T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/453
KARAR NO: 2025/423
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/04/2024
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 13/03/2024 tarihinde Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası kapsamında icra takibine başvurulmuş olduğundan zamanaşımı süresinin kesildiğini, bu nedenle davalıların ödeme emrine itiraz tarihi olan 15.03.2023 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin tekrardan başladığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın, 21.02.2023 tarihli kazada davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlandığını, kazanın oluşumu..plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin ... plakalı 2008 model... R... paket ticari aracı ile yük nakli yaptığını ve günlük yaklaşık 3.500,00-TL net kazanç elde ettiğini, müvekkilinin kasko sigortalısı olduğu sigorta şirketinin atadığı eksperin hazırladığı rapordan da anlaşacağı üzere müvekkiline ait aracın 15 gün süre ile serviste kalmasının gerektiğini, müvekkilinin yük nakli yaptığı ticari aracından 15 gün mahrum kalarak, kazanç kaybına uğradığını, uğradığı kazanç kaybının tahsili için 3500 x 15= 52.500,00-TL zararının olduğunu, müvekkilinin 52.500,00-TL kazanç kaybını karşılamasına karar verilmesinin gerektiğini belirterek; davanın kabulü ile şimdilik 100,00-TL'nin kazanç kaybı bedelinin 21.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon faiz oranı ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; 6100 sayılı yasanın 6. Maddesinde, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. " dendiğini, müvekkili şirketin Mersis adresinin Pendik/İstanbul olduğunu, davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, TTK madde 4/1 gereğince işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu araçların yük nakli yapan ticari araçlar olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını, görev yönünden itiraz ettiklerini, reddini talep ettiklerini, TTK madda 5/A gereğince konusu bir miktar para olan işbu alacak davasında, davanın açılmasından önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın dava şartının zorunlu arabuluculuk kapsamında olup arabuluculuğa başvurmadan açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkiline ait aracın ZMMM Sigorta ve Kasko şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'e davanın ihbar edilmesinin gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olması sebebi ile reddini talep ettiklerini, davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmediklerini, davacının tüm taleplerinin müvekkiline ait aracın sigorta ve kasko poliçe şirketi olan... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu araç ile yük nakli yapıldığını ve günlük yaklaşık 3.500 TL net kazanç elde edildiğini iddia ve beyan etse de; dava dosyasına bu iddiasına dayanak hiç bir belge ve delil sunmadığını, bu hususun ispatlanmasının gerektiğini, kazaya karışan aracın kazanç elde etmek maksadı ile kullanıldığı tespit edilse dahi bu kazanç miktarından tamir sırasında aracın kullanılmaması dolayısıyla yapılmayan harcamaların da düşülmesinin ve varsa müterafik kusurunun da araştırılmasının gerektiğini, ayrıca davacının işbu alacağa ilişkin 13.03.2024 tarihinde Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarınca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacının işbu dosya devam ederken aynı zamanda huzurdaki davayı ikame ettiğini, halihazırda aynı uyuşmazlık konusunda mükerrer iki adet derdest dosyanın bulunduğunu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını, usul ekonomisi gereği davanın reddinin gerektiğini belirterek; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmaması, dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaması, zamanaşımına uğramış ve mükerrer alacak talebi olması nedeni ile öncelikle usulden; mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin yaptıkları tüm itirazlar doğrultusunda davanın esastan reddine; davanın ... Sigorta A.Ş.'e ihbar edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 21/02/2023 tarihinde, davacıya ait... Plakalı 2008 Model... çekici... 4X2NA 420 paket ticari araca, davalı ...Ahşap Sanayi Ticaret A.Ş'ne ait dava dışı sürücü...'ün sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarptığı iddiasıyla meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluştuğu iddia olunan kazanç kaybının, ... plakalı aracın işleteni olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Eldeki davanın ilk olarak görevsiz mahkeme olan Kemalpaşa...Asliye Hukuk Mahkemesine 19/04/2024 tarihinde açıldığı, söz konusu dava açılmadan önce ara buluculuk yoluna başvurulmadığı, anılan mahkemece göreve dair dava şartı yokluğundan ötürü davanın usulden reddine karar verildikten sonra dosyanın mahkememize gelmeden önce 13/01/2025 tarihinde davacı yanca ara buluculuk yoluna başvuru yapılıp anlaşamama son tutanağının sunulduğu anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken esas sorun, nispi ticari dava niteliğindeki iş bu davanın açılmadan önce TTK’nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu olarak arabulucuya başvuru koşulunun bulunup bulunmadığı ve bunun bir dava şartı olup olmadığına ilişkindir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Eldeki davanın 19/04/2024 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte eldeki tazminat davasında zorunlu ara buluculuk başvurusunun dava şartı olduğu, söz konusu dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, mahkememize görevsiz mahkemeden gelen davanın müstakil dava olmadığı, ilk davanın devamı olduğu, davacı yanca iş bu dava açıldıktan sonra 13/01/2025 tarihinde zorunlu ara buluculuk yoluna başvuruda bulunulduğu, oysa dava açılmadan önce zorunlu ara buluculuk yoluna başvurulmasının gerektiği nazara alınarak arabuluculuk dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine,
2- Maktu ret harç tutarı olan 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 30.000-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır