T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/798
KARAR NO: 2025/864
DAVA:İİK nun 72/3.maddesi Uyarınca Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 24/09/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin borçlusu olduğu ve müflis ... Çevre Işık. Malz. San ve Tic Ltd Şti nin alacaklısı olduğu İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosya borcunun tamamının müvekkili şirket tarafından iflas öncesinde ödendiğini, dosya alacağının tamamının haricen tahsil edildiği hususu ilgili icra dosyasındaki alacaklı vekili tarafından hem icra dosyasına hem de iflas dosyasına beyan edildiğini ve dosyanın kapatılmasının talep edildiğini, yapılan fazla ödemenin alacaklı vekili tarafından müvekkili şirkete iade edildiğini, İzmir...İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyasının kapatılmasının 21.12.2022 tarihinde talep edildiğini, müflis şirketin ilgili yıl ticari defterlerine ulaşılamadığından borcun ödendiğine ilişkin bir kaydın ve buna ilişkin bir belgenin bulunamadığını, bu nedenle taleplerinin reddedildiğini, kararın iptali için açtıkları davanın İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesini... Esas sayılı dosyasıyla görülen davada alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davalı tarafa borcunun olmadığının tespitine yer verildiğini, tamamını ödediği borç nedeni ile müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz konulduğunu belirterek, müvekkili şirketin davalı tarafa İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK nun 72/3. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit(borçlu olmadığının tespiti) istemine ilişkindir.
Davacı vekili eldeki dava ile müvekkili aleyhine davalı tarafça başlatılan İzmir...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davaya konu İzmir ...İcra Dairesinin... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 22/05/2025 tarihinde İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/05/2015 tarih ve ... Karar sayılı ilamı uyarınca 80.000-TL asıl alacak, 30.827,45-TL işlemiş faiz,2303,44-TL yargılama gideri ile 8.800,00-TL ilam vekalet ücreti olmak üzere toplam 121.930,89-TL alacak için ilamlı icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 27/05/2015 tarihinde borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği, borçlu tarafından itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Eldeki dava tarafların tacir olmaları nedeniyle, ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Taraflara HMK nın 222. Maddeleri uyarınca çıkarılan davetiyenin usulüne uygun biçimde taraflara tebliğine rağmen, davalı yan ticari defter bildiriminde bulunmamış, sadece davacı yan ticari defterlerinin yerini mahkememize bildirmiştir.
HMK nın 266. Maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve çözüm gerektirdiğinden, mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, anılan raporda özetle; davacının incelenen defterlerinin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının defterlerine göre davacının davalıya borçlu olmadığının belirtildiği görülmüş, raporun ayrıntılı, denetime elverişli olduğu anlaşılmış ve hükme dayanak yapılması yönünde mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; ise; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, müflis şirkete ait ticari defterlerin mahkememize sunulmadığı, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının davaya konu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, koşulları bulunmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş, HMK nın 326. Maddesi uyarınca yapılan yargılama giderleri davalıya yükletilmiş, kabul edilen dava değeri dikkate alınarak davacı lehine, davalı aleyhine maktu vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile davacının İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Koşulları bulunmadığından davacı yararına kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.329,10-TL harçtan peşin alınan 2.082,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.246,82-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
4-Davacının yapmış olduğu 2.082,28-TL peşin harç gideri, 427,60-TL başvuru harcı gideri olmak üzere toplam 2.509,88-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 60,00 TL'si tebligat-posta gideri ve 3.250,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.310,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı iflas idaresi vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.07/10/2025
Katip...
¸E-imzalıdır
Hakim...
¸E-imzalıdır