T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99
KARAR NO : 2025/466
DAVA : Şirket Müdürlüğünden ve Tasfiye Memurluğundan İstifa Edildiğinin Tespiti
DAVA TARİHİ: 05/02/2024
KARAR TARİHİ: 23/05/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı şirkette 23/10/2017 tarihinde şirket müdürü olarak seçildiğini, daha sonra tasfiyeye giren şirkette müvekkilinin 21/12/2020 tarihinde tasfiye memuru olarak atandığını, davalı şirket tarafından müdürlük ve tasfiye memurluğu görevlerine dayalı olarak müvekkiline 2021 yılından bu yana ne bir maaş ne de başka bir ödeme yapıldığını; bunun yanı sıra ortada faal bir şirket de olmayıp, şirketin ortaklarının yurt dışında olduğunu, davalı şirketin kağıt üstünde var olmakla birlikte fiilen olmadığını, müvekkilinin muhatap bulamadığını, bu şartlar altında müvekkilinin davalı şirketteki tasfiye memurluğu görevinden Adana 1. Noterliği'nin 30/11/2021 tarihli 32613 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istifa ettiğini, müvekkilinin şirket ve ortakları ile tüm bağlantılarının kesildiğini ve herhangi bir bağının kalmadığını; müvekkilinin davalı şirket müdürlüğü görevinden de istifa ettiğini Kemalpaşa 4. Noterliği'nin 21/02/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtar etmesine rağmen, davalı şirket tarafından istifaya ilişkin gerekli tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalı şirketin müdürlüğü ve tasfiye memurluğu görevlerinden istifa iradesini bir kez daha davalı şirkete bildirme ihtiyacı hisseden müvekkilinin bu amaçla davalıya Kemalpaşa 4. Noterliği'nden 18/07/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve BAM kararlarına göre şirket müdürlüğünden ve tasfiye memurluğundan istifanın iç ilişkide tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğunu, bu yöndeki beyanın şirkete ulaşması ile birlikte hukuki sonuç doğuracağını, müvekkilinin birden fazla ihtarname göndererek bu görevlerden istifasını davalı şirkete bildirdiğini ancak bu durumun şirket tarafından ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmediğini belirterek, müvekkilinin davalı şirket müdürlüğünden ve tasfiye memurluğundan istifa ettiğinin tespitine, istifaların ticaret sicil kaydına tescil edilmesi ve işlenmesine ve de ilanına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı şirkete temsil kayyımı olarak atanan... yasal süre içerisinde davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki kayıtlar, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas ve .. Karar sayılı kararı, ihtarnameler.
GEREKÇE ;
Dava; şirket müdürlüğünden ve tasfiye memurluğundan istifa edildiğinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı kararı incelendiğinde; İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde “Merkez-...” sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...Tarım ve Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı davasında temsil etmek üzere... şirkete temsil kayyımı olarak atanmasına ilişkin 20/11/2024 tarihli kararın verildiği, söz konusu kararın 01/01/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; davalı şirketin “...” sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “Kemalpaşa Mahallesi Bornova/ İZMİR” olduğu, en son karar 15/05/2021 tarihinde şirket adres nakli kararının alındığı, ortakların imzalarının olduğun; şirketin tasfiye halinde olduğu ve temsilcisinin/tasfiye memurunun Fatih Kılıç olduğu, yetki başlangıç tarihinin 21/12/2020 olduğu, yetkisinin devam ettiği ve münferiden temsile yetkili olduğu, davalı şirketin 10/10/2017 tarihli ... karar sayılı ortaklar kurulu kararı ile ... dışarıdan müdür olarak atanmasına, 20 yıl için müdür seçilen ... şirket unvanı altında şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisi verilmesine oy birliğiyle karar verildiği, bu kararın altında şirket ortakları olarak ... imzalarının bulunduğu; aynı ortaklar tarafından 15/05/2021 tarihli 2021/01 karar sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirket adresinin değişikliğine karar verildiği; davacının, davalı şirkete Adana 1. Noterliği’nden gönderdiği 30/11/2021 tarihli 32613 yevmiye numaralı ihtarname ile “şirkete 21/12/2020 tarihli 2020/02 karar sayılı karar ile birlikte tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memurluğu görevi nedeniyle arada herhangi bir ücret anlaşmasının yapılmadığını, kendisinin muvafakati alınmadan şirket tarafından tek taraflı kararla ücret almayacağı yönünde karar defterine yazıldığını, tasfiye memurluğu görevi boyunca tarafına herhangi bir ücret ödenmediği gibi bugüne kadar şirket yönetiminden bilgi ve belge de alamadığını” ileri sürerek şirket tasfiye memurluğu görevinden istifa ettiğini bildirdiği; davacının İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne 17/12/2021 tarihli dilekçesiyle başvurarak istifa belgesine göre azlinin gerçekleştirilmesini istediği, yine İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne 09/02/2023 tarihli dilekçeyle başvurarak 17/12/2021 tarihli dilekçesine istinaden azlinin gerçekleştirilmesini ve tescil işlemlerinin yapılmasını istediği; İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tasfiye halinde davalı şirkete gönderdiği 31/03/2023 tarihli yazı ile “Tasfiye memuru...istifa ettiğini bildirerek istifanın tescilini istediğini; TTK’nın 33. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 36. maddesi uyarınca tescile davet işlemlerinin uygulanmasının gerektiğini, tescil için gerekli evraklar ile veya tescilden kaçınma için haklı bir sebep varsa ispata elverişli delillerle beraber 30 gün içerisinde müdürlüklerine müracaat etmeleri gerektiğini, müracaat edilmediği takdirde TTK’nın 33. maddesi gereğince cezalandırılmaları hususunun ilgili mahkemelere bildirileceğini” bildirdiği görülmüştür. Bu yazı da davalı şirkete tebliğ edilememiştir.
Adana 1. Noterliği’nin 30/11/2021 tarihli 32613 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; ihtar edenin .. olduğu, karşı tarafın Tasfiye Halinde ...Tarım ve Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, içeriğinde; “şirketinizin 21/12/2020 tarihli 2020/02 Karar sayılı karar metninin 2 nolu bendi ile tarafımı şirket tasfiye memuru olarak atamış bulunmaktasınız. Şirketiniz tarafından verilen tasfiye memurluğu görevi nedeniyle aramızda herhangi bir ücret anlaşması yapılmamıştır. Ayrıca muvafakatim alınmadan şirketiniz tarafından tek taraflı kararla ücret almayacağım yönünde karar defterine yazılmıştır. Şirketiniz tarafından verilen tasfiye memurluğu görevim boyunca tarafıma herhangi bir ücret ödenmediği gibi bu güne kadar da şirket yönetiminizden bilgi ve belge alamamış bulunmaktayım. Yukarıda izah ettiğim gerekçelerden dolayı tüm cezai sorumluluk tarafıma ait olmak üzere şirketinizdeki tasfiye memurluğu görevimden istifa ettiğimi ihbaren ve ihtaren bildiririm” dendiği, bu ihtarnamenin “adresten taşındığı” gerekçesiyle şirkete tebliğ edilemediği görülmüştür.
Kemalpaşa 4. Noterliği’nin 21/02/2023 tarihli 001462 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; ihtar edenin...olduğu, karşı tarafın Tasfiye Halinde ... Tarım ve Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, içeriğinde; “Adana 1. Noterliği’nin 30/11/2021 tarihli 32613 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tasfiye memurluğundan istifa etmiş olduğum şirketinizden geçmiş dönem genel müdürü olduğum için hala yetkilerin bende olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Ağustos 2021 tarihinden sonra şahsıma ne bir maaş ne de başka bir ödeme yapılmamıştır. Şirketten o tarihte ayrılmama rağmen yetkilerimin hala görüldüğünü tespit etmiş bulunmaktayım. Şirket ve ortakları ile bütün bağlantım kesilmiş bulunmaktadır. Bütün şirket ortaklarının yurt dışında olması sebebi ile hiçbir bağlantı kurulamamaktadır. Yukarıda izah etmiş olduğum gerekçeler nedeniyle tüm hukuki ve cezai sorumluluk tarafınıza ait olmak üzere şirketinizdeki genel müdürlük görevinden istifa ettiğimi ihbaren ve ihtaren bildiririm” dendiği, ihtarın şirkete “adresten taşındığı gerekçesiyle” tebliğ edilemediği görülmüştür.
TTK’nın 31. maddesinde; “(1) Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur. (2) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir. (3) Her iki hâlde 27 ilâ 30 uncu madde hükümleri geçerlidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın “Tescile davet ve ceza” başlıklı 33. maddesinde; “(1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik: ... md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın 586. maddesinde de; “(1) Şirket sözleşmesinin 575 inci maddede öngörüldüğü şekilde düzenlenmesinden sonra, tescil için, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline başvurulur. (2) Başvuru, müdürlerin tümü tarafından imzalanır. Başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir...” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın 616/1-b maddesi gereğince müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları genel kurul tarafından yapılabilecek olmakla birlikte; limited şirket müdürü görevini istifa ile sonlandırabilmektedir. İstifa, tek taraflı irade beyanı olup kişi istediği zaman istifa etme hakkına sahiptir. Seçilen kişi bu görevi kabul etmek zorunda olmadığı gibi görevi devam ettirmek zorunda da değildir. Şirket müdürü limited şirkete seçildiğinde nasıl ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekiyorsa görevden alınması veya istifası halinde de aynı işlemin yapılması gerekir. Görevden ayrılan müdür Ticaret Sicili Müdürlüğüne ihtarname göndererek tescil isteminde bulunsa dahi Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen tescil işlemi yapma yetkisi yoktur. Ancak, tescil edilmesi gereken bir durumun ilgili kişi tarafından gerçekleştirilmediğini belirleyen Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK’nın 33. maddesi uyarınca, tescil başvurusunda bulunması gereken kişileri otuz gün içinde başvuru yapmaya davet eder. Bu süre içinde şirket ya gerekli tescil işlemlerini gerçekleştirir ya da cevap vermeyen gayri faal durumda olan şirket çağrıya yanıt vermediği takdirde yargı yoluna başvurulması gündeme gelir. Böyle durumlarda, tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi için dava açılması ve kişinin görevden ayrıldığının tesciline karar verilmesi gerekir. TTK’nın 36/3-son maddesi uyarınca, mahkeme kararı ile bu tescil işlemi yapılabilir.
Toplanan ve sunulan deliller yasal mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirkette müdür/tasfiye memuru olarak görevlendirilen davacı, şirkete ihtarname göndererek görevden istifa ettiğini bildirmiş ancak bu ihtarnameler şirkete tebliğ edilememiştir. Aynı durum Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün davetinde de yaşanmıştır. Muhatabının kabulüne bağlı olmamakla beraber tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifa, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracaktır. Limited şirkette şirket müdürünün seçilmesinin tescil ve ilanı gerektiği gibi görevden alınması veya istifası halinde de bu durumun tescil ve ilanı gerekir. Görevden ayrılan müdür Ticaret Sicili Müdürlüğüne ihtarname göndererek tescil isteminde bulunsa dahi Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen tescil işlemi yapma yetkisi yoktur. Böyle bir durumda, tescil edilmesi gereken bir durumun ilgili kişi tarafından gerçekleştirilmediğini belirleyen Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK’nın 33. maddesi gereğince tescil başvurusunda bulunması gereken kişileri otuz gün içinde başvuru yapmaya davet edecektir. Bu süre içinde şirket ya gerekli tescil işlemlerini gerçekleştircek ya da cevap vermeyen gayri faal durumda olan şirket çağrıya yanıt vermediği takdirde yargı yoluna gidilecektir. Özetle; şirket müdürlüğünden istifa şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevi son bulacak ve görev son bulmadan sicile tescil edilemeyecektir. Dış ilişkide ise istifa ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğuracaktır. Şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetim (müdür veya müdürler) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlüdür. TTK’nın “Tescile davet ve ceza” başlıklı 33. maddesinde; “(1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü bu madde kapsamında tescile davet yazısını davalı şirket adresine göndermiş ancak tebligat yapılamamıştır. Bu aşamadan sonra davalı şirket ortaklarına herhangi bir tebligat yapılmamıştır. Keza; davacı tarafından da istifa beyanlarına ilişkin ihtarnameler davalı şirkete tebliğ edilememiş ancak şirket ortaklarına da tebligat çıkartılmamıştır. Davacının, müdürü ve aynı zamanda tasfiye memuru olduğu şirkete gönderilen tebligat bu anlamda yeterli bir tebligat değildir. Nitekim, tebligat da yapılamamıştır. Dolayısıyla davacının istifa beyanı davalı şirkete ulaşmamıştır. TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş̧ konulardaki her türlü değişikliğin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 586. maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından isteneceği öngörülmüş̧ olup, aynı kanunun 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31. maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurarak istekte bulunması mümkün olmadığından, davalı şirkete karşı tescile icbar davası açmasında hukuki bir engel yoktur. Durum böyle olmakla birlikte; davacının, müdürü olduğu davalı şirkete gönderdiği istifa beyanları davalı şirkete ulaşmamıştır. Bu durumda davacı istifasının davalı şirketin diğer ortaklarına göndereceği ihtarname ile bildirilmesi mümkün iken, davacı bu yolu tüketmemiştir. Aynı şekilde; tasfiye memurluğu görevini sona erdiren sebeplerden biri tasfiye memurunun istifası yani görevden çekilmesidir. Görevden çekilme hakkı bireysel bir haktır. Tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifa veya görevden çekilme iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşması ile hukuki sonuç doğuracaktır. Dış ilişkide ise görünüşe güven ilkesi uyarınca iyi niyetli 3. kişiler bakımından etkili olabilmesi için ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekecektir. Davacının, davalı şirketin tasfiye memurluğu görevinden istifa ettiğine ilişkin beyanı da davalı şirkete ulaşmadığı gibi diğer şirket ortaklarına bildirilmemiştir. Bu koşullarda, davanın, erken açılmış bir dava olduğu kanaatine ulaşılmış ve reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın düşülmesi ile kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı şirket temsil kayyımının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2025
Başkan...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza