T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/115
KARAR NO: 2025/513
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2025
KARAR TARİHİ: 02/06/2025
Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin Türkiye’nin ilk ve tek yürüyen merdiven el bandı ve zincir üreticisi olduğunu, özellikle kamu kurumlarına ve metro işletmelerine yönelik çalışan, profesyonel bir şirket olduğgunu, davalının ise İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin raylı sistem işletmeciliğinden sorumlu şirket olduğunu, müvekkili ile davalı arasında, müvekkilinin iş kollarında çalışmak üzere anlaşma sağlandığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen hak edişlerini davalı şirketten tahsil edemediğini, düzenlenen faturaların ödeme tarihlerinin geçtiğini, davalı tarafından cari ekstrede görüleceği üzere toplam 1.245.491,40 TL (37.736,64 USD) müvekkiline ödeme yapıldığını, sonuç olarak müvekkilinin davalı şirketten 69.051,06 USD (2.481.533,79 TL) alacaklı durumunda olduğunu, müvekkili şirket tarafından edimler yerine getirilmesine rağmen söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bu hususta gönderilen mail ve ihtara cevap verilmediği gibi arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin ödemeler ile vergi borçlarını ödemekte olduğunu, bu sayede hem devlete olan borcunu ödeyebilmekte hem de yaptığı işin karşılığını almakta iken davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi yüzünden büyük bir zarara uğradığını, taraflar arasındaki anlaşma ve müvekkilinin kullandığı malzemeler sebebiyle faturaların dolar üzerinden kesildiğini, karşı tarafın gününde ödeme yapmaması nedeniyle kur farkından sorumlu olduğunu, Türk Lirası ile ödeme seçimlik hakkının kullanılamayacağını, alacağın dolar cinsinden aynen tazmininin gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 69.051,06 USD (2.481.533,79 TL) fatura alacağının kamu bankalarının yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket tarafından yapılan alıma ilişkin ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın haksız olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerini yürütürken ihtiyacı kapsamında yaptığı alımların prosedürlere ve yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının dahil olduğu alımlara ilişkin olarak da sipariş açıldığını ve sipariş tekliflerinde de açıkça belirtildiği üzere müvekkili şirket tarafından davacı şirketten istenen ürünlerin fatura tarihinden bir gün önceki TCMB kuru üzerinden TL olarak ödeme yapılmasının ve 30 gün vadeli olarak ödeme yapılacağının belirtildiğini, davanını bu düzenlemeyi bilerek teklif sunduğunu ve bu şartlar altında taraflar arasında mutabakata varılarak alım yapılmasının kararlaştırıldığını, davacı tarafın da ikrar ettiği üzere faturanın TL üzerinden düzenlendiğini, bu sebeple davacının o noktadan itibaren herhangi bir USD alacağının bulunmadığını, bu sebeple USD alacağına itiraz ettiklerini, ortada mevcut olmayan bir borç için davalının müvekkili şirket aleyhine haksız olarak davayı açtığını belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; alacak davasıdır.
Davacı vekili 31/05/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı taraf ile sulh olduklarını ve davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili 02/06/2025 tarihli dilekçesi ile; yargılama gideri ve vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeler göre feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay`ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır.
Yapılan incelemeye göre; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, dava dosyası duruşma günü beklenmeksizin ele alınmış davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 205,13 TL olduğundan, peşin alınan 42.378,40 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 42.173,27 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı tarafın vekalet ücreti isteğinde bulunmamış olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraf vekillerinin yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/06/2025
Başkan...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza