T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/454 Esas
KARAR NO: 2025/838
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/05/2025
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile alacağın faizi ve tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına karar verilmesi talepleri ile davacı Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, Davalıya ait, dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunulan listede belirtilen ...plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, borçlu, davacı şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla davanın açıldığını, şapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerektiğini belirterek yapılan açıklamalarında; Davalı takipte, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan ederek takibi durdurduğunu, bu doğrultuda ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmemiş olduğunun açık olduğunu, davacı Şirketin, 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve 2011/1807 (eski 94/5907) sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulmuş olup, “Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu Projesi” nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlenmiş bulunduğunu, şikayete konu borcun sebebini teşkil eden ihlalli geçiş fiilinin tanımlanması gerektiğini, davacı şirket tarafından yapımı ve işletmesi üstlenilen otoyolun geçiş ücreti ödenmeksizin kullanılması anlamına geldiğini, davacı Şirketin, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisini haiz olmadığını, davacı Şirketin bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen15 (on beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde 1 (bir) katı, 45 (kırk beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 (dört) katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) olmayıp Borçlar Kanunu tahtında özel alacak statüsünde olduğunu ve genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceğinin 6001 sayılı Kanunda düzenlendiğini, bu nedenle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) kararının ilgili kişiye resmi tebligat ile tebliğ edilme zorunluluğunun özel şirketler tarafından işletilen otoyollarda gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin tahsili sürecine de uygulanması gerektiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından işletilen otoyolda yer alan gişeler OGS/HGS ve nakit/kredi kartı/banka kartı olarak tahsilat yöntemi bazlı özgülendiğini, OGS/HGS gişelerinden yapılan geçişlerde ücret toplama sisteminin süresi içerisinde OGS için OGS bankasından/HGS için PTT’den olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle OGS veya HGS’den geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerlerin açılmadığını, bu halde araç sürücüsünün ilgili butona basıp oluşan ihlallinin geçiş kaydına ilişkin, geçiş ücretinin hangi surette nereye ödeneceğini, yasal ödeme süresinin ne kadar olduğunu, geçiş tarihini izleyen 15 günlük yasal sürenin bitiminde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 1 (bir) katı, geçiş tarihini izleyen 45 gün içerisinde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 4 (dört) katı cezanın ödenmek zorunda kalınacağını, ödemenin geciktirilmesi halinde tutara eklenecek diğer masrafların neler olduğunu belirtir ihlalli geçiş bildirimini (“İGB”) alması akabinde bariyer kalkar ve geçiş sağlanacağını, İGB sadece bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenerek ihlalli geçiş anında, araç sürücüsüne teslim edildiğini, 6001 sayılı Kanunun 5. fıkrasına 5 Temmuz tarihli 7417 sayılı Kanun ile eklenen cümle ile getirilen araç sahibine bilgi verme yükümlülüğünün ceza tutarının tahakkukuna ilişkin bir ön şart olmayıp geçiş ücreti ve ceza tutarından oluşan alacağın genel hükümlere göre tahsilinden yani, icra takibi başlatılmadan önce, yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olduğunu söz konusu yükümlülüğün araç sahibine bilgi vermekten ibaret olup tebliğ şartı söz konusu olmadığını, bilgilendirme konusunda karşı tarafın bu bilgilendirmeye vakıf olup olmadığının, başka bir ifadeyle tebliğ şartının aranmayacağının açıkça ifade edildiğini, zira madde metninde yer alan ve saymaca olmayan bilgi verme yolları da değerlendirildiğinde (SMS, e-devlet gibi) yasal bir tebliğ şartının teknik olarak aranamayacağının anlaşıldığını, davacı Şirket tarafından Türkiye Noterler Birliği kanalı ile temin edilen T.C. kimlik numaraları üzerinden GSM operatörleri telefon numarası sorgusu yapmakta ve yine GSM operatörleri tespit edebildiği numaralara SMS gönderimini gerçekleştirdiğini bu kapsamda GSM operatörleri söz konusu operasyonu telefon bilgisini paylaşmaksızın gerçekleştirdiğinden davacı Şirketin borçluların telefon numarası bilgisine hiçbir zaman erişimi bulunmadığını, ayrıca gerçek kişi araç sahipleri açısından ihlalli geçişlere ilişkin bilgiler e-devlet platformu ile paylaşılarak ilgili kişilerin söz konusu geçişlerden cezasız ve sonrasında da cezalı dönemde haberdar olmaları sağlandığını, gerek geçiş anında gerekse geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) günlük süre boyunca OGS veya HGS etiketine bakiye yüklenmesi veya bakiye bulunmasının davacı Şirket tarafından işletilen Otoyol’dan gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmediğini, bir geçiş ücretinin tahsil edilebilmesi için, geçiş tarihinden itibaren 15 günlük cezasız dönemde davacı Şirket tarafından geçiş yapan aracın OGS/HGS etiketine yapılan sorgu sonucunda OGS bankalarından/...’den olumlu provizyon alınması ve geçiş ücretlerinin davacı Şirket hesaplarına aktarılması gerektiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, ihlalli geçişe ilişkin alacaklar götürülecek borç niteliğini haiz olup geçiş ücretlerinin başka bir ifade ile davacı Şirket’ten alınan hizmetin karşılığının süresinde ödenip ödenmediğinin takibinden tek başına araç sahibi sorumlu olduğunu, davacı Şirketin geçiş tarihi itibari ile araç sahiplerine geçiş ücretini ödeyebilmeleri için bir çok ödeme kanalı sunduğunu, araç sahiplerinin geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde araç plakası üzerinden davacı Şirkete ve KGM’ye ait internet sitesi ve gerçek kişiler açısından e-devlet (Otoyol, Köprü ve Tünel Geçiş, İhlalli Geçiş ve Borç Sorgulama) üzerinden sorgu yaparak geçiş ücretini ceza tahakkuk etmeden ödeyebilmekte, geçiş ücreti herhangi bir nedenle tahsil edilemedi ise bunu tespit edilebildiğini, davalı borçlunun ihlalli geçişi inkar etmeksizin, icra dosyasına yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu takip talebi ile talep edilen geçiş ücretinin, ceza tutarı ve süresi içinde ödemesini yapmamış olması nedeniyle talep edilen faizin yasalara uygun olduğundan, itirazın iptal edilerek takibe devam edilmesine cevaz verilmesini talep ederek, izahatlar çerçevesinde davalı borçlunun itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun, icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik itirazlar olduğu açık olarak görüldüğünden itirazlarının tümden iptali gerektiğini, nitekim bu hususun istinaf kararı ile de tespit edildiğini, sonuç olarak belirtilen sebepler ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; yapılacak yargılama neticesinde davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve Ek-5’de yer alan emsal kararlarda da hükmedildiği şekilde borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, davanın haksız, hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olup davanın reddine karar verilmesini, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki takibe Asıl alacağa, işlemiş faizine, avukatlık ücretine, tüm ferilerine, faizin türüne ve oranına, borcun hukuki sebebine, iddiaya konu borç ilişkisine, icra dairesinin yetkisine itirazlarını sunarak söz konusu icra takibinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açıldığını, davalı şirketin böyle bir borcu olmadığı gibi icra takibine konu bir ihlalli geçiş hususu olmadığını, alacağa konu edilen hususların teknik ölçüm aletlerine dayanmadığını, yapılan ölçümlerin hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu, davalının hatalı ve ihlalli geçiş yapmadığını, önceki itirazlarındna vazgeçmemek üzere davalıya ait ... plakalı aracın HGS bakiyesinin ihlalli geçişin yapıldığı iddia edilen tarihte dolu olduğunu, davalının bakiyesinin eksi bakiye (- bakiye) olmadığını, konuya ilişkin olarak Posta Telgraf Teşkilatı A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davalıya ait araçtaki HGS bakiyesinin ihlalli geçişin yaptığı iddia edilen tarihi de kapsar şekilde geriye dönük 2 yıllık olarak sorgulanmasını talep ettiklerini, buna keza davalının HGS bakiyesinin eksi bakiyeye düşmesinin imkansız olup, davalı ...plakalı aracına ilişkin olarak kredi kartından otomatik HGS yüklemesi talimatı verildiğini, zira kabul anlamında olmamak kaydıyla davalının HGS bakiyesi eksi bakiyeye düşse bile otomatik olarak kredi kartından yükleme yapılmadığını, davalı şirket yetkilisi ... (T.C....) ait ...Bankası Kredi Kartı ... kart no, Atakent İzmir şubesine kayıtlı olup, ilgili bankaya müzekkere yazılarak davalıya ait... plakalı araca ait otomatik HGS yükleme talimatının bulunup bulunmadığının, ayrıca geriye dönük 2 yıllık ihlalli geçişin yaptığı iddia edilen tarihi de kapsar şekilde HGS yükleme işlemlerinin sorgulanmasını talep ederek söz konusu aksaklığın davacı tarafın sistemlerinden kaynaklanmakta olduğunu, davacı taraf ile HGS arasındaki koordinasyondaki eksiklik olması, yahut Otoyollardaki ölçüm cihazlarındaki teknik aksaklıkların davalının sorumluluğunda olmadığını, konunun araştırılmasını talep ettiklerini, davalı tarafından yapılan araştırmada yüzlerce vatandaşın da HGS bakiyeleri dolu olmasına rağmen bu tarz ihlal iddialarıyla davacı tarafça açılan icra takipleriyle karşı karşıya kaldıklarını, davalı tarafın sistemlerinde çok ciddi sorunlar bulunduğu bilgisine ulaşıldığını, bu nedenlerle dosyaya teknik verilerin celp edildikten ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederek davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sonuç olarak davanın tüm talepler açısından Reddine, Dava harç ve giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerine verilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2025/2861 sayılı İcra dosyası celp edilerek dosyada alacaklının Otoyol Yatırım ve İşletme Anonim Şirketi, dosya borcunun kaçak geçişten kaynaklı 6.400,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; otoyol geçiş hizmet alım bedeli ödemeden yapılan ihlalli geçişe ilişkin cezalı geçiş alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğunun
Dava,1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
6001 Sayılı Kanun'un 30. maddesi 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir" şeklinde düzenlendiği, 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile "on katı tutarında" ibaresi "dört katı tutarında" olarak "(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.)" şeklinde değiştirilmiş, 7144 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 3. uyarınca "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30'uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30'uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." tamamı tahsil edilen alacaklar bakımından işbu değişikliğin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalıya ait aracın davacı şirket tarafından işletilen otoyoldan ihlalli geçişler yaptığı, buna ilişkin fotoğrafların dava dilekçesinde sunulduğu, ihlalli geçişe ilişkin ödeme ihtarının davalıya tebliğ edildiği, davalının 6001 sayılı yasanın 30. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal sürede geçiş ücretini cezasız olarak ödeme imkanı varken ödemediği, 6100 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30/5 maddesine göre; geçiş ücretleri ve cezalardan araç maliklerinin sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre; bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜ ile,
1-Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazını iptali ile 6.400,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin 225,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.455,80 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 6.400,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
01/10/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza