T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/163 Esas
KARAR NO : 2024/455
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/02/2022
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacıların oğlu olan Baban ...'nın 13.11.2021 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... sokak üzerindeki kaldırımda oynadığı sırada ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla Baban ...'na çarptığını, 3 yaşındaki Baban ...'nın kaza sonucunda vefat ettiğini, kaza nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... nolu ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın yaşandığı yerin yayaların, çocukların çokça olduğu, çocukların oyun oynadığı dar bir sokak olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün hızlı ve kontrolsüz hareket ettiğini, çarpma anından sonra fren yapmasına rağmen aracın durmakta zorlandığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunu, 13.12.2021 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile davacılardan baba ... için 100,00 TL, anne ... için 100-TL olmak üzere toplam 200,00TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 17.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 23.09.2021-23.09.2022 tarihleri arasında ... numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 430.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, 13.11.2021 tarihli ifade tutanağından da görüleceği üzere sigortalı araç sürücüsünün ortalama 25km/h ile seyir halinde olduğunu, oyun oynadığı arkadaşının müteveffayı yola itmesi sonucu kazanın meydana geldiği iddiasının araştırılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 ve %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, müteveffanın ölümünün mirasçılarının yaşam koşullarında maddi anlamda değişiklik yaratıp yaratmadığı hususunun tetkik edilmesi ve davacıların bu durumu kanıtlaması gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, dava konusu olay haksız fiil olduğundan aleyhe hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, karışan araca ilişkin tescil bilgileri, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 13.11.2021 tarihinde dava dışı ...'nın, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyri sırasında davacılar murisi Baban ...'ya çapması şeklinde trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile 23/09/2021-23/09/2022 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği görülmüştür.
Mahkememizce trafik uzmanı bilirkişiden alınan 15/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyri sırasında kaldırımda oyun oynamakta olan çocuklardan ...'in Baban ...'yı ittiği, itmenin etkisiyle Baban ...'nın taşıt yoluna düştüğü, ... plakalı aracın Baban ...'nın üzerinden geçmesi şeklinde meydana geldiği tespit edilmiş, ...'in Baban ...'yı kaldırımdan taşıt yoluna itmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde 1. derecede etken olduğu, Baban ...'nın güvenli geçiş kurallarına uymadığı, ancak kaza tarihinde 3 yaşında olması nedeniyle Baban ...'nı kontrol etmeyen velisinin kazanın meydana gelmesinde 2. derecede etken olduğu, sürücü ...'nın meskun mahalde seyri sırasında hızını ayarlamadığı ve Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b maddesine aykırı davranışı nedeniyle kazanın meydana gelmesinde 3. derecede etken olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine alınan 07/04/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; kazanın, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile olay mahalline geldiğinde kaldırım üzerinde yaya olarak bulunan Baban ...'nın kaplamaya düşmesi ile ... plakalı aracın Baban ...'nın üzerinden geçmesi şeklinde meydana geldiği tespit edilmiş, "kaza öncesi müteveffanın kaplama dışında kaldırımda bulunduğu ve kısa mesafeden gelen aracın önüne doğru kaplamaya düştüğü, gelen aracın kaplamaya düşen yayanın üzerinden geçip kısa mesafede durduğu görülmüş, bu bağlamda küçük yaştaki müteveffanın kaldırımda bulunduğu sırada öngörülemeyecek şekilde kaplamaya düşmesinin kazanın oluşumunda asli ve tamamen etken olduğu, mevcut şartlarda sürücünün kazayı engellemeye yönelik alabileceği bir tedbir ve kazaya etken kusurlu bir davranışı bulunmadığı değerlendirilmekle," şeklindeki gerekçe ile Baban ...'nın kaldırımdan kaplamaya düşmesinin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında etken olduğu, sürücü ...'nın kusurunun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekilleri tarafından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna itiraz edilmesi ve bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 11/05/2024 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti raporunda; sürücü ...'nın meskun mahale uygun bir hızda seyir halinde bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde münhasıran büyük çocuğun Baban ...'yı yola doğru itmiş olmasının etkisinin olduğu, bu doğrultuda ...'nın kazanın meydana gelmesini önleyebilecek bir davranışına fırsat oluşmadığı, Baban ...'nın öngörülemez şekilde sokağa itilmiş olmasının kazanın meydana gelmesindeki salt unsur olduğu belirtilerek kazanın meydana gelmesinde salt olarak Baban ...'nın diğer çocuk tarafından yola itilmiş olmasının %100 etkisi olduğu, sürücü ...'nın kusurunun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
11/05/2024 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, 07/04/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ile aynı yönde olduğu, her iki raporun kaza görüntülerini içeren kamera kaydı incelenmek suretiyle düzenlendiği görülmekle İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek sigortalı araç sürücüsü ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı kabul edilmiş, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumluluğu bulunduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 346,90 TL bakiye harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı