T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/707 Esas
KARAR NO : 2025/432
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27.08.2024
KARAR TARİHİ: 14.05.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.01.2022 kaza tarihinde karşı taraf sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi düzenlenmiş olan ... plakalı aracın, davacı tarafa ait... plakalı araç ile İzmir İli, Karabağlar İlçesi'nde çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, kaza nedeniyle davacı tarafın aracının zarar görmüş olduğu, karşı taraf sigorta şirketi tarafından yönlendirilen eksper tarafından yapılan inceleme neticesinde hasar bedeli KDV hariç 15.043,05 TL olarak hesaplandığını, bu bedelin davacı tarafa ödenmiş ise de belirlenen tutar davacı tarafın gerçek hasarının karşılamamakta olduğunu, sigorta şirketince yönlendirilen eksper tarafından düzenlenen raporda, hasar gören parçaların eksik belirtildiğini, hasarlı olarak belirtilen parçaların fiyatları ile işçilik fiyatları da gerçek ve güncel fiyatları yansıtmaktan uzak olduğunu, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper tarafından, parça ve işçilik fiyatlandırması ise gerçek ve güncel tutarları yansıtmamakta olduğunu, aradaki hasar onarım bedeline ilişkin farkın ödenmesi amacıyla davalı ...'ne 13.05.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından cevap verilmemiş olduğunu, bakiye hasar onarım bedeli ve değer kaybı talepleri ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde "STK. 2022.E... K. Sayılı dosyadan yapılan inceleme neticesinde 30.183,76 TL hasar bedeli ve 4.770,00 TL değer kaybı tazminat" alacağına hükmedildiğini, Sigorta şirketi tarafından ilgili karara itiraz edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 2023.i.7541 sayılı dosyasından yapılan itiraz yargılaması neticesinde başvurumuzun usulden reddine karar verildiğini, bu durum üzerine STK. 2023.E...-K... sayılı dosyası ile tekrar başvuru yapıldığını, ilgili dosyadan daha önce başvuru yapılıp, usulden red kararı verildiği için hakem hukuka ve gerçeğe aykırı olarak, kesin hüküm olarak nitelendirilmiş, bu nedenlerle başvurunun esastan reddine karar verilmiş olduğunu, taraflarınca karara itiraz edildiğini, itirazlarının STK. 2024.i.46723 neticesinde başvurumuzun usulden reddine karar verildiğini, TTK. Madde 1459 maddesi gerekçesinde ise eski TTK. Atıf yapılmış olup, Sigortanın zenginleşme aracı olmadığından, sigortacı gerçekten uğranılan zararı tanzim eder, Sigortacılığın en temel prensibi olan bu durum 6762 sayılı Kanun'un 1283'üncü maddesinde olduğu gibi bu madde ile de açıkça hüküm altına alınmış olduğunu, ancak ... tarafından yapılan hasar ödemesinde hasarlı parça bedellerinin fahiş oranda iskonto yapıldığından dolayı eksik hasar bedeli ödemesi yapıldığını, Sigorta şirketinin eksik hasar ödemesi yaptığı STK. 2022.E....-2023/... K. Sayılı dosaysında düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, Mahkeme tarafından yapılacak yargılama neticesinde dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafa ait araçta meydana gelen eksik ödenen hasar bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini, davadan önce İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 22024/104647 (Büro Dosya No: 2024 / 5521) sayılı arabuluculuk dosyasından yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve Mahkemece re'sen değerlendirilecek hususlarda dikkate alındığında, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 30.183,00 TL hasar bedelinin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından daha önce aynı talepli Sigorta Tahkim Komisyonluğu'na iki kez başvuru yapıldığını, davanın ve talebin reddine kesin olarak karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu kesin hükmü nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Karara karşı taraflarınca itiraz edilmiş ve STK. - 2023.i.7541 sayılı dosya ile itirazımız değerlendirildiğini, 25.03.2023 tarihinde STK. - 2023.i.7541- 2023/İHK.-16097 sayılı dosya kararında Aracın Çekme Belgeli Pert olduğu ve değer kaybı oluşmayacağı, bakiye hasar tazminat talebinin ise ispatlanamadığı, aracın değişen parçaları da gösterir şekilde detaylı geçmiş bilgilerinin olmadığı tespit edilerek Başvurunun Reddine Kesin Olarak Hükmedildiğini, davacının talepleri 2022.E.258518 Sayılı STK. dosyasının 2023.i.7541 Sayılı İtiraz dosyası ile reddolunduğunu, davacı tarafından mahkemeniz dosyasında verilen STK. kararlarının hatalı olduğu ve hasar bedelinin ödenmesi talebi hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, görülmekte olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından STK. 2022.E.258518 sayılı hasar tazminatı ödenmesi talepli davasında usuli eksiklikleri gidermemiş olduğunu, kesin hüküm ile reddedilen dava taleplerini yine STK. 2023.E.559194 sayılı dava ile yinelendiğini, 2023.E.559194 sayılı davasında da yeni bir delil sunmamış, eksiklikleri gidermemiş, dava şartı yine yerine getirilmemiştir ve başvurusunun reddolunduğunu, dolayısıyla davacı aynı taleple mahkemede açmış olduğu üçüncü davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 2918 sayılı KTK.'nın 109. maddesinde zamanaşımı süresi; "Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklinde düzenlendiğini, davaya konu kaza tarihi tarihi olup kaza tarihi itibari ile de davalı şirketin kazaya karışan aracın sigortalısı olduğu belli olduğunu, bu durumda davacının tazminat yükümlüsünü öğrendikleri tarihi 28.01.2022 olup 2 yıllık zamanaşımı süresi 28.01.2024'te dolduğunu, HMK. 6. madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu 91. madde gereği ve aynı kanunun 85. maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin 50.000,00 TL olduğunu ancak Karayolları Trafik Kanunu 86/2. madde ve Türk Borçlar Kanunu 52. madde gereği davalı ... şirketinin, doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu hatırlatmak istediğini, dosya incelendiğinde, başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsizdir olduğunu, çünkü davalı ... şirketine yapılan başvuru üzerine ...no'lu dosya açılmış olup, davacının aracındaki hasar için 19.04.2022 tarihinde 15.043,05 TL davacı vekiline ödeme yapıldığını, davalı ... şirketinin sorumluluğundaki borç, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden davalı ... şirketinin herhangi bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, davacı tarafından yargılaması yapılmış ve karara bağlanmış talep hakkında kesin hüküm verilmişken, yeniden dava açılması haksız ve kötü niyetli olduğunu, STK. kararları ilam niteliğindedir ve yeniden dava açılması usul ile yasaya aykırı olduğunu, ayrıca SBM kayıtlarına göre araç 2020 yılında çekme belgeli olarak işlem gördüğünü, dolayısıyla orjinal parçalar olmadığını, davacının orjinal parça bedeli ve iskontosuz KDV dahil ödeme yapılması talebi hukuka aykırı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kesin hükmü nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, davacının aynı taleple Mahkeme nezdinde üçüncü açmış olduğu davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın, haksız ve mesnetsiz ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı ... şirketinin hak kaybına uğramaması adına mahkemeden taleplerinin kusur incelemesinin yapılmasının gerektiğini, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini, konuya ilişkin olarak aşağıda verilen emsal içtihatlar da bu doğrultuda olduğunu, hasar tazminatı talebi için ZMMS poliçesi Genel Şartların uygulanmasının gerekmekte olduğunu, davacı tarafın aracı 2009 modeli olduğunu, Genel Şartlar'da 3 yılın üstündeki araçlar için Orijinal parça ile hasarın giderilmesi şartı mevcut olmadığını, davalı şirkete yapılmış olan başvuruya ilişkin olarak hasar dosyası açılmış olup, Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2.2. maddesi uyarınca sigortacının araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlar çerçevesinde belirlenecek miktara göre ödeme yapma hakkının mevcut olduğuna ilişkin olarak... numaraya SMS yolu ile bildirimde bulunulduğunu, Anlaşmalı Onarım Merkezi parça, tedarik, işçilik ve %30 İskonto Oranı ile ücretler davalı şirket için geçerli olması gerektiğini, araç sicilinde bulunan işleme engel kayıtlar sebebiyle, belirtilen hurda veya çekme belgesinin hak sahibi tarafından alınamaması ve sigorta şirketine ibraz edilememesi halinde, tazminat ödemesi, ilgili tutarın sigortacı tarafından masrafları tazminat tutarından mahsup edilmek üzere, mahkemece tespit edilen ödeme mahalline tevdii suretiyle de yapılabileceğini, bu durumda hurda veya çekme belgesi aranmaz ve ödeme bilgisi sigorta şirketince ilgililere bildirilebileceğini, 3065 sayılı Kanun uyarınca KDV'nin doğması için malın veya hizmetin teslim edilmiş olması gerekli olduğunu, dosyada malın teslim edildiğini ispata elverişli 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre tanzim edilmiş irsaliye bulunmadığı gibi, işçilik hizmetinin ifa edildiğini gösterir faturada bulunmamakta olduğunu, nihayetinde Maliye Hazinesine ödenmesi öngörülen KDV sigorta şirketinden bunu tahsil edenin uhdesinde kalmak sureti ile sebepsiz zenginleşmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle sorumluluğunda olmayan KDV'den kaynaklı bakiye tazminatın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı her ne kadar avans faiz talep etmekte ise de davalı ... şirketinin, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu sebeple faiz talebinin reddi gerekmekte olduğunu, kazaya karışan araç ile davalı ... şirketine sigortalı olan aracın kullanım tarzı hususi olduğunu ve ticari amaçlı kullanılmamakta olduğunu, ayrıca alacak haksız fiilden doğup zarar görenler arasında da sözleşme ilişkisi bulunmadığından istenebilecek faiz türü sadece yasal faiz olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının da benzer kararlar gibi görüşlerini destekler nitelikte olduğunu, ödemenin tenzilinin gerekmekte olduğunu, ayrıca davalı ... şirketinin başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak tazminatın ödenmiş olması nedeni ile bakiye herhangi bir zarınını kabulünün mümkün olmadığını beyan etmekle birlikte Mahkeme aksi kanaatte ise, bakiye poliçe limitinin dikkate alınarak da davalı ... şirketinin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzilinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle birlikte Mahkeme tarafından re'sen nazara alınacak sebeplerle, öncelikle zaman aşımı itirazları ile davanın yetkili, görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarının ve zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmesini, Sigorta Tahkim Komisyonluğu tarafından davacı tarafın aynı talebi için kesin karar verilmesi ve davalı ... şirketinin ödeme yapması sebebiyle davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah edilen talepler ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tarafa tahmili hususunda karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan tarafların araçlarına ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ...'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nu.E... K. sayılı dosyası.E...K... sayılı başvuru dosyalarının bir sureti UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ...den oluşan bilirkişi heyetinden, 08.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
-08.03.2025 bilirkişi heyet raporunda özetle;
...plakalı araç sürücüsü ... üç yönlü T kavşakta düz giden araca ilk geçiş hakkını vermediği için (KTK. 57/A-KTY. 109/B-8) kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığı için kazanın oluşmasında etken olmadığı değerlendirilmiş ise de, Davacı aracında meydana gelen hasarın KDV dahil 45.266,81 TL olduğu, Davalı ... tarafından davacıya 15.043,05 TL ödendiği, davalı aracın sigorta limitinin 43.000,00 TL olması ile sigortanın davacıya 27.956,95 TL bedelin ödenmesinden sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye hasar bedeli zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davası davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihinde... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., K... tarihli ve... E., ...K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ..Esas,..Karar sayılı,... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 28.01.2022 kaza tarihinde karşı taraf sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi düzenlenmiş olan... plakalı aracın davacı tarafa ait ...plakalı araç ile İzmir İli, Karabağlar İlçesi'nde çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı, davacı aracında meydana gelen hasarın KDV dahil 45.266,81 TL olduğu, davalı ... tarafından davacıya 15.043,05 TL ödendiği, davalı aracın sigorta limitinin 43.000,00 TL olması ile sigortanın davacıya 27.956,95 TL bedelin ödenmesinden sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limitini aştığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar kaybı zararından bakiye poliçe limiti ile sorumlu olduğu, davalı ... şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, zarara neden olana aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE;
1-27.956,95 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi 24/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.909,74 TL nispi harçtan, peşin alınan 515,46 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.394,28 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 515,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 943,06 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 66,00 TL tebligat ve posta gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.066,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 6.504,00 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 3.314,00 TL'lik kısmının davalıdan, 286,00 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 27.956,95 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 2.226,05 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14.05.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza