T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77
KARAR NO : 2025/639
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 25/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin “No:16 Bornova/İZMİR” adresinde fırın ve lokanta işletmesi faaliyeti ile uğraştığını, müvekkilinin bu adreste faaliyetine 25/09/2023 tarihinde yani kaçak tespit tutanağı tarihinden yaklaşık 2 ay önce başladığını, bu adreste bulunan ...numaralı tesisat ve aboneliğin ... adına kayıtlı olduğunu, ... isimli abonenin müvekkili ile herhangi bir fiili ve hukuki bağının bulunmadığını, bu tesisat ile ilgili olarak davalı şirket tarafından 01/12/2023 tarihli ve K-... numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının düzenlendiğini, sonrasında da müvekkiline henüz tebliğ edilmeyen ama tutarı SMS ile bildirilen 4.749.567,13 TL tutarlı fahiş nitelikte faturanın düzenlendiğini, davalı şirketin faturayı tebliğ etmemesine rağmen 21/12/2023 tarihinde İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı dosyasında 4.749.567,13 TL’si asıl alacak olmak üzere 4.758.686,30-TL takip çıkışı üzerinden icra takibi başlattığını, itirazları üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını; davalı tarafından yapılan kaçak elektrik işleminin haksız, dayanaksız, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin davalı tarafın somut bir tespitinin veya delilinin bulunmadığını, davalının ... Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun davranmadığını; müvekkilinin yaklaşık 10/09/2023 tarihinde bahse konu tesisatın bulunduğu işyerini kiraladığını ve fiilen 09/10/2023 tarihinde işletmede faaliyete başladığını, müvekkilinin iddia edildiği şekilde branşman hattında bir problem olduğundan ve kaçak elektrik kullanımı için ayrı bir hat çekildiğinden haberdar olmadığını, eğer ki davalı şirketin iddia ettiği üzere kaçak tespiti doğru ise, müvekkilinin bilgi ve iradesi dışında, müvekkilinden önceki dönemlerde yapılmış olmasının muhtemel olduğunu, Yargıtay’ın 2021 yılından itibaren geçmiş görüşünü değiştirerek, kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının HMK’nın 204. maddesi kapsamında kesin delil niteliğinde olmadığına yani aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığına karar verdiğini, Yargıtay 3. HD’nin 21/10/2021 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında “....Davaya konu 01/03/2016 tarihli tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir…” dendiğini; kaçak tutanağında kullanım şekli alanına “Yapılan kontrolde kullanıcının binaya ait branşman hattını yarmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. Harici hat kesildi. Branşman hattının tamiri için bina Yönetimine bilgi verildi.(...)” açıklamasının yazıldığını, tutanaktan da görüleceği üzere branşman hattı binaya ait olup, sadece müvekkilinin kullanımında olan tesisata ilişkin olmadığını, daha yeni işyerini kiralamış bir kiracının, bina sakinlerinin ve bina yönetiminin haberi olmadan binaya ait bir hatta müdahale etmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde kaçak elektrik tutanağının ne şekilde düzenleneceğinin belirlendiğini, tutanakta bu hattan beslenen herhangi bir cihaza ve bu cihazın güç bilgisine yer verilmediği, tutanakta “güç tespitinin ... numaralı protokolde belirtildiği” notunun düşüldüğünü, sözü edilen protokolün müvekkiline verilmediğini, müvekkiline tebliğ edilmeyen faturanın hangi kriterler esas alınarak hesaplandığının bilinmediğini, faturanın fahiş tutar üzerinden düzenlendiğini, müvekkiline kaçak elektrik faturası ve kaçak kayıt dökümü tebliğ edilmediğinden davalının tam olarak hesaplamada hangi süreyi esas aldığının da bilinmediğini, davaya konu tesisatta bulunan sayaç ve tesisatın her ay düzenli okunduğunu ve kontrol edildiğini, davalının her ay periyodik okuma ve kontrol yaptığı tesisatta daha önce usulsüzlük bulmadığı halde geriye dönük olarak Yönetmelikteki en uzun süreleri kullanmasının Yönetmeliğe aykırı olduğunu, davalı tarafından günlük çalışma süresinin 3 vardiya olarak gösterildiğini, bu tespit hatalı olup, normal bir ticari işletme olarak 2 vardiya üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalı tarafça yapılan hesaplamaya esas birim fiyatların hatalı olduğunun düşünüldüğünü, davalı şirket tarafından belirlenen güç miktarının da hatalı olduğunun değerlendirildiğini, kaçak tutanağında ayrı hattan beslenen cihazların gösterilmediğini ve güç tespit miktarının belirtilmediğini, davalı tarafça Yönetmeliğe aykırı olarak geçmiş tüketimler tenzil edilmeden hesaplama yapıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanım iradesinin ve kastının bulunmadığını, önceki abonelerden kalma bir ayrı hattın varlığının, müvekkilinin bu hattı kullanarak enerji kullandığı anlamına gelmediğini, bu durumu davalı şirketin ispat etmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaçak elektrik tespiti nedeniyle müvekkilinin davalıya 4.749.567,13 TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanağı ve faturasının iptaline; davalı şirket tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı dosya ile başlatılan takibin iptaline; haksız ve kötü niyetli icra takibi yapan davalı aleyhine alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava, 4.749.567,13 TL harca esas değer üzerinden açılmıştır.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; kaçak elektrik tüketim kullanım yerinde müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde kullanıcının binaya ait branjman hattını yarmak ve 4 faz harici hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale edip sayaçtan geçirilmeksizin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-b maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi kullandığının belirlendiğini, ekipler tarafından kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, kaçak tespitinde tutanağın eksiksiz ve okunaklı olarak mevzuata uygun şekilde doldurularak faturalandırılmak üzere tahakkuk servisine aktarılmasının esas olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarına göre kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiğini ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olduğunu, davacı tarafın tutanağın aksini ispat edemediğini, müvekkili tarafından davacıya tahakkuk ettirilen tutarlar içerisinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, tutanağın devam niteliğindeki protokolde güç tespitine açıkça yer verildiğini, yapılan güç tespitinin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili tarafından, kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin 1.5 katı ile çarpılarak kaçak enerji tüketim bedelinin hesaplandığını ve faturalandırıldığını, bu işlemlerin yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirildiğini, fahiş hesaplama yapıldığı yönündeki iddianın yersiz olduğunu ve ispata muhtaç olduğunu; kaçak elektrik faturalarının 30/05/2018 tarihli 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereğince düzenlendiğini, 01/12/2023 ile 04/06/2023 tarihleri arası 180 gün için branjmandan çekilen harici hat tüm ticarethaneyi beslediğinden mevcut tüm cihazların kurulu güç tespitinin yapıldığını, 136.59 kwh güç üzerinden tesisatın fırın olarak 2 vardiya olarak çalıştığı belirlendiğinden 14 çalışma saati ile çarpılmasıyla 136,59 x 180 x 14 = 344.206 kwh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin iki katı ile çarpılmasıyla; 05/06/2023 ile 07/12/2022 tarihleri arasındaki 180 günlük kaçak ek tüketim için branjmandan çekilen harici hat tüm ticarethaneyi beslediğinden mevcut tüm cihazların kurulu güç tespitinin yapıldığını, 136.59 kwh güç üzerinden tesisatın fırın olarak 2 vardiya olarak çalıştığı belirlendiğinden 14 çalışma saati ile çarpılmasıyla 136,59x 180x14= 344.206 kwh tüketimden 344206 + 344206 =688.413 kwh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla 4.749.567,13 TL tutarındaki faturanın oluşturulduğunu; davacı taraf yalnızca eksik tüketimden dolayı faturalandırma yapılması gerektiğini iddia etmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ve Dairelerinin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abonenin de müteselsilen sorumlu olduğunu, davanın dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Kaçak elektrik tespit tutanağı, e-arşiv fatura, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı dosyası, İzmir 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; kaçak elektrik kullanımına dayalı borç tahakkuku sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 12/02/2024 tarihli yazısında; davacının...vergi kimlik numaralı mükellef olduğu, 10/08/2009-25/09/2023 tarihleri arasında mükellef olduğu, bu tarihten itibaren Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil terk gittiği, dairelerinde faaliyetine devam ettiği dönemlerde ticari kazanç mükellefi olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu, VUK'nun 177. maddesi uyarınca 1. sınıf tacir sayıldığı bildirilmiştir.
Her iki taraf da tacir olduğundan, eldeki bu davada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “kaçak elektrik tespit tutanağında belirtildiği şekilde davacının ‘Kazım Dirik Mah. Gediz Caddesi No:16 Bornova/İZMİR’ adresinde kaçak elektrik kullanımının söz konusu olup olmadığı, kaçak elektrik kullanımı var ise bunun davacının söz konusu adreste kiracı olarak faaaliyet göstermesinden önceki döneme ilişkin olup olmadığı ve buna göre davacının sorumluluğunun olup olmayacağı; kaçak elektrik tespit tutanağının, tutanağın düzenlendiği tarihteki Yönetmelik ve mevzuat hükümlerine göre usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği, bu çerçevede düzenlenen faturanın gerçek tüketim miktarını gösterip göstermediği, fatura tutarının fahiş olup olmadığı; davacının davaya ve takibe konu kaçak elektrik faturası nedeniyle İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı dosyası kapsamında davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, varsa borç miktarının ne olduğu, olayda tazminat istenebilme koşulunun bulunup bulunmadığı” konularındadır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ... olduğu, takipte 4.749.567,13 TL’si kaçak elektrik bedeli, 7.599,31 TL’si gecikmiş gün faizi, 1.519,86 TL’si faizin KDV’si olmak üzere toplam 4.758.686,30 TL alacağın tahsilinin istendiği görülmüştür.
Davaya ve takibe konu 08/12/2023 tarihli e-arşiv fatura incelendiğinde; davalı şirket tarafından davacı adına düzenlendiği, fatura tutarının 4.749.567,13 TL olduğu görülmüştür.
10/09/2023 tarihli kira sözleşmesi incelendiğinde; kiraya verenin Abdullah Köseli, kiracının .., kiraya konu taşınmazın "Kazımdirik Mahallesi, Bornova/İZMİR" adresinde iş yeri niteliğindeki zemin 16/A (28 ve 29 bağımsız bölüm numaralı) taşınmaz olduğu, kira sözleşmesinin 1 yıl süreli olduğu görülmüştür.
01/12/2023 tarihli kaçak elektrik kullanım tespiti tutanağı incelendiğinde; içeriğinde “Yerinde yapılan kontrolde kullanıcının binaya ait branşman hattını yarmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiştir. Harici hat kesildi. Branşman hattının tamiri için bina yönetimine bilgi verildi..." dendiği görülmüştür.
İzmir 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; katılanın ..., sanığın ..., suç tarihinin 01/12/2023, suçun Karşılıksız Yararlanma suçu olduğu, sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan eylemine uyan TCK’nın 163/3 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinin istendiği, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği, elektrik mühendisi bilirkişi ... bilirkişi raporunun aldırıldığı ve mahkemece, gerekçesinde; “…Kazım Dirik Mah. Gediz Cad. No:16 Bornova/İZMİR adresinde 01/12/2023 tarihinde yapılan kontrolde sanık ...'ın branşman hattına müdahale edilmek suretiyle kaçak elektrik kullanmış olduğu, Gediz Elektrik Dağıtım AŞ'nin yazısına göre kullanılan kaçak elektrik enerjisinin ceza hariç ve vergiler dahil toplam tutarının 4.749.567,13 TL olduğu ve kaçak elektrik bedelinin ödenmemiş olduğu, bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre sanığın ödemesi gereken vergiler dahil ceza hariç kaçak elektrik tüketim bedelinin 309.020,43 TL olduğu, sanığın söz konusu tutarı 07/03/2024 tarihinde katılan kurum hesabına yatırdığı, bu itibarla her ne kadar sanık ... hakkında karşılıksız yararlanma suçundan TCK'nun 163/3 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile iş bu kamu davası açılmış ise de; sanığın iddianame tanzim edilmeden önce soruşturma aşamasında 07/03/2024 tarihinde suçtan meydana gelen bütün zararı giderdiğinin anlaşıldığı” demek suretiyle “5237 sayılı TCK’nun 168/5 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE” ilişkin 14/11/2024 tarihli kararın verildiği görülmüştür.
Ceza dosyasında bilgisine başvurulan bilirkişi ... raporunda özetle; dağıtım şirketi tarafından düzenlenen tutanakta ticarethane (fırın) olduğu belirtilen mahalde kullanıcının 11105643 numaralı tesisatta branşman hattını yararak harici hat çekmek suretiyle kaçak enerji kullandığının belirtildiğini, dosyada eksiklerin var olduğu görülmekle birlikte sunulan belgelerden tarafınca bir kanaate varılabildiğini, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğunu, bu bağlamda dosyaya sunulan belgelerden davalının kaçak elektrik enerjisi kullandığına dair tarafınca görüş ve kanaat oluştuğunu; dağıtım şirketinin faturaya esas hesaplama kısmında süreye ilişkin yeterli bulgu ve belge sunmadan maksimum süre üzerinden (360 gün) hesap yaptığının görüldüğünü, hesabım EPTHY ilgili maddesi gereği yapıldığını, davalının kaçak elektrik kullandığı yönünde karar verilmesi halinde 90 günlük kaçak elektrik kullanım süresi için normal tarife üzerinden vergiler dâhil cezasız ödenmesi gereken toplam tutarın (ödendiği takdirde TCK. 168/5 maddesi gereğince hakkında kamu davası açılmayacak olan tutar) 309.020,43TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Mahkememizce uyuşmazlık konularında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Elektrik mühendisi bilirkişi hazırlayıp sunduğu 02/06/2025 tarihli raporunda özetle; davalı şirket görevlilerinin 01/12/2023 tarihinde davacıya ait iş yerinde kurulu ...tesisat numaralı elektrik aboneliğinde yaptıkları kontrolde “kullanıcının binaya ait branşman hattını yararak kaçak elektrik kullandığı” yönünde K-... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağını düzenlediklerini, tutanakta “kaçak kullanımın kontaktor yardımıyla uzaktan devreye alınıp çıkarıldığının” belirtildiğini, yine tutanakta “iş yerindeki aboneliğin ...adına olduğu, iş yerindeki elektrikli alıcılara ait güç tespitinin ... seri numaralı protokol ile yapıldığı, kurulu gücün 136.590 W=136,59 KW olduğu, iş yerinde üç vardiya çalışma olduğu, binaya gelen 4x6 mm² kesitindeki kablodan 4 faz harici hat çekilmiş olduğu, branşman hattının tamiri için bina yönetimine haber verildiği” hususlarının da belirtildiğini, tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi Halleri” başlıklı 42. maddesinde “(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” dendiğini, davalı şirketin elektrik şebekesinden işyerine gelen branşman kablosunun yarılarak bu noktadan harici hat çekilmesi ve bu hat kontaktör düzeneği kurularak, işyerindeki cihazların gerektiğinde sayaç üzerinden, gerektiğinde sayaç harici kullanılması, elektrik enerjisinin eksik kaydedilmesine yönelik olduğundan, bu eylemin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.c maddesinde kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığını ancak dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde; “a) Kaçak Elektrik tespit tutanağında kaçak elektrik kullanımının kontaktör sistemi kurularak yapıldığı belirtilmesine karşılık kontaktör sisteminin fotoğrafının bulunmadığı, b) Sadece kaçak hat üzerinden beslenen cihazların tutanağa yazılması gerekirken bu ayrım yapılmadan işyerindeki tüm elektrikli cihazların tespitinin yapıldığı, c) Tutanak tarihinde abonelik Sıddık Yıldırım adına olduğu halde, aboneliğin ...adına olduğunun tutanağa yazıldığı, d) Güç tespit protokolündeki elektrikli cihazların neredeyse tümünün güçlerinin abartılı ve yanlış olduğu, e) Davacının faaliyete başladığı tarih 25/09/2023 olmasına ve ancak bu tarih ile tutanak tarihi arasının kaçak elektrik faturasına esas alınması gerektiği halde 360 gün geriye dönülerek hesaplama yapıldığı, f) Davacının daha önce kaçak elektrik kullandığına dair herhangi bir belge sunulmadan Mükerrer kaçak elektrik kullanımı olduğu yönünde değerlendirme yapılarak ceza katsayısının 2 kat olarak uygulandığı, g) Kaçak elektrik tutanağında branşman kablosunun 4x6 mm2 olduğunun açıkça belirtilmesine ve bu kablonun taşıyabileceği en yüksek akım değerinin 59 amper olmasına karşılık, hesaplamanın 231 ampere tekabül eden 136,59 KW'lık güç üzerinden hesaplama yapıldığı, h) Davacının kullanım döneminde fatura edilip bedeli ödenen tüketimlerin düşülmediği” hususlarının belirlendiğini, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespitin doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı, davacının iş yerinde tutanak ile belirlenen kaçak elektrik hattının davacının kullanımından çok daha önce eski kullanıcılar döneminde çekilmiş olabileceği yani kaçak kullanım tespitinin gecikmiş bir tespit niteliğinde olduğu, davalı şirket tarafından işyerinde belirlenen cihaz güçlerinin gerçek güç değerlerine göre abartılı ve hatalı olduğu, 26/11/2023 tarihinde aboneliği üzerine alan bir kullanıcının abonelik tarihinden sonra henüz kendi adına bir fatura tahakkuk etmeden kaçak hat çekmesinin akla uygun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını; mahkemenin aksi kanaate varması ve davacının kaçak elektrik kullandığı yönünde değerlendirme yapılması halinde davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturasının 127.892,65 TL olarak hesaplandığını, davacının kaçak elektrik kullandığının kabulü halinde davacı tarafından 07/03/2024 tarihinde ... A.Ş. hesabına 309.020,43 TL yatırıldığı ve yatırılan tutarın yukarıda hesaplanan 127.892,65 TL'lik tutardan daha yüksek olduğu dikkate alındığında, davacının söz konusu kaçak elektrik kullanımı nedeniyle ... Dağıtım A.Ş.'ye borçlu olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını; ceza dosyası içerisindeki bilirkişi raporundan ayrılma nedenleri olarak da; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/7709 sayılı soruşturması kapsamında elektrik elektronik mühendisi Barış Aktaş tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; a) kaçak kullanım süresinin 90 gün alınarak fatura hesaplaması yapıldığını, oysa davacının bu iş yerinde 25/09/2023 tarihinde faaliyete başladığı açık olup, faaliyet tarihi itibariyle toplam kaçak kullanım süresinin 67 günü geçemeyeceğini, b) ...A.Ş. tarafından yapılan güç tespiti tümüyle abartılı olduğu halde bu güç değerlerinin esas alındığını, kablonun taşıma kapasitesinin dikkate alınmadığını, c) davaya konu aboneliğe ait tüketim değerlerinin incelenmediğini, d) bilirkişi raporundaki kaçak faturası hesaplamasına esas alınan birim fiyatlarının EPDK tariflerine uygun olmadığını, özetle; soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olmadığını bildirmiştir.
Aldırılan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir nitelikte ve somut olaya uygun bulunmuştur.
Davacı vekili 19/06/2025 tarihli dilekçesi ile; savcılık soruşturması sırasında müvekkilinin itirazı kayıt ile 07/03/2024 tarihinde 309.020,43 TL ödeme yaptığını, davayı bu miktar yönünden istirdat davasına dönüştürdüklerini belirtmiştir.
Toplanan ve sunulan deliller ile benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında; davacının fırın ve lokanta işlettiği “K...No:16 Bornova/İZMİR” adresinde davalı şirket çalışanları tarafından 01/12/2023 tarihinde 11105643 tesisat numaralı elektrik aboneliğinde yapılan kontrol sonucunda “kullanıcının binaya ait branşman hattını yararak kaçak elektrik kullandığı” gerekçesiyle K... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı tarafça "kaçak elektrik kullanılmadığı" ileri sürülerek menfi tespit isteğinde bulunulmuştur. 4721 sayılı kanunun "İspat yükü’’ başlıklı 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” düzenlemesine, 6100 sayılı HMK'nın 190/1 maddesinde "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin ve buna bağlı borcun var olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davalarında, ispat yükü hukuki ilişkinin yahut alacağın varlığını iddia eden davalıya aittir. Somut olayda; davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı davalı şirket nezdinde hizmet sözleşmesi ile çalışanlar tarafından düzenlenmiştir. Dolayısıyla emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarında da işaret edildiği şekilde davalı şirket çalışanları tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Tacir olan davalı şirketin, kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması esastır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede ise; "kaçak elektrik kullanımının kontaktör sistemi kurularak yapıldığı belirtilmesine rağmen, kontaktör sisteminin fotoğrafının bulunmadığı; sadece kaçak hat üzerinden beslenen cihazların tutanağa yazılması gerekirken bu ayrım yapılmadan işyerindeki tüm elektrikli cihazların tespitinin yapıldığı; tutanak tarihinde abonelik... adına olduğu halde, aboneliğin ... adına olduğunun tutanağa yazıldığı; güç tespit protokolündeki elektrikli cihazların neredeyse tümünün güçlerinin abartılı ve yanlış olduğu; davacının faaliyete başladığı tarih 25/09/2023 olması ve bu tarih ile tutanak tarihi arasının kaçak elektrik faturasına esas alınması gerektiği halde 360 gün geriye dönülerek hesaplama yapıldığı; davacının daha önce kaçak elektrik kullandığına dair herhangi bir belge sunulmadan mükerrer kaçak elektrik kullanımı olduğu yönünde değerlendirme yapılarak ceza katsayısının 2 kat olarak uygulandığı; kaçak elektrik tutanağında branşman kablosunun 4 x 6 mm2 olduğunun açıkça belirtilmesine ve bu kablonun taşıyabileceği en yüksek akım değerinin 59 amper olmasına karşılık, hesaplamanın 231 ampere tekabül eden 136,59 KW'lık güç üzerinden yapıldığı; davacının kullanım döneminde fatura edilip bedeli ödenen tüketimlerin düşülmediği” hususları belirlenmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında, davalı şirketin davaya konu kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin tespitinin doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı, kaçak elektrik hattının davacının kullanımından çok daha önce eski kullanıcılar döneminde çekilmiş olabileceği, 26/11/2023 tarihinde aboneliği üzerine alan bir kullanıcının abonelik tarihinden sonra henüz kendi adına bir fatura tahakkuk etmeden kaçak hat çekmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, bu çerçevede de davacının kaçak elektrik kullandığına ilişkin davalı iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından, dava haklı bulunmuş, davacının davalıya 309.020,43 TL ödeme yaptığı dikkate alınarak menfi tespit ve istirdat davasının kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Takibin kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davacı vekilinin tazminat isteği reddedilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı dosyası kapsamında davacının davalıya 4.758.686,30 TL borçlu olmadığının tespitine,
2-Ödenen 309.020,43 TL’nin davalıdan istirdadına,
3-Takibin kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davacı vekilinin tazminat isteğinin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 325.065,86 TL nispi ilam harcından, 81.266,47 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 243.799,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ve 81.266,47 TL peşin harç toplamı olan 81.694,07 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu 152,00 TL'si tebligat-posta gideri ve 5.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.152,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 513.934,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/07/2025
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza