T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/584 Esas
KARAR NO: 2024/115
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/03/2019
KARAR TARİHİ: 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların vefat eden ...'in mirasçıları olduğunu, ...'in Didim'de kuaför olarak çalıştığını, 01/10/2018 günü İzmir'den Didim'e dönerken arkadaşı ...'in kullandığı ... plakalı ... model kiralık araç ile Söke'de ... Mah. ... Kavşağında saat 18:30 sularında kaza yaptığını ve neticesinde ...'in Söke Devlet Hastanesi'ne kaldırılıp orada vefat ettiğini, kazanın 01/10/2018 günü saat 18:30 sularında ... ... yönetimindeki kamyonetin; Söke'de ... Mah. Muradiye Kavşağında kırmızı ışıkta beklemekte olan ... plakalı ...'a, ... plakalı ...'a ve ... plakalı...'a arkadan çarparak meydana geldiğini, ölümlü kaza ile ilgili Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma numarası ile tahkikat yapıldığını, iddianame ile Söke .... Asliye Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın yasal mirasçıları olduğunu, davalılardan ...'in kullandığı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı için 01/11/2018 tarihinde başvurduklarında 15/11/2018 tarihli mutabakatname ve feragatname imzalatmak suretiyle 27/12/2018 tarihinde müvekkili ... için 27.645,80 TL ve diğer müvekkili için 19.722,04 TL olmak üzere toplamda müvekkillerine 47.367,84 TL ödeme yapıldığını ancak davalı şirket tarafından bu zorunlu yapılması gereken ödemenin yetersiz ve ayrıca tüm şartları eksiksiz olmasına rağmen talepten bir ay sonraya ödeme tarihi belirleyerek yapıldığını, bu sebeplerle metezoru ile yapılmış bu anlaşmanın tarafınca karşılıklı müzakere edilmeyip sehven şirketçe idare edilen bir süreç olduğunu, davacılardan olan aracın sürücüsü ...'in kazanın oluşunda kusurlu oluşu ve davacıların oğlu olan ...'in ölümüne sebep olduğundan haksız fiilin neticesinden; araç işleteni sıfatındaki "araç işleteni"in ise KTK.md. 85 gereğince kusursuz sorumluluğu bulunduğundan maddi ve manevi sorumlu tutulacağının açık olduğunu, müvekkillerinin yaşlı ve geçimlerini oğulları ...'in sağladığı bir halde iken ...'in vefatı ile maddi olarak geçimlerini sağlamakta zorlanmalarının yanında yaşadıkları elem ve ızdırabın güç olduğunu, kaza tarihinden itibaren fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak müvekkili ... için şimdilik 1.000,00 TL ve ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizleri ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınması, yine kaza tarihinden itibaren müvekkili ... için 49.000,00 TL ve ... için 49.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleri ile müştereken ve müteselsilen davalılardan ... ve araç işleteninden alınması, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına ve ayrıca arabuluculuk aşamasından önce istişare raporu hazırlanması için harcadıkları 500,00 TL tutarındaki bilirkişi masrafının da 15/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davalılardan alınarak kendilerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafın Uzman bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenen 15/01/2019 tarihli istişare raporu ve 500,00 TL tutarlı kesin makbuza dayandığını, davacının talep edebileceği miktarını uzman bir kişiye hesaplatmış olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden ve esastan reddini talep ettiklerini, müvekkili hakkında düzenlenen tebligatın tebligat kanunu uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı aracın aniden trafik ışıklarına 20 m kalmışken durması nedeniyle gerçekleştiği, müvekkili ...'in kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından mutabakatname ve feragatname imzalatılmak suretiyle davacı tarafa ödeme yapıldığını bu şekilde davacıların iddia ettikleri zararın karşılandığını, muhtemel tazminat tutarına hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın yolcu taşıma aracı olmayan araç içerisinde ücret karşılığı taşınmadığını aralarında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu taşınanın menfaati söz konusu olduğunu aracın hususi kullanım aracı olduğunu, müvekkili yönünden zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliğinden usulden reddine talep edilen alacağın miktarı belirli hale geldiğinden belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 19/02/2020 tarihli celsesinin ... nolu ara kararı gereğince davalı ... Otelcilik ve Kafeterya Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın dosyadan tefrik edilmesine ve mahkememizin ayrı bir esasına kaydına karar verildiğinden mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar 01/10/2018 tarihinde meydana gelen ve ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların Desteği ...'in vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talepli olarak huzurdaki davayı açtıklarını, davacılara destekten yoksun kaldıkları için ödeme yapıldığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere 15.11.2018 tarihinde destekten yoksun kalma tazminatı olarak 47.367,84 TL ödeme yapılmış ve bu ödeme karşılığında ibraname alındığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar Başlığı altında düzenlenen ve başvuranların bu talebi yersiz ve eksik ödeme talebini kabul etmediklerini, hayatını kaybeden destek ve destekten yoksun kalanlar ile ilgili talepleri ödeme ile ilgili açıklamaları ve itirazları baki kalmak ve de kabul anlamına gelmemekle birlikte kazada hayatını kaybeden desteğin anne ve babasının başka gelirlerinin bulunup bulunmadığı araştırılarak elde edilecek sonucun hesaplamaya esas tutulması gerektiğini, hayatın olağan akışı evladın geliri olan anne babaya vereceği destek ile hiç geliri olmayan anne babaya vereceği destek aynı olamayacağını, ödeme ile ilgili açıklamaları ve itirazları baki kalmak ve de kabul anlamına gelmemekle birlikte 01.01.2019’da yürürlüğe girmek üzere arabuluculuk artık bir dava şartı olarak kabul edildiğini, davacının öncelikle arabuluculuk sistemine başvurması zorunlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kusur yönünden itirazları ve ATK trafik ihtisas dairesi nezdinde inceleme talebi ödeme ile ilgili açıklamaları ve itirazları baki kalmak ve de kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ödeme ile ilgili açıklamaları ve itirazları baki kalmak ve de kabul anlamına gelmemekle birlikte kabul anlamına gelmemekle ve kusurla ilgili itirazımızı tekrarlamakla beraber, müvekkil şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, ödeme ile ilgili açıklamaları ve itirazları baki kalmak ve de kabul anlamına gelmemekle birlikte başvuranın içinde bulunduğu araç yolcu taşıma aracı olmadığını, hususi kullanım aracı olduğunu, başvuran ve araç içindeki diğer kişilerin ücret karşılığı taşınmadıkları bellidir ve aralarında akrabalık ilişkisi de olmadığını, taşınanın menfaati söz konusu olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %40 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK‘dan ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalanlara ödeme yapılması ve kesin ibra ve mutabakat sebebiyle davanın reddine, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmaması sebebiyle davanın reddine, dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle (eksik belge) davanın dava şartı sebebiyle reddine, esas incelemesine geçilmesi halinde davanın esastan reddine; yargılama gideri ve yasal vekalet ücretinin davacıya yükletitilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Olayın meydana geliş şekli; 01.10.2018 tarihinde saat:18.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Aydın istikametinden Didim yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre sol şeritte kırmızı ışık yanması nedeniyle beklemekte olan... idaresindeki ... plakalı araca ve orta şeritte beklemekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün arka kısımlarına çarpması akabinde ... plakalı otobüste aynı istikamette önünde beklemekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması ile neticelenen ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü dava konusu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Söke ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; "Olay tarihinde şüpheli ...'in sevk ve idaresinde ki ... plakalı aracı Söke Didim karayolu üzerinde Muradiye kavşağında trafik ışıklarında bekleyen ... plakalı müşteki...'ın kullanımında bulunan aracın arka sağ ve yan kısmına çarptığı akabinde ... plakalı müşteki şüpheli...'ın kullanımında bulunan otobüse arkadan çarptığı, söz konusu otobüsün çarpma neticesinde önünde duran ... plakalı müşteki ...'ın kullanımında bulunan araca arkadan çarptığı zincirleme trafik kazasında maktul ...'in ağır yaralı olarak kaldırıldığı Söke Devlet Hastanesinde vefat etmesi" olayı nedeniyle sanık ...'e Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan dolayı mahkumiyet cezası verildiği, alınan bilirkişi raporunda; müşteki şüpheli ...'in asli, tam ve tek kusurlu olduğu, şüphelinin kullandığı araç üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde aracın standart donanımlarında bulunan fren, lastik, emniyet kemeri, airbag vb. sistemlerin uygun çalışma değerleri aralığında olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek 01/10/2018 tarihli kazaya ilişkin olarak dosya kapsamı, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, Söke .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ve taraf beyanları ile uyuşmazlık hususları da nazara alınarak kusur durum ve oranlarına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenmesine, çelişkili hususların bulunması halinde giderilmesine karar verildiği ve alınan 22/03/2021 tarih ve ... sayılı raporunda özetle; Mevcut bulgulara göre ;
A)-Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline geldiğinde hızını mahal özelliklerine göre her an tedbir alabilecek şekilde ayarlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüzce seyri ile trafik ışıklarında beklemekte olan araçlara tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla kusurludur.
B)-Olay mahallinde kırmızı ışıkta beklemekte olan ..., ... ve ... plakalı araçların sürücülerinin dosya konusu kazada atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
Olayda davalı sürücü ...' in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacı ... ve ...’in destekten yoksun kalma tazminat kalemleri ve miktarına dair hesaplamalar için dosyanın aktüerya bilirkişine tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporunda özetle; 01.10.2018 tarihinde meydana gelen olay sonrasında vefat eden ...'nın geride kalan hak sahipleri için yapılan hesaplamada, kusur indirimi olmadan ve yapılan sigorta ödemesinin güncel tutarı mahsup edildiğinde destekten yoksun kalma zararlarının; davacı annesi ...'in 102.279,72 TL olduğu, Babası ...'un 74.444,62 TL olduğu hesap edildiği rapor edilmiştir.
Davalı ... ve ... Otelcilik AŞ ve davalı ... vekilinin kök rapora ilişkin itiraz ve beyanları da nazara alınarak itirazlara ilişkin açıklama ve değerlendirmeler içeren ek rapor alınmasına karar verildiği, alınan ek raporda özetle; Sigorta ödeme tarihi itibariyle yapılan gerçek zarar hesabında; 01.10.2018 tarihinde meydana gelen olay sonrasında vefat eden ...’nın geride kalan hak sahipleri için yapılan hesaplamada, kusur indirimi olmadan destekten yoksun kalma zararlarının; davacı annesi ...’un 58.868,42 TL olduğu, Babası ...’un 44.440,34 TL olduğu hesap edildiği, sigorta ödemesinin Gerçek zararı karşılamaya yetmediği anlaşılmış olup takdiri hakimliğinizde olmak üzere Dosya hesap tarihi itibariyle yapılan hesaplama Hesap Tarihi itibariyle; ...’nın geride kalan hak sahipleri için yapılan hesaplamada, kusur indirimi olmadan ve yapılan sigorta ödemesinin güncel tutarı mahsup edildiğinde destekten yoksun kalma zararlarının; davacı annesi ...’in 134.871,60 TL olduğu, Babası ...’in 96.079,39 TL olduğu hesap edildiği rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açtığı davada talep edilen alacakların bilirkişi raporu kök ve ek raporları doğrultusunda, ıslah yolu ile davacı ... bakımından, fazlaya ilişkin olarak açılan 1000 TL maddi talebin 133.871,60 TL, arttırılarak 134.871,60 TL olarak diğer davacı ... bakımından, fazlaya ilişkin olarak açılan 1000 TL maddi talebin 95.079,39 TL, arttırılarak 96.079,39 TL olarak manevi tazminat talepleri hariç rapor ile tespit edilen maddi kalemler toplamı olan 230.950,99 TL'nin genel alacak talepleri ile birlikte 1000 TL'lerin olay tarihinden itibaren yasal faizleri ile arttırılan miktarların hesaplama tarihinden yasal faizleri ile hükmen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, talebini harçlandırmış ve davalılara tebliğ edilmiştir.
Dava; 01/10/2017 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde, davalı sigorta şirketince Zorunlu
Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde gerçekleşen olay sonucu, davacıların oğlu ve desteği ...'in vefat etmesi nedeniyle uğramış oldukları maddi ve manevi zararlarının kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, kara yolu zorunlu mali sorumluluk(trafik) sigortası, bir motorlu aracın kara yolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan hukuki sorumluluğu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanun gereği yapılması zorunlu olan sigorta türüdür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kusur oranları, davacıların hangi davalıdan hangi oranda hangi tarihten itibaren maddi tazminat veya manevi tazminat isteyip isteyemeyeceği, davacıların hangi davalılardan faiz talep edip edemeyecekleri, hangi tarihten itibaren ne tür faiz isteyebilecekleri, belirlenecek tazminat oranlarından hatır taşıması nedeni ile indirim yapılıp yapılamayacağı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; 01.10.2018 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Aydın istikametinden Didim yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre sol şeritte kırmızı ışık yanması nedeniyle beklemekte olan... idaresindeki ... plakalı araca ve orta şeritte beklemekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün arka kısımlarına çarpması akabinde ... plakalı otobüste aynı istikamette önünde beklemekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması ile neticelenen ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü dava konusu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup,
Kaza sonucu, trafik kazasının oluşumunda davalı sigortalısı, davalı sürücü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır.
... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde olduğu, 17/05/2019 sigorta bitiş tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu görülmüştür.
Davacıların müteveffa ...'in anne ve babasıdır.
Hatır taşımacılığı, maddi ve manevi karşılık olmaksızın, işletenin ve teşebbüs sahibinin, bir kişi veya kişileri bir yerden bir yere motorlu araçla götürmesidir. KTK gereğince, hatır taşımacılığı kapsamında genel hükümlere tabii kılınan sorumluluk, bedensel zarar ve ölüm sonucunda ortaya çıkan zararlarla sınırlıdır.
Dolayısıyla hatır için taşıma, kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunun kapsamındadır. Bu sebeple haksız fiile ilişkin yasal düzenleme olan 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m.49 vd. gereğince zarar gören kimse hem uğradığı maddi zararları hem de manevi zararları zarar verenden talep edebilecektir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi Esas No: ... - Karar No: ...
"...Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir...."
Bu bağlamda davacıların vefat eden ...'in mirasçıları sıfatı ile halefiyet sureti ile hatır taşımacılığı kaynaklı destekten yoksunluk kaynaklı % 20 tenkise tâbi olacakları, destek alacağının bir miras alacağı vasfında da olsa yahut şahsa bağlı hak olarak hakkın tâbi olduğu mehaz şahıstan doğduğunun kabulünde de bu şahsın tâbi olacağı ilkeler dairesinde olacağı, dolayısıyla kusur ve sair maddi yahut hukuki durumlar sebebi ile değişebileceği ;
Netice itibari ile hem sigorta hem de davalının ayrı ayrı % 20 tenkise tâbi olacak şekilde destekten yoksunluk tazminatından sorumlu olacakları nazara alınarak;
Destekten yoksun kalma bedeli olarak ... yönünden, 200.950,99 TL alacak kaleminin; hatır taşımacılığı kapsamında yüzde 20 tenkisi ile 160.520,92 TL ye tenziline, bu miktarın 17.03.2023’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 01.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Destekten yoksun kalma bedeli bedeli olarak ... yönünden, 200.950,99 TL alacak kaleminin; hatır taşımacılığı kapsamında yüzde 20 tenkisi ile 160.520,92 TL ye tenziline, bu miktarın 01.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Manevi tazminat bedeli olarak ... yönünden, davacılar için ayrı ayrı 40.000 TL olmak üzere toplam yekûnda 80.000 TL alacak kaleminin 01.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, (davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, davalı sigortanın teminat limiti ile mahdut sorumlu olması kaydıyla,
Davalı asilin manevi tazminattan münhasıran sorumlu olacağına)
a-)i*Destekten yoksun kalma bedeli olarak ... yönünden, 200.950,99 TL alacak kaleminin;
Hatır taşımacılığı kapsamında yüzde 20 tenkisi ile 160.520,92 TL ye tenziline,
Bu miktarın 17.03.2023’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 01.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ii* Destekten yoksun kalma bedeli bedeli olarak ... yönünden, 200.950,99 TL alacak kaleminin;
Hatır taşımacılığı kapsamında yüzde 20 tenkisi ile 160.520,92 TL ye tenziline,
Bu miktarın 01.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
iii* Manevi tazminat bedeli olarak ... yönünden, davacılar için ayrı ayrı 40.000 TL olmak üzere toplam yekûnda 80.000 TL alacak kaleminin 01.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
2-Davalılar bakımından açılan manevi tazminat istemine yönelik davada alınması gereken 10.965,18 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 341,55 TL peşin harç ve 324,75 TL ile 457,24 TL ıslah harcının toplamı 1.123,54 TL'nın mahsubu ile eksik kalan 9.841,64 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre kabul oranına takdir ve tayin edilen 25.683,35 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
5-Davalı ... bakımından açılan maddi tazminat istemine yönelik davada alınması lazım gelen 5.464,80 TL den peşin harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile, davacıya verilmesine,
7-Davalı ... kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 268,80 TL tebligat gideri, 121,00 TL e-tebligat masrafı, 262,10 TL posta masrafı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 700,00 TL ATK fatura bedeli, 2,60 TL KEP ücreti, toplamı 1.954,50 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi 1.049,46 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından peşin yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 341,55 TL peşin harç, 781,99 TL ıslah harcı toplamı 1.167,94 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı sigorta şirketinin yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davalı sigorta şirketine iadesine,
12-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
14-1.320,00 TL arabulucuk ücretinin 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Dair ; davacı vekilinin ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı