T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/238 Esas
KARAR NO: 2025/247
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 14.03.2025
KARAR TARİHİ: 18.03.2025
Mahkememizde görülen Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... ve Tic. A.Ş adına yetkilisi ... vekilinin husumetsiz olarak açtığı 14.03.2025 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin iki ortaklı ve münferid temsile yetkili Anonim Şirket olduğunu, ortaklardan birisinin ..., diğerinin... olup,...’nun 21.09.2024 tarihinde Milano’da vefat ettiğini, ortağın ölümü ile ortak sayısının bire düştüğünü ve yönetim kurulunun tamamlanamadığını, bu nedenle şirketin temsil edilemediğini belirterek şirkete ...’ın yönetim kurulu üyeliğine kayyum olarak atanmasını talep ettiği belirlenmiştir.
Dava; şirket yönetim kurulu üyelerinden birinin vefatı nedeniyle boş kalan yönetim kurulu üyeliğine kayyum atanmasına ilişkindir.
Davacı taraf dilekçesinde ... ve Tic. AŞ’nin yetkilisi olarak ...olarak yer almıştır. Husumet ise yöneltilmemiştir.
Şirkete ait sicil kayıtları incelendiğinde; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasına kayıtlı şirketin iki ortaktan oluştuğu, ortakların kuruluş aşamasında ... ile ... A.Ş olduğu, daha sonra şirketin sicil kayıtlarında ... A.Ş’ye ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, yönetim kurulu üyesi olarak 2020 yılında 10.07.2020 tarihli genel kurul kararı ile ... AŞ’nin yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirilerek yerine ...’nin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, diğer yönetim kurulu üyesinin de ... olduğu, her ikisinin münferit temsil yetkisinin bulunduğu, daha sonra 06.07.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında ...ve ...’nun yönetim kurulu üyeleri olarak 06.07.2026 tarihine kadar atandıkları, ...’nun 21.09.2024 tarihinde vefat ettiği belirlenmiştir.
Davacı taraf dilekçesinde iki ortaklı şirket olduğundan bahsetmekle birlikte, şirketin ortaklarından olan ...Tekn. A.Ş şirketinin ortaklığı konusunda bilgi vermemiştir. Yine dava dilekçesinde husumetin yer almadığı da belirlenmiştir.
Oysaki, münferit temsile yetkili yönetim kurulu üyesi ...’nin gerek yönetim kurulu üyesi olarak, gerekse TTK m. 410 vd göre şirketteki payının % 10 dan fazla olması halinde ortak olarak doğrudan dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu halde ortağın dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu davanın TTK m. 410/2 gereğince yönetim kurulunun olmaması veya toplanamaması durumlarında genel kurulun toplantıya çağrılarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi mümkündür. Bu durumda ölen ortağın yerine miras ortaklığının toplantıda yer alması gerekecektir. Miras ortaklığı ile şirketin anlaşması halinde ölen ortağın payının hisseleri oranında mirasçılarına paylaştırılması da mümkündür. Anlaşamazlarsa bu halde miras ortaklığının toplantıya katılması gerekecektir.
Davada husumetin şirkete karşı yöneltilmesi gerekecek ve TTK m. 410 vd da ki şartların gerçekleşmesi aranacaktır (toplantıya davet, Noter den ihtarname gönderilmesi ve 7 günlük sürenin beklenmesi gibi).
Sonuç olarak, davacının (... AŞ’nin) bu davada aktif taraf sıfatı bulunmadığı gibi, husumetin de dilekçede yer almadığı ve talebin de belirsiz olduğu anlaşılmakla, gerçekleşmeyen dava şartları nedeniyle davanın reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının gerçekleşmeyen dava şartları nedeniyle REDDİNE,
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18.03.2025
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı