, 06/01/2022 tarihi ile 21/01/2022 tarihleri arasında dosyadaki cari hesap ekstresi ve faturadan görüleceği üzere davacı şirketten toptan ticari akaryakıt alımlarının gerçekleştirilmiş olduğunu, borçlu ile yapılan ticari satım ilişkisi nedeniyle cari hesap ilişkisi bulunduğunu, cari hesap tablosundan da görüleceği üzere, davacı ile davalı arasındaki 06/01/2022 ila 30/01/2022 tarihlerini kapsayan ticari ilişkiler çerçevesinde davalıya 100.566,07-TL'lik satış sonrasında davalı tarafından 50.000-TL ödeme yapılmış oduğunu, sonrasında 75.906,26-TL satış daha yapılmasına rağmen davalı tarafından 50.566,07-TL ve 74.995,39-TL olmak üzere iki ödeme daha yapıldığını ancak nihayetinde 910,87-TL eksik ödendiğinden bu tutar kadar davalının borcu kaldığını, bu durumda davalının davacı şirkete 910,87-TL bakiye borcu bulunduğunu, davacı şirket tarafından defalarca aramaların yapılmasına rağmen davalı tarafından bakiye borç bedelinin davacı şirkete ödenmediğini, bunun üzerene davacı şirket tarafından davalı aleyhine 04/03/2024 tarihinde Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile cari hesaba ve faturaya dayılı olarak 910,87-TL'nin (faiz ve masraflar hariç) tahsili amacı ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı tarafın, 13/03/2024 tarihinde söz konusu borca, faize ve dayanağa itirazda bulunduğunu ve takibi durdurduğunu, takibe konu faturanın, borçluya bildirildiğini, davalı borçlunun söz konusu faturayı teslim aldığını ve faturaya itiraz etmediğini, dava konusu faturaya itiraz edilmemesinin, davalının faturanın içerikleri ile birlikte kabul ettiği anlamına gelmekte olup, davacı şirketin alacağını kanıtlar nitelikte olduğunu, davalı borçlunun baki borcunu olan fatura alacağını ödememekle birlikte borca da kötü niyetli olarak itiraz ederek davacıyı bir kez daha mağdur ettiğini, mahkemece ticari defterler ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme neticesinde de davalının takip meblağı kadar borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşmama olarak sonuçlandığını, iik madde 67 hükmü gereği davalının icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, davalı Borçlu aleyhine açılan icra takibine Davalı Borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde ve tamamen takibi sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz edildiğini, davalı tarafın takibe konu cari hesaptan kaynaklanan bakiye borcunu ödemediğini, bu bedelin ödenmesine dair davacı tarafından Kemalpaşa İcra Dairesi'nni ...Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı tarafından 13/03/2024 tarihinde bu takibe karşı haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, işbu sebeple haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraza karşı itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, sonuç olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere: davanın kabulüne, davalılar tarafından kemalpaşa icra müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, kemalpaşa icra müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'si kadar tazminata mahkum edilmesine, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.
KANITLAR:
Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyası dosyamız arasına celp edilerek dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., borcun 910,87 TL borç nedeninin cari hesap bakiye alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Kartal ve Hasan Tahsin Vergi Dairelerine Davalı ...ın bilanço usulüne tabi defter tuttuğu, tacir olduğu bilgisi intikal etmiştir.
Bilirkişi Mali Müşavir ... 25.12.2025 tarihli raporunda özetle; Davacı ve davalı firmanın 2022 yılı ticari defterler kayıtları incelendiğinde, davaya konu olan 910,87.-TL bakiye alacağının olmadığı davalı tarafın 21.01.2022 tarihinde... numarası ile Fiyat Farkı olarak E-Fatura düzenlediği bu faturanın da ticari defterlere kaydettiği, Davacı firmanın 2022 yılı BA-BS kayıtları incelendiğinde davaya konu olan faturaları beyan ettiğinin görüldüğü, davalı firmanın 213 sayılı VUK kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin BA-BS bildiriminde yer verilmesine gerek bulunmadığı, ... Enerji San. Tic. AŞ. E-Fatura mükellefi olarak BA-BS bildiriminde bulunulmadığı, Davalı Firmanın 2022 yılı ticari defterler kayıtları incelendiğinde, davaya konu olan bakiyeye ait , ... numarası ile Fiyat Farkı olarak E-Fatura düzenlediği bu faturanın da ticari defterlere kaydettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin kesin delil olarak düzenlendiği, Davacı tarafın alacağı olmadığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; Cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK 190. maddesi ""İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve “emareler (belirtiler) ” olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir.( Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir.( M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır.(Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir.(Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Davacı ve Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda "Davacı ve davalı firmanın 2022 yılı ticari defterler kayıtları incelendiğinde, davaya konu olan 910,87.-TL. bakiye alacağının olmadığı davalı tarafın 21.01.2022 tarihinde ... numarası ile Fiyat Farkı olarak E-Fatura düzenlediği bu faturanın da ticari defterlere kaydettiği, Davacı firmanın 2022 yılı BA-BS kayıtları incelendiğinde davaya konu olan faturaları beyan ettiğinin görüldüğü" tespit edilmiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sy. yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapıldığı, her iki tarafın ticari defterlerini incelemeye sunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın bu davaya konu edilen 910,87 TL'lik alacak nedeniyle Davalı tarafça iade faturası düzenlendiği, bu iade faturasının Davacı tarafça kendi ticari defterlerine kayıt edildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde de davacı alacağının olmadığı anlaşılmakla ek rapor aldırılmasına yönelik talepler reddedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 910,87 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ..
¸E-imza