T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/719 ESAS
KARAR NO : 2025/448 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/09/2024
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu ...'nin müvekkil ...'ne olan borcu sebebiyle İzmir ...İcra Dairesi'nin 2024/5652 No'lu dosyası ile icra takibi açıldığını ve borçlu şirket vekili tarafından 02/07/2024 tarihinde takibe itiraz olunduğunu ve takibin durduğunu, davalı tarafın tanzim edilen faturalar ve cari hesap dökümlerinde sabit olan bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine, takibe sebebiyet vermesine rağmen alacağın elde edilmesini zorlaştırmak, imkânsızlaştırmak ve icra takibini sekteye uğratmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu ve müvekkilinin daima teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenleyerek davalıya gönderdiğini, malların teslim edildiği ve davaya konu ticari ilişki de müvekkilinin kusurunun bulunmadığı müvekkili tarafından düzenlenen irsaliyeli faturalar ile sabit olduğunu, takibe konu faturaların ve takip tarihine kadar işleyen faiz miktarları kanuna uygun olarak hesaplandığını ve icra takibinin de buna göre başlatıldığını, ... Nolu 29/11/2023 tarihli fatura bedeli: 24.931,20 TL,...Nolu 11/01/2024 tarihli 53.972,28 TL tutarındaki fatura için 20/02/2024 vade tarihli 50.000,00 TL tutarındaki çek ile yapılan ödeme sonucu kalan bakiye fatura bedeli: 3.972,28 TL, ... Nolu 15/02/2024 tarihli fatura bedeli: 23.586,24 TL... Nolu 29/11/2023 tarihli faturaya takip tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi: 5.609,01TL...Nolu 11/01/2024 tarihli faturaya takip tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi: 3.429,38 TL... Nolu 15/02/2024 tarihli faturaya takip tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi: 3.660,07 toplam alacak: 65.188,18 TL olduğunu, davalının müvekkili tarafından düzenlenilerek gönderilen ve icra takibinde sunulan faturalara ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığını, faturalar bakımından da ihtiyati haczin mümkün olduğunu, müvekkilinin daha fazla mağdur olmasını engellemek amacıyla, uygun bir teminat bedeli ile ihtiyati haciz kararı verilmesini, açıkladığı sebeplerle; borçlu tarafından İzmir ... İcra Dairesi'nin 2024/5652 No'lu dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu şirket tarafından yapılan itiraz sebebiyle takip bedelinin % 20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, İhtiyati haciz taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibine dayanak edilen faturaların içeriği müvekkilime teslim edilmediğini, davacı faturaları müvekkiline tebliğ de etmediğini, davacının verdiğini iddia ettiği hizmeti ispatlaması gerektiğini, Ayrıca TTK. 1530. maddesine istinaden müvekkilinin temerrüte düşürülebilmesi için öncelikle ihtarname çekilmesi gerektiğini, davacının müvekkiline ihtarname çekmemesi sebebiyle asıl alacak dışında temerrüt faizi talep edemeyeceğini, davacının faturaya dayanak edilen menkulleri teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında bulunan alacak bakımından ihtilaf bulunması sebebiyle icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini, davacının hali hazırda faiz talep ettiği gibi ödeme emrinde temerrüt faizi talep ettiğini, davada arada satış sözleşmesi olduğu, davacının alacağı olduğu ve alacağın ispat sınırını aştığı hususları dikkate alındığında ispat yükü davacıda olmakla iddiasını senetle ispatlaması gerektiğini, Davacının haksız davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ... tarafından 08/05/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Dava dosyasındaki belgelerle, Sayın Mahkemenin tarafımıza vermiş olduğu görev ve yetki çerçevesinde yapılan ve inceleme tespitler raporun önceki sayfalarında ayrıntıları ile belirtilmiş olup, özetlemek gerekirse; Sayın Mahkemenin tarafımıza vermiş olduğu görev ve yetki çerçevesinde davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinden inceleme ve tespitler raporda değerlendirilmiş olup, Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... Vergi Sicil no'lu mükellefi ...Kağıtçılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.' ne ait 2023-2024 yılları ticari defterler, kayıtlar ile dayanağı belgeler üzerinden yapılan inceleme ve tespitler önceki sayfalarda sunulduğu, Davacı ... Kağıtçılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2023-2024 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu anlaşılmakla berat belgeleri raporumuz ek'inde sunulmuş, neticesinde davacı şirkete ait ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı şirketin 2023-2024 yılları muhasebe kayıtlarında davalı şirkete ait muavin hesap dokümanları rapor ekinde görüleceği üzere, 120 ALICILAR ana hesabı altında 120.01.577 ... Tarım Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. alt hesabında kaydedilerek izlendiği, Taraflar arasında ticari ilişkinin 2023 yılında başladığı, Muavin defter kayıtlarında: 2023 Yılı muhasebe kayıtları incelendiğinde; Rapor ekinde (EK-5) sunulan 2023 yılına ait Muavin hesap kayıtlarında davacının davalıya düzenlediği 29/11/2023 - tarihli, ... no'lu e-fatura bedeli 24.931,20 TL nin davalı hesabına borç kaydedildiği, daha sonra 31/12/2023 tarihli 3032 madde nolu kapanış kaydı ile bakiyenin 2024 yılına devrettirildiği tespitine varılmıştır. Nitekim Yevmiye defteri kapanış madde kaydı tetkik edildiğinde aynı bakiye tutarın 2024 yılına devrettirildiği, 2024 Yılı muhasebe kayıtları incelendiğinde; Rapor ekinde (EK-6) sunulan 2024 yılına ait Muavin hesap kayıtlarında davacının davalıya düzenlediği 11/01/2024 - tarihli, ... no'lu e-fatura bedeli 53.072,28 TL nin davalı hesabına borç kaydedildiği, yine davacının davalıya düzenlediği 15/02/2024 tarihli, ...no'lu e-fatura bedeli 23.586,24 TL nin davalı hesabına borç kaydedildiği, devir bakiye ile birlikte davalıya borç kaydedilen tutarların toplam 102.489,72 TL tutarında olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından davacıya yapılan 22/01/2024 tarihli, 124-008 ... Tarım açıklamalı olarak 50.000,00 TL tutarında tahsilat bedelinin Alacak kaydedilmesi neticesinde davalının borcunun 52.489,72 TL ye düştüğü ve 31/12/2024 tarihli 2618 madde nolu kapanış kaydı ile bakiyenin 2025 yılına devrettirildiği, Nitekim Yevmiye defteri kapanış madde kaydı tetkik edildiğinde aynı bakiye tutarın 2025 yılına devrettirildiği, 2024 yılında davacının yevmiye defter kaydında davalı ile ilgili kaydedilen işlemlere ait yevmiye madde kayıtları faturalar için rapor ekinde (EK-7) ve (EK-8) tahsilat ile ilgili madde kaydı (EK-9) ek olarak sunulduğu, Davalı şirket vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 23/01/2025 tarihli dilekçedeki beyanları doğrultusunda, davalı şirketin mali müşaviri... ile 21/04/2025 tarihinde irtibat sağlanmış incelenecek defter ve belgeler raporda görsel olarak sunulduğu üzere mail ile kendisine bildirildiği, Ancak talep edilen davalı şirkete ait defterler, aradan 16 gün süre geçmesine, rapor düzenleme tarihine kadar kendisi ile yapılan telefon görüşmeleri ve Mesajlara rağmen hazır edilmediği, Sayın Mahkeme'nin davacının talebi gibi itirazın iptali ile icra takibinin devamı yönünde hüküm kurması durumunda; Davacı vekilinin takipte 3 adet fatura bedelleri tutarı 52.489,72 TL ile 12.698,46 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 65.188,18 TL Alacak üzerinden takip başlattığı göz önüne alınarak takdir Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere TTK. 1530 md. hükümleri gereği aşağıdaki şekilde İşlemiş Faiz hesaplaması yapıldığı, Davacı vekilinin icra takibine konu ettiği 3 adet fatura bedeli tutarı 52.489,72 TL ile ilgili yukarıda tabloda yapılan hesaplama neticesi talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 8.926,29 TL olabileceği, İcra takip tarihi 12/06/2024 den itibaren davalı borçlunun ödeme yapacağı tarihe kadar olan süre için yıllık 9 51,75 oranı ile başlayan ve değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; Faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü mevcuttur. İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, hesap kayıtlarında davacının davalıya düzenlediği 29/11/2023 - tarihli, ... no'lu e-fatura bedeli 24.931,20 TL nin davalı hesabına borç kaydedildiği, daha sonra 31/12/2023 tarihli 3032 madde nolu kapanış kaydı ile bakiyenin 2024 yılına devrettirildiği, davacının davalıya düzenlediği 11/01/2024 - tarihli, ...no'lu e-fatura bedeli 53.072,28 TL nin davalı hesabına borç kaydedildiği, yine davacının davalıya düzenlediği 15/02/2024 tarihli, ... no'lu e-fatura bedeli 23.586,24 TL nin davalı hesabına borç kaydedildiği, devir bakiye ile birlikte davalıya borç kaydedilen tutarların toplam 102.489,72 TL tutarında olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından davacıya yapılan 22/01/2024 tarihli, 124-008 Agrievin Tarım açıklamalı olarak 50.000,00 TL tutarında tahsilat bedelinin Alacak kaydedilmesi neticesinde davalının borcunun 52.489,72 TL ye düştüğü ve 31/12/2024 tarihli 2618 madde nolu kapanış kaydı ile bakiyenin 2025 yılına devrettirildiği tespit edilmiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen davalı defterlerinin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmaması durumunda davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği yönünde davalı tarafa ihtarat yapıldığı bilirkişi raporunda Davalı şirket vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 23/01/2025 tarihli dilekçedeki beyanları
doğrultusunda davalı şirketin mali müşaviri ... ile 21/04/2025 tarihinde SMM bilirkişi tarafından irtibat
sağlanmış incelenecek defter ve belgelerin mail ile
bildirilmesine rağmen rapor düzenleme tarihine kadar defterlerin bilirkişiye sunulmamış olması nedeniyle davalı defterinde inceleme yapılamamış karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüğü tarafından dosyaya gelen Form
BA/BS Alış-Satış analizi dokümanında 2023 ve 2024 yılı tespitlerinde alış ve satış fatura
adetlerinde ve tutarlarında karşılıklı mutabık şekilde beyanda bulundukları tespitine
varılmış, faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği görülmüştür.
Davalı takibe itirazında borca ve ferilerine itiraz etmiş, herhangi bir sebep bildirmemiş, ödeme savunmasında bulunmamıştır. Taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu, takibe konu faturaların davacı tarafından davalıya satılan muhtelif ürünlerin satımına yönelik olduğu, davalı şirket tarafından davaya konu faturaların BA formu ile Vergi Dairesine bildirildiği görülmüş ancak buna karşın davalının fatura bedellerinin ödendiğine yönelik dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunmadığı tespit edilmiştir. Davalının bu faturaları kabul edip matrahlarını da KDV ve kurumlar vergisi açısından indirim konusu yapması malın kendisine teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dava ve takip konusu cari ekstreye kayıtlı tüm faturaların BA formunda bildirilmesi, davacı ve davalı arasında akdi ilişkinin kurulduğuna ve malların davalıya teslimine karine teşkil ettiğinden, ispat yükü yer değiştirmiş olup, davalı malın teslim edilmediğini yazılı delillerle ispat etmek zorundadır. İspat yükü kendisine düşen davalı taraf dava ve takip konusu cari hesaba dayanak faturalar nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığından, Davacının takibe konu fatura bedellerinden dolayı davalı şirketten bilirkişi raporuna asıl alacak üzerinden hesaplanan işlemiş faiz esas alınarak toplam davalı şirket tarafından davacıya yapılan 22/01/2024 tarihli, 124-008 ... Tarım açıklamalı olarak 50.000,00 TL tutarında tahsilat bedelinin Alacak kaydedilmesi neticesinde davalının borcunun 52.489,72 TL ye düştüğü anlaşıldığından bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve davacı yararına vekalet ücreti takdir olunmuştur.
2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13/12/1967 Tarih, 9/1344-615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... e.sayılı dosyasında davalının 52.489,72TL asıl alacak ve 8.926,29 TL faiz yönünden borca itirazının iptaline,
bu miktar üzerinden ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına,
52.489,72 TL asıl alacağın %20 si 10.497,94TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.195,33-TL harçtan peşin alınan 1.452,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.743,09-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 3.772,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 3.391,68-TL'lik kısmının davalıdan, 208,32-TL'lik kısmının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 430,00-TL davetiye ve posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 4.430,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 4.173,65-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 427,60-TL başvurma harcı, 1.452,24-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 6.053,49-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafın yaptığı yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır