T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/881
KARAR NO : 2025/521
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2016
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 28/11/2016 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı şirketin 26.08.2013 tarihli iş yapım sözleşmesi yaptıkları, davalının işi süresinde bitirmediğini, işin geç yapıldığını, sözleşme hükümlerine uygun yapılmadığını belirtilerek sözleşmenin feshedildiğini, davalının iş sebebiyle kullandığı malzemenin hurda bedelinin mahsubundan sonra davalıya yapılan fazla ödemenin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi ve ekleri, Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı tespit dosyası, bilirkişi incelemesi, yapılan ödemelere ilişkin ödeme dökümü ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
Torbalı .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı tespit dosyası, dosyamız arasına alınmış incelenmesinde dosyamızla ilgili olduğu görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 23/06/2017 tarihli ara karar ile keşif ve bilirkişi incelemesine karar verilmiş, mahkememizce mahallinde keşif yapılmış, inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 07/08/2018 tarihli bilirkişi raporlarında dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, taraflar arasındaki sözleşmede işin bitim tarihinin açıkça belirlenmediği ve davacının tespit yaptırdığı anlaşılan 30/04/2014 tarihinde dahi işin süresinin bitmemiş durumda olabileceği, davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, davacının davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair dosyada hiçbir delil bulunmadığı, yapılan tespit sonucunda hazırlanan raporun davalıya tebliğ edilmediği ve yapılan bu işlemin ayıp ihbarı yerine geçemeyeceği, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, sözleşmede 130.000-TL'lik cezai şarta ilişkin bir madde bulunmadığı, başka bir yükleniciye yaptırıldığı iddia edilen işin yaptırıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, sözleşmeye ve bilirkişi tespit raporuna göre davalının eksik ve ayıplı işlerinin bulunduğu, bütün bunlara rağmen davacının ayıp ihbarında bulunmaksızın ve davalıyı temerrüde düşürmeksizin işin teslim süresi dahi belirsiz durumda iken sözleşmeye göre eksik ve teknik şartnamelere göre hatalı olduğunu iddia ettiği milatlardan 40 adet dairedeki alüminyum doğramaları sökerek yerine PVC doğrama yaptırmış olabileceği ve bu şekildeki imalatların sökülüp yerine PVC yapılması işiyle ilgili olarak 262.000-TL harcamış olabileceği ancak bu tutardan dolayı davalının sorumlu olup olamayacağının nihai değerlendirmesinin mahkeme hakimince yapılabileceğini bildirmişlerdir.
Davacı vekili 16/08/2018 tarihli dilekçesi ile rapora karşı beyan ve itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... Lima Cephe Sistemleri vekili 10/09/2018 havale tarihli dilekçesi ile rapora beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; bilirkişi raporu ve dosya içeriğindeki deliller çerçevesinde davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 07/05/2019 tarihli oturumunda bilirkişi heyetine mali müşavir bilirkişi de dahil edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 12/11/2019 havale tarihli ek raporlarında sonuç olarak; teknik inceleme yönünden; davalının davacıya yapıp teslim ettiği, ortak alan ve dükkanlar dışında kalan 40 daireye ait yapılan alüminyum doğramanın ayıplı olduğu ve veya davacı tarafından beğenilmeyip ve davalıya ihtar edilmeden başka bir firmaya eski alüminyum doğramanın sökülerek yerine PVC doğrama yaptırdığı anlaşılmakla bu durumda ödemede iadesi gereken bedelin 262.000-TL mertebesinde olabileceği, söküm masraflarının iadesi gereken miktarının 10.000-TL mertebesinde olabileceği, teknik ek görüşleri şekilde değerlendirilmiş olup, mali yasal defter/mali inceleme yönünden; davalının davacıya düzenlediği fatura toplamı 586.279,46-TL, davacının, davalıya yaptığı toplam ödemesi 462.000-TL davalının davacıdan yasal defter ve belgelerine göre 124.279,46-TL alacaklı olduğunun görüldüğü bildirilmiştir.
Davalı vekili 04/12/2019 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz ve beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; müvekkili temerrüde düşülmediği halde, sökülen emtiaların bedeli yönünden tekrardan bilirkişi raporu alınmasına, davalı olarak taraflarının alacaklı olduğu 07/11/2019 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olduğundan ve davacının davasını belge ve bilgilerle kanıtlayamadığı, davacı yanın iddia olduğu üzere söz konusu iş ve maldaki ayıpları ihbar etmediği ve bu nedenle tekeffül hükümleri uygulanamayacağından, taraflarının temerrüde düşürülmediği hususlarının dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18/02/2020 tarihli dilekçesi ile ek rapora beyanda bulunmuş, 06/11/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış, harcını yatırmıştır.
Mahkememizce verilen 19/01/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı karar, davalı vekilince istinaf edilmiş, İzmir BAM .... H.D 26/10/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece alınan bilirkişi raporunda götürü bedelli sözleşme usulüne göre bilirkişi tarafından orantılama yapılmadığı gibi hangi işlerin eksik hangi işlerin ayıplı olduğu ve belirlenen ayıpların açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu hususunda net bir değerlendirme yapılmamıştır.
Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplaması bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir...." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; müvekkili davacı ile davalı şirketin 26.08.2013 tarihli iş yapım sözleşmesi yaptıkları, davalının işi süresinde bitirmediğini, işin geç yapıldığını, sözleşme hükümlerine uygun yapılmadığını belirtilerek sözleşmenin feshedildiğini, davalının iş sebebiyle kullandığı malzemenin hurda bedelinin mahsubundan sonra davalıya yapılan fazla ödemenin tahsilinin talep edildiği, yapılan yargılama sırasında 20/02/2024 tarihli oturumunda dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, ancak masraf eksikliği sebebiyle dosyanın bilirkişilere tevdi edilemediği, yine 30/05/2025 tarihli oturumunda bilirkişi ücreti yatırılması hususunda kesin süre verildiği, ancak davacı tarafınca yatırılmadığı anlaşılmış ve davalı vekilinin 26/02/2025 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, 30/05/2024 tarihli duruşmada kararlaştırılan bilirkişi ücretinin (davalı) müvekkilince karşılanmayacağını, davacı tarafından da kesin süre içerisinde yatırılmadığını, davacının duruşmaya katılmaması halinde davayı takip etmediklerini, dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettikleri görülmüştür.
Davacı tarafça açılan dava taraflarca takip edilmediğinden 27/02/2025 tarihinde işlemden kaldırılmıştır.
HMK 150. maddesinde işlemden kaldırılan dosyanın 3 ay içerisinde yenilenmediği taktirde açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiş olup davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosyanın işlemden kaldırıldığı 27/02/2025 tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediğinden, HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Esas defterindeki kaydın bu şekilde kapatılmasına,
3-Alınması lazım gelen 615,40-TL harcın, peşin alınan 170,78-TL harçtan ve ıslah ile alınan 4.304-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 3.859,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333. maddesi gereğince davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair verilen karar tarafların yokluğunda tebliğinden tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.12/06/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı