T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/167 Esas
KARAR NO: 2023/934 Karar
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 15/05/2019
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 15/05/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatarak 110.000TL asıl alacak ve 93.427,67TL işlemiş faiz olmak üzere 203.427,67 TL tutarında alacak talebinde bulunduğunu, bu takibe ilişkin ödeme emrinin davacının mernis adresine yapıldığı ve davacının bu ödeme emrinden haberi olmaksızın 7 günlük itiraz süresinin dolması nedeniyle itiraz edilememesi üzerine kesinleşen bu borcun gerçekte olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için iş bu menfi tespit davasının açılması gerekliliği doğduğunu, davalı şirketin takipteki borcun 27.01.2012 tarihinde haksız olarak ödendiği ileri sürülen hisse devir bedellerinin iadesi talebi ile ortaya konulduğu, fakat bu talebin tümüyle haksız olduğunu, davacının şirkete 2009 yılında gerekli bedelleri şirkete ödeyerek 425 hisse ile ortak olduğunu ve izleyen dönemlerde sermaye artırımı için de ödemeler yaptığını, davacı hissedarın ve diğer ortaklar olan ...'un 2010 yılı Aralık ayında hisselerini, bedelin bir kısmının peşin, kalanın ise çeklerle ödenecek şekilde, ... ve ... isimli şahıslara devrettikleri ve durumun ticaret sicil nezdinde tescil edildiği ve davacıya yapılan ödemelerin de bu devir kapsamında yapıldığını, devrin tamamlanması ile davacının şirket ile hiçbir irtibatının kalmadığını, ancak davacının ortaklıktan ayrılmasının ardından şirketin mevcut ortakları arasındaki husumet ve uyuşmazlıklar dolayısıyla bu dava konusu iddiaların gündeme getirildiğini, iddialarla ilgili olarak davalı şirket tarafından davacı hakkında 2012 yılında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, kovuşturmaya yer olmadığı kararına varıldığını, alınan bu takipsizlik kararına karşı yapılan itiraz üzerine sulh ceza hakimliğince kararın itirazen kaldırıldığını, kanun gereği İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığı ve 12.02.2019 tarihinde bu davadan da davacı hakkında beraat kararı verildiğini, beraat kararından önce davalı şirket tarafından davacı aleyhine mevcuttaki dava konusu icra takibinin başlatıldığını, verilen beraat kararı ile icra takibinin haksız ve dayanaksız kaldığını, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesiyle davacıya şirketten yapılan ödemelerin tümüyle hisse devir bedelleri ve teminat iadelerini kapsadığının görüleceğini, davalı şirketin davacıdan hiçbir alacağının bulunmadığı ve davacıya yöneltilen iddiaların haksızlığının mahkeme hükmü ile ortaya konduğunu iddia ederek davacının borçlu olmadığının tespitini, %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile icra takibinin ve takipten tahsil edilen paraların takip alacaklısı olan davalıya ödenmesinin tedbiren durdurulması için İhtiyati tedbir kararı verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, davacı tarafın dilekçesinde tazminat talebi bulunduğu ve doktrinde baskın görüş ve kanun yapıcının görüşü arabuluculuk olması yönünde olmasına rağmen arabuluculuk yapılmamış olması nedeniyle usule uymadığı için davanın reddinin talep edildiğini, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasının kesinleşmediğini, kendileri tarafından istinaf edildiği ve bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, ceza dosyasındaki bir çok bilirkişi raporunun hepsinin davacının kendilerine borçlu olduğunu gösterdiğini, beraat kararının sebebinin davacının borçsuz olması değil ilişkinin hukuki olması olduğunu,Davacı vekili tarafından bahsedilmese de diğer ortağa karşı İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile görülen ve birebir emsal teşkil eden başka bir ceza davası daha olduğu; o dosyada ceza çıkmasına rağmen sanık vekilinin temyizi üzerine dosyanın halen Yargıtay'da olduğunu, dosyada eski ortağa ödemelerin usulsüz olduğunu ve geri ödenmesi gerektiğini belirten bilirkişi raporlarının yer aldığını, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği ve bu dosyadaki bilirkişi raporlarının incelenmesini talep ettiklerini, davalının bilirkişi raporlarına uygun olarak, iyiniyetli bir şekilde hakkını istediği ve bu nedenle, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, kötü niyet tazminatını kabul etmediklerini, zaten davacı adına bir haciz işleminin henüz yapılmadığı ve icra takibine itiraz etmeyerek iş bu davaya davacı tarafın sebebiyet vermesi dolayısıyla tazminat ile karşılaşmalarının haksızlık olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ve İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyalarının incelenmek üzere istendiği ve dosyaların mahkememiz dosyası arasına alındığı görülmüştür.
Dava, davacı tarafça mahkememize açılan dava ile davalı şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinde gösterilen şekilde ve dayanak sebebe ilişkin olarak borçlu olmadığı iddiasının tespitine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin hisse dağılımı ve devrine ilişkin işlemlerden kaynaklandığı, buna göre öncelikli olarak bu nevi davada arabulucuğun dava şartı olarak kabul edilip edilmeyeceği, başlatılan icra takibinde, takibe konu edilen bedel yönünden davacının iddia ettiği şekilde borçlu olup olmadığının tespiti gerektiği görülmüştür.
Davalı şirkete ilişkin ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya içine alınmıştır.
Ayrıca davalı şirkete ait davacı tarafından iddia edilen dönemleri içerir ticari defterlerin bulunduğu adreste inceleme yapılması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın kayıtlar ile birlikte incelenmesi için dosyanın 1 SMMM ve 1 Şirketler konusunda uzman bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/05/2022 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Raporun yapılan incelemesinde, davalı Şirketin 2010-2011-2012 yıllarına yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdik bilgileri İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada davalı şirket defterlerinde yapılan incelemeye göre hazırlanan bilirkişi raporundan alınarak 2010-2011-2012 yıllarına ait yasal defterlerin açılış tasdiklerinin 6762 sayılı T.T.K 69. madde ve VUK. 221. ve 222. Maddeleri uyarınca noter açılış onaylarının yasal süresinde yaptırıldığı, 2010-2011 yıllarına ait yevmiye defterlerinin 6762 sayılı T.T.K'nun 70.maddesi uyarınca yapılması gereken yıl sonu kapanış tasdikinin yaptırılmamış olduğu, 2012 yılına ait yevmiye defterinin 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca bir sonraki yılın altıncı ayının sonuna kadar yapılması gereken noter kapanış tasdikinin yasal süresi içinde (30.06.2013 tarihinin Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle 01.07.2013) yaptırıldığı tespit edilmiştir. 31.10.2018 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile şirketin 31.10.2018 tarihi itibariyle tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ortaklardan ...'nın münferit imza ile yetkili kılındığı görülmüş olup, bu tarihten sonra şirketin Tasfiye Halinde ... Ltd.Sti ünvanını aldığı tespit edildiği, Ticaret Sicil bilgilerinde yapılan incelemeler ile iş bu davada davacı ...'un 08.12.2010 tarihli 6 numaralı Ortaklar Kurulu kararı ile sahip olduğu 250 adet paya karşılık olan 12.500,00 TL değerindeki şirket hissesinin tamamını aynı değerde ...'ya devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı tespit edildiği görülmüştür.
Davalı şirketin defterlerinde davacıya ilişkin kayıtlarının incelemesine göre, İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada davalı şirket defterlerinde yapılan incelemeye göre hazırlanan bilirkişi raporunda Şirket kayıtlarında ... kodlu Ortaklardan Alacaklar Ana Hesabı altında ... kodlu hesapta ...'a ait parasal işlemlerin takip edildiği görülmüş olup, ortaklar cari hesabı hareketlerine göre
Ortaklar Cari hesap kayıtları incelenerek; ...'un, davalı şirkete 31.12.2010 itibariyle 108.830,60 TL borçlu kaldığı 01.11.2011 tarihli “hesap kapatma” açıklamalı 24,02 TL tutarlı mahsup fişi ile bakiyenin 108.806,58 TL olduğu görülmüştür. Bu tarihten sonra hesapta hareket olmadığı ve aynı bakiyenin devam ettiği tespit edildiği, Hesap hareketlerinde hisse devrinden sonra Davalı şirket tarafından Davacı (eski) şirket ortağı ...'a yapılan ödemelerin neye istinaden yapıldığı anlaşılamamaktadır. Şirket ortaklığından 08.12.2010 tarihli hisse devri ile ayrılan davacının devir tarihindeki mevcut hissesi 250 paya karşılık 12.500,00 TL olarak tespit edildiği, T.Sicil bilgilerinde 08.12.2010 tarihinde Hisselerin “Ortaklardan ...'un sahip olduğu 250 adet paya karşılık olan 12.500,00 TL değerindeki şirket hissesinin tamamını aynı değerde ...'ya” açıklaması ile yapıldığı görülmüş olup, İzmir ....Noteri 08.12.2010 tarihli ... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesinde “250 hissenin tüm aktif ve pasifiyle hukuki ve mali yükümlülükleri ile devralana 12.500,00 TL bedel karşılığında ...'ya devir edildiği ve devir bedelinin nakden, tamamen ve haricen alındığı” yazıldığı, Bu belge doğrultusunda Davacı (eski) şirket ortağı ...'un devir alandan herhangi bir alacağı kalmadığının anlaşıldığı, Dosya eklerinde görülen ....Asliye Ceza Dosyası ... E. Dosyası kapsamında, el yazısı ile yazılmış 08.12.2010 tarihli Tutanak başlıklı yazıda; “08.12.2010 tarihinde ... ve ... tarafından ...'ya devir edilen Şirketimizin 650 hissesine karşılık 65.000,00 TL peşin, kalan 5 ayda ödenmek üzere toplam 281.000,00 TL ... ve ...'a şirketimiz tarafından ödenecektir.” Şeklinde düzenleme olduğu ve yazıda Orma kaşesi ile ... isim ve imzası bulunduğu görülmüş ise de, ceza dosyası içeriğinde bu yazının sahte olarak düzenlediği konusunda beyanlar bulunduğu anlaşıldığı, heyet tarafından bu yazıya ilişkin tespit yapılmasının mümkün olmadığı, devir tarihi 08.12.2010 tarihinde şirket defterlerindeki Ortaklar Cari hesabı bakiyesi incelendiğinde 3.222,40 TL kadar ...'un davalı şirketten alacaklı olduğu görülmekte ise de devir tarihinden sonrada parasal işlemlerin devam ettiği ve hesapta son hareket tarihi 01.11.2011 tarihi itibariyle ...'un davalı şirkete 108.806,58 TL borçlu kaldığının tespit edildiği, Hisse Devir tarihinden sonra görülen ortaklar cari hesap hareketlerinde Davalı şirket tarafından Davacı (eski) şirket ortağı ...'a yapılan ödemelerin neye istinaden yapıldığının anlaşılamadığı, noterde yapılan hisse devir sözleşmesinde hisselerin “devralana 12.500,00 TL bedel karşılığında ...'ya devir edildiği ve devir bedelinin nakden, tamamen ve haricen alındığı” — açıklaması görüldüğünden şirket kayıtlarında hisse devrinden sonra şirket tarafından ...'a yapılan ödemelerin hisse devrine ilişkin olamayacağı görüşüne varıldığı ve takdirini Mahkemeye bırakıldığı, İzmir ....İcra Dairesi ... sayılı takip dosyasında, takip tarihi 26.12.2018 itibariyle her ne kadar asıl alacak yönünden 110.000,00 TL talep edilmiş ise de, davalı şirket defterleri ve dayanağı belgelerinde yapılan incelemelerle davacı ...'un Davalı ... Paz.Dağ.Ltd.Şti'ne 108.806,58 TL borçlu olduğu sonucuna varıldığı, Takip dosyasında asıl alacak dışında 27.01.2012 tarihli alacak için takip tarihi 26.12.2018 arasında 93.427,67 TL işlemiş faiz talep edildiğinin görüldüğü, dosya kapsamında yapılan incelemede Davacı ...'un hangi tarihte temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge görülemediği ve heyetçe temerrüt durumunun belirlenemediği, Mahkeme'nin Davacı ...'un 27.01.2012 tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varması durumunda değerlendirilmek üzere 27.01.2012 ile takip tarihi 28.06.2018 arasında dönemsel reeskont faiz oranlarına göre işlemiş faiz hesaplaması yapılarak 93.422,54 TL faiz hesaplandığı, yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı tarafından davalı şirkete yapılan hisse devrine ilişkin ödemelerin davalı şirket tarafından kendisine ödendiği ve davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığı iddiasında bulunduğu görülmüştür.
Davalı şirket tarafından davalı şirkte kayıtlarına göre davacıya yapıldığı belirlenen ödemelerin dayanağı sebebin olmaması nedeniyle davalı şirkete ödenmesi için takip başlatıldığı beyan edilmiştir.
Davacının davalı şirkete ait 250 adet paya karşılık 12.500,00 TL bedelindeki tüm hisselerini aynı değerde dava dışı ... sattığı, İzmir ... Noterliğinin 08/12/2010 tarih, ... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir sözleşmesi ile tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı şirkete ait hisselerin devir bedelinin daha fazla olduğu, iddia edilmiş ise de bu bedelin dava dışı hisseyi devir alan tarafından ödendiğini gösterir bir kayıt dosyada mevcut olmadığı gibi, iddia edilen hisse bedelinin davalı şirket tarafından ödenmesini gerektirir bir anlaşma veya sözleşmenin dosyada tespit edilemediği görülmüştür. Davacı tarafından hisselerin devir edildiği kişi ile davacı arasındaki hukuki ilişki hisse devrine ilişkin iken davacı ile davalı şirket arasında davacının alacaklı olmasını gerektirir bir kayıt veya delilin dosyada tespit edilemediği görülmüştür.
Davacı ile davalı şirket arasında davacı arasında alacak borç ilişkisine ilişkin bir delil ve kayıt tespit edilememesi karşısında davacıya yapılan ödemenin iadesinin istenmesine ilişkin icra takibine konu borcun varlığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı şirket ile aralarında şirket kayıtlarında tespit edilen bedelin davacıya ödenmesini gerektirir bir delilin dosyaya sunulduğuna ilişkin bir husus tespit edilememiştir.
Davacı tarafından iddia edilen şekilde bir borçsuzluk durumu ispat edilememiş olmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.878,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.608,68 TL 'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 32.514,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 98,00 TL tebligat ve yazışma giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2023
Yazman ...
e-imzalı
Yargıç ...
e-imzalı