T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/800 Esas
KARAR NO : 2025/684
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/09/2024
KARAR TARİHİ: 16/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... plakalı araçta, 26.12.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde meydana gelen araç değer kaybı bakiyesi için şimdilik 100 TL ve değer kaybına ilişkin aldırılan ekspertiz raporu fatura bedeli için 1.500 TL. olmak üzere toplam 1.600 TL. nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen; 100 TL. Mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber sadece Davalı ...'ndan tahsili talebi ile 26.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı...a ait ...plaka sayılı araç.... No:49 Karşıyaka - İzmir adresi önünde park halinde iken ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu... plaka sayılı araçta maddi hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde % 100 kusur ... plaka sayılı araç sürücüsü...'nda olduğunu, ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlenen... numaralı poliçe ile sigortalanmış ... plaka sayılı araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olduğunu 26.12.2023 tarihli kazada, davacıya ait... plaka sayılı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, kaza neticesinde taraflarca kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasarın onarım bedeli sigorta şirketi tarafından karşılandığını, araçtaki hasar gibi değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin de maddi bir zarar olup Sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, davacıya ait 2016 model ... marka aracın daha önce hiçbir kazaya karışmamakla bu kaza nedeniyle piyasa rayiç değerinde büyük bir kayıp meydana geldiğini, bununla ilgili 23.01.2024 tarihinde dosyaya sunulu harici Eksper raporu aldırılmakla değer kaybının 54.000 TL. olduğu rapor edildiğini, bu rapor için ekspere 1500 TL. ödeme yapıldığını, davacı tarafından ... Sigorta Anonim Şirketi’ne ait “ info@dogasigorta.com ” e-mail adresine 24.01.2024 tarihinde değer kaybı , mahrumiyet bedeli , eksper rapor ücreti ve vekaletname masrafı taleplerimize ilişkin başvuru yapıldığını, başvuru sonrasında 01.02.2024 tarihinde Sigorta şirketi tarafından sadece toplamda 16.055,52 TL.lik bir ödeme yapıldığını, bunun üzerine davacı tarafından 08.02.2024 tarihinde yine "info@dogasigorta.com" e-mail adresine mail gönderilerek bakiye alacaklarının talep edilmişse de bugüne kadar herhangi bir dönüş ya da ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir Arabuluculuk Bürosu 2024/93737 sayılı dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını, gerçek değer kaybının zararının ise ancak mahkemece aldırılacak olan bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini, ayrıca davacının tamirde geçen 7 gün boyunca aracından yoksun kaldığını, ki dosyaya sunulu eksper raporu ile bu durumun sabit olduğunu, sürekli olarak hastaneye gitmesi gereken davacının ikame araç ve taksi kullanmak zorunda kaldığını, mahrumiyet bedelinin de kazaya karışan araç maliki ve sürücüsü Ahmet Laçinoğlu tarafından ayrıca karşılanması gerektiğini, usul, yasa ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere müvekkilin aracının maruz kaldığı değer kaybı ile mahrumiyet bedelini davalıların ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davacı aracında değer kaybı zararı oluştuğundan ve davalı tarafından cüz'i bir ödeme yapılmakla gerek bakiye değer kaybı zararı gerekse ekspertiz raporu fatura bedeli ödenmediğinden, gerçek değer kaybı zararı ile mahrumiyet bedeli tespitinin ancak mahkemece aldırılacak bilirkişi raporu ile mümkün olacağından iş bu belirsiz alacak davasını açma zorunluluğu doğduğunu, bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere; ... plakalı araçta, 26.12.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde meydana gelen araç değer kaybı bakiyesi için şimdilik 100 TL ve değer kaybına ilişkin aldırılan ekspertiz raporu fatura bedeli için 1.500 TL olmak üzere toplam 1.600 TL. nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline 100 TL. mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber sadece davalı Ahmet Laçinoğlu'ndan tahsiline yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Poliçe teminatına ilişkin beyanlarıda; davalı sigorta şirketi nezdinde 35 DVE 04 plakalı araç için düzenlenen 18.10.2023-18.10.2024 vade tarihli ... no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi bulunmaktadır.( Kaza tarihi itibari(26.12.2023) ile MADDİ (ARAÇ BAŞINA) teminat 120.000,00 TL olduğunu, davacının aracının Kasko Sigorta Poliçesini düzenleyen ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından davalı şirkete başvurusu üzerine ... no'lu hasar dosyası açıldığını ve 28.02.2024 tarihinde 7.140,00-TL araç hasar tazminatı ödendiğini, davacının davalı şirkete başvurusu üzerine... no'lu hasar dosyası açıldığını ve 01.02.2024 tarihinde davacı vekili Av... hesabına 15.166,52-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bakiye teminat limitlerinin 97.693,48 TL olup, aleyhe hüküm kurulması halinde bakiye teminat limitinin dikkate alınmasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlendiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabulü halinde bile davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve police limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle dava konusu kazada davacının da kusuru irdelenmeli ve belirlenebilecek tazminatta indirim sebebi yapılması gerektiğini, bu kapsamda, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, her halükarda değer kaybı tazminatı hesaplamasının 04.12.2021 tarihli genel şartların esas alınarak yapılması gerektiğini, her halükarda itirazlarının kabul edilmemesi halinde değer kaybı bedelinin 04.12.2021 tarihli genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, süresinde ödeme yapıldığını faiz talebi açısından dava konusu olayın bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklandığını, ticari iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, sonuç olarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep etmiştir.
KANITLAR:
Davalı Sigorta şirketinden hasır dosyası celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları dosyaya celp edilmiştir.
Uyap sisteminden Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı ekranından dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Adli Trafik Uzmanı ... ve makina mühendisi... 10/02/2025 tarihli raporlarında özetle; 26/12/2023 tarihinde Davalı ... idaresindeki, Davalı...Sigorta A.Ş ZMMS Trafik sigortalı ... plakalı kamyonet ile Davacıya ait ve park halinde bulunan...plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle ...plakalı kamyonet sürücüsü ...geri geri gelerek manevra kurallarını ihlal ettiği için (KTK 67/B) kazanın oluşumunda etken olduğu, park halindeki... plakalı araç sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda etken olmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın sol ön kısımlarında meydana gelen hasarların işbu dava konusu kaza ile ilintili olduğu, Davacıya ait ... plakalı 2013 Model ... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen serbest piyasa şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 53.038,61 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, Davalı Sigorta Şirketi tarafından ...Bankası A.Ş. 01.02.2024 İşlem Tarihli banka dekontu ile Davacı Vekili Av...” a 15.166,52 TL Değer Kaybı tazminatı ödenmiş olduğu, davacının bakiye değer kaybı alacağının 37.872,09 TL olarak hesap edilmiş olduğu, dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 7 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 1.150,00 TL/gün hesabı ile İkame araç gideri 8.050,00 TL hesap edilmiş olduğu" tespitlerini yapmışlardır.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli zararının karşı taraf araç maliki-sürücüsü ve ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve...E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve... E., ... K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı,... esas,... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İkame araç- araç mahrumiyetine ilişkin değerlendirme;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar Sayılı ilamda " ..davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir..."kararı mevcuttur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin... Esas ... Karar sayılı ilamında " Davada talep edilen ikame araç bedeli araç mahrumiyet gideri olup, yargıtay emsal içtihatlarında araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı gözetilerek, ikame araç (araç mahrumiyeti) hesabı yapılacağı ve belge sunma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmektedir. İstinaf eden davalı vekilinin istinaf sebeblerinde ileri sürdüğü emsal olduğu iddia edilen içtihatlar ise mesleki veya ticari amaç için işletilen araçlardan, tamir süresince mahrum kalınması nedeniyle kazanç kaybının tahsili istendiği hallerde uygulanmaktadır..."
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davacıya ait ... plakalı araçta 26.12.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde zarar meydana geldiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı, davacının bakiye değer kaybı alacağının 37.872,09 TL olarak hesap edilmiş olduğu, dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 7 İş Günü olarak kabul edilmiş olduğu, benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 1.150,00 TL/gün hesabı ile ikame araç gideri 8.050,00 TL hesap edilmiş olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı gerçek kişinin ikame araç bedelinden sorumlu olduğu, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-37.872,09 TL değer kaybı bedelinin davalı Sigorta şirketi yönünden eksik ödemenin yapıldığı tarih olan 1.02.2024, diğer davalı ...yönünden kaza tarihi olan 26.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
2-8.050,00 TL araç ikame bedelinin davalı ...ndan kaza tarihi olan 26.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1.500.00 TL ekspertiz masrafının yargılama giderlerinden sayılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.136,94 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 781,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.208,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.928,34 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç 781,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 1.636,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.500,00 TL Ekspertiz ücreti 704,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.204,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.
16/07/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza