T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/760 Esas
KARAR NO : 2024/352
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2019
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı müvekkili aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile dayanak 211.000,00 TL bedelli senede dayanarak davalı ... tarafından kötü niyetli olarak icra takibine girişildiğini ancak müvekkilinin davalı-alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında iş bu senet borcunu da kapsayacak şekilde bir protokol imzalandığını, bahse konu protokol uyarınca takibe konu senedin davalı tarafından davacımüvekkiline iade edileceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, dolayısıyla iş bu dava konusu senedin protokol gereği bedelsiz kaldığını ancak davalı tarafın iş bu senet hakkında haksız,yersiz ve kötüniyetli olarak İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından icra takibine başladığını, müvekkilinin ikamet ettiği taşınmazın iş bu takip dosyasından satışının talep edildiğini, müvekkilinin başka taşınmazları da olup davalı tarafın bu taşınmazların da satışını istediğini, icra dosyasının tedbiren durdurulmaması halinde müvekkilinin tüm maddi varlığının davalı tarafın kötüniyetli eylemlerinden dolayı kaybetme tehlikesi bulunduğunu, yine müvekkilinin maaşına da iş bu dosyadan haciz konduğunu belirterek söz konusu senedin iptalini, senede ilişkin olarak müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin durdurulmasını, bu bağlamda İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve dosyaya dayanak yapılan senede ilişkin olarak davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın kötüniyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu bononun bedelsiz olduğunu ileri sürmekte ve bu iddialarına dayanak olarak da taraflar arasında yapılan 27.12.2016 tarihli protokolü göstermektedirler. Davacıların bu iddiaya dayalı davası maddi ve hukuki dayanaktan yoksundur. Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı taraf işbu davaya kadar takibe konu edilen bonoda tahrifat suretiyle sahtecilik yapıldığını, bahsi geçen bononun 1.000 TL olarak verildiğini ancak davalı müvekkilin tahrifat suretiyle sahtecilik yapmak suretiyle 211.000-TLyazdığını iddia etmişlerdir. Ancak bu iddialarının alınan bilirkişi raporları ile ispatlayamamışlardır. Bu iddiaları bakımından önce İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. dosyasında dava açarak ileri sürmüş ancak daha sonra bu davadan feragat etmişlerdir. Takip konusu senedin tekrar icraya konulması üzerine bu kez aynı iddialarını İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E.-... E. sayılı dosyasında ileri sürmüş ancak yapılan bilirkişi incelemesi ile sahtecilik iddialarının kanıtlanamaması nedeniyle dava ret edilmiştir. Davacılar aynı iddiaları bakımından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına ... soruşturma sayılı dosyasında müvekkil hakkında sahtecilik iddiası ile şikayete bulunmuş ancak bu şikayetleri bakımından takipsizlik kararı verilmiştir. Aynı iddia ile bu kez ... Srş. Numarası ile yeniden şikayet yapılmış bahsi geçen soruşturma halen derdesttir. Davacı taraf, sahtecilik /tahrifat iddiasının ispat edememeleri üzerine tam da sahtecilik iddialarına dayalı İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. dosyasındaki davalarının reddi tarihi olan 14.02.2019 tarihinde bu kez İzmir ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında itfa iddiası ile yeniden takibin iptali istemiyle dava açmıştır. Davacı itfa nedenine dayalı bu son davası devam ederken bu kez Mahkemenizde bedelsizlik nedenine dayalı işbu menfi tespit davasını açmıştır. Yine açmış oldukları bu davalarına delil oluşturması amacıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Srş. Numaralı dosyasında bedelsiz kalmış senedi kullanma suçundan müvekkili şikayet etmişlerdir. )Davacının bedelsizlik iddiası doğru değildir. Takip konusu bononun bedeli ödenmemiştir. Yine belirtmek gerekir ki bonoya karşı ödeme veya bedelsizlik iddiasının kesin delillerle ispatının gerektiği açıktır. Davacı taraf, işbu davaya konu ettikleri bononun bedelini ödediklerine dair kesin nitelikte herhangi bir kanıt sunabilmiş değildirler. Davacının dayandığı 27.12.2016 protokol takip konusu bononun bedelinin ödendiği ve bu suretle bedelsiz kaldığına dair herhangi bir ibare ve ibra ifadesi içermemektedir. Ayrıca davacının bononun bedelsiz olduğuna dair iddiasına dayanak olarak belirttiği 27.12.2016 tarihli protokol, davacı ile dava dışı annesi ...’ın, davalı müvekkili aldatılması suretiyle yapılmış bir protokoldür. Kısaca belirtmek gerekirse davalı müvekkil, davacının davadışı annesi ...’la uzun yıllar birlikte yaşamıştır. Davalı müvekkil, davacının annesi ...’la birlikte yaşarken o tarihlerde işlerinin yoğunluğu sebebiyle ilerde kendisine tapuda devir edilmesi koşul ve inancı ile ... mesken vasıflı taşınmazı davacıya güvenerek onun adına tescil etmiş ancak lehine intifa hakkı tesis ettirmiştir. Ancak daha sonra bu taşınmazı satmak için intifa hakkını kaldırınca davacının taşınmazı kendisinden habersiz satışa arz etmesi üzerine davacıdan taşınmazın bedeli için davacıdan 211.000-TL bedeli senet almıştır. Bu kapsamda, takip konusu bononun bedelsiz olduğuna dair iddiasına dayanak olarak belirttiği 27.12.2016 tarihli protokol, davacı ile davadışı annesi ...’ın davalı müvekkili aldatılması suretiyle yapılmış bir protokoldür. Yukarıda açıkladığımız ve resen dikkate alınacak nedenlerle; davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile, dava konusu alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini’’ talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce verilen 12/11/2019 tarihli ara karar ile her ne kadar davacı takibin tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği; talebin İİK'nun 72/3 maddesi geregince icra takibi sonrası ihtiyati tedbir talebine ilişkin olduğu ve davacının tedbir kararı istemekte hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, İ.İ.K 72/3 maddesi gereğince, takip çıkış miktarı (245.442,00 TL ) üzerinden %20 oranında ( 49.088,40 TL) teminat yatırılması ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması halinde; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili 25/11/2019 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; somut davaya konu olayda ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren yasal şartların mevcut olmadığını, bu haliyle mahkemenin kararının geçersiz olduğunu, davacı tarafın iddialarının davalı müvekkilinin alacağını almasını geciktirmeye dönük dayanaksız ve soyut iddialar olduğunu, günümüz piyasa koşulları ve kur dalgalanmaları dikkate alındığında davacının ileride haksız çıkması halinde hükmedilen %20 teminatın yetersiz kalacağını ve müvekkilinin ciddi oranda zararına sebebiyet vereceğini belirterek Mahkememizce 12/11/2019 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini aksi takdirde ihtiyatî tedbir için hükmedilen teminat miktarının güncel icra dosya alacağı miktarında hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz 27/11/2019 tarihli tensip tutanağı ile davalı vekilinin ihtiyatî tedbir kararına itiraz talebinin duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı vekili, Mahkememizce 12/11/2019 tarihli kararla verilen ihtiyatî tedbir kararının kaldırılmasını, aksi takdirde ihtiyati tedbir için hükmedilen teminat miktarının güncel icra dosya alacağı miktarında hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; söz konusu ara karar ile " %20 oranında teminat mektubu yatırılması ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması halinde İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyatî tedbir" konulmasına karar verildiği, ancak ara kararla hükmedilen teminatın yatırılmadığı, HMK'nun 393/1 maddesindeki ihtiyatî tedbir kararının karar verildiği tarihten itibaren bir hafta içerisinde uygulanması talep edilmediği takdirde verilen tedbir kararının kendiliğinden kalkacağına ilişkin yasal düzenlemeye göre itiraza konu tedbir kendiliğinden kalkmış olmakla, itiraz edilen husus konusuz kaldığından " karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu bononu incelenmesinde;
Ödeme Tarihi: 12.11.2016
Ödenecek Tutar 211.000.- T.L. (Rakamla)
İşbu emre muharrem senedim..... Mukabilinde 12. Kasım 2016 ( 12 rakamı üzerinde oynama olduğu, imza ile teyit edilmediği,) tarihinde Sayın ... (El yazısı ile) veyahut emrühavale'sine....... Yukarıda yazılı yalnız ikiyüzonbirbin (El yazısı ile) TL. .... Kr. Ödeyeceğim bedeli malen (el yazsısı ile) alınmıştır. İhtilaf vukuunda İZMİR (el yazısı ile) Mahkemelerinin selahiyetini, Avukat ücreti dahil bütün Mahkeme masraflarını ve bir senet ödenmediği takdirde diğerlerinin muacceliyet kesbedecğini şimdiden kabul eylerim...
Düzenleme Tarihi: 21.10.2016 (rakamla)
Ödeyecek; ... (El yazısı ile)
Adres: ...
T.C. Kimlik No: ...
Çift İmzası'nın alındığı. görülmüştür.
Ciro; ... İmza
*Bono'da; Bedeli malen alınmıştır kaydı, temel ilişkiye işaret eder ve düzenleyenin temel ilişki uyarınca lehdar dan mal satın aldığını gösterir. Dolayısı ile, bononun bedelsiz ya da karşılıksız olmadığını gösterir.
*Kambiyo senetlerinin düzenlenme amaçlarından biri, ödemedir. Bir diğer amaç teminattır. Kambiyo senetlerinin bir borcun teminatı olarak düzenlenmesi mümkündür. Bu doğrultuda tarafların aralarında akdettikleri sözleşmede ilgili senede atıf yapılarak, senedin aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan borcun teminatı olarak verileceğini kararlaştırmaları mümkündür. Dosya kapsamında sunulan sözleşme ilgili senede atıf yapılarak senedin aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan borcun teminatı olarak verilebileceğini kararlaştırılmaları mümkündür. (... tarafından açılan İzmir ...İcra Müdürlüğü takibi ve T.C. İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi Kararı; Esas No: ..., Karar No: ..., Takip No: ...İzmir ...İcra Müd. Kararlarında, 211.000,00 TL.lik bono ilgili kararlar görülebilmektedir.) Bononun ödendiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davalı/Alacaklı ... davacı/borçlu ... aleyhine, 06.09.2018 tarihli takip talebi 12.11.2016 vadeli 211.000 TL. Değerinde bir adet bonoya dayalı olarak Asıl Alacak 211.000,00 TL, İşlemiş Faiz 34.442,00 TL olmak üzere toplam 245.442,00 TL. Alacağın /fazlaya ve faize ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, icra giderleri ve vekalet ücreti ile tahsil talebi olduğu anlaşılmıştır.
İzmir ...icra müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 30.11.2016 tarihli takip talebinin ... (TC Kimlik No: ...) aleyhine asıl alacak 211.000,00 TL., İşlemiş Faizi (*) 1.092,58 TL., İht. Hac. Mas. 81,60 TL., Haciz vek. Ücr. 400,00 TL. olmak üzere toplam 212.574,18 TL. tutarındaki toplam alacağın icra gideri vek. ücr. ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (211.000,00 TL. Yıllık %10,50 avans faizi) faiz ile tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; her ne kadar davacı takibin tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği; talebin İİK'nun 72/3 maddesi geregince icra takibi sonrası ihtiyati tedbir talebine ilişkin olduğu ve davacının tedbir kararı istemekte hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası incelenmekle; davacısının ... davalı alacaklısının ... olduğu ve borca ve senede itiraz nedeni ile takibin iptaline ilişkin dava olduğu, talep dilekçesinde özetle senette bulunan miktar ve düzenleme tarihinin doğru olmadığını, senet üzerinde oynamalar yapılarak 1.000,00 TL olan senedin ... tarafından usulsüz şekilde 210.000,00 TL'ye çevrildiğinden bahisle dava açıldığı,davacı ...'in 09/01/2017 tarihinde davadan feragat etmiş olduğu ve mahkemece 10/01/2017 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; davacı ...'in davalı ... aleyhine açmış olduğu davada; İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin alacaklıya borcunun bulunmadığı, takibe konu senedin daha önce İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icraya konulduğunu, davaya konu senedin 1.000,00 TL olarak düzenlendiğini ancak alacaklı tarafından senet üzerinde oynanarak 210.000,00 TL olarak düzeltildiğini müvekkilinin 02/12/2016 tarihinde İzmir C.Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, 2010 yılından itibaren davalının yanında çalışan işçi olduğunu, 2016 yılının 9. Ayında müvekkilinin evinin vergisini yatıracağını söylediğini, karşılığında 1.000,00 TL'lik senet istediğini, senette yazan rakamın 1.000,00 TL olması nedeni ile müvekkilinin senedi imzaladığını ancak yazı kısmındaki miktarın boş olduğunu belirterek ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca itirazlarının kabulü ile alacaklı lehine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 14/02/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın usulüne uygun olarak kanıtlanamaması nedeni ile reddine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 21/05/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile istinaf talebi reddedildiğinden kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
İzmir C.Başsavcılığının ... soruşturma no ve ... Karar nolu 18/09/2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın incelenmesinde; dosyamız davacısının dosyamız davalısı ... ve dava dışı ... isimli şahıs aleyhine resmi belgede sahtecilik, dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan davalı ...'ın isteği üzerine verilen 1.000,00 TL'lik senedin sonradan 211.000,00 TL olarak değiştirildiği ve hakkında icra takibi yapıldığından dolayı şikayetçi olan davacının şikayetine ilişkin olarak yapılan soruşturma neticesinde; ''alınan ifadeler, raporlar, adli emanet kaydı ve tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde şüpheliler hakkında söz konusu suç nedeniyle soruşturma yapılmışsa da söz konusu suçun işlendiğine ilişkin kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığı''ndan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir C.Başsavcılığının ... soruşturma no ve ... Karar nolu 11/03/2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın incelenmesinde; her ne kadar 02/10/2018 tarihli dilekçe ile şüpheli ...'ın müştekiden 1.000,00 TL karşılığı borç karşılığı olarak almış olduğu senedi 211.000,00 TL olarak doldurup hakkında icra takibi başlattığını, bu konu ile ilgili olarak daha önceden de şikayetçi olduğunu ancak aralarında yaptıkları sözleşme ile şikayetinden vazgeçtiklerini, bu sözleşme doğrultusunda şüphelinin elinde bulundurduğu senedi iade etmesi gerektiği halde iade etmeyerek yeniden hakkında icra takibi başlattığından bahisle şikayetçi olduğu, soruşturma neticesinde ''şüphelinin resmi belgede dolandırıcılık suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açılması için yeterli delil elde edilemediği gibi şüpheli hakkında kesinleşmiş bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunduğunun soruşturma dosyası kapsamından anlaşıldığından bahisle atılı suç nedeni ile şüpheli hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin Esas No: ..., Karar No: ... dosyasının incelenmesinde; (Davacı: ..., Davalı: ...) İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası incelendiği, davacı vekili 09.01.2017 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı vekilinin da adan feragat ettiğini bildirdiği, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi; Esas No: ..., Karar No: ... dosyasının incelenmesinde; İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi 14.02.2019, ... esas, ... Karar; Davacı ..., Davalı: ..., Feri Müdahil; ..., Dava: Borca İtiraz,); ".... Yukarıda açıklandığı üzere, istinaf incelemesine konu edilen kararın davacı vekilinin yüzüne karşı verilmesine rağmen yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı analaşılmakla, İİK'nın 363 ve 365 maddeleri gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusu süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir...." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi; Esas No:..., Karar No: ... dosyasının incelenmesinde; İzmir .... İcra Müdürlüğünün Takip No: ... sayılı dosyasınında Davacı; ..., Davalı; ..., Feri Müdahil ..., İcra Takibine İtiraz (Borca İtiraz) ".... Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin, geçerli olabilmesi için Somut olayda, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, yazı ile yazılan ikiyüzonbirbin yazısının kalemle tek defada yazıldığı, bahse konu senedin ödeyecek bölümü ik adet imza yazılı değer bölümlü ve rakamla değer bölümünde belirtilen 211.000 TL. Nin aynı kalemle bunun dışındaki kısımların farklı kalemle yazıldığı açıklanmış olup, bu hali ile tahrifat iddiası usulünce kanıtlanmamıştır. 6102 sayılı TTK.'nun 778. Maddesinin gönderilmesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 680.maddesi uyarınca, tamamen doldurulmamış olan bononun tedavüle çıkarılırken doldurulması mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının İİK.nun 169/a-1 maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ile ispatı zorunlu olduğundan bu hali ile takip dayanağı senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği ve analaşmaya aykırı olarak doldurulduğu veya bedelde tahrifat yapıldığı, yönündeki iddianın usulüne uygun kanıtlanamaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektirmiştir." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş, Karar No: ... sayılı dosyasının incelenmesinde; ".... Yukarıda ismi yazılı borçlunun borcunun vadesi geldiği anlaşıldığında, 211.000,00 TL. Alacağı karşılayacak miktarda haczi taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine İİK.nun 257/1 maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE"karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaflar, bu cümleden olarak akdedilen 27/12/2016 tarihli protokol ile sonrasındaki hadiseler, bahse konu protokolun geçerli bir sözleşme sayılıp sayılamayacağı, Borçlar Kanunu ve diğer mer'i mevzuatın emredici hükümlerine aykırı olup olmadığı, Protokol kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, ...'in edim durumu ve sonrasında ...'ın senedi iptal ve iade borcunun doğup doğmadığı, Senet bedelinin ödenmediği, protokolun farklı saatlerde yapıldığı ve taraflar arasındaki bilumum ihtilaf noktalarına dair, Mali müşavir, bankacı, ticaret hukuku öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş Mali müşavir, bankacıdan alınan raporda özetle;
Ticaret hukuku öğretim üyesinden alınan 27/01/2023 tarihli raporda özetle; 27.12.2016 tarihli sözleşme kapsamında, düzenlenmiş olan bononun teminat amacıyla verildiği, anılan sözleşmede, dava konusu bonoya yollama yapıldığı, bononun teminat amacıyla verildiği hususu kesin delille ispat edilebileceği, taraflar arasında akdedilmiş ve imza inkârı bulunmayan sözleşmenin de bu kapsamda kesin delil olarak değerlendirilebileceği rapor edilmiştir.
Mali müşavir, bankacı bilirkişi heyetinin düzenlenmiş olduğu 02/03/2024 tarihli raporda özetle;
*"Sözleşme" ifadesi ile taraflar ... ve ...'in her sayfasına imzaları alınmak suretiyle, 27.12.2016 tarihinde (5) madde, (2) nüsha olarak sözleşme olarak düzenlendiği,
*6098 (değ. 6363 sayı) B.K.'nun (Madde: 1,2,3,4,12,13,15,16,17,18,19) maddelerine, uygun olabileceği,
*Yazılı metnin başlagıcında, "Sözleşme" ifadesinin yer aldığı, Protokol ifadesine rastlanılmadığı,
*Tarafların 27.12.2016 tarihinde, yukarıda maddeleri verilen ve 5 maddeden oluşan sözleşmeyle ilgili hangi saatler arası yapıldığı konusunda herhangi bir bir bilgi, ize yada belgeye rastlanılmadığı,
*Farklı saatlerde yapıldığı yada başka bir sözleşme'nin olup, olmadığı konusunda dosya kapsamında, tespit yapılamadığı, görülmüştür.
Dava konuları arasında bulunan bononun incelenmesinde;ile ilgili inceleme detayları raporun 6. madde kapsamında detaylı olarak verilmiştir. Buna göre;
-Bono'da; Bedeli malen alınmıştır kaydı, temel ilişkiye işaret eder ve düzenleyenin temel ilişki uyarınca lehdar'dan mal satın aldığını gösterir. Dolayısı ile, bononun bedelsiz ya da karşılıksız olmadığını gösterir.
-Kambiyo senetlerinin düzenlenme amaçlarından biri, ödemedir. Bir diğer amaç teminattır. Kambiyo senetlerinin bir borcun teminatı olarak düzenlenmesi mümkündür. Bu doğrultuda tarafların aralarında akdettikleri sözleşmede ilgili senede atıf yapılarak, senedin aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan borcun teminatı olarak verileceğini kararlaştırmaları mümkündür. Dosya kapsamında sunulan sözleşme ilgili senede atıf yapılarak, .... Tapu bilgileri belirtilen taşınmaz bedeline karşılık almış olduğu, 21.10.2016 vade ve 211.000,00 TL. (İkiyüzonbirbin TL.) (Sözleşme Madde:2) kaynaklanan borcun karşılığı olarak verildiği. (... tarafından açılan İzmir ...İcra Müdürlüğü takibi ve İzmir ...2j- İcra Hukuk Mahkemesi Kararı; Esas No:..., Karar No:..., Takip No:...-İzmir ...İcra Müd. Kararlarında, 211.000,00 TL.lik bono ilgilitakip ve mahkeme kararları görülebilmektedir.)
-Bononun ödendiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.
-..., ... 27.12.2106 tarihinde yapılan sözleşme'nin 3. maddesinde;
"3-) Taraflardan ... ve ... takipten sonra bir araya gelerek, halen tapuda ... adına kayıtlı... mesken vasıflı taşınmaz çıplak mülkiyeti ...'e kalmak kaydıyla, masrafları ... tarafından karşılamak kaydıyla ve bu iş sözleşme tarihinden itibaren (1) ay içinde ... bakımından tapuda annesi ...'a (T.C. Kimlik No: ...) ölünceye kadar kullanım hakkı verilmesi konusunda anlaşmışlardır. Buna karşılık taraflardan ..., İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında ... aleyhine takibe koyduğu bonodan kaynaklı alacağından asıl alacak ve masraf dahil vazgeçecek, yine takibi nedeniyle, ...'in ödemesi gereken tüm vekalet ücretlerini kendisi üstlenecek dosyada ...'in ödemesi gereken tüm vekalet ücretlerini kendisi üstlenecek, dosyada ...'in adına kayıtlı taşınmazlara konan hacizleri kaldıracaktır. Taraflardan ...'in bu anlaşmada belirtilen bir (1) aylık sürede bu taşınmaz bakımından annesi ...'a intifa (kullanım) hakkını tapuda vermemesi ve bu taşınmazı bir başkasına devretmesi halinde, işbu sözleşmenin tüm hükümleri, taraflarca geçersiz kabul edilecek olup, bu halde taraflardan ... İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki alacağını cebri icra suretiyle tahsili için işlemlere devam edecektir." denilmektedir.
Yukarıdaki maddeden olmak üzere;
Sözleşmede, belirtilen ...'in annesine, " 1 aylık süre zarfında" " tapuda annesi ...'a" "ölünceye kadar İntifa (kullanma) hakkı vereceği, belirtilmiş ise de; Dosya ya sunulan (9. Madde de Tapu kayıtları ayrıntılı olarak verilmiştir.) "tapu müdürlüğü kayıtlarında" intifa hakkı; " 9.01.2017 tarihinden başlamak üzere, 100 yıl olarak" belirtilmiştir.
Dolayısı ile 1 aylık süre geçmesinden sonra, "intifa hakkı" tapuda kurulmuştur. Yani sözleşme maddesine gecikmeli olarak uyulduğu, görülmüştür.
Bu durumda; sözleşmede; taraflardan ...'in bu anlaşmada belirtilen bir (1) aylık sürede bu taşınmaz bakımından annesi ...'a intifa (kullanım) hakkını tapuda vermemesi ve bu taşınmazı bir başkasına devretmesi halinde, işbu sözleşmenin tüm hükümleri, taraflarca geçersiz kabul edilecek olup, bu halde taraflardan ... İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki alacağını cebri icra suretiyle tahsili için işlemlere devam edecektir." denilmekte, olduğundan, Sözleşme gereği anlaşmaya uyulmaması nedeniyle, ...'ın yasal işlemlerine devam etmesi gerektiği, kanaat ve sonucuna varıldığı rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Davanın, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemi ile davacının cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı bedellerin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına , takibe konu senedin iptal edilerek davacıya verilmesi istemine ilişkin uyuşmazlık bulunduğunun tespiti noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı aleyhine yapılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine ilişkin olarak borçlu olmadığının tespiti, takibin teminatsız olarak durdurulması, dosya ya dayanak olan 211.000,00 TL. Bedelli senedin davalı tarafından, iş bu senet bedelsiz olduğu halde kötü niyetli olarak takibe konulduğunun tespiti, işbu yargılama esnasında davacının borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalabileceği bedellerin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına, iş bu senedin iptal edilerek davacıya iadesi, davacı aleyhine kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı hakkında %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebi ile dava açıldığı anlaşılmış olup,
Davanın esasına dair deliller toplanıp tahkikatın mevcut hâli bir kısım deliller itibari ile davanın esası açısından yargılama ilerletilmiş ise de ;
Yapılan incelemede 1 aylık süre hesabının maddi hata olduğu, diğer hukukçu bilirkişi raporunun ve esasen HMK sistematiği açısından bilirkişi raporunun takdiri deliller cümlesinden olup,
Davaya konu protokol incelendiğinde 5 numaralı maddenin yalnızca intifa hakkı tesisi bakımından davacı açısından mükellefiyet ve külfetler ihdas edip;
Haddizatında davacının zaten kendi adına kayıtlı tapuda annesi lehine intifa kurmasının tapu maliki olması ciheti ile tek başına mükellefiyet ve aleyhe bir hâl teşkil etmeyeceği,
Sözleşmenin 1.maddesinde ... tarafından bedeli ödenerek alınmış ve fakat ... adına kaydedilmiş, buna istinaden teminat gayesine matuf dava konusu senedin verildiğinin anlatıldığı,
Sözleşmenin gerek 3. Maddesi ve gerekse de kül halinde davacı için değil özellikle mali haklara müteallik hususlar da davalı için muhtelif mükellefiyetler ihdas ettiği,
Bu bağlamda intifa hakkının kurulması ve takip-dava vb vazgeçilmesi hususlarına mukabil davalının senedi teslim mükellefiyetinin 1.maddede bedeli ödenerek alınmış ifadeleri ve İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyadaki deliller ve gerekçeli karar bağlamında ve ayrıca yemin metni içerikleri itibari ile;
Hem taşınmazın yazılı delille bedelinin ödendiğinin ya da ödenmediğinin ispat edilemediği, hem ayrıca yemin muhtevası itibari ile “intifa şerhi konulmasının nedeninin bu taşınmazın davacıya geri devredileceği konusunda davacı ...'ın inandırılması amacıyla olmadığına”
Şeklindeki yeminler itibari ile ve sözleşme hükümlerinin yorumlanması ile;
Şartlı olarak davalıya sened iadesine dair davacının bir kısım hususlara tâbi olarak senedin iadesini mutazammın bir sözleşme yapıldığı,
Ancak bu sözleşme ile ne temel ilişkinin bertaraf edildiği, ne de sened bedelinin ödendiği yahut davalının davacıyı ibra ettiğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi,
Bilakis davacının nasıl ve ne surette, hangi kelimeler ile beyanda bulunacağına dair de ibareler bulunana muvazaalı bir sözleşme olması ile,
Yargılamada bizatihi bu sözleşmenin mahiyetine dair tahkikat yapılıp bononun bedelsizliği yahut esas ilişkinin hükümsüzlüğüne dair delil ve iddialar da bulunamamakla;
Ayrıca 3. Maddenin son cümelleri itibari ile eğer intifa tesis edilmezse takibe aynen devam edileceği hususlarının borç ikrarı mahiyetli olması ve davanın bu sözleşme kaynaklı ibra hukuki gerekçesi bağlamında açılmış ise de;
İbranın mevcut olmayıp ...'a tarafından taşınmazın alınıp buna karşın ... adına kaydedilmesi ve senedin bundan kaynaklı verilmesi ile mülkiyet intikalinin ...'a yapılmaması sebebi ile protokolün senedin bedelsizliğini temin edemediği gibi;
Taşınmaz mülkiyetinin geçişine dair hiçbir kayır şart ve madde ihtiva etmemesi sebebi ile davacının taşınmaz mülkiyetini devir borcu devam edip bu nedenle de sened verilmiş olmakla kayıtsız şartsız borç ikrarı ve ayrıca tecdit mahiyetli olacağı nazara alınarak,
Protokolün bu hâli ile kayıtsız-şartsız borç ikrarı ve ayrıca tecdit mahiyetli olması nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 3.603,36 TL harçtan mahsubu ile kalan 3.175,76 TL karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine ,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan delil avansının karar kesinleşmesinden sonra iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 33.650,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asil ve davalının vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı