T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/789 Esas
KARAR NO : 2025/708
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 21.09.2024
KARAR TARİHİ: 17.07.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın, 2017 model... A5 marka,... plakalı aracın maliki olduğunu, davalılardan..., davacı şirketin aracına arkadan çarparak kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat sahibi ve maliki olduğunu,...'ın ise bu aracı kullandığı anda kazaya sebebiyet veren şoför olduğunu, davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi'ne kayıtlı olan kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigorta şirketi olduğunu, dava dışı... Sigorta Anonim Şirketi'nin... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası olup davacı tarafın aracına verilen zararın bir kısmını poliçe limitleri dahilinde karşıladığını, davacı tarafın hissedarı olduğu ... plakalı aracın miras malı olup diğer tüm ortaklar (hak sahipleri) davacı tarafın aracı ile ilgili işlemleri yapması için vekaletname verdiklerini, ... davacı tarafın aracını kullanan şoför olup kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, bu davadada tarafı sıfatının bulunmadığını, davalılardan ...1,77 promil alkollü bir şekilde kullandığı ...plakalı araç ile 06.02.2023 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı araca kırmızı ışıkta durduğu esnada arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağının tutulduğunu, davalı araç sürücüsünün alkollü olması ve davacı tarafın kırmızı ışıkta duran aracına arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen kazada davacı tarafa ait araç sürücüsünün kusursuz olup davalı sürücüye tam ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle davacı tarafa yöneltilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve davalı tarafın davacı tarafın tüm zararlarını gidermek zorunda olduğunu, davacı tarafın aracının kasko sigortası olmadığı için, karşı tarafın (... plakalı aracın) zorunlu trafik sigortası kapsamında dava dışı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... poliçe numarası ile... no'lu hasar dosyasına istinaden "araç tamir bedeli olarak" poliçe limitleri kapsamında 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, nacak bu ödeme, davacı tarafın aracının tamir masraflarını karşılamadığı gibi araç değer kaybını da ödemediğini, davacı tarafın aracının 2017 model...A5 marka lüks segment bir araç meydana gelen bu kaza neticesinde davacı tarafın aracının ağır hasar aldığını, bir çok parçası değişmesi, kaportası boyandığını, aracın tramer sorgusundan hasar kaydı gözüktüğünü, araç piyasa şartlarından büyük bir değer kaybına uğramış olduğunu, davalıların araçtaki değer kaybından sorumlu olduklarını, bu nedenle HMK. madde 107 belirsiz alacak hükümleri gereği fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybı tazminatı taleplerinin bulunmadığını, davacı tarafın aracına sigorta poliçe limitleri dahilinde 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yeterli olmadığı için davacı tarafın bakiye kalan 25.957,21 TL tamir masrafını kendisinin ödemek durumunda kaldığını, davacı tarafın tamir süresi boyunca aracını kullanamamış araçtan mahrum kaldığını, bu nedenle HMK. madde 107 belirsiz alacak hükümleri gereği fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL ikame araç/mahrumiyet bedeli talep ettiklerini, davalılardan sürücü... ile aracın maliki... tüm zararlardan müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduklarını, davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere sadece araç değer kaybı ile bakiye tamir bedelinden sorumlu olduklarını, 2918 sayılı KTK.'nın 91/1 maddesi ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere değer kaybı zararının aynı kanunun 85/1 maddesinde belirtilen gerçek zarar niteliğinde olup davalı sigortanın bu zararı karşılamak durumunda olduğunu, davacı tarafın araç değer kaybının ve tüm tamir masraflarının karşılanması talebiyle, 2918 sayılı KTK. madde 97 kapsamında, karşı tarafın (... plakalı aracın) sigorta şirketleri olan... Sigorta Anonim Şirketi ve Neova Sigorta Anonim Şirketi'ne 30.03.2023 ve 15.04.2023 tarihli dilekçeyle mail yoluyla başvurduğunu, ancak yapmış oldukları başvuru sigorta şirketlerince olumsuz olarak sonuçlandığını, davacı tarafın Ticari Uyuşmazlık Dava Arabuluculuk yoluna 19.04.2023 tarihinde başvuru yaptığını, uyuşmazlık arabuluculuk yoluyla çözülmediğini, bununla ilgili olarak 23.05.2023 tarihli son tutanak düzenlendiğini, son tutanakta araç değer kaybının bakiye tamir masrafı, ikame araç/araç mahrumiyet bedeli uyuşmazlık konusu olarak belirlendiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davacı tarafın dava konusu kaza dolayısıyla uğramış olduğu zararların tespiti ve tahsili kapsamında fazlalya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla ile HMK. 107 belirsiz alacak davası hükümleri gereği şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybı zararının, davalı sigorta açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydı ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olarak tahsilini, fazyala ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 25.957,00 TL bakiye tamir bedelinin, davalı sigorta açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydı ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olarak tahsilini, HMK. Madde 107 Belirsiz Alacak Davası hükümleri gereği şimdilik 1.000,00 TL araç mahrumiyeti zararının, davalılardan ...ile ...ından müştereken ve müteselsilen tahsilini tüm alacakları davalı sigorta açısından temerrüt tarihinden, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 06.02.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç İzmir İli, Buca ilçesinde seyir halinde iken...'ın sevk ve idaresindeki...plakalı araç ile çarpışmış olduğunu, davalı tarafın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranın yetkili merci tarafından hazırlanmamış olup söz konusu kusur iddiasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafa ait aracın kusurunun bulunmadığını, bu nedenle Mahkeme nezdinde yeniden kusur değerlendirilmesi yapılması ve dosyanın uzman kusur bilirkişisine tevdini talep ettiklerini, davacı tarafın kusur iddialarının kabul olmamakla birlikte kusur değerlendirilmesi yapılırken Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmesinin gerektiğini herhangi bir hak kaybının yaşanmaması adına Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan yol kusuru durumunun irdelenmesinin gerektiğini, dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiği her durumda araştırılması, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının ayrıca belirlenmesinin gerektiğini, Mahkeme nezdinde yeniden kusur değerlendirilmesinin yapılması ve dosyanın uzman kusur bilirkişisine tevdini talep ettiklerini, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle ZMMS sigortası tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, davacı tarafın hasar bedeline ilişkin taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın aldırmış olduğu eksper raporu, bilirkişi raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, davacı tarafın eksik onarım bedelinden ziyade diğer servislerden alınan tekliflere hasar bedeli bakiyesi için dayandığını, bu hususun gerçek zararı yansıtmadığını, bu konuda mahkemece yeni bir rapor tanzim ettirilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın değer kaybı taleplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu, değer kaybının meydana gelip gelmediğinin mevzuat hükümleri dahilinde araştırılmasının gerektiğini, bu doğrultuda araç üzerinden, zarar gören araçta meydana gelen "değer kaybı"nın belirlenebilmesi için aracın incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılmasının gerektiğini, tüm hususların hassas bir şekilde araştırılmasının gerektiğini, Mahkemece de tespit edileceği üzere davacı tarafın aracında hasar gören parçalar arka tampona ilişkin olup plastik aksamlardan meydana geldiğini, gerek ZMMS genel şartları gereğince gerekse de yargıtay içtihatları doğrultusunda plastik aksamlarda meydana gelen hasarlarda değer kaybının oluşmayacağının sabit olduğunu, değer kaybına ilişkin iddiasının kabul olmamakla birlikte dosyalarda atanan bilirkişilerin veya eksperlerin keyfi olarak tutar belirlemelerinin önüne geçmek, ülkede hukuki birlik sağlanabilmesi için getirilen formülün uygulanması gerektiğini, aksi takdirde herhangi bir veriye dayanmadan, denetime açık olmayan bir hesaplama yapılmış olacağını, davacı tarafın araç mahrumiyeti bedelinin taleplerinin de haksız olduğunu, davacı tarafından aracın kiralandığına dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi günlük kazancını ispatına elverişli herhangi bir belgede sunulmamış olduğunu, MK.'nın 6. maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, bu nedenle öncelikle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, aksi kanaat halinde ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminatın miktarının belirlenmesi için aracının onanımı için geçecek makul sürenin değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın geç teslim edilmesi vb. hususların davalı tarafa yüklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bu bedelin hesaplanması, aracın tüm parçalar ve tüm şartlar uygun olduğunda makul onarım süresinin gözetilerek gün kaybının tespit edilmesinin gerektiğini, yine Yargıtay içtihatlarına göre aracın zorunlu yakıt ve bakım giderleriyle belirleme yapılmasının gerektiğini, davalı tarafın davada herhangi bir kusurunun olmayıp, davacı tarafın tazminat iddialarının haksız olduğunu, kötü niyetle açılmış davanın esastan reddinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerde Mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda, cevap dilekçesinin kabulünü, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Neova Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde, İhtiyari Mali Mesuliyet ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep ettiklerini, davacı tarafından davalı sigorta şirketine zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini ve haliyle başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nda sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun açıkça yazdığını, davacı tarafın davadan önce davalı sigorta şirketine başvurusunda taraflarına başvuru yapmadığını ve haliyle ilgili belgeleri ibraz etmediğini, dava şartının yokluğu sebebiyle açılan davanın reddini talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın araç hasarının ve değer kaybına ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin ... aracın trafik sigortası ve varsa Kasko-İMM ile motorlu kara araçları İMM sigortasına karşı ileri sürmesinin gerektiğini, sıralı sorumluluk gereği davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçeleri tanzim eden sigortacılardan sonra geldiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın kabulünün anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın HMK. 121. Maddesine göre dava ile ilgili delillerini davalı şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, davanın "HMK. 107 maddesi gereği belirsiz alacak davası" olarak ikame etmesi sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğu bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararın usulden ispat etmesi gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda ilgili mevzuat gereğince teminatın paylaştırılmasının gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin faizden ve dava tarihinden itibaren yasal faizle sorulu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe sebebiyle değil haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasındaki ticari bir ilişkinin mevcut olmadığını, bu sebeple davacı tarafın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulmamasının gerektiğini, arzına çalıştığını sebeplerle yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden ve başvuru olmaması sebebiyle usulden reddini, davacı tarafın talebinin teminat dışı olduğundan davanın esastan reddini ve sıralı sorumluluk gereği davanın reddini, HMK. 121. gereği davacı delillerinin taraflarınca tebliğini, davacı tarafın davasının ispati halinde, davalı şirketin öncelikle fer'i'lerinden sorumlu tutulması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mert BARIN'ın cevap dilekçesinde özetle; Koşu Yolu Caddesi'nin takiben seyir halindeyken 272 Sokak kavşağı trafik ışıklarına kullanmakta olduğunu ...plakalı araç ile 06.02.2023 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı aracın ani şekilde durması sonucu arkadan çarptığını, ancak bu durumun kendini doğrudan tam kusurlu yamadığını, her ne kadar alkollü olduğu söylenmiş ise bu bile tek başına kazada kendisinin %100 kusurlu yapmayacağını, davacı tarafın yaptığı hatalı ve ani durma eyleminin kendisini yanıldığını, davacı tarafın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmamış olduğunu, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanılarak bu değerlendirmenin yapılmış olduğunu, herhangi bir keşif incelemesinin yapılmamış olduğunu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, keşif icra edilmesini, Adli Tıp Kurumu'ndan bilirkişi raporunun alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/22-1052 Esas, 2015/1612 karar sayılı ve 17.06.2015 tarihli emsal kararına göre davacı tarafın davasının reddedilmesinin gerektiğini, ayrıca davacı tarafın aracında mahrumiyet bedeli istemiş ise de, tamir süresi boyunca başka araç kiraladığı yönünden bir belge dosyaya sunmadığını, bu şartlarda bu süre içerisinde araç ihtiyacı duymayan davacı tarafın bu süreye ilişkin araç mahrumiyet bedeli istemesinin haksız olduğunu, diğer yandan kasko şirketleri kaza ve tamir süresi boyunca ikame araç sağladığını, Kasko kapsamında ikame araç alan davacı tarafın mükerrer şekilde araç mahrumiyet bedeli istemesinin de hukuka aykırı olduğunu, izah edilen cevaplar ve Mahkemece re'sen gözetilecek diğer nedenlerden dolayı, davacı tarafın davasının reddini, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur tespiti için rapor aldırılmasını, davacı tarafın ikame araç alıp almadığının kasko sigorta şirketinden sorulmasını, aleyhe hüküm verilmesi durumunda dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan dava konusu araca ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Dava dışı Quick Sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Dava dışı... Otomotiv Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden dava konusu araca yapılan tüm hasar ve tamir işlemlerine ilişkin belgeler celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi Bilirkişi Mustafa Namık GİRGİN ve Sigorta Konusunda Uzman Bilirkişi Tuğba TÜREL'den oluşan bilirkişi heyetinden, 01.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Davacı vekili 24.06.2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
01.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ... aracının hızını, hava, yol, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymadığı, kavşağa yaklaşırken hızını düşürme yükümlülüğüne uymadığı için (KTK. 52/A-B) kazanın oluşumunda etken olduğu,... plakalı araç sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda etken olmadığı değerlendirilmiş ise de, Davacı aracın kaza tarihi itibari ile iskontosuz orijinal parçalar ve KDV ilavesi ile toplam hasarın iskontosuz olarak hasar bedelinin 156.152,78 TL olduğu, araç onarım bedelinin 156.152,78 TL olarak uygun olduğu, Kaza tarihi itibari ile davacı aracında meydana gelen değer kaybının 100.000,00 TL olduğu; Davacı aracın kaza tarihi itibari ile 7 günlük ikame araç bedelinin 10.500,00 TL olduğu, Davacı arcını 145.975,51 TL bedel ile tamir ettirdiğini, sigorta tarafından 120.000,00 TL ödendiğini ve hasardan geriye kalan 25.957,51 TL bedelin ödenmesini talep ettiği, Davacı taraf, dava dışı Trafik Sigortası poliçesi düzenleyicisi Quick Sigorta tarafından poliçe teminat limitleri çerçevesinde 120.000,00 TL hasar tazminat ödemesinin yapıldığı, ödemenin yeterli olmadığı için davacı tarafın bakiye kalan 25.957,21 TL tamir masrafını kendisi ödemek durumunda kaldığı, bu nedenle bakiye tazminat talebinin bulunduğu, değer Kaybı tazminat talebinin bulunduğu, ayrıca ikame araç bedeli talebinin bulunduğu, tazminata esas hasar bedeli 156.152,78 TL, tazminata esas değer kaybı 100.000,00 TL olarak hesap edildiği, Davacıya toplam ödenen bedel 120.000,00 TL, 156.152,78 TL+100.000,00 TL=256.152,78 TL (toplam tazminat bedeli) 256.152,78 TL-120.000,00 TL=236.152,78 TL (toplam bakiye hasar tazminat ve değer kaybı bedeli) hesaplandığı tespit edilmiştir.
Davalı taraf... Sigorta Anonim Şirketi açısından; 30.03.2023 tarihinde Değer Kaybına ilişkin başvurunun alındığına dair mailin dosya muhtevasında yer alması nedeni ile 45 gün sonrası olan 15.05.2023 tarihinde temerrüde düşeceği, hesaplanan Değer Kaybı Bedeli olan 100.000,00 TL tutar üzerinden sorumlu olabileceği, Bakiye hasar tazminat talebine ilişkin kep adresli bir başvuru veya posta yolu ile başvuru bilgisinin dosyada yer almaması nedeni ile bakiye hasar tutarı olan 25.957,21 TL tutar üzerinden dava tarihi olan 21.09.2024 tarihi itibari ile sorumlu olabileceği, ticari faiz uygulanmasının uygun olabileceği tespit edilmiştir.
Davalı taraflar araç maliki ve sürücüsü... ve ...açısından; 2918 sayılı KTK. 85/1 maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları nedeni ile kaza tarihi olan 06.02.2023 tarihi itibari ile toplam değer kaybı ve bakiye hasar tazminat bedeli olan 236.152,78 TL üzerinden sorumlu olabilecekleri tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Davanın davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının tüm davalılardan, araç mahrumiyet bedelinin sadece gerçek kişilerden tahsili amacıyla açılan belirsiz alacak davası, kısmi dava olarak da 25.957,00 TL bakiye tamir bedelinin tüm davalılardan tahsili davasıdır.
Kasko sigortası; sigortadan faydalanan kimsenin veya eylemlerinden hukuken sorumlu oldukları kimselerin kusurlu davranışlarından kaynaklanan ve araçta meydana gelen hasar ve ziyaı karşılamayı sigortacı tarafından taahhüt edilen, sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türüdür.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1/B maddesinde; "Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar" teminat dahilinde sayılmıştır.
"Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları
A-Sigortanın Kapsamı A.I. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a)Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b)Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya harekerli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c)Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile füil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d)Aracın yanması, e)Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir."
Kasko Sigorta Poliçesi ani ve harici bir nedenle doğrudan kaza sonucu oluşmuş ,kaza tarihini kapsayan teminatlar kapsamına dahil edilmiş geniş kapsamlı bir Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında olduğundan davacının gerçek zararının karşılanması gerekmektedir. Sigortaların amacı sigorta unsurunun bir rizikoya uğraması halinde onu koruma altına almak ve riziko gerçekleştiğinde gerçek zararı karşılamak Sigortaya güven ilkesi gereğidir.
İkame araç- araç mahrumiyetine ilişkin değerlendirme;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar Sayılı ilamda "...davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir..."kararı mevcuttur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin...Esas, ...Karar sayılı ilamında "Davada talep edilen ikame araç bedeli araç mahrumiyet gideri olup, yargıtay emsal içtihatlarında araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı gözetilerek, ikame araç (araç mahrumiyeti) hesabı yapılacağı ve belge sunma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmektedir. İstinaf eden davalı vekilinin istinaf sebeblerinde ileri sürdüğü emsal olduğu iddia edilen içtihatlar ise mesleki veya ticari amaç için işletilen araçlardan, tamir süresince mahrum kalınması nedeniyle kazanç kaybının tahsili istendiği hallerde uygulanmaktadır..." hükmü bulunmaktadır.
Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi de bulunduğu anlaşılmakla davacının aracın hasar gördüğü tarih ile araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava Dışı sigorta şirketi olan...Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi'nin 27.11.2022-2023 vadeli olarak düzenlendiği, Davalı taraf Neova Katılım Sigorta Şirketi tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin...
numarası ile 26.11.2022-2023 vade tarihli olarak
İMM teminat limitinin "LİMİTSİZ" olarak düzenlendiği ve 06.02.2023 tarihli kazanın sigorta
örüntüsü içinde olduğu, sigortanın kaza sırasında geçerli olduğu, dava dışı ZMMS sigortacısı tarafından davacıya limit dahilinde 120.000,00 TL ödendiği, davacı aracıda meydana gelen zararın Mahkememizce aldırılan heyet raporuna göre 156.152,78 TL(hasar)+100.000,00TL(değer)= 256.152,78 TL (toplam tazminat bedeli) 256.152,78 TL-120.000,00 TL= 236.152,78 TL (toplam bakiye hasar tazminat ve değer kaybı bedeli) hesaplandığı, davacı tarafın talebinin değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan değer artırım dilekçesi dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin karşı araç imms sigortacısı olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren 45 günlük süre hesap edilerek davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-100.000,00 TL değer kaybı bedelinin Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi 15.05.2023, diğer... ve ... yönünden kaza tarihi 6.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
2-25.957,00 TL bakiye tamir bedelinin Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi 15.05.2023, diğer ... ve ... yönünden kaza tarihi 6.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
3-10.500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar... ve ... yönünden kaza tarihi 6.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.321,38 TL nispi harçtan, peşin alınan 477,44 TL peşin harç ve 1.852,91 TL ıslah harcı ile tamamlanan toplam 2.330,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.991,03 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 477,44 TL peşin harç ve 1.852,91 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.757,95 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.133,00 TL tebligat ve posta gideri ve 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.633,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.280,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 17.07.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza