T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/764 Esas
KARAR NO : 2025/452
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2024
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti dava dışı ... Kiralama A.Ş'ye ait, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı yan kullanımında ve 02/04/2024 tarihli kaza günü bilinmeyen bir sürücü idaresinde olan... Plaka sayılı aracın Gaziantep/Şehitkamil Pancarlı Mah. mevkinde park halinde bulunan davacıya ait... Plaka sayılı araca sol yandan çarpma suretiyle maddi hasara sebebiyet verdiğini, kaza akabinde tanzim edilen kaza tespit tutanağından da açıkça görüldüğü üzere, kusurun davalı yanda olduğunu, bu doğrultuda, davalı yan ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamaması üzerine, davacı müvekkilin mezkur haksız fiilden doğan araç mahrumiyet ve değer kaybı bedellerinin tahsili adına somut davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, dosyaya sunulan hasar fotoğrafları ve servis faturasından da görüldüğü üzere, aracın sol yanından hasara uğramış, boya, kaporta, elektrik vb. İşçilikleri sonucu, onarım ücretinin 35.458 küsur TL olarak belirlendiğini, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilemediği takdirde olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, bu belirlemelere göre ise kusuru bulunmayan tarafın zararı kusurlu tarafça giderilmesi gerekiği ve ilgili hasarın araçta değer kaybı yarattığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı aracında oluşan değer kaybı ve Yargıtay'ın “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararın haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiralandığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebine objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” (Yargıtay 4.HD ... E. ...K. 29.02.2022 K.T) emsal içtihatı doğrultusunda davacı aracın makul tamir süresi ve günlük ikame araç bedelinin tespitine ve belirlenen değer kaybı ile ikame araç tazminatlarının davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ederek anılan sebepler doğrultusunda, yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacının uğradığı araç mahrumiyet ve değer kaybı zararlarının belirlenerek, 02/04/2024 tarihli kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ederek sonuç olarak somut davanın HMK m.107 uyarınca Belirsiz alacak davası olarak kabulü ile alacaklarının belirlendiğinde talep artırımı yapmak suretiyle şimdilik 100,00 TL Araç Mahrumiyet, 100,00 TL değer kaybı bedelinin 02/04/2024 tarihli kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalı yandan TAHSİLİNE, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığından araç kayıtları dosyaya celp edilmiştir.
Davalı Sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları celp edilmiştir.
Dava Dışı Vakıf Finansal Kiralama'dan mülkiyeti dava dışı Vakıf Kiralama A.Ş'ye ait olan aracın davalı şirkete 36 ay süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı ve kazanın bu süre içerisinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Dava Dışı ... Sigorta A.Ş'Den kasko ekspertiz raporu dosya arasına celp edilmiştir.
Bilirkişi heyeti olarak Makine Mühendisi ... ve Adli Trafik Uzmanı ...19.03.2025 Tarihli raporlarında özetle; 02.04.2024 tarihinde sürücüsü olay yerini terk eden ... plakalı aracın, park halinde bulunan davacıya ai... plakalı araç ve dava dış... plakalı araçlara çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; Kimliği tespit edilemeyen ... plakalı araç sürücüsü aracının hızını, yol, hava ve görüş durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı (KTK 52/B) için kazanın oluşumunda etken olduğu, park halindeki... plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Park halindeki ... plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Park halindeki...plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Park halindeki... plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı değerlendirilmiş ise de, Park halindeki ... plakalı araç sü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı değerlendirilmiş ise de, Davacıya ait.... plakalı ... marka, 2022 model yılı aracın sol yan kısım kaporta aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu & İlintili olduğu, Davacıya ait ... plakalı 2022 Model ... marka, ...Urban 1.6 M.Jet 130 DCT otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 93.160,00 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, Davacıya ait ... plakalı 2022 Model ... marka aracın dava konusu kaza nedeniyle hasar gören sol yan (sol ön ve arka kapı, sol arka çamurluk) kısımlarının kaporta ve boya onarımlarının sistemli bir çalışma ile 7 iş gününde tamamlanabileceği bu süre zarfında aynı model ve marka bir aracın riziko tarihi olan 02/04/2024 tarihi itibariyle kira bedelinin yapılan piyasa araştırmalarından 1.200,00 TL/gün olduğu 7 gün araçtan kalma mahrumiyet bedelinin 8.400,00 TL olarak hesap edilmiş olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının karşı araç işleteni tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve ... E., ... K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; mülkiyeti dava dışı ... Kiralama A.Ş'ye ait uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı yan kullanımında bulunan... Plaka sayılı aracın davacıya ait ... Plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasara neden olduğu, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalının kullanımında olan aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı, Davacıya ait...plakalı 2022 Model .. marka, ... urban 1.6 m.jet 130 dct otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle serbest piyasa şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 93.160,00 TL değer kaybı meydana geldiği, davacıya ait aracın dava konusu kaza nedeniyle hasar gören sol yan (sol ön ve arka kapı, sol arka çamurluk) kısımlarının kaporta ve boya onarımlarının sistemli bir çalışma ile 7 iş gününde tamamlanabileceği bu süre zarfında aynı model ve marka bir aracın riziko tarihi olan 02/04/2024 tarihi itibariyle kira bedelinin yapılan piyasa araştırmalarından 8.400,00 TL olarak hesap edilmiş olduğu , kazanın aracın davalı şirket kullanımında olduğu süre içinde gerçekleştiği, davalı araç işletenin doğan değer kaybı ve ikame araç zararından sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarara neden olan aracın hususi araç olması ve zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-93.160,00 TL değer kaybı bedeli ve 8.400,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere Toplam 101.560,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 02/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.363,76 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 1.731,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.158,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.205,16 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin ve 1.731,00 tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.586,20 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Davacı tarafından yapılan, 683,50 TL tebligat ve posta gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.683,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.
21/05/2025
Katip ...
Hakim ...