T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/195 Esas
KARAR NO: 2025/158
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/08/2024
KARAR TARİHİ: 28/02/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı ... markalı araç ile ... Otomotiv Anonim Şirketi'nin işleteni olduğu ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı ... markalı kamyonet cinsi ticari araç arasında 31/10/2023 tarihinde .../ESKİŞEHİR mevkinde maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiğini, davalı..., ... Caddesi üzerinde sol şeritte seyretmekte iken kontrolsüz bir şekilde sağ şeride geçmeye çalışmış ve aynı caddede sağ şeritte seyreden davacı şirkete ait ... sevk ve idaresindeki araca sol şoför tarafından çarpmış olduğunu, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Tramer Kaydı doğrultusunda ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, davacı şirkete aracının şoförü kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kaza sonucunda davacı şirketin aracında meydana gelen zararların yanı sıra araçta bu kaza nedeniyle değer kaybının oluşmuş olduğunu, araçta meydana gelen hasar sigorta şirketi tarafından karşılanarak Ekspertiz raporunun düzenlediğini, diğer yandan davacı şiketin aracında onarımda kaldığı süre boyunca araçtan faydalanamadığından ikame araç bedeli zararının da oluşmuş olduğunu, davacı şirketin uğradığı bu zararların nedeni davaya konu trafik kazası olup, kazada kusurlu olan davalı ..., aracın işleteni ... Otomotiv Anonim Şirketi'nden davacı şirketin ikame araç (kira-kazanç kaybı) tazminini talep zorunluluğunun doğduğunu,... plakalı kusurlu aracın maliki ruhsatta ... Anonim Şirketi olsa da, zarara sebebiyet veren araç, finansal kiralama sözleşmesine konu bir araç olduğunu, aracın finansal kiracısı olarak işleteni ise ... Anonim Şirketi olduğunu, mahkemece, ... Şirketi'ne müzekkere yazılarak Finansal kiralama sözleşmesinin celbini talep ettiklerini, 3226 Finansal Kiralama Kanunu'nun 9 ve 17. maddelerine göre, kiralanan aracın mülkiyeti finansal kiralama şirketine ait ise de, anılan kanunun 13. maddesine göre, kiracı, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etme hakkına sahip olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesinde ve aynı kanunun 85. Maddesinde de işletenin ağırlaştırılmış sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumlu olacağının kabul edilmiş olduğunu, diğer bir deyişle, Finansal Kiralama Kanunu ve sözleşme hükümleri uyarınca aracın mülkiyetinin Finansal Kiralama Şirketine ait olsa da, yararlanma ve kullanma hakkı kiracıya ait olup, işleticisi kiracı olduğunu, bu nedenle ... Otomotiv Anonim Şirketi'nin işletenin kusursuz sorumluluğu kapsamında dava konusu zararlardan diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, taraflarınca dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, 28/06/2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin "ANLAŞAMAMA" ile son bulmuş olduğunu, bu nedenle davayı ikame etme zorunda kalınmış olduğunu, davanın yetkili ve görevli Mahkemede açıldığını, davadaki zarar kalemlerinin kaynağı olan trafik kazası niteliği itibari ile bir haksız fiil olduğundan seçimlik yetki söz konusu olduğunu, taraflarınca açılan dava, zarar gören davacı şirketin faaliyet merkezi İzmir olduğundan İzmir Mahkemeleri'nde ikame edildiğini, Mahkemenin görevli olduğuna ilişkin olarak ise, davacı şirket ve davalı ... Anonim Şirketi'nin tacir olduğundan ve kazaya karışan araçların mevcudiyeti her iki tarafın da ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan, açılan dava nispi ticari bir dava niteliğinde olduğunu, bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK. 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerektiğini, somut olayda ise davalı ... Anonim Şirketi'nin işleteni olduğu ...plakalı araç ruhsatında aracın ticari nitelikte olduğu, davacı şirketin ise bir araç kiralama şirketi olduğu ve ... plakalı aracı ticari işletmesi kapsamında kar gütme amacı ile edindiğinin sabit olduğunu, davanın konusunu oluşturan ikame araç (kira-kazanç-kaybı) tazminatı alacağının da davacı şirketin işletmesine ilişkin bir alacak olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığa bakmakla görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, olay örgüsünde bahsedilen davalı...'nin 31/10/2023 tarihinde sevk ve idaresi kendisinde olan ... plakalı araç ile davacı şirkete ait ... plakalı araç ile çarpıştığını,... plakalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, bu hususun taraflar arasında tutulan tutanakla ve tramer kayıtları ile sabit olduğunu, sigorta şirketleri arasındaki mutabakatta da bu durumun netleştiğini, davalı, sol şeritte seyrederken sağ şeritte seyir halinde olan davacı şirketin aracını görmeyerek sağ şeride geçmek istemesi nedeniyle gerçekleşen kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu kazanın gerçekleştiğini, şerit değiştirme kurallarına aykırı hareket ettiği için davalının yüzde yüz kusurlu olduğunu, davacı şirketin araç kiralama şirketi olduğunu, bu kaza ile bahsi geçen aracın kiracısında olduğu bir dönemde meydana gelmiş olup, onarımda kaldığı süre zarfında kiralanmasının mümkün olmamış olduğunu, bu süre içerisinde aracın ticari işlevini yerine getiremediğinden, davacı şirketin kazanç kaybına ilişkin alacağının oluşmuş olduğunu, ancak kazanç kaybına ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere kazanç kaybı taleplerinin mevcut olduğunu, çünkü davacı şirketin uğradığı kazanç kaybının uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, kazanç kaybı alacağı sigorta poliçesi kapsamında yer almamakta olduğunu, dolayısıyla kazanç kaybına uğrayan tarafça kusuru oranında araç işleteni ve araç sürücüsünden bu zararın giderilmesinin talep edildiğini, somut olayda ise ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, işbu düzenlemeler uyarınca kaza tarihinde plakalı aracın finansal kiracısı (işleteni) olan davalı ... Otomotiv Anonim Şirketi ile kaza anında aracı sevk ve idaresinde bulunduran ...'nin meydana gelen kazanç kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun ortada olduğunu, açıklanan sebeplerle haklı davanın kabulünü talep etme zorunluluklarının hasıl olmuş olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve Mahkemece re'sen gözetilecek sair nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, (belirsiz alacak davası olduğu), davacı şirkete ait aracın davaya konu kaza nedeniyle mahrum kalınan günler için şimdilik 500,00 TL ikame araç bedelinin (kira-kazanç kaybı) olay/kaza tarihinden itibaren işleyecek enflasyon (mümkün değilse reeskont avans faizi) oranında faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin açmış olduğu davanın haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davaya konu edilen ve işleteni davalı şirket olduğu iddia edilen ... plakalı aracın, davalı şirketin filosunda tespit edilememiş olduğunu, bu nedenle davanın davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ... ve ... markasının Türkiye'deki temsilcisi olduğunu, bu markanın iştigal ettiği ticari faaliyeti alanı ise araç kiralama işleri ve araç filosunda dahil olan binlerce araç bulunmakta olduğunu, ancak davalı şirket tarafından yapılan araştırmada, davaya konu edilen ...plakalı aracın davalı şirket ile herhangi bir ilgisi tespit edilemediğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmayıp açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, ancak söz konusu aracın davalı şirketin filosunda olsa idi, davalı şirketin mevcut faaliyet alanı ve aracın türü gereğince büyük olasılıkla uzun süreli araç kiralama ilişkisi çerçevesinde kiraya verilmiş olacağından, bu ilişki nedeni ile işleten sıfatı bulunmayan davalı şirkete yine husumet yöneltilmesinin mümkün olmayacak ve pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerekeceğini, davacı şirket davasını davalı şirkete hatalı olarak yönlendirdiğini, iddiasını ispat etmekle yükümlü olan tarafın davacı şirket olduğunu, ancak ispatını yerine getirebilmiş olmadığını, davanın davalı şirket ile herhangi bir bağı tespit edilmemesine rağmen iddianın değiştirilmesine ve genişletilmesine neden olmaksızın dosyaya dahil olacak beyan, belge ve deliller gereğince aracın davalı şirket ile bağının olduğunun sonradan tespit edilmesi halinde geçerli olmak üzere ve husumeti kabul anlamına gelmemek kaydı ile taraflarınca tebliğ edilen dava dilekçesine karşı bir kısım cevaplarını ileri sürdüklerini ve delillerini bildirdiklerini, dava konusu alacak talebinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirkete talebinin açıklattırılmasının gerektiğini, çünkü dava dilekçesinde para kaybından bahsetmekte olduğunu, talebinin işletmesindeki zararı mıdır, yoksa hasara uğradığını belirttiği aracın yerine konulacak bir ikame araç bedeli midir, eğer işletme zararı ise tacir olan davacı şirketin bunu alacak ancak ticari defter ve kayıtları ile ibraz edebileceğini, ancak davacı şirketin buna ilişkin herhangi bir delil ileri sürmemiş olduğunu, böyle olunca iddiasını ispat etme imkanın bulunmamakta olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini tekrarla ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın esasına ilişkin olarak davalı şirketin işleteni olduğu iddia edilen araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu, kendisinin ise kusursuz olduğu yönündeki davacı şirketin iddiasını kabul etmediklerini, kusur oranlarının yapılacak şef ve bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkarılacağını, zararını ve zararın miktarını ispat külfetinin davacı şirkette olduğunu yani davacı şirketin hem kaza nedeni ile dava konusu ettiği maddi zararlarının oluştuğunu hem de bu durum nedeni ile oluşan zararının miktarını ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin zarara ilişkin iddiasını yazılı belgeler dışındaki deliller ispat etmesine muvafakat edilemeyeceğini, dava konusu aracın kaza tarihinde, dava tarihinde ve sonrasında davacı şirket adına kayıtlı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, ayrıca dava konusu aracın tamirinin yapılıp yapılmadığını, yapıldı ise tamirinin ne kadar sürdüğü davacı şirketin aracının tamirinin gerçekleştirildiği servisten sorulmasının gerektiğini, ayrıca davacı şirkete, ikame araca ne için ihtiyacı olduğu ile aracını ne için kullandığı ve mahrum kaldığını iddia ettiği süre içerisinde aracını ne için kullanacağının da açıklattırılmasının gerektiğini, yine aynı şekilde davacı şirketin talebinin kira/kazanç kaybı talebi ise bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, karşı tarafın ancak kendisine yüklenen kusur oranında sorumlu olacağından başka etmenler davacı tarafın hakkına kavuşmasına engel olup davacının zararının artmasına neden olmuş ise bunun sorumlusunun kazanın karşı tarafının olmasının mümkün olmayacağının göz önüne alınmasını, bunun yanı sıra yokluklarında yapılan tespit ve değerlendirmelerin davalı şirketi bağlayıcı herhangi bir yönü bulunmadığını ve bu belgelerin aleyhlerine olan kısımlarını kabul etmediklerini de beyan ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu aracın davalı şirketin işleteni olduğu bir araç olduğunun tespit edilmesi ve davacı şirketin davasının kabul edilecek olması halinde bu aracın hasarlanmasından (hasar bedeli, değer kaybı bedeli ya da hasarlı olarak satılmış ise bu hali ile satılma nedeni ile oluşan fark zarar) ve kiraya verilememesinden dolayı oluşan ve karşılanmayan davalı şirket zararına ilişkin olarak zararlarının belirlendiğinde, davacı şirketin kusuru oranında takas mahsup def'i'ni ileri sürdüklerini, davalı şirketin davacı şirketin taleplerinden sorumlu olmadığını tekrar etmekle birlikte aksi bir kanaat halinde haksız fiil kaynaklı davacı şirket zararına bir faiz işletilecek ise bu ancak yasal faiz olabileceğini, davacı şirketin dava dilekçesinde avans faiz istemiş olup bu şekilde bir istem yasal faiz anlamına geldiğini, dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağından, bu tutanağın dava konusu olayla ilişkisinin bulunup bulunmadığı anlaşılmamakta olduğunu, zira dava konusuna ilişkin bir konunun müzakere edildiği yazılı olmadığını, yıllardır söz konusu şirket ile vekalet ilişkisi içerisinde bulunduklarından bilmekte olduklarını, davalı şirkete ulaşamayan bir arabulucuya ilk defa rastlanıldığını, bu arabulucluk son tutanağı, davalı şirket açısından geçerli bir son tutanak olmadığını, hal böyle olunca davalı şirket yönünden dava şartı arabuluculuk söylenemeyeceğinden, davalı şirket aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerekeceğini, açıklanan nedenlerden dolayı ve Mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, tüm yönleri ile hukuka aykırı iş bu davanın evveliyetle pasif husumet yokluğu nedeni ile sonrasında ise diğer savunmalarının göz önüne alınarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan dava konusu araçlara ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Eskişehir Yunus Emre SGK İl Müdürlüğü'nden davalı ...'nin, davalı ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ile çalışmasının olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Dava dışı... Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin kira sözleşmesine ait bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Mahkememizin... Esas sayılı dosyanın 28/02/2025 tarihli celsesinde verilen 1 no'lu kısa ara kararı ile Davalı ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın bu davada taraf olmaması nedeniyle tefrik edilerek yeni esasa kaydının yapılmasına karar verildği anlaşılmakla dosya tefrik edilerek Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına tevzi edilerek karar verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 19/01/2025 havale tarihli dilekçesiyle; davadan, davalı ... Otomotiv Anonim Şirketi yönünden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." 312. maddesinde " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 205,13 TL olduğundan, harcın davacı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların vekalet ücreti talepleri bulunmadığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluklarında, tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/02/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza