T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/890 ESAS
KARAR NO: 2024/931 KARAR
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 20/11/2019
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Banka ile ... Çelik İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlunun sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredileri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini alacağın muaccel hale geldiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, işbu davanın Kredi Garanti Fonu kefaleti ile kullandırılan kredi olduğunu, uygulanan temerrüt faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını, açıkladığı nedenlerle davalı borçlunun itirazlarının iptali ile takibin devamına % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Davalı vekili mahkememizin 16.03.2021 tarihli duruşmasında davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra dosyası: Davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden örnek 7 ödeme emri göndermek suretiyle 18.09.2019 tarihinde ilamsız icra takibine başlamış, ödeme emrinde; 78.789.50-TL Asıl alacak, 775.82-TL İşlemiş faiz, 38.79-TL Faizin % 5 gider vergisi olmak üzere 79.604.11-TL Toplam alacak talebinde bulunduğu, davalı borçlu vekili icra dosyasına sunduğu 25.09.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile, borcun tamamına itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Genel Kredi Sözleşmesi: Davacı banka ile Dava dışı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında 27.07.2017 düzenleme tarihli 300.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, sözleşme limiti 22.08.2017 tarihinde 300.000.-TL artırılarak toplam limit 600.000-TL’ye yükseltilmiştir. Sözleşmeyi Davalı ... 750.000-TL Kefalet limitli olarak. müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti el yazısı ile yazılmıştır.
Kat ihtarnamesi; Davacı banka, kredi hesaplarını 27.08.2019 tarihinde kat ederek 207.981.07-TL nakdi alacağın ihtar tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde ödenmesini, 2.030-TL çek sorumluluk tutarının depo edilmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar etmiş, İhtarnamede takibe ve davaya konu kredi yönünden 76.249.63-TL Anapara, 2.452.35-TL İşlemiş akdi faiz, 211.61-TL Geciken taksitlerin gecikme faizi ve 133.19-TL BSMV olmak üzere toplam 79.046.78-TL olarak talep etmiş, İhtarname davalının adresinde bulunamaması nedeniyle 29.08.2019 tarihinde iade olduğu görülmüştür.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin X-4.Maddesinde müşteri ve kefillerin isim ve imzalarının yanında yazılı yerler kanuni ikametgah olup, adres yazılmaması halinde adres kayıt sisteminde yazılı son adreslerinin kanuni ikametgah kabul edildiğini, bu adreslere yapılacak tebliğlerin şahsına yapılmış sayılacağı hükmü kabul ve taahhüt edilmiş, İhtarname davalının sözleşme adresine gönderilmediğinden davalının temerrüt tarihi 18.09.2019 takip tarihi olarak sayılmıştır.
Bilirkişi Raporu : Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09.06.2021 tarihli raporda özetle ; Davacı banka ile Dava dışı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında 27.07.2017 düzenleme tarihli 300.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin 22.08.2017 tarihinde 300.000,00-TL artırılarak toplam limitin 600.000,00-TL’ye yükseltildiği, sözleşmeyi davalı ...'un 750.000,00-TL Kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti el yazısı ile yazıldığı, sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete KGF teminatlı Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine kredi hesapları kat edilerek dava dışı ve davalı borçluya ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin davalının sözleşme adresine gönderilmemesi nedeniyle temerrüdü 18.09.2019 takip tarihi olarak değerlendirildiği, ihtar sonrası borçlular aleyhine İzmir .... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe başlandığı, davalı borcun tamamına, itiraz ederek takibi durdurduğu, açılan iş bu itirazın iptali davası çerçevesinde yapılan hesaplamalar sonucunda talebin daha düşük olması nedeniyle taleple bağlı kalındığı,
18.09.2019 Takip tarihi itibariyle:
78.789.50-TL Asıl alacak
775.82-TL İşlemiş faiz
38.79-TL Faizin % 5 gider vergisi
79.604.11-TL Toplam
Banka alacağından davalı ...’un tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 78.789.50-TL Asıl alacağına sözleşme hükümleri gereği yıllık % 40 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Dava; Davacı banka tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla dava dışı borçlu şirketin kefili aleyhine yapılan icra takine vaki itirazın iptali istemi ile açılan İİK.nun 67.maddesi kapsamındaki davadır.
GEREKÇE:
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin14/10/2024 tarih ve ... Esas ve ... karar sayılı ilamı öncesinde yapılan yargılamada; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E ve ... k sayılı kararda " davacı banka ile dava dışı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında 27.07.2017 düzenleme tarihli toplam 600.000,00.-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ...'un 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, kefalet limitinin 750.000,00 TL olarak belirlendiği, geçerli bir kefalet bulunduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının iptaline, takibin 78.789,50-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa yıllık %40 oranında, faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazmınatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir."
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin X-4 maddesinde ihtarnamenin davalının sözleşmede belirtilen adresine gönderilmediğinden bahisle temerrüt tarihinin takip tarihi olduğuna dair belirlemenin hatalı olduğunu, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde de belirtildiği gibi tebligatın muhatabın bilinen son adresine yapıldığını, davalı borçlunun bilinen son adresinin .../İzmir olup, aynı zamanda bu adresin, borçlunun mernis adresi olduğunu, ancak borçlu, hakkında yürütülen takip işlemlerini sürüncemede bırakabilmek adına mernis adresini sildirdiğini, 30/09/2019 tarihli mernis kaydı uyarınca davalı borçlunun, .../İzmir adresine 11/07/2019 tarihi itibariyle mukim olduğunu, güncel adresi olan .../İzmir adresini nüfus müdürlüğüne 11/07/2019 tarihinde beyan edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle düzenlenen 27/08/2019 tarihli kat ihtarı ve ödeme emri borçlunun bu adresine gönderildiğini, davalı vekili Av. ...'in mahkemeye ibraz etmiş olduğu 27.04.2021 ve 09.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde davalı borçlunun adresini .../İzmir olarak beyan etmiş olup, yine dosyada mübrez 11/06/2020 tarihli vekaletname de bu adresin yer aldığını, aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili, arabuluculuk görüşmelerinin usule aykırı bir şekilde müvekkilinin yokluğunda gerçekleştiğini, bu görüşmelerle ilgili olarak yapılan tebligatların tamamı usulsüz olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin X-4. Maddesinde adres olarak belirtilen adrese tebligatlar yapılmadığını, dolayısıyla bu tebligatların müvekkile ulaşmadan iade olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin usulsüz tebligatlarla müvekkilin yokluğunda yapılmışdığın, müvekkilinin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, dava öncesi arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dolayısıyla davanın usulden reddedilmesi gerekirken, kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 150.000 TL kredi kullandığı ve bunun banka tarafından müvekkile teslim edildiğine ilişkin bir delil bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin14/10/2024 tarih ve ... Esas ve ... karar sayılı ilamı ile bozulmuş dosya yeni esas almıştır. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E ve ... kararı HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmıştır.
Dosyanın incelenmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde;
Davacı banka ile dava dışı ...İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen, davalı ...'un müteselsil kefil olarak imzaladığı 27.07.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin "Tebligat adresi" başlıklı 4. maddesinde "Bu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve Banka'ca gerekli tebligatın yapılabilmesi için aşağıdaki müşteri ve kefillerin isim ve imzalarının yanında yazılı yerler kanuni ikametgah olup, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde müşteri ve kefillerin ticaret sicili dosyalarındaki veya adres kayıt sistemindeki son adresleri kanuni ikametgah kabul edilerek bu adrese veya Banka'ya bildirilen kayıtlı elektronik posta adresine yapılacak tebligatlar şahıslarına yapılmış sayılacak, müşteri ve kefiller ikametgahlarını/elektronik posta adreslerini değiştirseler bile yeni ikametgahlarını ticaret siciline tescil ettirip ayrıca Banka'ya noter aracılığı ile yazılı olarak bildirmedikleri takdirde, yukarıda kanuni ikametgah olduğu kabul edilen adrese veya bu adresteki muhtarlığa tebligat evrakı bırakılmak suretiyle yapılacak her türlü tebligat geçerli olacaktır. Müşteri ve kefiller yurt dışında yerleşik olsa dahi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir adresi tebligat adresi olarak gösterecek, bu durumda bu adrese yapılacak tebligatlar geçerli olacak ve hukuki sonuç doğuracaktır. Müşteri ve kefiller yetkili imzalarında oluşacak bir değişikliği, noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü mektupla veya imza karşılığında Banka'ya bildirmedikçe bundan doğacak zarardan Banka sorumlu olmayacaktır." şeklinde hüküm bulunduğu, davalının kefil olarak imzaladığı bölümde ".../İzmir" adresinin yazılı olduğu bu adresin ise kefilin isim ve imzalarının yanında yazılı yer olarak kabul edilen kanuni ikametgah olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı banka tarafından davalıya gönderilecek her türlü tebligatın öncelikle sözleşmede belirtilen adrese yapılması gerekmekte olduğundan, davalının bankaya usulüne uygun şekilde adres değişikliği bildiriminde bulunduğunun da ileri sürülüp kanıtlanamamasına göre, arabuluculuk aşamasında mernis adresi olduğundan bahisle genel kredi sözleşmesinde yer alan adres dışındaki bir adrese tebligat çıkarıldığı açıktır.
Arabuluculuk dava şartı olup ilgili yasal mevzuatın incelenmesinde;
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme bulunduğu,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesinde ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Aynı kanunun 18/A-7 maddesinde "Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24/3 maddesinde "Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya adliye arabuluculuk bürosu tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya tarafları ve varsa avukatlarını birlikte davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Davalı tarafça İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ekindeki vekaletnamede davalının adresinin ".../İzmir" olduğu, gerek genel kredi sözleşmesi ve gerekse limit arttırım sözleşmesindeki adreslerinin ise ".../İzmir" olduğu, sözleşmenin adres kısmında kefillerin isim ve imzalarının yazılı yerlerinin kanuni ikametgah olup tebligat adreslerinin olduğunun bildirildiği, arabuluculuk tutanağında ise davalının adresinin ".../İzmir" şeklinde belirtildiği, bu adrese çıkan tebligatların bila ikmal geldiğinin bildirildiği, yapılan incelemede belirtilen tarihlerde davalının mernis adresinin de bulunmadığı, genel kredi sözleşmesinde yer alan adresi ile arabuluculuk görüşmeleri için tebligat yapılan adresin aynı adres olmadığı, yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığı gerekçesiyle davacının davasının, dava özel şartlarından olan arabulucuğa başvuru yapılamadan açıldığı anlaşılmakla, her ne kadar davacı tarafından tarafları aynı olan ve aynı nedenler ile red kararı verilen dosyanın yargıtayca bozulduğu bu nedenle yargıtay kararları doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından bölge adliye mahkemesi kararına karşı direnme hukuk sistemimizde mevcut olmadığından, bozma ilamına uyularak bu doğrultuda 6325 sayılı yasanın 18/A-2 fıkrası ve HMK m115/2 fıkrası uyarınca, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının, dava özel şartlarından olan arabulucuğa başvuru yapılamadan açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 fıkrası ve HMK m115/2 fıkrası uyarınca, dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Peşin alınan 961,42-TL harçtan, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu ret harç tutarı olan 427,60-TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 533,82-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
ilişkin, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.18/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır