T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/536 Esas
KARAR NO: 2025/519
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ: 03/06/2025
KARAR TARİHİ: 04/06/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/11/2025-31/12/2025 ve 31/12/2026 tarihli çeklerin çalınması nedeniyle açılan davada davacı şirket yetkilisi ...'un, yapmış oldukları alış-veriş nedeniyle borçlusu olduğu ... İhrcaat Ltd. Şti. ne teslim etmek üzere aşağıda belirtilen ve dosyaya fotokopisi bulunan nama yazılı çekleri hazırladıklarını, Çek Bilgilerinin İZMİR 30/11/2025 41.000 TL. ... ....Ltd.Şti. ....Şti., İZMİR 31/12/2025 40.000 TL. ... ...Ltd.Şti. ...Ltd.Şti İZMİR 31/01/2026 40.000 TL. ... ...Ltd.Şti. ...Ltd.Şti. olduğu, Davacı şirket yetkilisi müşterisi ... Ltd. Şti. İçin hazırlayıp masanın üzerine bıraktığı çekleri bulamayınca kaybolduğunu düşünerek Karabağlar Polis Merkez Amirliğine gittiğini, çeklerin kaybolduğunu bankaya bildirmek için beyanda bulunup tutanak tutturmak istediğini belirttiğini dosyada bulunan ifadeyi verdiğini ve şikayetçi olduğunu, aynı gün yani 28/05/2025 günü saat 16:30 civarı ... no'lu telefon numarasından bir bayananın kendisini arayara, ... Faktoringten aradığını, dava konusu 3 adet çekin cirolar silsilesi ile kendilerine sunulduğunu, çekleri bozdurmak (kırdırmak) istediklerini belirttiklerini, davacının hangi şube ve cirantaların kim olduğunu sormasına rağmen, telefondaki şahsın KVK kapsamında bilgi veremeyeceğini belirttiğini davacının bu görüşme neticesinde çeklerin çalınmış olduğunu öğrenmiş olup, tekrar şikayetçi olduğunu, soruşturmanın devam ettiğini. Kaybolan bu çeklerin ticari itibari ve kredi limiti yüksek olan müevekkil firma tarafından keşiden edilmiş olduğundan, çeklerin karşılığının bankadan tahsil edilme ihtimali bulunmadığını, çeklerin her ne kadar davacı firma tarafından keşide edilmiş ise de, "lehtar olan ... İhracaat Ltd.şti. eline geçmeden kaybolduğu (çalındığı) için, gerçek usulüne uygun bir ciro silsilesi de taşımadığını, Cironun sahte olduğunun otaya çıkması ve buna ilişkin olarak davacı parayı almaya hak kazanması halinde dahi, çeki tahsil için bankaya ibraz eden veyahutta faktoring şirketine tahsil cirosu ile ciro eden son hamilin de mali durumunun belirsiz olması/tahsil imkânsızlığı nedeniyle alınan çek bedelinin geri tahsili mümkün olmayacağını, çeklerin çalındığı gün ile çok kısa süre içerisinde ciro edilerek, faktoring şirketinden sorulmasının da çeki elinde bulunduran son hamilin iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, çek bedeli tahsil edildiğinde davacının mağdur olacağını, bu mağduriyetin giderilmesi için çek üzerine ihtiyati tedbir/ödeme yasağı konulması ile mümkün olabileceğini, bu nedenle dava konusu çek üzerine ihtiyati tedbir kararı ile ödemeden men yasağı verilmesini, çeklerin bankadan tahsil edilmesini engellemek ve çeki keşide eden kişi ve kurumların zarar görmemesi için tedbir amaçlı olarak ödeme yasağı konulmasını da içeren çekin iptali için iş bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, sonuç olarak açıklanan ve mahkemece re’sen gözönüne alınacak nedenlerle davanın kabulü ile, çeklerin ödenmesini önlemek için ivedilikle ödemeden men yasağın konulmasına ve dava sonunda söz konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, TTK.'nın 818/1.s madde hükmü yollaması ile aynı Kanun'un 757. ve diğer maddeleri hükümlerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali davasıdır.
TTK.'nın 651/2 maddesine göre kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı zamanda senet üzerinde hak sahibi olan şahıs senedin iptalini isteyebilir. Senet üzerinde hak sahibi olmaktan maksat; senede malik olmak veya senet üzerinde sınırlı ayni hak (intifa, rehin gibi) sahibi olmak demektir.
Hak sahibi olan şahıs senet üzerinde hak sahibi olan senedin maliki, zilyedi, intifa hakkı sahibi, rehin hakkı alacaklısı veya bunların temsilcileri olabilir. Yani davanın davacısı; senedin maliki sıfatıyla zilyedi, rehin alacaklısı, intifa hakkı sahibi veya vekili olabilir. Burada önemli olan senet üzerindeki zilyetliğin veya ayni bir hakkın mevcut olmasıdır.
Senetteki hakkın sahibi olmayan, intifa hakkı sahibi olmayan veya rehin hakkı alacaklısı sıfatını taşımayan bir kimsenin iptal davası açma konusunda dava açma ehliyeti yoktur. (Karayalçın Yaşar, Ticaret Senetler 4. Bası, Ankara 1970)
Zayi nedeniyle iptal davasının ancak son hamil isteyebilir. Senedin keşidecisi zayi nedeniyle iptal davası açamaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 23/03/2009 tarih, 2007/14726 Esas, 2019/3341 Karar)
Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı zamanda senet üzerinde hak sahibi olan şahıs veya mirasçıları senedin iptalini isteyebilir.
Davacı dava dilekçesinde, dava dilekçesinde iptalini istediği senedi somutlaştırması gerekir. Yani, senedin düzenleyenin kim olduğu, senedin düzenleme tarihi ve yeri, vadesi, senetteki tüm kayıtlar, senedin rengi, boyutları, seri halde çıkarılan senetlerde seri numaraları gibi tüm tanımlayıcı özelliklere yer vermesi gerekir. Senedin fotokopisi varsa dilekçeye eklenir. Davacı iptalini istediği senedin kaybolduğunu inanılır şekilde ispat etmelidir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 09/01/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "Mahkemece tüm dosya kapsamına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 730/20 maddesi yollaması ile aynı yasanın 669. maddesine göre açılacak zayi nedeniyle çek iptali davası açma hakkı lehtar ve hamile tanınmış olduğu, keşidecinin bu davayı açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir... Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesine usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." belirtilmiştir.
Somut olayda yapılan incelemede dava konusu çeklerin davacı tarafından keşide edildiği anlaşılmakla davayı açmaya ehil olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL nispi harç peşin olarak alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
4-HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansından kararın tebliğ gideri düşüldükten sonra kalan kısmın karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza