T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/294 Esas
KARAR NO: 2025/301
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2025
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1.080.206,36 -TL İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası takip çıkış miktarı olan 756.672,14-TL ile İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası takip çıkışı 323.534,22-TL nin toplamı- peşin harcın mahsubu telepleri ile Davalı takip borçlusu tarafından yapılan borca itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile sonuç istemlerinde Davamızın kabulü ile davalı tarafından İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ileİzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile ticari avans faizi ile birlikte hesaplanacak miktar üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçluya hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında bulunan taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
TTK.'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.'nın 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık olduğu, taraflar arasındaki makine kiralama sözleşmesinin 11.2 maddesinde operatörün kiracı(davalı) tarafından temin edileceği, operatör masraflarının kiracıya ait olduğu yönünde anlaşma bulunduğu bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin sürücülü hizmet sözleşmesi kapsamında olmayacağı ve sadece taşınır kira sözleşmesi olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığı, kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve menfi tespit davalarının da kira ilişkisine bakmakta görevli Sulh Hukuk Mahkemesi olacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. Maddesi dikkate alındığında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK. m.114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK. m.115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.'nın 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.'nın 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 17/04/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza