T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/244 Esas
KARAR NO : 2024/646
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2018
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Özel ...Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi adlı işyerinin kurucusu ve yöneticisi olan davalı ...'in vekaletname ile ... ve ...'i şirketi yönetmek üzere atandığını, davalı adı geçen şirketin mülkünü kiralarken davacı ...'nın kira sözleşmesinde kefil olduğunu, ancak bu işlem sonrası kiralar ödenmeyince kira bedellerinin birçoğunun ... tarafından ödendiğini, daha sonra davalı, personel paralarını ödeyemez duruma geldiklerini bu sebeple 10/02/2016 tarihli sözleşmeye göre şirketi ... ve ...'a devredileceğini, müvekkilinin de devir hakkı verildiğini ve kurumu eşi olan ... ve ...'a devredileceğini zannederek takibe konu senetler verilen paraların yanında bakiye devir bedeli olarak davalıya verildiğini, ... kredi kullanarak 12.000 TL, ... toplam 25.000 TL, ... ve ... adına müvekkili toplam 32.600 TL olmak üzere para verdiğini, ancak paraları ve takibe konu edilen vadeli dört adet senedi alan ... davir hususunda verdiği vekaleti Antalya .... Noterliğinin 01/04/2016 tarihli ... yevmiye nolu azilname ile azlettiğini, davalının piyasadan da çekilerek kurumun kapatıldığını, senetlerin düzenlenme tarihi olan 10/02/2016 tarihinden sonra davalının devir hususunda verdiği vekaletnemeden azlatmış olması da kötü niyetinin kanıtı olduğunu, yapılan sözleşme, verilen vekaletname ile senetlerin düzenlenme tarihlerinin aynı olması da bu senetlerin anlatılan amaç yani devir amacı ile verildiğinin bir başka göstergesi olduğunu, müvekkil ... tarafından verilen senetlerin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayısı ile de icra takinibine konulmuş olup birçok haczin yapıldığını, müvekkilinin maaşına da haciz konulduğunu, davalının açıkça müvekkili ve para aldığı diğer adı geçen kişileri kandığını, güvenlerini kazanarak paralarını aldığını ve kaçtığını, bunun üzerine senetleri de takibe konu ettiğini, paraların alındığına ilişkin de ayrıca sözleşme yapıldığını ve işletmenin devri görüntüsü sağlam zemine oturtulmuş ve güven kazanıldığını, müvekkili ve diğer adı geçen kişileri dolandırmak suretiyle davalı ile birlikte şirketin vekaletnameli temsilcileri hakkında Karşıyaka C. Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarası ile nitelikle dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu ve kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin kurumun devri ve müvekkilin davalıya verdiği paraların tasfiyesi amacıyla verildiğini, davalı ile müvekkili arasında bunun dışında hiçbir ticari vb ilişki bulunmadığını, eğitim merkezinin devrileceği taahhüdü ve müvekkilce davalıya verilmiş paraların yanında devir bedelini tamamlamak üzere müvekkilden alınan senetmler takibe konulmuş ancak davalı müvekkilden aldığı paraları iade etmediği, eğitim merkezini devretmediği gibi wdevir karşılığında aldığı senetleri de icraya koyarak müvekkili mağdur ettiğini ve kestin müvekkilini dolandırdığını, davalının hileli hareketler ile gerçek amacını gizlediğini ve takibe konu senetleri müvekkilinden aldığını, davalının aldığı paraları iade etmediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin icra takibinde ve takibe konu edilen senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığını, öncelikle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, müvekkili ...'nın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ve iş bu dosyada takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkilden tahsil edilen tüm bedellerin hesaplanarak tahsilat tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdadıa, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/12/2018 tarih ... Esas- ... Karar sayılı kararı ile "...Davanın dayanağının takibe konu senetler olduğu ve davacının dava konusu senetler sebebiyle menfi tespit ve istirdatını istediği, bono/senet, 6102 Sayılı TTK:nun 776. v.d maddelerinde düzenlenmiş olup, yukarıda yasa maddesinde de açıkça düzenlendiği gibi, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.(Kambiyo senetleri, Poliçe, Bono ve Çek ile ilgili davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi- Sayfa-53-Prof.Dr.Ejder Yılmaz).(19.H.D.10.06.2013 tarih ve 2013/6417-10674 Esas Karar sayılı ilamı, 19.H.D.15/01/2015 tarih ve 2014/19987-320 Karar sayılı ilamı, 1...H.D.15.05.2014 tarih ve 2014/4293-7733 Esas Karar sayılı ilamı) HMK'nun 114/1-c ve 115.maddeleri gereğince görev kamu düzenini ilgilendirip davanın her aşamasında resen nazara alınacağından aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği, Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından davanın görev yönünden HMK.114-c bendi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna, dosyanın H.M.K. 20/1 maddesi gereği karar kesinleştikten sonra yasal iki haftalık süre içeresinde gönderilmesi için başvurulması halinde görevli ve yetkili İzmir Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş, dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak mahkememizin 18/09/2019 tarihli ara kararı ile "...Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE; İ.İ.K 72/3 maddesi gereğince, takip çıkış miktarı (63.840,43-TL) üzerinden %20 oranında (12,768,086-TL) teminat yatırılması ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması halinde; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE..." karar verilmiştir.
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/18222 soruşturma dosyasının incelenmesinde; Şikayetçiler ..., ..., ..., ... ve ... vekili Avukat ... tarafından 09/11/2017 havel tarihli dilekçe ile Özel ... Egitim ve Rehabilitasyon Merkezinin şüpheli ... kurucusu, şüpheliler ... ve ... ise vekaletnameli yöneticileri olup, bu şüphelilerin kurumu devir alırken, iş yerine ilişkin mülki kiralanırken, şikayetçi ...nın kira sözleşmesine kefil olduğunu, kiralar ödenmeyince, kiraların bir kısmını ... tarafından ödendiğini, sonrada şikayetçilere kuruma para yardımında bulunun devir hakkını içeren vekalet verelim sözleriyle şikayetçilerden para aldıklarını ve bu şekilde şikayetçileri dolandırdıklarını belirterek, şikayette bulundukları, ikayetçilerle şüpheliler arasındaki ihtilafın, şüpheliler tarafından yönetilen özel ...Rehabalitasyon ve Eğitim Merkezinin şikayetçilere devrine ilişkin ve bu devir olgusundan satış olgusundan kaynaklanan borçların ödenip ödenmemesine sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmemesine ilişkin hukuki ihtilaf olduğu anlaşılmakla, şüpheliler hakkında kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına, şikayetçilerin hukuk mahkemelerine müracatta muhtariyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... (davalı), borçlu ... (davacı) olduğu, takip dayanağının 10/02/2016 tanzim ve 10/06/2016 vade tarihli ...000,00.-TL tutarlı bono, 10/02/2016 tanzim ve 10/07/2016 vade tarihli 9.000,00.-TL tutarlı bono, 10/02/2016 tanzim ve 10/08/2016 vade tarihli 26.000,00.-TL tutarlı bono, 10/02/2016 tanzim ve 10/09/2016 vade tarihli 20.000,00.-TL tutarlı bono kaynaklı alacağın tahsil amacıyla icra takibine başlandığı anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ... mahkememizde vermiş olduğu beyanında; "...Dava konusu olayları meydana geldiği sırada ben şu an kapatılan rehabilitasyon merkezinde rapor sorumlusu olarak görev yapmaktaydım ancak kapandıktan sonra başka yerde çalışmaktayım. Devir sözleşmesinin yapıldığı sırada aynı gün bana güvendiği için ... noterden vekaletname verdi bunun üzerine sözleşme düzenlendi ben sözleşmeyi de kendim imzaladım benim eşim ... fayans ustası olarak başka bir yerde çalışmaktadır ancak işyerinin devri söz konusu olduğunda kendisi de %50 payla diğer %50'si de ...ya ait olmak üzere işyerine ortak olmak istedi. ... eşi ...'nın ortaklığı karşısında 4 ayrı senedi bizzat imzalayarak ...'e verdi. Çalışan ücretleri ve diğer giderler olmak üzere bu senetlerin yanında ... ...'e 20.000,00 TL elden nakit para verdi. Dört senet toplam 65.000,00 TL ediyordu. ... memur olduğu için senetleri o düzenledi. 20.000,00 TL'yi de kendisi bizzat verdi. Ancak biz de kendi payımıza düşen miktarı ödemek üzere aylık 2.000,00 TL olmak üzere toplamda 4.000,00 TL maaşım eşimin ortaklığı karşılığında ödenmedi ayrıca bana ait olan aracı ben rehabilitasyon merkezine kiralamıştım bu aracın kira gideri de tarafımıza ödenmedi. Maaşım ve aracın kira bedeli olmak üzere toplamda eşim adına benim 4.000,00 TL ortaklık ödemesi yapmam şeklinde gerçekleşti. Daha sonra Yaşar kurumu devretmediği gibi senetleri de iade etmeyerek icra takibine vermiş. Daha sonra kurum iflas etti. ... pek işyerine uğramayan ilgisi olmayan bir kişi idi. Tahmin ediyorumki senetleri almak için işyerini devredeceğini söyledi senedi aldıktan sonra vazgeçti. Sözleşme tahminen sonbahar veya ilk bahar aylarında Noterde yapılmıştı. Taraflar arasındaki devir sözleşmesi Karşıyaka Noterinde yapılmıştı. Benim adım resmiyette Müjde olmakla birlikte günlük hayatımda Mizgin olarak kullanıyorum herkes beni bu şekilde tanır. Taraflar arasında bu devir işlemi dışında hiçbir ticari alışveriş yoktur. Başkaca bir alacak verecek meselesinden dolayı para alışverişi yapıldığını görmedim duymadım..." şeklinde beyanda bulunduğu, Lüzum üzerine yemini hatırlatılarak çelişki nedeni ile tanıktan soruldu ayrıca 10/12/2016 tarihli sözleşme tutanağı tanığa gösterildi. Sözleşmenin içeriğinin doğru olup olmadığı, sözleşmenin 3 sayfasındaki imzaların kendisine ait olup olmadığı, imzalar arasındaki farklılığın nedeni ve imzanın hangi tarihet atıldığı hususu belge gösterilerek soruldu: Her ne kadar 2 aylık maaş ve kira bedeli demişsem de toplamda 4.000,00 TL ödemiş olduk aracın bazı kiraları tarafıma ödendi. Ödenmeyen miktarın ne kadar olduğunu bilmiyorum. Bana gösterilen sözleşmenin içeriği doğrudur ben hatırladım ve bizzat gösterilen üç sayfayı da kendim imzaladım. Sözleşmenin üç sayfasında da imzamın farklı atıldığını kabul ediyorum ancak ben imzalarımı bu şekilde farklı atarım tüm diğer işlerimde de imzalarımı farklı atmaktayım. Senetlerin düzenlendiği tarihte Karşıyaka Noterliğinde söz konusu devir sözleşmesinin yapıldığını, Naciye, Havin ve ben üç kişi olmak üzere devir sözleşmesini noterde imzaladık, Her ne kadar sözleşmenin Noterde yapıldığını beyan etmiş isem de şu anda nerede yapıldığını bilmemekle birlikte kafeteryada bu sözleşmenin yapılarak daha sonra senet imzası konusunda Notere gidilmiş olabilir, vekalet bende 6 ay kalmadı vekaletname düzenlendikten sonra en fazla bir ay geçerli kaldı bir aydan sonra azledildiğime dair eve yazı geldi. Ayrıca sözleşme benim bulunduğum ortamda bizzat yazıldı ve benim tarafımdan imzalandı. Ben sonradan imzalamadım şeklinde beyanda bulunduğu, Çelişki üzerine yemini hatırlatılarak tanıktan sözleşmede imzası bulunan kişilere ilişkin beyanı okundu soruldu: Ben bu konuya ilişkin karıştırdım. Az önceki ifademde belirttiğim şekilde ... ve ..'de ... elden para aldı onun için de notere ayrıca gittiğimiz için bununla karıştırmış olabilirim. Dava açmak için Notere gitmiştik şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizde vermiş olduğu beyanında; "... Ben inşaat işçisi olarak görev yapmaktayım. Taraflar arasındaki uyuşmazlıktan eşim ...'un davalıya ait işyerinde çalışması nedeni ile haberim vardır. Ayrıca kendim de davalının işyerini devretmek istemesi üzerine davacının eşi ... ile %50 ortak olmak istedim. İşletmenin devri için davalı eşime vekaletname verdi ancak veklaetname tarihinden en fazla bir ay sonra azletti. Ben eşime Mizgin olarak hitap ederim çevre de öyle tanır ancak resmiyette adı Müjde'dir. Ben sözleşme yapıldığı sırada sözleşmenin yapıldığı yerde değildim kaza nedeni ile ayağım kırık ve alçıdaydı. Eşim akşam eve sözleşmeyi getirdi ben evde imzaladım. Sözleşmeye göre %50 ortak olacaktım sözleşme nedeni ile davacının davalıya 4 veya 5 senet olmak üzereatmışküsur bin tl bedelli senet ayrıca maaş ödemeleri,vs için ...nın 20.000,00 Tl verdiğini eşimden ve ...'dan duydum ancak evde olduğum için görmedim. Ben ödemeyi payım karşılığında daha sonra ...ya yapacaktım. Ben taraflar arasında uyuşmazlık konusu dışında başkaca bir ticari alışverişin olup olmadığını bilmiyorum duymadım.." şeklinde beyanda bulunduğu, Tanığa yemini hatırlatılarak dosyada mevcut sözleşme aslı gösterildi soruldu: "...Sözleşmenin altındaki imzalar bana aittir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte ... vardı. Sözleşme yapıldığı gün benim evime gelerek sözleşmeyi bana da imzalattılar.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizde alınan beyanında;"...Eşim uyuşmazlık öncesinde davalıyı tanıdığı için bir görüşmelerinde ödeneklerin alınmadığını, işçilerin parasının ödenmediğini, bunları ödemesi ve senet vermesi halinde kurumu devredebileceğini eşime söylemiş. Eşim de buna istinaden yaklaşık 20.000,00TL işçi alacaklarını ödemek üzere 65.000,00 TL'ye yakın bedelli dört adet senet imzaladı. Önce senet ve para verildi. Aynı gün sözleşme yapıldı daha sonra devretmedi.Sözleşmenin yapıldığı sırada ... ve eşi ... vardı. Ancak eşim ... sözleşmeye imza atmadı. Kurumu kapatarak gittiler biz de mağdur olduk. Bu olay öncesinde ... ile eşimin hiç bir para alışverişi olmamıştır kurumun devredileceğini öğrenince benim de işim olmadığı için devralmak istedim" şeklinde beyanda bulunduğu, Tanığa yemini hatırlatılarak dosyada mevcut sözleşme aslı gösterildi soruldu: Sözleşmenin altındaki imzalar bana aittir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı tanığının bildirmiş olduğu adrese tebligat çıkartılmak suretiyle talimat ekinde gönderilen 01.09.2015 tarihli kira sözleşmesinde ...'nın kefil olarak yer alma sebebi ve davalıya ait işyerinin devri hususunda bilgi ve görgülerinin sorulması hususlarında tanık ...'in talimat yoluyla alınan beyanında;"... ben, oğlum ... ile birlikte İzmir' de bir özel eğitim kurumu açmaya karar verdik. Kiraladığımız taşınmaz ile ilgilenen avukat bizden hatırladığım kadarıyla 3 tane kefil istedi. Bir tanesi iş yaptığımız kişi ... idi. ... de bize ...' yı tavsiye etti. Kefil olabileceğini söyledi. Bu şekilde ... ile tanıştık. Kendisi de özel eğitim öğretmeniydi. Biz de bu işi bilmediğimizden bize yol gösterdi. Kendisi ilk başka bize yardımları karşılığında bir miktar ücret aldı. Daha sonra ortak olmayı teklif etti. Kendisi ortak sıfatını alamayacağı için de kendi adına bizim servislerde servis ablalığı yapan ...' u ortak olarak almamızı istedi. Yani aslında işleme kendi adına yapıyordu. Ancak ... adına devir yapılmasını istiyordu. Çünkü kendisi başka bir kurumda özel eğitim öğretmenliği yapıyordu. Eşim o dönem bana şiddet uyguladığı için buradan ayrılıp İzmir'e gitmiştim. Benim adıma olan işlemleri de oğlum ... adına gerçekleştirdik. Eşimin beni bulmasını istemiyordum. Bu şekilde ... ile ... arasında bir ortaklık gerçekleşti. Bizden vekaletname aldı .... Bu vekaletname ile de ...' u ortak yaptı. Biz oğlumla Antlaya'ya döndük. Biz döndükten sonra ... bir miktar daha para istedi. Hatta biz geldikten sonraki kirayı da ödememiş. Biz de verdiğimiz paralara karşılık bir şey istedik. O da bize kendi el yazısıyla senetleri verdi. Daha sonra ben İzmire gittiğimde öğretmenlerin maaşının ödenmediğini kira borçları olduğunu öğrendim ve yapabileceğim başka bir şey olmadığı için de kurumu kapattım. ...'dan da verdiğim paraları istedik ancak ödemedi. Biz de senetleri icraya koymak zorunda kaldık. Senetlerin karşılığı olarak aldığı paraları bizlere ödemediğinden senetleri icraya koyduk. ... bizden aldığı vekaleti de kötüye kulanmıştır. Mağdur olan biziz. Bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava konusu hadiseler ile bütün dosya muhtevası itibarı ile dosyanın re'sen seçilecek mali müşavir bilirkişiye teslim edilerek, bilirkişiye tarafların ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yapma yetkisi verilerek, Taraflar arasında borç ilişkisi bulunup bulunmadığı, bundan kaynaklı ihtilaflar ile senetler bağlamında sorumluluk doğup doğmayacağı ve bilcümle ihtilaflı noktalar hakkında, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle kayıtlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde buna ilişkin açıklama ve değerlendirmeler ile alacak borç durumuna ve takip talebinde istenilen işlemiş faize ilişkin rapor düzenlenmesi hususunda alınan bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu ihtilafla sınırlı olmak kaydı ile tarafların uyuşmazlık konusuna ilişkin dosya kapsamı belgeler ile taraf beyanları incelenmiş hususlar tespit edilmiştir.
1- Davacı ile davalı arasında , taraflar arasındaki tek borç ilişkisinin, davacının eşinin davalıya ait Özel Eğitim Kurumunu devir almasına yönelik olarak, davacı tarafından davalıya devir bedeli karşılığı, 10/02/2016 tarihli “sözleşme tutanağı” başlıklı sözleşmenin 3 maddesinde belirtilen ve icra takibine konu edilen 4 adet ve toplam tutarı 62.000,00.-TL olan senetleri verdiği, taraflar arasında başkaca bir borç ilişkisinin bulunmadığı,
2- Taraflar arasındaki 10/02/2016 tarihli “sözleşme tutanağı” başlıklı sözleşmenin 3 maddesinde bahsi geçen ve İcra takibine konu edilen senetlerin devir bedeli karşılığı olmadığını ve davacıya verilen borç para karşılığında alındığını beyan eden ve senetlerin tanzim edilme sebebini/borcun sebebini/değiştiren davalının bu iddiasını ispatlamaya yarar bilgi ve belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı,
3- Davalı ...'in ...bank A.Ş hesabından davacıya 03/04/2016 tarihinde gönderilen 8.400,00.-TL nın ,davacıdan alacaklı olduğu bir durumda ve elinde bulundurduğu 4 adet ve toplam tutarı 62.000,00.-TL olan senetlerin tanzim tarihinden sonra gönderilmiş olmasının, Özel Eğitim Kurumunu davacı eşine devretmeyen davalının davacıya olan borcunun tasfiyesine yönelikolduğu; Davacının İzmir ...İcra Md.lüğünün ... E.sayılı dosyasından ötürü davalıya borcunun bulunmadığı rapor edilmiştir.
Dosyanın re'sen seçilecek SMMM bilirkişiye teslim edilerek, bilirkişilere tarafların ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yapma yetkisi verilerek, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle kayıtlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde buna ilişkin açıklama ve değerlendirmeler ile Davanın hem menfi tespit hem de istirdat davası olması ciheti ile ayrı ayrı davacının borçlu olmadığı ve davalıya intikal edip iadesinini gündeme gelebileceği alacak kalemlerinin hesaplanması hususlarında bilirkişiden alınan raporda özetle; davalı vekilinin 26/09/2023 tarihinde bu hususa ilişkin beyanlar içeren dilekçe sunduğu ve dilekçe de özetle "Yine tarafımca, müvekkilin ve kurumun o dönem muhasebe işleri ile ilgilenen kişilerle görüşülmüş olup ticari defter ve belgelerin sunulduğu teyit edilmiştir..." şeklinde ifadelerden de anlaşıldığı üzere tarafımca rapor tanzimi için gerekli olan davalı işletmeye ait ticari defterlere ulaşılamadığından, 16/09/2023 tarihli ek süre talebi konulu dilekçemde de belirttiğim üzere, sayın bilirkişi SMMM ...'nun 30/06/2022 tarihli kök raporundan farklı başkaca herhangi bir değerlendirmede bulunulamayacağı rapor edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporları mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmüştür.
Davacı vekili 12/10/2020 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkili aleyhine yapılan İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasına dilekçe tarihi olan 12.10.2020 tarihi itibariyle 74.932,16-TL ödeme yaptığını, bu ödeme her geçen ay arttığını, bu yönü ile yapacağı açıklama dilekçe tarihi olan 12.10.2020 tarihi itibariyle yapılmış olup fazlaya ilişkin hakları saklı olduğunu, bu bedelin 52.833,31-TL'si icra dosyasından davalıya ödenmiş kalan 22.098,85-TL'si ise mahkemenizin verdiği tedbir kararı gereği icra dosyasında tutulduğunu, halen müvekkilinin maaşından kesinti yapılmakta olup her ay yapılan tahsilat arttığını, bu nedenle hükümle birlikte dosyada birikmiş olan bedelin iadesine karar verilmesini, bu hali ile 12.10.2020 tarihi itibariyle istirdadını talep ettikleri bedel 74.932,16-TL olduğunu, ancak her ay müvekkilinin maaşından kesinti yapılmakta olup karar tarihi itibariyle bu kesintiler de istirdadını talep ettikleri bedele eklenmesi gerektiğini, ayrıca hüküm ile birlikte dosyada muhafaza edilen tahsilatların da müvekkile geri ödenmesine, davacıya ödenen toplam 52.833,31-TL nin de davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, ayrıca müvekkilinin yatırdığı 12.768,08-TL teminat bedelinin de hükümle birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesi gerekeceğini, müvekkili dava ikame ederken dava değeri olarak gösterilen 10.000-TL üzerinden 170,78-TL peşin/nispi harç yatırmış ve sonrasında ise kendilerine verilen süre içinde takibe konu borç toplamı üzerinden 08.08.2019 tarihinde 888,03-TL tamamlama harcı yatırıldığını, dolayısıyla toplam borç üzerinden tüm harçlar yatırılmış olup istirdadını talep ettikleri bedel de yine toplam borç içerisinde değerlendirileceğinden bu yönü ile istirdadını talep ettikleri borç yönünden harç yatırılmış olmakla mahkemeden yeniden harç alınmasına gerek bulunmadığını beyan ve talep etmiştir.
Dava, davacının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve iş bu dosyada takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ayrıca davacıdan tahsil edilen bedellerin hesaplanarak faizi ile birlikte davalıdan istirdatına ilişkin açılmış bulunan menfi tespit davasına ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe esas senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit ve davacıdan tahsil edilen bedellerin tahsilat tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdatı noktalarında toplandığı,
Delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporunda; davacı ile davalı arasında taraflar arasındaki tek borç ilişkisinin, davacının eşinin davalıya ait Özel Eğitim Kurumunu devir almasına yönelik olarak, davacı tarafından davalıya devir bedeli karşılığı, 10/02/2016 tarihli “sözleşme tutanağı” başlıklı sözleşmenin 3 maddesinde belirtilen ve icra takibine konu edilen 4 adet ve toplam tutarı 62.000,00.-TL olan senetleri verdiği, taraflar arasında başkaca bir borç ilişkisinin bulunmadığı, Taraflar arasındaki 10/02/2016 tarihli “sözleşme tutanağı” başlıklı sözleşmenin 3 maddesinde bahsi geçen ve İcra takibine konu edilen senetlerin devir bedeli karşılığı olmadığını ve davacıya verilen borç para karşılığında alındığını beyan eden ve senetlerin tanzim edilme sebebini/borcun sebebini/değiştiren davalının bu iddiasını ispatlamaya yarar bilgi ve belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı, davalı ...'in ...bank A.Ş hesabından davacıya 03/04/2016 tarihinde gönderilen 8.400,00.-TL'nın, davacıdan alacaklı olduğu bir durumda ve elinde bulundurduğu 4 adet ve toplam tutarı 62.000,00.-TL olan senetlerin tanzim tarihinden sonra gönderilmiş olmasının, Özel Eğitim Kurumunu davacı eşine devretmeyen davalının davacıya olan borcunun tasfiyesine yönelik olduğu; davacının İzmir ...İcra Md.lüğünün ... E.sayılı dosyasından ötürü davalıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği,
Dava dışı merciin defterlerinin daha evvelden de sunulmayıp noksan olması ve münhasıran evrak ile bilirkişilerin rapor düzenlemeyeceklerine dair tespitleri ile özü itibari ile davalı tarafın asaleten kendi namına defter yer bildirimi yerine yine dava dışı tarafa dair yer bildirmesi üzerine davalı işletmeye ait ticari defterlere ulaşılamadığı nazara alınarak ve Mahkememizce bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜNE,
i- İzmir ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyaya konu;
*-10.02.2016 tanzim ve 10.06.2016 vade tarihli ...000,00-TL bedelli sened,
*-10.02.2016 tanzim ve 10.0...2016 vade tarihli 9.000,00-TL bedelli sened,
*-10.02.2016 tanzim ve 10.08.2016 vade tarihli 26.000,00-TL bedelli sened,
*-10.02.2016 tanzim ve 10.09.2016 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli sened,
Kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
ii*-) İİK 72/5 hükmü 1. Cümle mucibince - Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. –hükmüne istinaden sair işleme mahal olmaksızın takibin davacı yönünden hükümsüz kalarak durmuş olduğunun tespitine,
Dair hükme mahkememizin 05.11.2019 tarihli ara kararı ciheti ile hacet bulunmadığına,
iii*-)İstirdat talebi açısından 74.932,16 TL nin 12.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 5.118,61 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL peşin harç ve 888,03 TL tamamlama harcı toplamı 1.058,81 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.058,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 60,50 TL e-tebligat masrafı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 0,60 TL KEP ücreti, 85,50 TL talimat masrafı, 64,00 TL posta masrafı, 228,60 TL tebligat masrafı ve 600,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplamı 1.039,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 35,90TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 888,03 TL tamamlama harcı ve 59,10 TL tedbir talebi harcı toplamı 1.153,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı;
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/09/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı