T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/622 Esas
KARAR NO: 2023/937
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 04.08.2023
KARAR TARİHİ: 22.11.2023
Mahkememizde görülen Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili 04.08.2023 harç tarihli dava dilekçesiyle; ihyası talep edilen ... Otomotiv Turizm Pazarlama Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti’nin ... ticaret sicil numarasıyla ... adresinde 13.02.1997 tarihinde tescil edilerek faaliyetine başladığını, müvekkili ...’ın re'sen terkin edilen ... Otomotiv Turizm Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ticaret sicilden silinme tarihinde en son pay sahibi ve münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olduğunu, şirketin 8324 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana süresi içinde bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması gerektiğini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamışsa şirketin aktiflerinin tasfiyesi yapılmadığı için şirket ortaklarının hukuki menfaatlerinin zarar göreceğini, re'sen terkin edilen ... Otomotiv Turizm Pazarlama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti üzerinde bir adet ... plakalı ... model ... marka ... motor, ... şasi no’lu otomobil bulunduğunu, aktif mal varlığının tasfiye edilmediğini, otomobilin 17.06.2023 tarihli ... olağan araç bakım muayenesi sırasında aracın muayeneden geçemediğini, ... yetkilileri tarafından ruhsatta cins/sınıf/ağırlık araç bilgilerinde noterlik nezdinde güncelleme yapılması gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin gerekli uyumsuzluğu gidermek için notere gittiğinde noter tarafından imza yetkilisinin imzasının talep edildiğini, şirketin münfesih durumda olduğundan noter tarafından işlemlerin yapılamadığını, münfesih şirketin güncel imza sirküleri olmadığından ilgili aracın muayene işlemlerinin tamamlanamadığını, aracın trafiğe çıkamadığını ve kullanılamadığını belirterek müvekkiline tedbiren muayene işlemlerinin tamamlanması amacıyla noterlik ve ... nezdinde azami yük ağırlığı araç cins/sınıf bilgilerinin güncellenmesi işlemleri için yetki verilmesini, araç üzerinde güncel olarak herhangi bir rehin yahut takyidat bulunmadığını, şirket münfesih olduğundan rehinsiz güncel ruhsat çıkarılamadığını, şirketin ihyasına karar verilmesinde şirket müdürü ve pay sahibi müvekkili ...'ın hukuki yararı bulunduğunu, müvekkilinin ortağı ve münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olduğu şirketin uhdesinde tasfiyesi yapılmamış taşınır mal olan otomobil bulunmasının müvekkilinin hukuki menfaatlerini ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğinden, tasfiyenin tam olarak gerçekleşebilmesi için şirketin sadece ilgili taşınırın tasfiyesi amacıyla ihya edilmesi gerektiğini belirterek 26.09.2013 tarihinde re'sen terkin olunan ... Otomotiv Turizm Paz. San. ve Tic. Ltd Şti.'nin yalnızca ... plakalı Renault marka aracın tasfiyesi amacıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, müvekkili ...'ın söz konusu taşınırın tasfiyesini gerçekleştirmek için yetkilendirilerek tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili 15.08.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; dava konusu ihyası talep edilen ... Otomotiv Tur. Paz. San. ve Ltd. Şti'nin 13.02.1997 tarihinde tescil edildiğini, en son tescil edilen genel kurulun 19.12.2002 tarihinde tescil edildiğini, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmadığını, 6102 sayılı TTK geçici m. 7 uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 14.05.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 21.05.2013 tarih 8324 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 26.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve 03.10.2013 tarihli 8418 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını TTK geçici m. 7/15f gereği "...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünün yer aldığını, dava konusu ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının 14.05.2013 tarihinde silindiğinden yasal süresinde açılmayan bu davanın öncelikle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, terkin işlemlerinin yasaya uygun şekilde yapıldığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlere / yetkililerine ihtarnamelerin keşide edildiğini fakat yasal süresi içerisinde müdürlüğe herhangi bir başvuruda bulunulmadığından terkin işleminin başlatıldığını, TTK geçici m. 7/4-a bendi gereği " Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” hükmünün yer aldığını, TTK m. 31. gereği tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi ve dolayısıyla şirketlerin adres değişikliğini de tescil ettirmelerinin yasal zorunluluk olduğunu, bu nedenle ihtarnamelerin tebliğ edilmiş sayılacağını belirterek öncelikle yasal süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddine, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olduğundan müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 04.09.2023 tarihli replik dilekçesinde; davanın yasal süresi içinde açıldığını, davanın şirketin ticaret sicilden terkin edildiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, terkin edilen şirket üzerinde tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunduğunu, davalının iddia ettiği 5 yıllık hak düşürücü sürenin re'sen terk için gerekli şartlar gerçekleşmeksizin şirketin terkin edildiği durumda şirketin alacaklıları yahut menfaati bulunan üçüncü kişiler tarafından şirketin tam ihyasının talep edildiği durumlarda uygulandığını, müvekkilinin, şirketin hissedarı ve müdürü olarak sadece re'sen terkin edilen şirketin üzerinde tasfiye edilmemiş mal varlığı olan otomobilin tasfiyesi amacıyla şirketin ihyasını talep ettiğini, uygulanacak hak düşürücü sürenin 10 yıllık hak düşürücü süre olduğunu, şirketin ticaret sicilden unvanının 26.09.2013 te silindiğini, ihtarnamenin keşide tarihinin 14.05.2013 olduğunu, ihtarda iki ay içinde gerekli bildirimlerin yapılmaması halinde "şirketin unvanının ticaret sicilden silineceği" ve "mal varlığının KAYDIN SİLİNDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN ON YIL SONRA hazineye intikal edeceği" nin ihtar edildiğini, bildirimde bulunulmadığından şirketin sicil kaydının 03.10.2013 tarihli gazetede yer aldığı üzere 26.09.2013 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, ticaret sicilden silinme tarihinin 26.09.2013 olduğunu, bu tarihten itibaren 10 yıllık süre içinde, 04.08.2023 tarihinde davanın süresinde açıldığını, şirketin ticaret sicilden unvanın silinme tarihinin 03.10.2013 tarihli 8418 Sayılı ticaret sicil gazetesinde yer aldığı üzere 26.09.2013 tarihi olduğunu, dava açma süresi olan 10 yıllık sürenin TTK. Geçici m. 5’de yer aldığı üzere "ticaret sicilden kaydın silinme tarihi"nden itibaren başlayacağını, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete yapılan tebligatların ulaşmadığı ya da geçen zaman dolayısıyla hatırlanamadığının müvekkili tarafından beyan edildiğini, şirket üzerine kayıtlı bulunan aracın tasfiyesi için gerekli işlemlerin yürütülmesi için şirketin ihyasının talep edildiğini, şirketin münfesih olduğundan ilgili mal ile ilgili işlem yapılamadığını ve ... muayene kayıtlarındaki uygunsuzluğun giderilemediğinden şirket üzerine kayıtlı aracın atıl vaziyette kullanılamadığını, şirketin ihyasına karar verilmediği takdirde şirket üzerine kayıtlı otomobilin mülkiyetinin Hazineye intikal edeceğini belirterek resen terkin edilen ... Otomotiv Ltd. Şti. üzerine kayıtlı olan ... plakalı otomobilin tasfiyesi için ... Otomotiv Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; şirketin ihyasına ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir Ticaret sicil Müdürlüğünden ihyası istenen Bornova – ... sicil numarasında kayıtlı ... Turzm. Pazarlama San ve Tic. Ltd Şti’nin Ticaret Sicil Kayıtları, şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı araca ilişkin tescil özet raporu incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Davacının ihyasını istediği ... Turzm. Pazarlama San ve Tic. Ltd Şti’nin 13.02.1997 Tarihinde Bornova – ... sicil numarası ile kurulduğu, 6102 sayılı TTK geçici 7/d maddesi uyarınca “Sebebi Ne Olursa Olsun Aralıksız Son Beş Yıla Ait Olağan Genel Kurul Toplantıları Yapılamayan Anonim Şirketler İle Kooperatifler” ve bu maddeye istinaden çıkarılan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin" m. 5/1-ç fıkrası uyarınca sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler hakkında resen silinme şartları gerçekleştiğinden 26.09.2013 tarihinde resen terkin edildiği, ... Turzm. Pazarlama San ve Tic. Ltd Şti’nin müdürlüğe bildirilen son adresine 14.05.2013 tarihinde ihtarın gönderildiği, kapatılma nedeninin TTK geçici 7. Madde 4/a bendi uyarınca ihtarın 21.05.2013 tarih, 8324 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, ihtarın hukuka uygun olduğu, TTK geçici 7. Madde 7/4-a uyarınca ihtaratın gönderildiği, ihtaratın ulaşmadığı durumlarda geçerli olan geçici Madde 7./4-a uyarınca ilanın ilan tarihinden itibaren 30. Gün akşamı itibariyle tebligat yerine geçtiğinin düzenlendiği ve bu davanın terkinden sonra açıldığı, devam eden bir davasının da bulunmadığı belirlenmiştir.
6102 sayılı TTK geçici m. 7/15-2. cümlesine göre “...bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten on yıl sonra Hazineye intikal eder…” şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Bu durumda şirketin ihyasının istenebilmesi yönünden ikili bir uygulamanın kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. TTK geçici m. 7/15 fıkrası son cümle hükmüne göre şirket veya kooperatif alacaklılarının ve menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı sebeplerini bildirmek koşulu ile başvuruda bulunabileceği yer almış iken Anayasa Mahkemesinin ... Esas – ... K sayılı 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan kararında “…Silinme Tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde…” ibaresinin iptali ile 5 yıllık hak düşürücü süre iptal edilmiştir. Bu halde TTK geçici madde 7 - son cümle “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak - silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde - mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Hükmüne göre yeni bir düzenleme de yapılmadığından ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğinden (Anayasa m. 153/3f “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.”) kanun koyucunun ön görmüş olduğu 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacaktır.
Olağan koşullarda Anayasa Mahkemesi’nin belirtilen hükmü bu kısmını iptal etmemesi durumunda hak düşürücü sürenin geçtiği ve bu nedenle davacının dava açma koşullarının bulunmadığı ve hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle 6102 sayılı TTK geçici m. 7/4-a’da ki tebligatların usulüne uygun olup olmadığının araştırılmasının imkânın da bulunmadığı tespit edilmekle birlikte Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile birlikte artık 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığından, davacının dava konusu ettiği şirket üzerindeki aracın ... plakalı aracın tasfiyesinin sağlanması için şirketin ihyası gerektiği tespit edilmiştir. TTK m.547/2 ye göre ihyasına karar verilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasının ve bu durumun tescille ilan edilmesinin gerektiği, aynı zamanda bu tasfiye sona erdiğinde TTK m. 545 e göre şirketin yeniden sicilden silinmesine, durumun tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle kaydı silinen şirket veya kooperatifin tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması halinde (TTK geçici m. 7/15-2. cümle) 10 yıl içinde Hazineye devri hüküm altına alınmış olduğuna göre bu süre içinde de şirket veya kooperatifin ihyasının talep edilebilmesinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Şirketin mal varlığının usulüne uygun şekilde tasfiyesinin sağlanması açısından şirketin yeniden ihyası ve sonrasında tasfiye işlemlerinin yapılması gerek düzenleme ile amaçlanan sonucun sağlanması gerekse mülkiyet hakkının korunması açısından uygun sonuç sağlayacağı anlaşılmıştır.
Davanın süresinde açıldığı dikkate alındığında dava konusu şirket mal varlığının tasfiyesi ve hak sahiplerine gerekli paylaştırma yapılması için şirketin ihyasın karar verilmesi gerektiği, ayrıca işlemlerin takibi için tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, davacı tarafından bildirilen münfesih şirket yetkilisi ve ortağı ...’nın tasfiye memuru olarak atanmasında mahkememizce bir engel tespit edilemediği, ayrıca yapılacak işlemin niteliği de dikkate alınarak tasfiye memuruna herhangi bir ücret takdirine gerek olmadığı, sonuç itibariyle davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KABULÜ ile,
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Bornova - ... sicil no'su ile ticaret sicilinde kayıtlı olan ... Turzm. Pazarlama San ve Tic. Ltd Şti’nin Ticaret Sicilinden terkin kaydının silinmesine, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, ihyasına,
6102 sayılı TTK m. 547/2 doğrultusunda şirket üzerinde bulunan ... plakalı aracın tasfiye edilmesiyle sınırlı olarak Ticaret Sicilde kayıt ve ilanına ilişkin uyuşmazlık ve ek tasfiye için Ticaret Sicil kaydına tesciline,
Tasfiye memuru olarak davacının talebi gereği ... (TC: ...)’ın atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,
Kararın bir örneğinin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, Ticaret Sicil Müdürlüğüne kaydına ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
Tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra TTK m. 545’e göre şirketin sicilden silinmesine, bu konuda Ticaret Sicil Müdürlüğüne tasfiye memurunun başvuru yapmasına,
Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023
Başkan...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip...
e-imzalı