T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/758
KARAR NO: 2024/790
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/09/2024
KARAR TARİHİ: 15/11/2024
Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, ülkemizde dorse ve dorse parçaları imalatı yaptığını, davalı taraf ile müvekkili şirketin bu konuda ticari ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete Euro bedellerle mal satıldığını, malların satımına ilişkin faturaların düzenlendiğini, karşılığında davalı tarafça çek düzenlenerek müvekkili şirkete verildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket yetkililerinin çeklerin bedellerinin ödenmesinden sonra ortaya çıkacak olan kur farkı bedelleri bakımından çeklerin tahsil edilmesinden sonra anlaşmaya vardıklarını, söz konusu kur farkı bedellerinin fatura edilmesi ve bu bedeller bakımından anlaşmaya ve mutabakata ilişkin e-posta yazışmalarının bulunduğunu, söz konusu kur farkı bedelleri davalı şirket tarafından kabul edildiğinden müvekkili tarafından "kur farkı" açıklaması ile faturaların oluşturulduğunu ve davalı şirkete iletildiğini, davalı tarafın kur farkı konusunda ve miktarlar konusunda herhangi bir mutabakatsızlık ileri sürmediğini ve hiçbir faturaya itiraz etmediğini, ayrıca belli miktarlarda ödemenin de davalı şirket tarafından 14/11/2023 tarihinde "kur farkı ödemesi" açıklaması ile gerçekleştirildiğini, daha sonra davalı şirket tarafından çeşitli bahanelerle ödemelerin aksatıldığını ve defalarca yazılı sözlü isteğe rağmen ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle icra takibine başvurduklarını; arabuluculuk sürecinde anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibinin kaldığı yerden devamına, müvekkili yararına % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; iddiaların hukuki dayanaktan ve gerçeklerden uzak olduğunu, cari hesaptan kaynaklı müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkilinin alınan malzemenin parasını ödeyerek borcu kapattığını, kur farkı istenerek haksız kazanç sağlanmaya çalışıldığını, faturaların hepsinin yabancı para, döviz üzerinden kesildiğini, müvekkilin de ödemelerini çek aracılığıyla yaptığını, daha sonra karşı tarafın vade farkı istediğini, vade farkına ilişkin iki adet çekin ödendiğini, daha sonra yapılan bu ödemenin hukuksuz olduğunun ortaya çıktığını, bunun üzerine müvekkilinin ödemeleri derhal durdurduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye konu olan ödemeleri geri istediğini, ödemeyi TL üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğini, mutabakatın geçersiz olduğunu, ödenen kur farkı bedellerini iade isteme haklarının saklı olduğunu, kur farkına ilişkin bir anlaşmanın bulunmadığını, iddiaların kötü niyetli olduğunu, bu sebeple icra takibine ve ferilerine itiraz edildiğini belirterek, davanın reddine, karşı taraf aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; hakkında kur farkına dayalı alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 05/11/2024 tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili 13/11/2024 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle; vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunmadığını bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 142,53 TL olduğundan, peşin alınan 87.094,30 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 86.951,77 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı tarafın vekalet ücreti isteğinde bulunmamış olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; tarafların yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/11/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza