T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/425
KARAR NO: 2023/1033
BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2022/12 ESAS - 2022/429 KARAR SAYILI DOSYASINDA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ: 31.07.2019
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 05.01.2022
KARAR TARİHİ: 13.12.2023
Mahkememizde görülen asıl ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) ASIL DAVA DOSYASI
Davacı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 31.07.2019 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin davalı ... Sigorta Acentelik Hizmetleri LTD. ŞTİ arasında acentelik sözleşmesinin bulunduğunu, ... Sigorta A.Ş. nin unvan değişikliği ile ... Sigorta, ... Sigortanın da ... Sigorta A.Ş. olduğunu, sözleşme gereği davalı ... Sigorta LTD. ŞTİ. nin müvekkilin acenteliğini yaptığını, taraflar arasındaki acentelik ilişkisi sebebiyle cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, 12.12.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilinin davalı ile mevcut acentelik ilişkisinden doğan cari hesap ilişkisini kestiği, yine aynı ihtarname ile davalıda bulunan 1236 adet boş poliçeyi teslim etmesi gerektiğini bildirdiği, acentelik ilişkisinin sona erdiğini bildirdiği, ancak davalı tarafça poliçeler teslim edilmediğini ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borcu ödenmediğini belirterek davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta LTD. ŞTİ. vekilinin 04.10.2019 tarihli cevap dilekçesinde; Asıl alacağın zaman aşımına uğradığını, acentelik sözleşmesinin ... Sigorta A.Ş. ile yapıldığını, ancak ... Sigorta A.Ş.nin iflas ettiğini, sigortacılık faaliyetlerinin sonlandırıldığını, bu nedenle 2003 yılında taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi şeklen ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olsa da esasen müvekkilinin haklı nedenleri ile sonlandığını, ... Sigorta A.Ş.ye ipotek gösterilen taşınmazlarının da ipoteklerinin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 24.10.2019 tarihli replik dilekçesinde; dava dilekçelerini tekrar ederek, davalının cevap dilekçesini süresinde vermediğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekilinin 15.11.2019 tarihli düplik dilekçesinde; cevap dilekçesini süresinde verdiklerini, 30.09.2019 tarihinde tebligat yapıldığını, 04.10.2019 tarihinde 2 haftalık süre içerisinde cevap verdiklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce asıl davanın devamı sırasında davacı tarafa süresi içerisinde delil ve gider avansı yatırması aksi halde bilirkişi incelemesi yapılamayacağından davanın reddedileceği ihtar edildiği halde davacı tarafınca, delil ve gider avansı yatırılmadığından davanın 18.11.2020 tarihli karar ile HMK m. 114/1-g ve HMK m. 115/2 gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine İzmir BAM .... HD'nin ... E – ... K. sayılı 27.05.2021 tarihli kararı ile davacının delil ve gider avansını yatırmamasından dolayı verilen ara kararın kesin sürenin ihtaratları yapılmadığından ve ayrıntılı olarak delil ve gider avansının ne için kullanılacağının belirtilmediğinden kaldırılmasına karar verilmiş ve mahkememizin 2021/425 Esasına kayıtlanmıştır.
Yargılamanın devamı süresince davacı taraf 19.10.2021 tarihli dilekçeyle kaldırma kararı dışında ipotek borçlusu ... hakkında da dava açacağını, her iki borçlunun zorunlu takip ve dava ...ı olduğunu bildirerek mahkememizden ...’nin davaya dahil edilmesi konusunda talepte bulunulmuştur.
Mahkememizce davacının davalı ... hakkında dava açarak ve dava açtığını mahkememize bildirmesi kaydıyla 29.12.2021 tarihinde süre verilmiş davacı tarafından 05.01.2022 tarihinde açılan dava ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen 2022/12 E ve 2022/429 K sayılı karar ile 20.04.2022 tarihinde davalı ... hakkında açılan davanın 2021/425 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.
B-) BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2022/12 ESAS – 2022/429 KARAR SAYILI DOSYASINDA
Davacı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 05.01.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin davalı ... Sigorta Acentelik Hizmetleri Ltd. Şti. arasında acentelik sözleşmesinin bulunduğunu, ... Sigorta A.Ş'nin ünvan değişikliği ile ... Sigorta, ... Sigortanın da ... Sigorta A.Ş. olduğunu, sözleşme gereği davalı ... Sigorta Ltd. Şti'nin müvekkilin acenteliğini yaptığını, taraflar arasındaki acentelik ilişkisi sebebiyle cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, 12.12.2013 tarih ve 42752 yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilinin davalı ile mevcut acentelik ilişkisinden doğan cari hesap ilişkisini kestiği, yine aynı ihtarname ile davalıda bulunan 1236 adet boş poliçeyi teslim etmesi gerektiğini ve acentelik ilişkisinin sona erdiğini bildirdiğini, ancak davalı tarafça poliçeler teslim edilmediğini ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borcu ödenmediğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında ... Sigorta Ltd. Şti. aleyhine dava açıklarını, her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi gerektiğini belirterek davalı / borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 25.02.2022 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili ...’nin şahsi borcu veya kefaleti olmadığını, gerek ipoteğin paraya çevrilmesi takibinde gerekse davada ipotek borçlusu taşınmaz maliki olarak yer aldığı, ... Sigorta ile davacı şirket arasında hukuki ilişkinin alacak borç ilişkisinin varlığının ispatlanan kısmı ile ipotekli taşınmazlar bakımından sorumlu olduğunu, inkâr tazminatı, yargılama gideri talep edilemeyeceğini, asıl alacağın zaman aşımına uğradığını, ... Sigorta AŞ ile acentelik sözleşmesinin 12.12.2003 tarihinde fesih edildiğini, ... Sigortanın alacaklı sıfatı ile acente aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2003/9549 Esas sayılı dosyası ile 31.12.2005 tarihinde takip yaptığını, bu takibin işlemden kalktığını, yine ... Sigortanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takip yaptığını, Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasındaki takibin de 31.12.2006 tarihi ile işlemden kalktığını, ... Sigorta AŞ’nin Karşıyaka... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosya ile takip yaptığını bu dosyanın 31.12.2006 tarihinde işlemden kalktığını, davacının acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacağı için 10 yıl boyunca dava açmadığını, zamanaşımı süresi dolduktan sonra İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, ipoteğin teminatlı limit ipoteği olduğunu, ancak ... Sigorta A.Ş'nin iflas ettiğini, sigortacılık faaliyetlerinin sonlandırıldığını, bu nedenle 2003 yılında taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi şeklen ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olsa da esasen müvekkilinin haklı nedenleri ile sonlandığını, ... Sigorta A.Ş'nin ipotek gösterilen taşınmazlarının da ipoteklerinin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından dava 14.12.2022 tarihli celse de takip edilmediğinden davalı tarafından da davanın takip edilmeyeceği beyan edilmesi üzerine, HMK m. 150/1 gereğince, işlem kaldırılmış davacı tarafından 19.12.2022 tarihli yenileme dilekçesiyle davası yenilemesi üzerine, davaya devam edilmiştir.
Asıl ve Birleşen Dava; acentelik sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisine dayalı takibe itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ipotek belgeleri, ihtarname, incelenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Sigorta A.Ş.’nin 13.06.2018 tarihli ipoteğin paraya çevrilmesi icra takibi ile borçlu ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi icra takibine geçtiği takip miktarının 66.115,72 TL asıl alacak ve 460.556,67 TL işlemiş % 48 faiz ile toplam 526.672,39 TL üzerinden takibe geçtiği, borçlu ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti’ne ve ...'ye 19.06.2018 tarihinde, tebligat çıkartıldığı ancak tebligat yapılamadığı, borçlular vekilinin 16.10.2018 tarihli dilekçesi ile takibe, ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu itirazında takipten tesadüfen haberdar olduklarını beyan ettiği belirlenmiştir.
Birleşen dosyada davacı taraf 11.02.2019 tarihinde arabuluculuk görüşmesi için başvuru yaptığı ve taraflar arasında arabuluculuk müzakeresinin 15.03.2019 tarihinde yapıldığı ve arabuluculuk görüşmelerinde davacı ile borçlunun anlaşamadığına ilişkin tutanak düzenlendiği belirlenmiş davacı taraftan arabuluculuk tutanağının aslını dosyaya sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiş ve 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A. Maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/A-2. Maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı TTK 18/A-2. Maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/2. Ve 115/2. Maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiştir.
Davacı vekili süresi içerisinde arabuluculuk tutanağının aslını dosyaya ibraz etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuş, davalıya tebligat 26.09.2019 tarihinde yapılmış olup, cevap dilekçesi de 04.10.2019 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle zamanaşımı definin cevap dilekçesinde ileri sürülemeyeceği, geçtiği iddiası kabul edilmemiştir.
Davalı tarafın zamanaşımı defi değerlendirilmiş, dava konusu olan alacağın acentelik sözleşmesinden doğması nedeniyle ve acentelik sözleşmesinin de .... tarihinde yapıldığı ve davacının 12.12.2003 tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesini feshettiği, bilahare ... Sigorta AŞ (... Sigorta AŞ)'nin önce İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, daha sonra İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, yine Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile takip yapıldığı, ancak bu takiplerin devam edilmemesi nedeniyle dosyaların işlemden kalktığı ve yenilenmediği, daha sonra davacının davaya konu olan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiği belirlenmiştir.
Davacı tarafın takip konusu yapmış olduğu alacaklar incelenmekle,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası istenmiş, dosyanın imha edilmiş olduğundan İcra Müdürlüğünde bulunmadığı belirlenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası istenmiş ancak belirtilen dosyanın imha edilmiş olduğundan İcra Müdürlüğünde bulunmadığı belirlenmiştir.
Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası istenmiş dosyanın takipsizlik nedeniyle kapadığı ve 16.12.2006 tarihinde ...’ya gönderildiği belirlenmiştir.
Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayıyı dosyası istenmiş dosyanın takipsizlik nedeniyle kapadığı ve 16.12.2006 tarihinde ...’ya gönderildiği belirlenmiştir.
Bilindiği üzere İcra İflas Kanunu 150 / E gereğince taşınmaz rehinine bağlı alacaklarda satış süresinde istenmediği takdirde takibin düşeceği hükmü bulunmaktadır. (İİK m. 150E/2f.)
Somut olayda ki takip ise rehine dayalı olduğundan düşmüştür. Bilindiği üzere TMK m. 864 gereğince “Rehinin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez” hükmü gereğince alacak süreli ipotekle değil süresiz ipotekle tapuya kaydedildiği için zamanaşımı işlemeyecektir. Bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte zamanaşımı defi şartları oluşmamıştır. Bu halde davalının diğer itirazları olan alacağın bulunmadığı ve şartlarının oluşmadığı defilerinin ise değerlendirilmiştir.
Öncelikle davacının defter ve kayıtları incelenmesi için İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla bilirkişi ...’dan 02.01.2023 tarihinde rapor alınmıştır. Bu raporda; davacının talepleri İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve davacı şirketin defter ve kayıtları, incelediğinde, davacının defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, incelemeye sunulan ticari defterlerde davalı ... Sigorta şirketinin 01.01.2004 tarihi itibari ile 93.624,97 TL borçlu olduğu, görüldüğü ancak defterin tamamının incelemeye sunulmadığı, 31.12.2004 tarihi itibari ile kapanış tasdiklerinin ve borç alacak durumunun tespit edilemediği, 2008 yılından itibaren sunulan ticari defterlerinde ise ... Sigorta şirketinin şüpheli alacaklar hesabında takip edildiği ve borcunun 66.115,68 TL olarak kayıt edildiği, ... Sigorta şirketinin 2004 yılına ait ticari defterlerinin tamamının ve 2003 yılına ait defterlerinin incelemeye sunmadığından bu borcun 01.01.2004 tarihi itibari ile hangi belgelerden doğduğunun belirlenemediği (93.624,97 TL), ... Sigorta AŞ’nin ... Sigorta AŞ’ye 12.12.2003 tarihinde gönderdiği ihtarnamede 13.12.2003 tarihinde acente sözleşmesinin feshedildiği ve 1326 adet boş poliçenin tesliminin talep edildiği, asıl alacağın kabul edilmesi halinde TTK m. 18/3 gereğince, borçlunun temerrüde düşürülmesi, gerektiği, ancak davalının temerrüde düşüldüğüne ilişkin ihtarname sunulmadığını, faiz oranının % 9,75 olmasına rağmen takipte % 48 faiz talep edildiği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 18.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılı defterlerinin açılış ve sonrasındaki 2008 yılına ait defterlerinde ise borçlunun borcunun 66.115,68 TL olarak yer aldığını, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, faiz miktarının da 12.12.2003 tarihinden itibaren başlayarak davalının temerrüde düştüğünden %48 olması gerektiğini, davalının cevap dilekçesi ile temerrüdün belirtildiğini, bilirkişiden ek rapor alınmasını talep ettiklerini belirtmiştir.
Bu rapora karşı davalılar vekilinin 11.01.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; davacının 12.12.2003 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğinin tespit edilemediğini, ilk acentelik sözleşmesinin 2001 yılı sonunda yapıldığını, teminat ipoteklerinin ise 2002 ve 2003 yıllarında alındığını, acentelik ilişkisi ... Sigorta AŞ’nin iflas edip TMSF’ye devrilmesi ile sona erdiği, davacının 2002-2003-2004- yılları arasındaki ticari defterlerini sunmadığını, borcun belirlenemediğini, 2008 yılında farklı bir tutarda alacak belirlendiği, acentelik sözleşmesi, 13.11.2003 tarihinde fesih edildiğini, müvekkilinin de vergi ve sicil kaydının silindiğini, davaya konu takibin 2018 yılında yapılıp davanın 2019 yılında açıldığını, acentenin sigorta şirketinden prim, komisyon alacaklarının yanı sıra sattıkları poliçelerden dolayı ödemek zorunda kaldıkları, hasar ödemeleri nedeniyle alacaklarının da doğduğunu, acenteliğin sonlanması durumunda iade edilmesi gereken nakit teminatların, ... Sigorta yedinde kaldığını, ... Sigorta AŞ’nin iflas etmesi nedeniyle tali acente olarak çalışan müvekkilinin müşterilerin araçlarındaki hasar bedelinin bizzat ödemek zorunda kaldığını, aynı zamanda ... Sigorta AŞ’nin elinde bulunan nakit teminatlar ve fesih zamanına kadar olan ve satışı yapılan poliçeler nedeniyle acente komisyon alacaklarının da tahsil edilemediğini, davanın en geç 2006 yılına kadar açılmış olması nedeniyle davacı ve davalı tarafın defter ve kayıtları incelenebileceğini ve bu poliçelerden dolayı prim alacakları bunun karşısında acentenin komisyon, nakit, teminat, hasar ödemeleri davacıya teslim ettiği çek ve senet hesap alacaklarının belirlenebileceğini, ancak davanın bu tarihten itibari ile açılması nedeniyle belirlenmenin mümkün olmadığını, davacının alacağının farazi olduğunu, 2004 yılı açılış sayfasında yer alan alacağın da farazi olduğunu, 17.11.2003 tarihinde ... Sigorta AŞ’nin birleşme yoluyla kapanarak ... Sigorta AŞ’ye katıldığını, ... Sigorta AŞ’nin 16.05.2008 yılında tarihinde unvan değiştirdiği ... Sigorta AŞ olduğu, 06.03.2014 tarihinde ... Sigorta AŞ adını aldığını, davaya konu 5 ayrı taşınmaz üzerinde çok yüksek bedelli teminat konulduğunu, davacının bunun fırsat bilerek teminat ipoteklerini paraya çevrilmeye çalıştığını, ancak asıl alacak bulunmadan ipoteğin paraya çevrilemeyeceğini, davacının ... Sigorta AŞ’den aldığı ticari defterlerin 2002 ve 2005 yılları arasında bilirkişi incelemesine sunması gerektiğini, ancak sunmadığı, alacağın bu şekilde belirlenemeyeceğini, ... Sigorta’nın 2004 yılı defterinde 93.624,97 TL sonrasında ise 2008 yılı şüpheli alacaklar hesabında 66.115,68 TL alacaklı görünmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının tüm defterleri sunması gerektiğini belirterek ek rapor alınmasını aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 29.12.2021 tarihli 2 nolu ara kararda davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi ... ve SMMM bilirkişi ... vasıtasıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de; davalı tarafın 01.03.2023 tarihli duruşmadaki beyanında 10 yıllık yasal saklama süresi bittikten sonra defter ve kayıtların saklanmadığını ve bulunmadığını belirtmiş olmakla; davalının defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Bilirkişi ...’dan alınan raporda 2004 yılı defterlerinin ve alacağın doğumunu sağlayan 2003, 2004 ve 2005 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını sunması için davacı tarafa ihtarat yapılmış bu defter ve kayıtları sunması halinde ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ...’dan alınan 09.10.2023 tarihli ek raporda; davacının defter ve kayıtlarının incelenmesinde kök raporda 01.01.2004 tarihli açılış maddesinde ... Sig. Şirketinin 93.604,97 TL borçlu olarak görüldüğü ve 31.12.2003 tarihi itibariyle tüm acentelerin toplam borcu 15.604,26 TL iken 01.01.2004 tarihinde davalının borcunun 93.624,97 TL olarak gösterilmesinin anlaşılamadığı ve dayanaklarının bulunmadığının belirtildiği, yeni bir kayıt ve belge ibraz edilmediğinden, bu kayıtların bulunmadığının bildirildiği, bu halde davalının kayıtlı olan borcunun gerçeği yansıttığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 10.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişinin kök ve ek raporda çelişkili raporlar verdiğini, davalının davacıya 66.115,72 TL borçlu olduğunu belirterek yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalılar vekilinin 18.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde; kök ve ek rapora göre davacının alacağını ispatlayamadığını, tüm acentelerin 2003 yılı kapanış kaydına göre borcunun toplamının 15.604,26 TL olmasına rağmen, 2004 yılı açılış kaydında davalının borcunun 93.624,97 TL olarak gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığını, kök ve ek raporlar değerlendirildiğinde davacının saklaması gereken muavin kayıtlar ve diğer belgeleri dosyaya sunmadığını, davacı sigorta şirketinden prim komisyon alacaklarının yanı sıra, sattıkları poliçelerden dolayı ödemek zorunda kaldıkları hasar ödemeleri nedeniyle doğan alacaklarının ve acenteliğin sonlanması durumunda iade edilmesi gereken nakit teminatları da (ipoteklerden hariç) ... Sigorta yeddinde kaldığı için alacağının ortaya çıkacağını, ancak bu kayıtların bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 29.12.2021 tarihli 2 nolu ara karar kapsamında; Bilirkişi ... vasıtasıyla inceleme yapılarak rapor alınmıştır. 14.11.2023 tarihli raporda; davalı ... Sigorta Acenteliği Ltd Şti ile ... Sigorta AŞ arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu, ... Sigorta AŞ’nin davalı aleyhine çeşitli icra takipleri yaptığı, bu dosya kapsamında itirazın iptali davasına konu İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada paraya çevrilmesi talep edilen ipotek hakları bakımından Karşıyaka .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylı dosyaları üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, bu takiplere itiraz edilmesiyle alacaklıları tarafaından süresinde işlem yapılmadığından dosyaların sırasıyla 31.12.2006 ve 31.12.2005 tarihlerinde takipsizlikle işlemden kaldırıldığı, ... Sig. AŞ'nin birleşme ve unvan değişikliği nedeniyle ... Sigorta AŞ olduğu, ... Sigorta AŞ tarafından daha önce ... Sig. AŞ sıfatıyla takibe konu edilen ipotek haklarının paraya çevrilmesi talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe başvurulduğu konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı İİK m. 150/A maddesinin İİK m. 62 - İİK m. 72 arasındaki maddeler hakkındada ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takiplerde de uygulanacağı, İİK m. 67/4f ve İİK m. 68/1f son cümle uyarınca ilamsız icraya yapılan itirazlar neticesinde süresi içinde itirazın iptali veya itirazın kaldırılması talep edilmezse aynı alacak için yeniden ilamsız icra yoluna başvurulamayacağı, sadece alacağın tahsili için dava açılabileceği hükmünün bulunduğu, İİK m. 150/A atfı nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takiplerde de geçerli olduğu, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaya konu ipotek haklarının paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan daha önceki takiplerde süresi içinde itirazın bertaraf edilmesi yollarına başvurulmadığından aynı alacak hakları için yeniden ilamsız icra yoluna başvurmasının mümkün olmadığı, defter ve belgelerin delil değeri incelendiğinde; HMK m. 222 gereğince defterlerin kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiğini, ancak ticari defterlerin birbirini doğrulamadığını, dava dilekçesinde 1236 adet boş poliçe teslim edilmesine yönelik ihtarname neticesinde o ana kadarki cari hesaptan kaynaklı davalının borcunun ortaya çıktığını ve bu durumun 5 numaralı delil olan davacı belgeleri ile ispat edeceği beyan edilmiş olmasına rağmen ticari defterler haricinde herhangi bir belge sunulamadığı, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaya konu ipotek haklarına esas teşkil edecek bir alacak hakkının varlığının ispatlanamadığı, davalı taraafın ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi talebinin ise açılmış bir dava olmadığından bu konuda karar verilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 20.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin 93.624,97 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, tüm kayıt ve defterlerin usulüne uygun tutulduğunu ve davalının davacıya 66.115,72 TL borcu olduğunun açık olduğunu belirterek bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Asıl ve Birleşen dosya Davacı ... Sig. AŞ'nin defter ve kayıtlarını sunması ve defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve mahkememizce SMMM bilirkişi ...'dan alınan 02.01.2023 ve 09.10.2023 tarihli raporlarda davacının defter ve kayıtlarının tamamının bulunmadığı, dayanaklarının incelemeye sunulmadığı, 31.12.2023 tarihi itibariyle tüm accentelerden davacı şirketin alacağının kapanış kayıtlarında 15.604,26 TL iken, 01.01.2004 tarihli açılış kaydında davalının borcunun 93.624,97 TL olarak yer aldığı, davalının gerçek borç tutarının bu kayıtlarla belirlenemediği, yine 2003 (tamamı), 2004 (bir kısmı), 2005 yıllarına ait defterlerin tümünün ibraz edilmediği, 2020, 2021 yılları ticari defterlerine göre ise davacının davalıdan 66.115,68 TL olarak alacak kaydedildiği, ancak bunun da bir dayanağının yer almadığı, mevcut durum itibariyle davacının alacağının HMK m. 222/1f ya göre usulüne uygun, tutarlı, eksiksiz açılış ve kapanış onayı bulunan defter ve kayıtlar ile ispatlayamadığı, 1236 adet boş poliçenin teslim edilmesine yönelik davalıya gönderilen ihtarnameye dayanarak talepte bulunulduğu, bunun dışında başkaca bir delil bulunmadığı, iddianın delil teşkil etmediği belirlenmiştir.
Davalı taraf ise dava tarihi itibariyle yasal olarak defter ve kayıtları saklama süresi olan 10 yıl geçmiş olmakla defter ve kayıtlarını ibraz edemediğinden incelenememiştir.
Yine davalı ... Sigorta Acenteliği Ltd Şti ile ... Sigorta AŞ arasındaki acentelik sözleşmesi kapsamında ... Sigorta AŞ’nin davalı aleyhine çeşitli icra takipleri yaptığı, bu dosya kapsamında itirazın iptali davasına konu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada paraya çevrilmesi talep edilen ipotek hakları bakımından Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylı dosyaları üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ancak bu takiplere itiraz edilmesi üzerine alacaklıları tarafından süresinde işlem yapılmadığından dosyaların 31.12.2006 ve 31.12.2005 tarihlerinde takipsizlikle işlemden kaldırıldığı belirlenmiştir.
... Sig. AŞ'nin birleşme ve unvan değişikliği ile ünvanının ... Sigorta AŞ olduğu ve ... Sigorta AŞ tarafından (daha önce ... Sig. AŞ sıfatıyla takibe konu edilen ipotek haklarının paraya çevrilmesi talebiyle) ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe başvurulduğu belirlenmiştir.
İİK m. 150/A maddesinin İİK m. 62 - İİK m. 72 arasındaki maddeler hakkında da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takiplerde de uygulanacağı yer almaktadır. Buna göre İİK m. 67/4f ve İİK m. 68/1f son cümle uyarınca ilamsız icraya yapılan itirazlar neticesinde süresi içinde itirazın iptali veya itirazın kaldırılması talep edilmezse aynı alacak için yeniden ilamsız icra yoluna başvurulamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu halde alacaklının sadece alacağın tahsili için dava açılabilmesi mümkündür. İİK m. 150/A atfı nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takiplerde de bu hüküm geçerli olduğundan, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaya konu ipotek haklarının paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan daha önceki takiplerde süresi içinde itirazın kaldırılması ya da iptali yoluyla bertaraf edilmediğinden aynı alacak hakları için yeniden ilamsız icra yoluna başvurulması mümkün olmadığından geçerli bir takip olmadığı da tespit edilmiştir.
Buna göre davacının davası hem geçerli bir takip olmaması hem de alacağının varlığı ve miktarı ispatlanamadığından davanın reddi gerekmiştir.
Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebi şartları (davacının haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından) gerçekleşmediğinden reddedilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Asıl ve Birleşen davada davacının davasının Reddine,
Asıl ve Birleşen davada davalının kötü niyet tazminat taleplerinin şartları gerçekleşmediğinden reddine,
Asıl dava dosyasında Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 269,85 TL harçtan dava dosyasına yatırılan 6.360,89 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.091,04 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
Birleşen dava dosyasında Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 269,85 TL harçtan dava dosyasına yatırılan 6.360,89 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.091,04 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
Asıl ve birleşen dosya davacıları tarafından yapılan yargılama giderlerinin asıl ve birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına,
Asıl dava dosyasında; davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/1'e göre hesaplanan 79.734,13 TL vekalet ücretinin asıl dosya davacısından alınarak vekili lehine asıl dosya davalısına verilmesine,
Birleşen dava dosyasında; davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/1'e göre hesaplanan 79.734,13 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak vekili lehine birleşen dosya davalısına verilmesine,
Asıl ve Birleşen dava dosyalarında; dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı