T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/402 Esas
KARAR NO : 2024/429
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 29/06/2021
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacıların murisi ...'ın 28/01/2019 ve 22/08/2019 tarihlerinde davalılardan ... Bankası ile üç farklı ticari kredi sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeler uyarınca diğer davalı ... Yaşam ve Emeklilik A.Ş. ile hayat sigortası sözleşmeleri imzaladığını, murisin geçirdiği kalp krizi nedeniyle 19/10/2020 tarihinde vefat ettiğini, 09/11/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, kredi borcunun sigorta bedelinden karşılanması, sigorta bedelinden artan kısmın mirasçılara ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin 26/02/2021 tarihli cevabi yazı ile sigortalının 2009 yılına dayanan kalp hastalığı tanısı olduğu ve bu durumu beyan etmediği gerekçesiyle başvuruyu reddettiğini, davalı sigorta şirketinin tazminatı ödemekten kaçınmasının haksız olduğunu, kredi kullanımı sırasında pek çok belge arasında hayat sigortası sözleşmesi, bilgilendirme formunun alelacele imzalatıldığını, kredi alanın irade özgürlüğünün olmadığı, eksik beyanda bulunulması halinde hangi yaptırımlara maruz bırakılacağının sigortalıya bildirilmediğini, matbu belgelerin kül halinde imzalatıldığını, kredi nedeniyle murise ait ... ve ... plakalı araçlar üzerinde rehin tesis edildiğini, kredi borcunun davacılar tarafından ödenmesi sona ermiş bir borcun ödenmesi olacağını ve davacıların mağduriyetine sebep vereceğini beyan ederek davanın kabulü ile kredi taksitlerinin ödenmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacıların, muris ...'ın davalılardan ... Bankası A.Ş. ile akdettiği kredi sözleşmelerinden dolayı davalı tarafa şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, davalı bankaya ödenen kredi taksitlerine konu bedellerin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ödeme tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Yaşam ve Emeklilik A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu poliçede lehtarın ... Bankası olduğunu, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığını, ilgili poliçelerde murisin, vefatı halinde öncelikli olarak borcu kadar ... Bankası A.Ş.’nin menfaatini sigorta ettirdiğini, sigorta bedelini alma ve zararı tazmin ettirme hakkının lehine sözleşme yapılan ve lehtar olan kişiye ait olduğunu, sigorta aktinden doğan borç ve yükümlülüklerin davacılar murisine ait olduğunu, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan haklardan lehtarın yararlandığını, bu nedenle davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müteveffa sigortalı ...'ın ticari hayat grup hayat sigortası katılım ve sağlık beyanında bildirmiş olduğu sağlık durumu dikkate alınarak, sigortalı imzasına havi bilgilendirme formu ile bilgilendirilmek suretiyle 04.05.2020-04.05.2021 vadeli ve ... hayat sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı nezdinde muris adına vefat tarihinde yürürlükte olan başka bir poliçe bulunmadığını, ... nolu poliçenin 16.04.2019, ... nolu poliçenin 28.01.2020, ... nolu poliçenin 24.07.2020, ... nolu poliçenin 24.07.2020 bitiş tarihli olduğunu ve vefat tarihinde geçerli olmadığını, müteveffanın ... nolu ticari hayat grup hayat sigorta sözleşmesine esas sağlık beyanında "tüm kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, felç, diyabet, her türlü kanser, ruh ve sinir hastalıkları, böbrek, akciğer, karaciğer ve kan hastalıklarımın olmadığını, son 5 yıl içinde 5 günden uzun süre hastaneye yatmamı gerektiren ameliyat olmadığımı, kapsamlı bir tedavi görmediğimi ve hali hazırda malul olmadığımı, son 12 ay içerisinde 30 günden uzun süreli sağlık raporu ile izin almadığımı, düzenli bir tedavi veya kontrole ihtiyaç olan bir sağlık problemim olmadığını, sağlık durumumum ile ilgili beyanımın doğru olduğunu ve gerçek sağlık durumumu yansıttığını kabul, taahhüt ve tasdik ederim" şeklindeki beyanda bulunduğunu, davalı tarafından sigortalı müteveffaya ait hastane kayıtları üzerinde yapılan incelemede sigortalının poliçe başlangıç tarihinden öncesine dayanan koroner arter hastalığının olduğunun tespit edildiğini, ancak sigortalı müteveffanın sigorta sözleşmesinin tanzimine esas imzasına havi sağlık beyanında bu rahatsızlıklarını saklayarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve TTK'nın 1435, 1439/2 maddeleri, Hayat Sigortaları Genel Şartlarının c.2 maddesi ve Hayat Sigortası Özel Şartlarını ihlal ettiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle; davada davalı bankanın taraf sıfatı olmadığı için davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın diğer davalı ... Sigorta ile müteveffa arasında akdedilen sigorta poliçesine dayandığını, sigorta şirketine karşı dava açılması gerektiğini, vadesi gelen kredi taksit ödemeleri nedeniyle davalı bankanın mağdur olduğunu, davacıların davalı bankaya karşı dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı banka ile davacılar murisinin sahibi olduğu ... ve Pazarlama San. ve Tic. AŞ ve devamında ... Dağıtım ve Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. arasında genel kredi ve teminat sözleşmeleri akdedildiğini, bu sözleşmelere istinaden ticari krediler tahsis edildiğini, 28.01.2019 tarihli 250.000-TL tutarlı 36 ay vadeli, 22.08.2019 tarihli 39.000-TL tutarlı 36 ay vadeli ... numaralı kredi, 22.08.2019 tarihli 39.000-TL tutarlı 36 ay vadeli ... numaralı kredi, 27.04.2020 tarihli 500.000-TL tutarlı 12 ay vadeli kredilerden kaynaklı bakiye borçların davam ettiğini, davalı banka tarafından kullandırılan bu kredilere ilişkin hayat sigortası yapılmadığını, davalı bankanın diğer davalı sigorta şirketinin acentesi pozisyonunda olduğunu, sigorta şirketi ile müşterileri arasında aracı konumunda olduğunu, davalı bankanın aracılığı ile davacılar murisi tarafından davalı sigorta şirketine ait 04.05.2020 tarihli ... numaralı ticari hayat grup hayat sigortasının yaptırıldığını, ancak bu sigortanın kullandırılmış kredilerden bağımsız olduğunu, davalı bankanın kredilerden dolayı alacaklı olduğunu, krediler ile bağlantısı olmayan (bağlı kredi olmayan) ve gerçeğe aykırı sağlık beyanı nedeniyle diğer davalı sigorta şirketi tarafından teminat kapsamı dışında tutulan sigorta nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın öncelikle husumet nedeniyle usulden reddine, aksi kanaate davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, ... ve ... plaka sayılı araçlara ait tescil bilgileri, nüfus kayıtları, kredi sözleşmeleri, sigorta poliçeleri, SGK kayıtları, müteveffaya ait tedavi belgeleri celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, hayat sigortalısının vefatı nedeniyle tahsil edilemeyen kredi borcundan davacıların bankaya borçlu olmadıklarının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar murisi ... ile davalı banka arasında 10.05.2019 düzenleme tarihli sözleşme öncesi bilgi formu ve 13.05.2019 düzenleme tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmeye istinaden muris adına kredi tahsis edildiği, murisin kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi düzenlediği, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen otopsi raporuna göre müteveffanın ölümüne aterosklerotik kalp hastalığının sebep olduğu, Mahkememizce kalp ve damar cerrahisi uzmanı bilirkişiden alınan 17.01.2024 havale tarihli raporda; "Müteveffa ...'ın hayat sigortası yapıldığı 28.01.2019 ve 22.08.2019 tarihlerinden önce koroner arter hastalığı (Aterosklerotik Kalp Hastalığı) ve Hipertansiyon tanıları konmuş ve bu hastalıklara yönelik ilaçları düzenli olarak kullandığı, ... müteveffanın ölüm nedeni ve mevcut ilaç kullanım raporları göz önüne alındığında müteveffanın davacıya karşı beyan yükümlüğünü yerinde getirmediği, kullanmış olduğu ilaçlar ve geçirdiği müdahaleler doğrultusunda KAH (Koroner Arter Hastalığı) tanılı rahatsızlığının sözleşme düzenlenim tarihinden önce de mevcudiyetinin bulunduğu belirlendiğinden, muris ...'ın poliçeyi imzaladığı tarihte ölümüne sebep olan hastalıklarından haberdar olduğu..." tespit edildiği, 06.05.2024 tarihli Ege Üniversitesi ATK raporunda "...'ın ölümünün aterosklerotik (damar tıkanıklığına bağlı) kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiği, ölüm sebebi olarak değerlendirilen bu tanısının 04.05.2020 tarihli hayat sigortası poliçesi öncesi (29.10.2009) konulduğu ve bu tanı nedeniyle girişimsel ve medikal tedavilerinin gerçekleştirildiği, dolayısıyla bu tanısının müteveffa tarafından poliçe tarihi öncesinde bilindiği" tespit edildiği, TTK'nın 1439/2. maddesi "Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar" hükmüne aykırı şekilde murisin sözleşme öncesinde bilinen ve ölüm nedeni olan hastalığını bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile 86,05 TL bakiye harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... Yaşam ve Emeklilik Anonim Şirketi tarafından yapılan 51,60 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı ... Bankası Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davalı ... Yaşam ve Emeklilik Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında yapılan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı