T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/155 Esas
KARAR NO: 2024/359
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26.01.2016
KARAR TARİHİ: 08.05.2024
Mahkememizde görülen Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... (kendi adına asaleten küçük ..., ..., ... adlarına velayeten) ... (kendi adına asaleten küçük ..., ..., ..., ..., ... adlarına velayeten) ..., (kendi adına asaleten küçük ..., ..., ..., ..., ... adlarına asaleten) ...,..., ...,... vekilinin ihtiyati haciz ve Adli Yardım talepli 26.01.2016 harç tarihli dava dilekçesiyle; Müvekkillerinin murisi ...'in 26.12.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...’in kullandığı aracın, ... plakalı otomobil sürücüsü ve ruhsat sahibi ...’ın karşı şeride geçmesi sonucu ... in kullandığı araca ön kısmıyla hızlı şekilde çarparak ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, ... plakalı araçta bulunan sürücü ..., ..., ... ve ...’in ağır şekilde yaralandıklarını, davalılardan ...’ın 1.91 promil alkollü olarak araç kullandığının tespit edildiği, 2918 Sayılı KTK'nın asli kusurlarından m.84/g, m.48/5 ve m.52/1-b fıkralarında yer alan karşı şeride tecavüz etme, alkollü araç kullanma, hızlı araç kullanma kurallarını ihlal ettiği, ...’ın tam ve asli kusurlu olduğu, ...’in 28.12.2015 tarihinde vefat ettiği, davalı ... Japan A.Ş.’nin de davalı ...’ın kullandığı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, maddi tazminat bakımından geride kalan eşi ..., çocukları ..., ... Ve ...’in destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri, ayrıca cenaze nakil masrafı, yol masrafı ve cenaze giderlerini de talep ettiklerini, şimdilik 5.000'er TL olmak üzere toplam 20.000 TL maddi tazminat, aynı zamanda müteveffanın ölümü nedeniyle eşi ve çocukları, anne babası ve kardeşlerinin ıstırap ve acı duyduklarını, ... adına 200.000 TL, geride kalan çocukları ..., ... Ve ... adına da 150.000'şer TL, annesi ... adına 75.000 TL, babası ... adına 75.000 TL, müteveffanın kardeşi ..., ..., ..., ... Ve ... adına 20.000'şer TL, ... adına 20.000 TL,... adına 20.000 TL, ... adına 20.000 TL,... adına 20.000 TL olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilecek manevi tazminata hükmedilmesini, ayrıca davalı ...’ın malvarlığına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Tensiben davacının talebinin kısmen kabul edilerek, 28.01.2016 tarihinde maddi ve manevi tazminat toplamı olan 1.000.000 TL için davalı ...’ın malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmuştur.
Aynı zamanda davacıların adli yardım talebi KISMEN KABUL edilerek, çocukları ve eşi ..., ..., ... ve ... yönünden kabul edilmiş, diğerleri için ise adli yardım talebi şartları gerçekleşmediğinden talepleri red edilmiş olmakla birlikte davacı tarafın itirazı üzerine İzmir ... Asliye ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı 08.04.2016 tarihli kararıyla "eşitlik ilkesinin ihlal edilmemesi" gerektiğinden bahisle tüm davacılar için adli yardım talebi kabul edilmiş ve yargılama giderlerinin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Suçüstü ödendiğinden karşılanmasına karar verilmiştir.
Davacı taraftan maddi tazminat talebini açıklaması ve miktarlarını belirtmesi için süre verilmiş verilen süre içerisinde davacı tarafın beyanda bulunması ile 04.05.2016 tarihli dilekçenin 5 ve 6 numarasında cenaze defin nakil ve yol masrafı 500 TL, destekten yoksun kalma tazminatı 4.500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL tazminatın ... adına, diğer davacı çocuklar ..., ...ve ... adına da 5.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği açıklanmıştır.
Davalı ... vekilinin 01.03.2016 tarihli cevap dilekçesiyle; 26.12.2015 tarihinde müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında yaralanarak toplam 4 kişinin ölümüne neden olduğunu, aynı tarihli kaza tespit tutanağında müvekkilin asli kusurlu olarak belirlendiğini, kusur durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin kasıtlı hareket etmediğini, alkollü olduğunu, olaydan dolayı üzüntü duyduğunu, kendisinin de bel ve bacaklarında yaralanıp ameliyat olduğunu, şuuru yerinde olmadığından tutuklanamadığını, hükmedilecek manevi tazminatın karşı tarafın zenginleşmesine yol açmaması gerektiğini, müvekkilinin İZSU Genel Müdürlüğünde 1900 TL maaş aldığını, adına kayıtlı 3 adet dairesi bulunduğunu, ancak bunları banka kredisi ile aldığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekilinin 19.03.2016 tarihli dilekçesiyle; Hasar dosyasının bulunmadığını, sigorta poliçesinin mevcut olduğunu bildirerek sigorta poliçesini göndermiştir.
Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekilinin 14.06.2016 tarihli beyan dilekçesinde; Davanın Karayolları Trafik Kanun m. 97'ye göre öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılıp 15 gün içerisinde cevap alınmazsa dava açılması gerektiğinden bu şart gerçekleşmediğinden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmesini istediklerini, ayrıca zorunlu sigortalar çerçevesinde aktüerya hesaplama yapılması konusunda bu sicile kayıtlı bir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılması ile ceza dosyasında davacının şikâyetçi olmaması halinde hakkından feragat ettiğinden hukuk davasının reddedilmesi gerektiğini, davacıların müteveffanın gelirini resmi belgelerle ispatlamalarının zorunlu olduğunu, aksi halde aktüerya hesabında asgari ücretin esas alınacağını, ZMMS genel şartlar gereğince müvekkilinin sorumlu olabilmesi için sigortalının kusurunun ispatlanması gerektiğini belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 21.03.2016 havale tarihli replik dilekçesiyle; Kaza bakımından yeniden bir keşif veya bilirkişi incelemesine gerek olmadığını, davalının tam ve asli kusurlu olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 11.04.2016 düplik dilekçesiyle; Müvekkilin kafatasında kırıklar, beyinde kanama ve iskelet kısmında ağır yara bulunduğunu, kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, yeniden keşif ve inceleme yapılmasını istediklerini belirtmiştir.
Dava; Trafik kazasına (haksız fiil iddiası) dayalı olarak zarar gören /müteveffalar /murisler mirasçılarının açtığı maddi ve manevi tazminat ve destekten yoksun kalmaya ilişkin araç sürücüsü ve ZMMS sigortacısına karşı açılan davadır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Foça Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, hastane kayıtları, davacıların ve davalıların ekonomik ve sosyal durum araştırması, sigorta poliçesi, SGK dan istenen 5510 Sayılı Kanun m.4/1-a kapsamında ölüm aylığı bağlanıp bağlanmadığına ilişkin müzekkere cevapları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Foça Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; 26.12.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak Foça Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapmış olduğu soruşturmayla ... plakalı araca ... plakalı aracın çarparak ..., ..., ... ve ...'un ölümüne, ...'in ise yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle sanık ... hakkında TCK m.85/2 gereğince birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan dolayı Karşıyaka .... Ağır Ceza Mahkemesine ... Esas sayılı dosyasına dava açtığı, mahkemenin 23.05.2016 tarihinde iddianameyi kabul ettiği, soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda sanık ...’ın 10.02.2016 tarihli raporda asli ve tam kusurlu, ...'in ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği belirlenmiştir.
Somut olayda kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 06.12.2016 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; sürücü ...’ın %100, ...'in ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.
SGK'dan gelen 23.02.2016 tarihli müzekkere cevabına göre somut olayla ilgili herhangi bir iş görememezlik ödemesinin yapılmadığının bildirildiği görüldü. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere sonucunda, davacıların murisi ...'ın geçirmiş olduğu kaza nedeniyle; 5510 sy kanun uyarınca sigortalının mirasçılarına 5510 sy Kanun uyarınca bağlanan aylıklar ve yapılan diğer yardımların (aylıklar bakımından peşin sermaye değeri de hesaplanarak) tespit edilip; buna ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesinin istendiği, 31.05.2016 tarihli müzekkere cevabında 5510 sayılı yasa 13. maddesi kapsamında herhangi bir peşin sermaye değeri yapılmadığı ve ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacıların murisi ...'in hastane kayıtları (Ege Üniversitesi, Menemen Devlet Hastanesi ve Adli Tıp Kurumundan istenen) istenmiştir.
Dosyada toplanan delillerle birlikte 13.02.2017 tarihinde alınan asıl ve 23.05.2017 tarihinde alınan ek rapor ile yapılan inceleme sonucunda; ölen ...'in destek olduğu davacılara ilişkin olarak daha önceden SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine yol gideri olarak ölenin Ağrı'da defnedilmiş olması nedeniyle Ağrı-İzmir arası gidiş-dönüş 5.250,00 TL ve cenaze gideri ile birlikte tahminen 7.500,00 TL bir rakam bulunacağı, sigortanın Karayolları Trafik Kanunu m.97 ye göre belli mimikler ve kusur oranında gerçek zarar miktarıyla sorumlu olduğu, ölümlerde destekten yoksun kalma maddi zararı ve cenaze gideri, yaralanmalarda ise sürekli iş görememezlik zararları ve geçici iş görememezlik zararlarını, ayrıca tedavi ve iyileştirme giderleri ile araç hasarı zarar görenin eşyalarının kaybından sorumlu olduğu, ... Japan AŞ'nin sorumlu miktarının üst limitinin 290.000,00 TL olarak poliçede yer aldığı, bu miktarın davacı eş ve üç çocuk için garame hesabına göre paylaştırılması gerektiği, KTK m.99 ve KZMSS B.2 maddesi gereğince sigortaya başvuranın gerekli belgeleri verdiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta teminatının ödeneceği, davacı tarafın dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunması nedeniyle bu tarihin dikkate alınabileceği, araç sürücüsü ve işletenin ise haksız fiil sorumluluğu gereği kaza tarihinden itibaren faizle sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 24.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS trafik sigortası genel şartlarına göre hesaplama yapıldığı, buna göre davacı eş ... destekten yoksun kalma tazminat alacağının 219.261,25 TL, küçük ... için 46.035,78 TL, ... için 51.604,94 TL, ... için 57.543,05 TL, cenaze ve defin giderleri yönünden maddi tazminat alacağının 7.500,00 TL olduğu, toplam tazminat alacağının 381.945,02 TL olarak hesaplandığı, sürücü ...’ın kusursuz sorumluluk ilkesi gereği bu zararın tümünden kaza tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte sorumlu olduğu, sigorta şirketinin 290.000,00 TL üst limit ile sorumlu olması nedeniyle garame hesabına göre davacı eş ... için destekten yoksun kalma tazminat alacağının 166.478,83 TL, küçük ... için 34.953,65 TL, ... için 39.182,16 TL, ... için 43.690,80 TL ve cenaze ve defin giderlerinden kaynaklı maddi tazminatın ise 5.694,56 TL olmak üzere poliçenin üst limiti olmak üzere 290.000,00 TL'den dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sorumlu olması gerektiği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalı sigorta şirketi 29.03.2017 tarihli beyan dilekçesinde; PMF-1931 yaşam tablosu kullanıldığını, ancak bunun genel şartlara aykırı olduğunu, bu hesaplamayı TRH-2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faizin %1,8 olarak düzenlendiğini, buna göre hesaplama yapılmadığını, bu nedenle yeni bir hesaplamanın yapılmasını istediklerini, erkek çocuklar için 22 yaşına kadar hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, oysa kız çocukları için 22, erkek çocukları için 18 yaşına kadar hesaplama yapılmasının gerektiği, maddi tazminat talebinde bulunmamış olsalar dahi müteveffanın anne ve babasının destek paylarının da dikkate alınması gerektiğini, cenaze ve defin masrafları için somut belge ve delillerin gerektiğini, bu konuda gasil işlemleri, cenaze arabası, imam, mezarlık korucusu gibi işlerin herhangi bir ücrete tabi olmadığı, İl Mezarlık Müdürlüğüne yazılacak yazıyla bunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu rapora başkaca bir itirazı olmadığından bilirkişilerden itiraz kapsamında 23.05.2017 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu ek raporda; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararlarına göre PMF-1931 tablosunun kullanılmasının gerektiğinin belirtildiği, TRH-2010 tablosunun ise Yargıtay 17. Hukuk Dairesince kabul edilmediğini, yine erkek çocuklar için 22 yaşına kadar hesaplama yapılmasının da kentsel bölgelerde 22 yaş olması nedeniyle bu yaşa göre hesaplama yapıldığını, müteveffanın anne ve babasının maddi tazminat talebinde bulunmadıklarını, bu talepte bulunmuş olsalar dahi davalıların ödeyecekleri destek zararının değişmeyeceği, cenaze ve defin masrafları ile ilgili somut bilgi bulunmadığı iddiasının da yerinde olmadığını, bu masrafların kayıt dışı yapıldığını belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı ... Japan AŞ vekilinin 08.06.2017 tarihli beyan dilekçesinde; Ek raporda yer alan hesaplama yönteminin değişmeyeceği görüşünün doğru olmadığını, kazanın söz konusu değişiklik tarihinden önce meydana geldiğini, yeni yönteme göre hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, erkek çocuklar için 22 yaşına kadar hesaplama yapılmasını kabul edilemeyeceğini, maddi tazminat talebinde bulunmamış olsalar dahi bunların da hesaplanması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin fahiş olarak hesaplandığını belirterek itiraz etmiştir.
Mahkememizce davalı ... Japan A.Ş. vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Zira itiraz konusu olan ölen ...'in anne ve babasının ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı talep etmediği, sigorta şirketinin sorumluluğunun ise 290.000 TL ile sınırlı olması nedeniyle daha fazla ödeme yapamayacağı belirlenmiştir. Sigorta şirketi tazminat alacakları toplamına göre iyi niyet ilkesine aykırı olmaksızın ödemede bulunması halinde sigorta şirketinin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Somut olayda da, davacı vekilinin 27.09.2017 tarihli beyan dilekçesinde müteveffanın başka bir mirasçısı adına açılmış herhangi bir maddi tazminat talebinin bulunmadığı, müteveffanın mirasçıları olan ... ve ... adına ise maddi tazminat taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Bu halde ... ve ... 'in maddi tazminat talepleri bulunmadığından (sadece manevi tazminat talepleri vardır) sigorta şirketinin dava açan tüm davacılara garameten ödeme yapması iyi niyetli olduğundan sigortacı zarar görenlere karşı borcundan kurtulmuş sayılmaktadır. Aksinin kabulü için ... ve ... 'in davada taraf olarak yer almaması ve sigorta şirketinin kasten, bunlar dışında kalan diğer mirasçılara ödeme yapması halinde mümkün olacaktır. Davalı Sigorta şirketinin bu yönde yapmış olduğu itirazın haklı olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca hesaplama yönteminin bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere PMF 1931 tablosuna göre yapılması gerektiği, Yargıtay uygulamasınca kabul edilmiş olduğundan bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir. Ayrıca erkek çocuk için 22 yaşına kadar hesaplama yapılmasının da kentsel bölgeye göre değerlendirilmesine göre bu yöndeki itiraz da reddedilmiştir. Cenaze ve defin giderlerinin de fahiş olmadığı ve ölenin Ağrı da defnedileceği, bu nedenle yol giderlerinin de değerlendirilmesi gerektiğinden makul olduğu tespit edilmiştir.
Bu rapora karşı davacılar vekilinin 25.05.2017 ıslah dilekçesi ile; Davacı ... bakımından cenaze ve defin giderini 500,00 TL'den 7.500,00 TL'ye ıslah ettiği, bunun tamamından ...’ın 5.694,56 TL'sinden de ... Japan AŞ'nin sorumlu olduğunu belirterek, bu miktarı ile sınırlı olan talepte bulunduğu, yine 4.500,00 TL olan destekten yoksun kalma talebinin de 219.261,25 TL'ye yükselttiklerini, bu tazminatın poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle ... Japan AŞ'den 166.478,83 TL'sini talep ettiklerini,
Davacı ... bakımından, 5.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının 46.035,78 TL'ye yükselttiklerini, bu tazminatın ... Japan AŞ'nin poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle tutarın 34.953,65 TL'sinden sorumlu olmasını talep ettiklerini,
Davacı ...bakımından, 5.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının 51.604,94 TL'ye yükselttiklerini, bu tazminatın ... Japan AŞ'nin poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle tutarın 39.182,16 TL'sinden sorumlu olmasını talep ettiklerini,
Davacı ... bakımından, 5.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının 57.543,05 TL'ye yükselttiklerini, bu tazminatın ... Japan AŞ'nin poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle tutarın 43.690,80 TL'sinden sorumlu olmasını talep ettiklerini belirtmiş, ... Japan AŞ'nin poliçe kapsamında sorumlu olduğundan toplam 290.000,00 TL'lik kısmının dava tarihinden yasal faizi ile davalı ...'da bulunan ise 381.945,02 TL'lik kısmının 26.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile manevi tazminat taleplerinin de yasal faizi ile birlikte ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Foça Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının istenmesiyle bu dosyada Karşıyaka C. Başsavcılığınca Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, ... Esas numarası aldığı, 12.05.2016 tarihli iddianame ile sanık ...’ın taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle dava açıldığı, kaza sonucu ..., ..., ... ve ...'un ölümüne ...'in ise yaralanmasına sebebiyet verdiğini, trafik bilirkişi raporunda ...'in asli kusurlu, ...'in ise kusursuz olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği ve buna göre somut olayda sürücü ...’ın tam ve asli kusurlu olması nedeniyle bilirkişi raporunda belirlenen zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Diğer davalı ... Japan AŞ'nin de sigorta poliçesindeki miktarla sorumlu olduğu tespit edilmekle bu miktar üzerinden dava kabul edilmiştir.
Buna göre; davacının dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davacı ... için maddi tazminat talebinin 500,00 TL'sini cenaze defin ve yol masrafı olup, ıslah ile 7.500,00 TL'ye yükseltilen bu giderin tamamından ...’ın, ... Japan Sigorta AŞ'nin de 5.694,56 TL’sinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca yine ... için 4.500,00 TL olan destekten yoksun kalma talebinin de 219.261,25 TL'ye yükselttiklerini, bu tazminatın poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle ... Japan AŞ'den 166.478,83 TL'sinden sorumlu olarak kabul edilmiştir. Yine davacının manevi tazminat talebi ile kısmen kabul edilerek 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacı ... bakımından, 5.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının 46.035,78 TL'ye yükseltilmesiyle bu miktarın tamamından davalı ...' ın sorumlu olduğu, ... Japan AŞ'nin ise poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle tutarın 34.953,65 TL'sinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı ... bakımından 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacı ...bakımından, 5.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının 51.604,94 TL'ye yükseltilmesiyle bu miktarın tamamından davalı ...' ın sorumlu olduğu, ... Japan AŞ'nin poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle tutarın 39.182,16 TL'sinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı ...bakımından 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacı ... bakımından, 5.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının 57.543,05 TL'ye yükseltilmesiyle bu miktarın tamamından davalı ...' ın sorumlu olduğu, ... Japan AŞ'nin ise poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle tutarın 43.690,80 TL'sinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı ... bakımından 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Diğer davacılar ... ve ...'in kendi adlarına ve müteveffanın küçük kardeşleri olan ..., ..., ..., ... ve ... adına velayeten talep ettikleri manevi tazminatın kısmen kabulü ile ... için 2.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL, ...için 2.000,00 TL ve ... için 2.000,00 TL, müteveffanın babası ... için 15.000,00 TL, annesi ... için ise 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Diğer davacılar müteveffanın yetişkin erkek ve kız kardeşlerinden ... için 3.000,00 TL,... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL ve ... için 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar vekili, müteveffanın genç yaşta yaşamını yitirdiğini, davalı sürücünün allkollü olduğunu, tam ve asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, ekonomik olarak güçlü durumda bulunduğunu, daha yüksek oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacı her kardeş için 1.980,00TL red vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkillerinin neredeyse borçlu durumuna düştüğünü, davalı taraf yararına ayrı ayrı red vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İzmir BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas – ... Karar sayılı 05.11.2020 tarihli kararı ile istinaf edilen mahkememiz kararına karşı istinaf talebi reddedilmiştir.
Bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay .... HD'nin ... Esas – ... Karar sayılı 13.03.2023 tarihli kararıyla mahkememiz kararı bozulmuştur. Bozma gerekçesinde “ ……V. TEMYİZ-A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352, 362, 366, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 22.06.1966 tarihli ve 6/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
Davacılar vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. TürkBorçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesine göre hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23.06.2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında müteveffanın eşi ve çocukları için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik temyiz isteminin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,” karar verilmiştir. Bozma kararı kapsamında davacıların manevi tazminat talepleri tekrar değerlendirilmiş, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden takdir edilen manevi tazminat miktarı artırılmıştır.
Davacılardan ... yönünden 200.000,00 TL manevi tazminat talebinin 100.000 TL lik kısmının kabulüne, geri kalan kısmının reddine karar verilmiştir.
Davacılardan muris ...’in davacı ...’in çocukları olan ..., ..., ... için talep edilen 150.000'er TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile, her bir davacı için 75.000'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Diğer yönlerden karar bozulmadığından kesinleşen kısımlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile,
a-) Davacı ...'in destekten yoksun kalma ve cenaze ve defin gideri ve manevi tazminat için kendi adına açtığı dava yönünden;
Davacılardan ...'in destekten yoksun kalma tazminat alacağı, cenaze ve defin gideri yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...' dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b-) Davacı ...' in küçük çocukları ..., ..., ... adına velayeten açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat yönünden;
Davacı ... bakımından, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden karar verilmiş ve kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...' dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı ...bakımından destekten yoksun kalma tazminatı yönünden karar verilmiş ve kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına
Davacı ...yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...' dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı ... bakımından, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden karar verilmiş ve kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...' dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-) Davacılar ... ve ...' in kendi adlarına ve müteveffanın küçük kardeşleri olan ..., ..., ..., ... ve ... adına velayeten talep ettikleri manevi tazminat yönünden; mahkememizce verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu davacılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-) Yine davacılar müteveffanın yetişkin erkek ve kız kardeşleri ..., ..., ... ve ... için açılan manevi tazminat davası yönünden de mahkememizce verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu davacılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 31,40 TL başvuru harcı ile 53.885,95 TL peşin harç toplamı 53.917,35 TL harcın ( önceki hükümle hükmolunan 36.156,75 TL harç tahsil edilmiş ise tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla mahsup edilerek) davalılardan alınarak (Davalı ... Sigorta A.Ş 29.540,74 TL'ndan sorumlu olmak kaydıyla) hazineye gelir kaydına,
Bozma kararı öncesi adli yardım talebinin kabulü gereği suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.709,16 TL'nin davanın kabul red oranı gözetilerek 989,60 TL'nin davalılardan (Davalı ... Japon Sigorta 364,03 TL den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına,
Bozma sonrası davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 140,40 TL tebligat- posta masrafından 81,43 TL nin davalılardan (... Sigorta AŞ 54,63 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
-Manevi tazminat yönünden;
Davacılardan ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/1 ve 13/1 gereği hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak vekili lehine davacı ...'e verilmesine,
Davacılardan ... oğlu ...'a velayeten ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ... yönünden kabul edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/1 ve m.13/1 gereği hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak vekili lehine davacı ...'a velayeten ...'e verilmesine,
Davacılardan ... oğlu ...'a velayeten ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ... yönünden kabul edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/1 ve m.13/1 gereği hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak vekili lehine davacı ...'e velayeten ... 'e verilmesine,
Davacılardan ... kızı ...'a velayeten ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ... yönünden kabul edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/1 ve m.13/1 gereği hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak vekili lehine davacı ...'a velayeten ...'e verilmesine,
Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/2 gereği hesaplanan 17.900,00-TL 'nin davacı ...'ten alınarak vekili lehine davalı ... 'a verilmesine,
Davalı ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/2 gereği hesaplanan 17.900,00-TL 'nin davacı ... oğlu ...'a velayeten ... 'ten alınarak vekili lehine davalı ... 'a verilmesine,
Davalı ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/2 gereği hesaplanan 17.900,00-TL'nin davacı ... oğlu ...'a velayeten ... 'ten alınarak vekili lehine davalı ... 'a verilmesine,
Davalı ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat talebi üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.10/2 gereği hesaplanan 17,900,00-TL'nin davacı ... kızı ...'a velayeten ...'ten alınarak vekili lehine davalı ...'a verilmesine,
Davacıların maddi tazminat talepleri yönünden; mahkememizce verilen karar kesinleşmiş olduğundan, davacılar lehine vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacılar ... ve ...'in kendi adlarına ve müteveffanın küçük kardeşleri olan ..., ..., ..., ... ve ... adına velayeten talep ettikleri manevi tazminat yönünden; mahkememizce verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu davacılar hakkında vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacılar müteveffanın yetişkin erkek ve kız kardeşleri ..., ..., ... ve ... için açılan manevi tazminat davası yönünden de mahkememizce verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu davacılar hakkında vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesiyle yatırana iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Başkan...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip...
e-imzalı