T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/731
KARAR NO: 2024/679
DAVA: Tasarrufun İptali (İİK'nın 277 vd maddeleri gereğince)
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi’nden kullanılan krediler nedeniyle 12/02/2008 ve 06/03/2008 tarihinde kredi hesaplarının kat edildiğini, davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... hakkında toplam 205.934,92-TL’nin tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... ve... sayılı dosyalarında ihtiyati haciz kararının uygulandığını ancak alacağın tahsiline yetecek miktarda haczi kabil malın bulunamadığını, müvekkili banka tarafından kullandırılan ve 06/03/2008 tarihinde kat edilen kredinin asıl borçlusu olan ...’nın, üzerinde bulunan tüm taşınmazları alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı bir şekilde aynı kişilere ve iş çevresinde yanında görülen kişilere devrettiğini, bu davalı ... hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında ipotek takibinin başlatıldığını ve bu taşınmaza müvekkilinin alacağının çok altında değer belirlendiğini, icra takibine başvurmadan çok kısa önce davalı borçluların sahibi oldukları Foça İlçesi,... numaralı dairenin kat irtifakına ayrılan 1/48 arsa payının davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı iken 06/01/2007 tarihinde davalı...’a, Torbalı İlçesi ... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı iken 25/04/2008 tarihinde davalı...’a, Bergama ... Köy civarı mevkisinde bulunan ...parsel sayılı tarla niteliğindeki davalı ...’ya ait taşınmazın 14/01/2008 tarihinde davalı ...ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye, Bergama ... parsel sayılı tarla niteliğindeki davalı ...’ya ait taşınmazın 14/01/2008 tarihinde davalı ...ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ve Karaburun... parsel sayılı taşınmazın davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait iken 14/12/2007 tarihinde davalı...’a satıldığını, bu satışların gerçek değerlerinin çok altında bir bedel ile ve salt müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini, taşınmazları devralan kişilerin borçluların iş çevresinde olan, davalı şirketin ise bütün hacizler sırasında muhatap olarak çıkan ve bu devirlerin yapılabilmesi için kurulan bir şirket olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların satışlarına ilişkin tasarrufların müvekkili banka yönünden iptaline, müvekkili bankaya dava konusu taşınmazlar üzerinde cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın takip dosyasına konu taşınmazlardan hangilerinin tasarrufunun iptalini isteğini açıkça belirtmediğini, 5 adet taşınmazın tümünün tasarrufunun iptalini dava ettiğini, bilirkişi raporuna göre taşınmazların toplam kıymetinin davacının icra dosyalarından alacaklı bulunduğu tutarın üzerinde olduğunu, tüm taşınmazların tasarrufunun iptalinin istenmesinin fahiş olduğunu, davacının mal kaçırma amaçlı muvazaalı devir yapıldığı yönündeki iddiasını ispat edemediğini ve somut delil sunamadığını, kötüniyet konusunda dosyada somut bir delil bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin ekonomik olarak 40.000,00-TL'ye rahatlıkla taşınmaz satın alabilecek durumda olduğunu, sahibi olduğu Foça'daki yazlığını 2006 yılında satmak istediğini, davalılardan ...'nın buraya talip olduğunu ve bu yazlığın 125.000,00-TL'ye satıldığını, satış bedelinin 25.000,00-TL'si için verilen senedin alıcı tarafından ödenmediğini, davalı ...’nın bu senedi nakit olarak ödemesinin mümkün olmadığını ancak “Karaburun’da bir arsası olduğunu, dilerse bu arsayı kendisine 40.000,00-TL'ye verebileceğini” söylediğini, müvekkilinin Karaburun’daki arkadaşı ...'yi arayarak arsayı kendisi için araştırmasını istediğini ve değerinin 35-45.000,00-TL arasında olabileceği bilgisini alınca tahsil edemediği senedinin üzerine 15.000,00-TL'yi nakit olarak davalı ...'ya ödeyerek 10/12/2007 tarihli sözleşmeyi düzenlediklerini, yani müvekkilinin bu arsayı 40.000,00-TL karşılığı satın aldığını, tapuda gösterilen satış değerinin düşük olmasının bu işlemin muvazaalı işlem olduğunun karinesi olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, tapuda ödenecek harcın minimuma indirgenmesi için taşınmazların gerçek değerinin altında gösterildiğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu ve taşınmazı gerçek bedeli ile satın aldığını, müvekkilinin borçlu davalıların davacı banka ile ilişkisine bilebilecek bir konumda olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin satın aldığı Foça ilçesi ...0 parsel numarada kayıtlı taşınmazı 10/07/2008 tarihinden itibaren sorunsuz olarak kullandığını, taşınmazın satın alındığı tarih itibariyle İİK’nın 284. maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde bakılması gerektiğini, dava dilekçesinin şekil şartlarını içermediğini, dosyaya kesin aciz belgesi sunulmadan dava açılması nedeniyle dava ön koşullarının bulunmadığını, müvekkilinin satın alma tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir kısıtlayıcı şerh bulunmadığını, müvekkilinin tapu siciline güvenerek taşınmazı iyi niyetli 3. kişi olarak satın aldığını, önceki taşınmaz sahipleri arasındaki işlemler ile müvekkilinin yaptığı tasarruf arasında illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin diğer taşınmaz sahipleri arasındaki işlemleri bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin borçluyu da ne iş yaptığını da bilmediğini, müvekkilinin borçlu olduğu bildirilen davalı şirket ile yetkilileri ile ve iş çevreleri ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı ... Karşıyaka Çarşı şubesinden 100.000,00-TL konut kredisi kullanmak suretiyle 100.000,00-TL bedelle satın aldığını ve bu bedeli satıcıya ödediğini, muvazaa iddiasını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesi diğer davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davaya cevap vermemişlerdir.
GEREKÇE ;
Dava; dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların satış işlemlerinin İİK'nın 277 ve devam eden maddeleri gereğince iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce, gerekçesinde; "...Taşınmazlar ve tasarruflar bakımından mahkememizce ayrı ayrı başlıklar halinde değerlendirme yapılmıştır. Dava konusu taşınmazlardan; 1-Foça İlçesi, ... parsel numarada kayıtlı... numaralı meskenin kat irtifakından ayrılan 1/48 payı; davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı iken, bu şirket tarafından 06/12/2007 tarihinde 30.000,00 TL bedelle (bağımsız bölüm 27.000,00 TL, sosyal tesis payı 3.000,00 TL olmak üzere) davalı...’a satılmıştır. Aynı taşınmaz davalı... tarafından 10/07/2008 tarihinde dahili davalı ...’e toplam 27.500,00 TL bedelle satılmıştır. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 12/09/2011 tarihli bilirkişi raporu ile “bu taşınmazın 06/12/2007 satış tarihindeki gerçek değeri 120.000,00 TL olarak ve 10/07/2008 satış tarihindeki gerçek değeri 125.000,00 TL olarak” belirlenmiştir. Bu taşınmazın davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı...’a satışı tarihinde gerçek değeri ile satış değeri arasında misli fark bulunduğundan, bu satış borcun doğumu tarihinden sonra gerçekleştiğinden ve davacı tarafça taşınmazı en son devralan ... aleyhinde kötü niyetli olduğu gerekçesiyle dava açılmadığı anlaşıldığından, olayda İİK’nın 283/2 maddesinin uygulanması gerekecektir. Buna göre de iptal davası, üçüncü kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü kişinin davacı alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkum edilmesi gerektiğinden, davalı...’un taşınmazı dahili davalı ...’e sattığı 10/07/2008 tarihindeki taşınmazın gerçek değeri 125.000,00 TL olarak belirlendiğinden, davalı... aleyhine bu miktar tazminata hükmetmek gerekmiştir. Aynı taşınmazla ilgili olarak dahili davalı ... hakkındaki davaya gelince; dahili davalı ... vekili zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Bu itirazında; müvekkilinin taşınmazı 10/07/2008 tarihinde satın aldığını, bu tarihten itibaren 5 yıl içerisinde müvekkili hakkında açılmış bir davanın bulunmadığını, İİK’nın 284. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin dolduğunu belirtmiştir. Eldeki dava 24/07/2008 tarihinde açılmıştır. Dava açıldığında bu taşınmazın tapu maliki ... iken, dava, bu davalı dışındaki diğer davalılara yöneltilmiştir. Dava konusu bu taşınmazın davalı... tarafından dahili davalı ...’e satıldığı tarih 10/07/2008’dir. Yani taşınmaz dahili davalı ...’e dava tarihinden önce satılmıştır. İİK’nın 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davası borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkide bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyetli 3. kişiler aleyhinde iptal davası açılabilir. Somut olay bakımından; ..., borçlu ile hukuki işlem yapan davalı...’dan taşınmazı satış yolu ile devralan kişidir. Dolayısıyla davalı borçlu şirket ile davalı... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakla birlikte davalı... ile dahili davalı ... arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur. Her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekecektir. Davanın açıldığı tarihte dava konusu bu taşınmazın tapudaki sahibi dahili davalı ... olup, ona karşı açılmış bir dava bulunmamaktadır. Her ne kadar sonradan dahili dava yolu ile davaya dahil edilmişse de en başında bu davalıya karşı dava yöneltilmemiştir. Mahkememizce 06/11/2014 tarihli duruşmada davacı vekiline “...’i davaya dahil etmesi” konusunda süre verilmiştir. Bu ara kararından sonra da ...’e dahili davalı olarak davetiye tebliğ edilmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren ve derhal uygulanması gereken 6102 sayılı HMK’da dahili dava müessesesi bulunmayıp, ... hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, bu davalı aleyhindeki davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan; İİK’nın 284. maddesinde; “iptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer” düzenlemesine yer verilmiştir. Dahili davalı ... hakkındaki davanın dava konusu satışın yapıldığı 10/07/2008 tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde de açılmadığı anlaşıldığından, İİK’nın 284. maddesi gereğince hak düşürücü süre yönünden de dava haklı bulunmamıştır. 2-Torbalı İlçesi, ... parsel numarada... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisi ... adına kayıtlı taşınmaz; davalı ... tarafından 25/04/2008 tarihinde 2.500,00 TL bedelle davalı...’a satılmıştır. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 29/06/2015 tarihli raporla bu taşınmazın 25/04/2008 satış tarihindeki gerçek değeri 70.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu taşınmaz İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarılmış ve Torbalı ... İcra Müdürlüğü’nün ... talimat sayılı dosyasından ...’a satışı yapılmıştır. Satış kesinleşmiş, satış parası alacaklılara ödenmiştir. İİK’nın 283/2 maddesine göre iptal davası, üçüncü kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü kişinin davacı alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkum edilmesi gerektiğinden, toplanan delillere göre bu taşınmaz davalı... elinden cebri icra sonucu çıktığından, bu davalı yönünden daha öncesinde 04/01/2007 tarihinde davalı borçlu şirket ile arasında diğer bir dava konusu Foça'daki taşınmazın alım-satım ilişkisinin bulunması ve bu taşınmazın değerinin çok altında satışının yapılmış olması karşısında davalı...'un borçlu şirketin mali durumunu bilmiyor olmasının mümkün görülmediği, bu davalı açısından iptal koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, İİK’nın 283/2 maddesi gereğince dava bedele dönüşmüştür. Bu taşınmaz bir başka icra dosyasında davalı...'un elinden çıktığından yani elden çıkması bu davalının kendi iradesi dışında gerçekleştiğinden mahkememizce İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasındaki ihale bedeli araştırılmıştır. Yapılan araştırma kapsamında verilen 05/04/2019 tarihli cevapta “taşınmazın satış bedelinin 56.800,00 TL olduğu ve dosyaya 56.407,43 TL ödeme yapıldığı” bildirilmiştir. Takip dosyasının alacaklısı olan ... Yönetim A.Ş. için takip dosyasında 56.407,43 TL ödeme yapılmış olması karşısında satış bedelinden bu bedel düşüldüğünde bu taşınmazla ilgili olarak davalılar ... ve...’un kalan 392,57 TL ile sınırlı olarak ve davacının alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde sorumlu oldukları kabul edilmiştir. 3-a)Bergama İlçesi, ... parsel numarada kayıtlı taşınmaz; davalı ... tarafından 14/01/2008 tarihinde 10.000,00 TL bedelle davalı ... Ltd. Şti.’ye satılmıştır. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bu taşınmazın 14/01/2008 satış tarihindeki gerçek değeri 1.307,00 TL olarak belirlenmiştir. b)Bergama İlçesi, ... parsel numarada kayıtlı taşınmaz; davalı ... tarafından 14/01/2008 tarihinde 30.000,00 TL bedelle davalı İnfoteks Ltd. Şti.’ye satılmıştır. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bu taşınmazın 14/01/2008 satış tarihindeki gerçek değeri 4.762,00 TL olarak belirlenmiştir. Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü gerekecektir. Bu nedenle de aradaki oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması gerekecektir. Somut davada; Bergama İlçesi, ... parsel numaralarda kayıtlı her iki dava konusu taşınmaz üzerinde de dava dışı ... A.Ş. lehine 150.000,00 TL tutarında ipotek bulunduğundan ve bu taşınmazların üzerilerindeki ipotekle birlikte satın alınmış olmaları nedeniyle satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü gerekeceğinden ve bu durumda da taşınmazların satış bedeli her durumda satış tarihlerindeki gerçek değerlerinin çok üzerinde olup, getirtilerek incelenen sicil kayıtlarından satışı gerçekleştiren davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olan ...’nın aynı zamanda satın alan davalı ...ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin de ortağı olduğu ve davalı ... ile davalı ...’nın akraba oldukları anlaşıldığından ve borçlu şirketin durumunu bilmeleri gerektiğinden her iki taşınmaz yönünden İİK’nın 278. maddesi gereğince tasarrufun iptali koşullarının olduğu kanaatine varılmıştır. 4-Karaburun İlçesi, ... parsel numarada kayıtlı taşınmaz; davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 14/12/2007 tarihinde 15.000,00 TL bedelle davalı...’a satılmıştır. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bu taşınmazın 14/12/2007 satış tarihindeki gerçek değeri 15.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu taşınmazın davalı... İnş. Paz. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı...’a satış tarihinde taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında fark bulunmadığından, davalı...’ın bu taşınmaz dışında başkaca bir taşınmazla ilgili tasarrufunun bulunmaması, davalı şirketle herhangi bir organik bağının ya da ortakları ve temsilcisi ile akrabalık ilişkisinin olmaması, söz konusu satış işleminin sırf bu hali ile bu davalının borçlu şirketin mali durumunu bildiğini veya kötü niyetini ortaya koymayacak olması karşısında, bu taşınmazla ilgili olarak İİK’nın 278. maddesi gereğince iptal koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, bu davalı hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tasarrufun iptali davalarında "dava değerini, takip konusu alacak ile iptali istenilen tasarruf konusu malın değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı, bir davalının ancak iptâline karar verilen tasarruftaki (ya da tasarruflardaki) müddeabihin toplam değeri üzerinden oranlama yapılarak harç ve vekalet ücreti yönünden bu oranla sorumlu tutulabileceği fakat kendisinin taraf olmadığı tasarruflardaki müddeabihlerin toplam değerleri üzerinden harç ve vekalet ücretinden diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacağı" hususu gözetilmek suretiyle ve daha düşük olan takip konusu alacak miktarı üzerinden değerlendirme yapılarak vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesabı yapılmıştır." denmek suretiyle; "1-Foça İlçesi, ... numarada kayıtlı dairenin kat irtifakına ayrılan 1/48 arsa payının davalı... İnş. Paz. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 06/12/2007 tarihinde davalı...'a satışı ile ilgili olarak; davalı... İnş. Paz. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı... hakkında açılan ve İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davanın KABULÜ ile; Bağımsız bölümün devir tarihindeki rayiç değeri olan 125.000,00 TL’nin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... (yeni hali ile ...) sayılı icra dosyalarındaki alacak ve fer’ilerini aşmayacak şekilde davalı... İnş. Paz. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2-Foça İlçesi, ... numarada kayıtlı dairenin kat irtifakına ayrılan 1/48 arsa payının davalı... tarafından dahili davalı ...'e satışı ile ilgili olarak; dahili davalı ... aleyhinde açılan davanın REDDİNE, 3-Torbalı İlçesi, ...parsel numarada kayıtlı taşınmazın davalı ... tarafından 25/04/2008 tarihinde davalı...'a satışı ile ilgili olarak; 392,57 TL tazminatın davalı ... mirasçıları (miras payları oranında) dahili davalılar ..., ..., ... ile davalı...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 4-Bergama İlçesi, ... numaralı taşınmazın davalı ... tarafından 14/01/2008 tarihinde davalı ...ve Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye satışı ile ilgili olarak; davalı ... ve davalı ...ve Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhindeki davanın KABULÜ ile söz konusu TASARRUFUN İPTALİNE; Davacı alacaklıya İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... ve...(yeni hali ile ...) sayılı icra dosyalarındaki alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde haciz ve satış isteme yetkisinin verilmesine, 5-Bergama İlçesi, ...numaralı taşınmazın davalı ... tarafından 14/01/2008 tarihinde davalı ...ve Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye satışı ile ilgili olarak; davalı ... ve davalı ...ve Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhindeki davanın KABULÜ ile söz konusu TASARRUFUN İPTALİNE; Davacı alacaklıya İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün... ve... (yeni hali ile ...) sayılı icra dosyalarındaki alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde haciz ve satış isteme yetkisinin verilmesine, 6-Karaburun İlçesi, ... parsel numarada kayıtlı taşınmazın davalı... İnş. Paz. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 14/12/2007 tarihinde davalı...’a satışı işlemi ile ilgili olarak; davalı... İnş. Paz. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı... aleyhinde açılan davanın REDDİNE" ilişkin 16/11/2021 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin 20/02/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararına yönelik karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı temyiz yoluna gidilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 13/02/2024 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
Gerekçesinde; “...İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun borcun doğumundan sonra, aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davacı vekili dosyaya sunduğu 31.01.2024 tarihli dilekçesinde; tarafların anlaştığını, davaya konu banka borcunun ödendiğini dosyasının kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını belirtmiş olduğundan konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir” denmiştir.
Mahkememizce, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 13/02/2024 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili Yargıtay .... Hukuk Dairesi Başkanlığı’na gönderilmek üzere verdiği 30/01/2024 tarihli dilekçede; davaya dayanak İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... ve ... sayılı dosya borcunun davalılar tarafından ödendiğini ve takip dosyasının kapandığını, davanın konusuz kaldığını, davalılar bu davanın açılmasına davaya konu alacağı ödemeyerek sebebiyet vermiş iseler de asıl alacak ve ferilerinin yargılama sırasında ödenmiş olması sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını belirterek, ödeme nedeniyle konusuz kalan davaya ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
08/10/2024 tarihli duruşmada davacı vekili; davanın konusuz kaldığını, 30/01/2024 tarihli dilekçeyi yinelediklerini, her ne kadar davayı açmakta müvekkilinin kusuru yok ise de karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını, müvekkili aleyhine de vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istediklerini; davalı ...; tüm icra dosya borçlarını ödediğini, davanın konusuz kaldığını; davalı... vekili; karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunmadığını; dahili davalı ... vekili; karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunduğunu bildirmişlerdir.
İncelenen tüm dosyası ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 13/02/2024 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı bozma içeriği ile davacı vekilinin 30/01/2024 tarihli dilekçesine göre; davanın dayanağı olan icra takiplerindeki borcun fer'ileri ile birlikte ödenmiş olması karşısında eldeki bu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, ödeme nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava konusuz kalmış ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; tarafların davanın açılmasına sebebiyet verip vermemelerine yani haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulup tutulmalarına karar verilebilecektir. Dahili davalı ... ve davalı... hakkındaki davanın ilk kararda mahkememizce reddine karar verilmiş olup, dahili davalı ... vekilinin “davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunduğunu” bldirmiş olması ve diğer davalı... vekilinin ise ise duruşmaya katılmaması nedeniyle bu davalılar yönünden değerlendirme yapılmıştır. Zira; davacı vekili ve duruşmaya katılan davalı... vekili “vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını” bildirmişlerdir. Mahkememiz kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulmuştur. Aleyhe karar verme yasağı nedeniyle davacı aleyhine ilk kararda verilen vekalet ücretinden daha fazlasına hükmedilemeyecektir. Nitekim; Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı bu yöndedir. Dahili davalı ... yönünden; hakkında açılan davanın mahkememizin ilk kararında belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiş olduğundan, eldeki bu davanın açılmasına dahili davalının sebebiyet vermediği kabul edilmiştir. Bu dahili davalı aleyhine ilk kararda hükmedilen 15.825,00 TL vekalet ücreti davalı tarafça İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında faizi ile birlikte toplam 16.297,14 TL olarak icra takibine konu edilmiş ve davacı tarafça ödenerek icra dosyası 21/04/2024 tarihinde infazen kapatılmıştır. Dolayısıyla aleyhe bozma yasağı çerçevesinde 08/10/2024 tarihi itibariyle davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede de dahili davalı ... yönünden vekalet ücretine ilişkin istek de konusuz kaldığından, bu dahili davalı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Diğer davalı... yönünden ise; ilk kararda bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ve davacı aleyhine, bu davalı yararına 4.080,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiş olup, aynı ilke yani aleyhe karar verme yasağı nedeniyle ilk kararda verilen vekalet ücretinden daha fazlasına hükmedilemeyeceğinden, bu davalı yararına 4.080,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Mahkememiz kısa kararında her ne kadar kanun yolu olarak Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş ise de; mahkememiz dosyası daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş ve HMK'Nın 373/4 maddesinde; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir" düzenlemesine yer verilmiş olup, açık olan bu düzenlemeye göre mahkememiz kararına karşı Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olduğundan hak kaybına sebebiyet vermemek bakımından kısa kararda yapılan bu maddi hata gerekçeli kararın hüküm kısmında düzeltilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Ödeme nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
4-Dahili davalı ... tarafından yapılan 25,00 TL tanık ücreti ve 75,00 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, dahili davalı ...'e verilmesine,
5-Davacı vekilinin ve davalı... vekilinin vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını bildirmiş olmaları sebebiyle, davacı vekili ve davalı... vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Dahili davalı ...'in vekalet ücreti isteği ilgili olarak ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı... yararına takdir ve tayin edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı...'a verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin, davalı..., dahili davalı ..., davalı ...'nın yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza