T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/770 Esas
KARAR NO: 2024/443
DAVA: Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30.12.2022
KARAR TARİHİ: 31.05.2024
Mahkememizde görülen Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...’ın İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açmış olduğu 30.12.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; dava konusu olan ve Samsun Liman Bağlama Kütüğüne kayıtlı olan ... isimli teknenin mülkiyetinin ½’sini satın almak için davalı ... ile 2018-2019 yılları arasında anlaştığını, kendisine 10.000 TL verip, 20.000 TL’lik senet imzaladığını, davalının senedi zayi ettiğini söyleyerek daha sora icra takibine koyduğunu, teknenin motorunu söküp davalıya iade ettiğini ve tekneyi davalıdan alarak kendisinin kullanması neticesinde İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi’nden ... E – ... K sayılı kararla 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığını, bu teknenin gerçek sahibi olduğunun tespitiyle iadesine karar verilmesini talep ettiğini, tedbiren teknenin yediemin olarak kendisine teslim edilmesini, ayrıca bilirkişi tarafından belirlenecek zararın tespitini ve davalıdan karşılanmasını talep etmiştir.
Davacının tedbir talebi İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.01.2023 tarihli ara kararıyla değerlendirilerek, davanın sonucunda elde edilecek menfaatin başlangıçta elde edilemeyeceğinden talebin reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Davalı ... vekilinin 15.02.2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacının davada mülkiyetinin tespitini istediği Atılgan isimli tekneyi 27.11.2019 tarihinde Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Limanından izinsiz bir şekilde kimsenin haberi yokken alındığını ve Urla’da bulunan başka bir limana nakil ettiğini, teknenin motorunu ise sökerek evinin bahçesine koyduğunu, müvekkili tarafından karakola yapılan şikayet neticesinde bu motorun evinin bahçesinde bulunduğunu ve el koyulduğunu, akabinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile TCK 142/1-E maddesi gereğince davacı hakkında hırsızlıktan dolayı İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve sanığa hürriyeti bağlayıcı ceza verildiğini, davacının müvekkile ait olan tekneye ve motoruna verdiği zararların tespiti için İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak zararlarını ... D.İş dosyası ile tespit ettirdiklerini, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında yapılan 11.02.2021 tarihli duruşmasında davacının alınan mahkemeye “Sanık ...’dan soruldu; ben bu tekneyi ...’den satın aldım Bülent beyden teknenin ... tarafından satın alınması sırasında ben de yanlarına idim sözleşmeyi ... ile yaptı, teknenin ortak alınması diye bir şey yoktur, dedi.” Diyerek ikrarda bulunduğunu, böylece teknenin ortak olarak alınmasının söz konusu olmadığını, yine ceza dosyasında mahkeme ile birlikte keşif yapıldığını, Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Limanında yapılan keşif sırasında dinlenen liman başkanı ... ve ...’nin alınan beyanlarında teknenin müvekkile ait olduğunun beyan edildiğini, davacı Samsun Liman Başkanlığından aldığı ruhsatında gerçek olduğunu iddia ettiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen ruhsatın sahte olduğu tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ...’ın 14.03.2023 tarihli replik dilekçesiyle; ruhsatnamesinin adına kayıtlı olan Atılgan isimli teknenin ruhsatında kayıtlı olan 9.9.BHP/1 makine seri nolu 173222 motoru takmak için teknede takılı bulunan ve ...’e ait olan Atamarin marka motoru çıkartmak ve kendi motorunu takmak için tekneyi vinç yardımı ile Güzelbahçe Gırgırcılar Limanından çıkartıp 2 km ilerde ki tekne tamircisine götürdüğünü, bu işlemin denizde bulunan teknede yapılamadığını, ruhsat ve mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, karaya çıkarttığını, çıkartırken bağış adı altında makbuz yazdırdığını, tamirci motoru yerinden çıkarttıktan sonra ...’e gelip motorunu alması için haber gönderdiğini, burada motoru bırakacak yer olmadığını, kaybolacağını, almasını söylediğini, motor veya tekne çalma gibi bir fiil yapılmadığını, davalı ...’den teknenin ½’sini satın almak için 30.000,00 TL’ye anlaştığını, 10.000,00 TL peşin – 20.000,00 TL’lik senet verdiğini, sözlü anlaşma yapıldığını, senedi elden ödediğini, ancak teslim almadığını, bir yıl sonra davalının senedi icraya koyduğunu, bu senede ilişkin olarak İzmir ... ATM’nin ... E sayılı davanın devam ettiğini, davalının kendi yanında iki yıl çalıştığını, teknenin ruhsatının kendisine ait olduğunu belirterek dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekiline usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen düplik dilekçesini sunmadığı belirlenmiştir.
Dava; dava konusu olan teknenin mülkiyetinin tespiti ve zilyetliğin iadesi ve tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sor. sayılı dosyası, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası, İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası, bağlama kütüğü kayıtları incelenmiştir.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ...’ın, davalılar ... ve ... hakkında 27.12.2019 tarihinde İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu olan iki adet bonoya dayanarak icra takibi yaptığını ve bu senetleri en son hamil ...’a ödediğini, ...’ın bu senetleri ...’e verdiğini, ...’in takibe konu ettiğini, dava konusu icra takibinin 18.000,00 TL’lik kısmı ödendiğinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...’in ...’a yapılan ödemenin olmadığını, 30.07.2018 vade tarihli 45.000,00 TL senet borçlusu ...’ın olup, müvekkilinin alacaklı olduğunu, diğer senet olan 05.09.2018 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli senedin de borçlusunun ..., lehtar ve cirantasının ..., en son cirantasının ise ... olduğunu, yapılan ödemenin bulunmadığını belirttiği, mahkeme tarafından yapılan yargılamada davanın ... yönünden kabulüyle takibe konu iki adet bonoya istinaden 18.000,00 TL ödeme yapıldığından bu kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf aşamasında olduğu ve henüz istinaf incelemesinden dönmediği belirlenmiştir.
İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; sanık ... hakkında müdahil ...’in şikayetiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle TCK m. 142/1-e, 143, 53 gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanık ...’ın savunmasında dava konusu tekneyi iki yıl önce ...’den satın aldığını, karşılığında 20.000,00 TL’lik senet verdiğini, 10.000,00 TL elden ödeme yaptığını, tekneyi teslim etmediğini, kendisinin tamir için tekneyi alarak tamirciye götürdüğünü, motoru ise babasının evinde sakladığını, teknenin adının Atılgan olduğunu belirterek savunma yaptığı, dinlenen tanık beyanlarında ... ve ... isimli kişilerin kendisine ait olan tekneyi satın almak istediği, birlikte satın aldıklarını, paranın yarısını ödediklerini, ...’in teknenin çalındığını söylediğini, tekneyi motorsuz sattığını, teknenin Samsun’dan alındığına ilişkin fatura bulunduğunu, teknenin adının Esinti olduğunu beyan ettiği, diğer tanıkların da benzeri ifadeler verdiği, mahkemenin yargılama sonunda teknenin sanıkla katılanın ortak sahip olduklarına ilişkin beyanda bulunulmasına rağmen bilirkişi incelemesiyle teknenin sanık adına tescilinin gerçekleşmediği, sanığın tekneyi satın aldığını ispatlayamadığını belirterek ve sanığın tekneyi alarak limandan çıkartmak suretiyle TCK m. 144/1-a’daki hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği ve hapis cezasının TCK m. 51/1 gereğince ertelenmesine karar verildiği ve bu kararın tarafların istinafı üzerine İzmir BAM ... CD’ne gönderildiği ve İzmir BAM ... CD'nin ... Esas - ... Karar 05.01.2024 tarihli ilamı ile sanığın istinaf talebinin esastan reddine 05.01.2024 tarihinde karar verilerek, kararın 25.01.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ...’in ... isimli 7 metre boyundaki ahşap teknenin sahibi olduğunu ve teknenin 02.12.2019 tarihinde sahte evrak düzenlenerek davalı ... tarafından Güzelbahçe gemi limanından alındığını, teknenin bazı parçaların sökülmüş olduğunu belirterek tekrar çalışır hale gelmesi için parçaların işçilik bedellerinin tespit edilmesine talep ettiği mahkeme tarafından tespit talebi kabul edilerek 20.12.2019 tarihinde tespit yapıldığı ve 25.12.2019 tarihinde bilirkişi ...’dan rapor alındığı, teknenin eksik parçaların ve değerlerinin belirlenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ...’in takip borçlusu ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla 06.08.2018 tarih tanzim 05.09.2018 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli senet ile 09.06.2018 tanzim ile 30.07.2018 vade tarihli 45.000,00 TL bedelli iki adet senede istinaden diğer giderler ile birlikte toplam 80.869,56 TL üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 28.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosyanın alacağın tahsili ile infaz edilerek 02.11.2021 tarihinde kapatıldığı belirlenmiştir.
Samsun Bölge Liman Başkanlığı Gemi Sicil Müdürlüğü'nden 12.12.2023 tarihli verilen cevapta; dava konusu teknenin hangi belgeye istinaden ve hangi yasaya göre davacı adına kaydedildiğinin sorulduğu, söz konusu Atılgan isimli teknenin ... adına ... Mah. Muhtarlığınca düzenleyen 14.11.2019 tarihli sahiplik belgesine istinaden ve 29.03.2019 tarihli 25467 sayılı Bakanlık oluruna istinaden kaydedildiğinin bildirildiği görüldü.
1995 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı eTTK hükümlerine göre; eTTK m. 867/1.f hükmünde yer aldığı üzere; gemi siciline kayıtlı olmayan gemilerin üzerindeki mülkiyetin Medeni Kanunun menkullere ilişkin hükümlerine göre devredilecektir. Hatta bu maddenin ikinci cümlesinde mülkiyetin zilyetliğin devrine hacet kalmaksızın mülkiyetin geçmesine ilişkin olarak tarafların anlaşmasına olanak sağlamaktadır.
Sicile kayıtlı olan gemilerin mülkiyetinin kazanılması tescile bağlı olmayıp, tescil ihdasi / bildirici nitelik taşımaktadır. Sicildeki kaydın borçlandırıcı sözleşmeyle (taahhüt işlemi/bağış) yazılı şekilde yapılması ve bu işlemin dışında mülkiyetin devri yani tasarruf işlemi (zilyetliğin devri) gereklidir (TTK m.1001). Gemi mülkiyetinin nakli tescil olmadan önce gerçekleşmiş olacaktır. Tescil bildirici mahiyettedir.
Gemi siciline kaydı olmayan somut olayda olduğu gibi teknik kütüğe kayıtlı gemiler için ise TTK m. 997'ye (eTTK m. 867) göre TMK'daki menkul eşyaların zilyetliğin devri hükümleri geçerli olacaktır. Menkul mallarda mülkiyet zilyetlikle geçirildiğinden (TTK m.936 ve m.1001 ( eTTK m. 868/1) (TMK m.985) mülkiyeti sicile kayıtlı olmayan teknik kütüğe kayıtlı olan gemiler eTTK m. 868/1 hükümlerine tabi olduğundan, bu sicile kayıtlı gemilerin satışı ya da benzeri tasarruflar ancak menkullerin mülkiyetinin devrine ilişkin hükümlere tabi olacaktır. Bu konuda çıkarılmış olan Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliğinin m. 14/1’de “(1) Bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve içsu araçlarının mülkiyetinin devrini gerektiren hukuki işlemlere yönelik belgelerin başkanlıklar huzurunda veya noterde düzenlenmesi zorunludur. Mülkiyetin devri işlemleri, gemi, deniz veya içsu aracının kayıtlı olduğu bağlama kütüğünün bağlı olduğu başkanlık dışında başka bir başkanlık huzurunda da yapılabilir. Başkanlıklar veya noter dışında yapılmış mülkiyetin devrini amaçlayan işlemler geçersizdir ve bu tür işlemlerde hak sahibi olarak gözüken kişi adına kayıt yapılmaz. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (Ek ibare:RG-30/12/2023-32415) ile 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.” Bağlama kütüğüne kayıtlı gemilerin mülkiyet değerinin ancak Liman Başkanlığı huzurunda veya noter huzurunda düzenlenmesi halinde geçerli olacağı belirtilmiştir.
Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliğinin 25.04.2014 tarihli 29130 sayılı RG’de yürürlüğe girmiştir. Bu kütük ikinci maddesinde yer aldığı üzere “(1) Bu Yönetmelik;
a) 18 gros tonilatodan küçük ticari gemi, deniz ve iç su araçlarını,
b) Özel kullanıma mahsus gemi, deniz ve içsu araçlarını,
c) Bunların mâlik ve işletenlerini kapsar.
(2) Milli Gemi Sicili ve Türk Uluslararası Gemi Siciline tescilli ticari gemi, deniz ve içsu araçları ile silahlı kuvvetlere ait gemi, deniz ve içsu araçları hakkında bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.” araçlarına ilişkin düzenleme yapmış olup, bağlama kütüğüne kaydedilecek olan gemiler ve içsu araçlarının hangileri olduğu, 9. maddede yer almış olup, “ (1) Bağlama kütüğüne;
a) 18 gros tonilatonun altında ve 2,5 metre ve üzerindeki; Milli Gemi Siciline veya Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilmemiş ticari gemi, deniz ve içsu araçları,
b) Boyu 2,5 metre ve üzerindeki özel kullanıma mahsus gemi, deniz ve içsu araçları zorunlu olarak kaydedilir.
(2) Bağlama kütüğüne;
a) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun bayrak çekme hükümlerine bağlı olmaksızın; yabancı uyruklu olup oturma izni bulunan gerçek kişilere ait özel kullanıma mahsus gemi, deniz ve içsu araçları,
b) Devlete ait olup temel kamu hizmetlerinde kullanılan gemi, deniz ve içsu araçları,
c) 2,5 metrenin altındaki ticari (Mülga ibare:...) gemi, deniz ve içsu araçları,
ç) Gençlik ve Spor Bakanlığınca tescil edilmiş spor kulübü ve federasyonların envanterinde kayıtlı olup da münhasıran spor faaliyetleri için kullanılan gemi, deniz ve içsu araçları talep olması hâlinde kayıt edilir.
(3) İkinci fıkranın (ç) bendinde belirtilen gemilerin kaydına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.” Hükmünde yer aldığı üzere 1 fıkra / “a” bendinde 18 gros tonun altında ve 2,5 metre ve üzerindeki gemi siciline kaydedilmemiş olan araçların zorunlu olarak kaydedileceği yer almaktadır.
Bu kaydın yapılabilmesi için yine ...maddenin “ç” bendinde “Hak sahibi olduğuna ilişkin adli veya idari mercilerden alınan resmi belge” kişinin hak sahibi olduğunu gösterir idari mercilerden aldığı resmi belge ile madde 13’e göre başvuru yapmış olması gerekmektedir. Söz konusu gemi daha önceden ... isimli tekne olup, ... adına satıldığı ve ... adına bağlama kütüğüne daha önce kayıt yaptırılmadığı, bu kişinin daha sonradan bu tekneyi ... ile sözlü yaptığı mutabakata bağlı olarak sattığına ilişkin beyanda bulunduğu, ancak buna ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı belirlenmiştir. Davacı taraf söz konusu teknenin 2016 yılında ...’den 30.000,00 TL’ye satın aldığını ve karşılığında 10.000,00 TL nakit 20.000,00 TL’lik senet verdiğini, senedi ödediğini, ancak senedin iade edilmediğini, bunun üzerine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden bu senede ilişkin dava açıldığını beyan etmiştir. Davacı taraf teknenin ... ile birlikte kullanıldığını ceza dosyasında beyan etmiştir.
İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada ... Esas - ... Karar sayılı kararla; dinlenen tanık ...’ın beyanı dikkate alınarak teknenin ... ve ... tarafından ½ ortak olarak alındığını beyan etmesiyle teknenin her iki kişinin ortak mülkiyet sahibi olduğu ve ...’ın bu tekneyi Samsun Liman Başkanlığı Bağlama Kütüğüne fatura vermeksizin kayıt ettirdiği, dolayısıyla davacı adına yapılan kaydın hukuki gerekçesinin bulunmadığı, “…..Samsun kütüğüne teknenin tescil şeklinin fatura ile gerçekleştirilmediği, bu işlemin şüpheli kaldığı, ayrıca sanığın satın alma eylemini ispatlayamadığı, yargılama seyri olayın meydana geliş şekli, yeminli tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, sanığın subut bulan eylemi nedeniyle cezalandırılması gerektiği…..” gerekçesinde belirtilmiştir. Bunun üzerine mahkeme tarafından sanığın TCK m. 144/1-a gereğince hırsızlık suçuyla cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmiş ve İzmir BAM ... CD'nin ... Esas - ... Karar sayılı 05.01.2024 tarihli kararı ile istinaf talebinin esastan reddi ile 25.01.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının 14.11.2019 tarihinde Samsun Liman Başkanlığı'na teknenin adını Atılgan olarak bildirerek ihtiyar meclisi üyelerinden aldığı belgeye istinaden liman başkanlığına kayıt ettirdiği, bu kaydın beyan üzerine ve faturasız yapıldığı belirlenmiştir.
Her ne kadar bu teknede davacı taraf hak sahibi olduğu, davalı taraf da teknenin mülkiyetinin kendisinde olduğunu beyan etmişse de davacı tarafın teknenin kendi üzerine kayıtlanmasını sağlayan bağlama kütüğüne ilişkin kaydın bir faturaya dayalı olarak yapılmadığı, Ulaştırma Bakanlığının çıkarmış olduğu affa istinaden beyan üzerine kayıt edildiği belirlenmiştir.
Davacı taraf tekneyi İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davaya konu olan ve İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konu edilen 20.000,00 TL bedelli bonoya istinaden davalıdan satın aldığını beyan etmiş ise de, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve 45.000,00 TL’lik dava dışı bir senet ile derdest davaya konu olduğu belirtilen 20.000,00 TL’lik senedin ... tarafından ... lehine düzenlendiği, daha sonra 20.000,00 TL’lik senedin ... tarafından ...’a ciro edildiği, her iki senedin alacaklısı olarak ...’in İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe geçtiği, yapılan yargılamada ... yönünden ödeme yapıldığı halde 20.000,00 TL’lik senet yönünden tekrar takibe konu edilmesi nedeniyle bu kısım açısından ...’a karşı olan davanın 18.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, 2.000,00 TL’lik kısmının reddine, ... yönünden ise davanın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Bu davada dava konusu olan senetlerin tekne alım satımıyla ilgisi olduğu belirtilmemiştir. Dolayısıyla mahkememizde delil niteliği taşıyacak bir özelliği bulunmamaktadır. Zira, davacı bu senetleri teknenin satışıyla ilgili verildiğini iddia etmemiştir. Bilakis vekili vasıtasıyla yapılan beyanında taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve bu senetlerin o nedenle verildiği belirtilmiştir.
Sonuç olarak davamıza konu edilen teknenin satışına ilişkin iddialar davacı tarafından ispatlanamamıştır. Ancak, gerek ceza dosyası gerekse bu dosyada alınan tanık beyanları, tanıkların ve davacının kabul ettiği üzere dava konusu teknenin dava dışı ...’dan davacı ve davalı ile birlikte satın alındığı ve birlikte kullandıkları, hatta ...’ın geri kalan alacağını da ödemedikleri belirlenmiştir. Bu durumda davacı ve davalının bu teknede tam olarak mülkiyet haklarının bulunmadığı, ½ şer oranda mülkiyetlerinin bulunduğunu ve teknenin zilyetliği ve kullanım aşamasında sorun çıktığı, davacının teknenin mülkiyetinin kendine ait olduğunu iddia ettiği, davalının da gerek dava sırasındaki beyanları ve gerekse ceza dosyasındaki beyanları mülkiyetin kendisine ait olduğunu belirtmiş olmakla birlikte bu iddiaları ispatlanamamıştır.
Bu nedenle davacının davasının kısmen kabulü ile teknenin mülkiyetinin ½’sinin davacıya ait olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Dava konusu olan ... Kütüğünde ... numarası ile kayıtlı Atılgan isimli teknenin mülkiyetinin ½’sinin davacı ...’a, ½’sinin davalı ...’e ait olduğunun tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.806,35 TL harçtan dava açılışında alınan 4.761,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.045,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 80,70 TL, peşin harç 187,86 TL, tedbir harcı 133,00 TL, tamamlama harcı 2.715,32 TL ile yazışma - tebligat gideri 391,00 TL olmak üzere toplam 3.507,88 TL'nin davanın kabul red oranı gözetilerek 3.312,38 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacının yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı