T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/370
KARAR NO : 2024/369
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili Av. ...'ın tarihli dava dilekçesiyle; 12/10/2021 tarihinde ...'e ait onun sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, müvekkili olan ...'e ait park halinde bulunan ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracını kazanın meydana geldiği ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... caddesi üzerine usulüne uygun bir şekilde park ettiğini, sigortalı araç sürücüsü yolun karşı kısmına park etmek üzere manevra yaptığı esnada kendi aracının sol ön kısımlarıyla usulüne uygun park halinde olan müvekkili olan aracının sağ ön çamurluk ve kapı kısımlarına çarparak hasar verdiğini, taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü park halinde olan müvekkili olan aracına çarptığını ikrar ettiğini, olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinden de anlaşılacağı üzere işbu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü tam ve asli kusurlu iken müvekkiline ait atfı kabil bir kusur bulunmadığını, husumetin davalı ...'in kazaya sebebiyet aracın sahibi, sürücüsü ve işleteni sıfatıyla, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 03.09.2021-03.09.2022 tarihleri arasında geçerli olan ... poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle yönetildiğini, davalılar açısından “zarar ve eylem”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi” "zarar ve sigorta" arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlendiğini, Yine Türk Ticaret Kanununun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, bu nedenle asliye ticaret mahkemeleri işbu davada görevli olduğunu, davanın sigortanın şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde işlemi şubenin yapma şartı aranmadığını, HMK’ya göre özel kanun niteliğinde olan KTK ve sigorta poliçesi genel koşullarına uygun olarak; İzmir’de davalı sigorta şirketinin şubesinin bulunması nedeniyle İzmir mahkemeleri görülen davada yetkili olduğunu, bu hususta Türkiye Ticaret Sicili Genel Müdürlüğü kayıtlarında davalı sigortanın İzmir şubesinin açılmış olduğu ve halen faaliyette bulunduğunu gösterir belge de ekte sunulduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidildiğini, dava şartı yerine getirildiğini fakat anlaşma sağlanamadığını, kaza neticesi oluşan hasar miktarı dikkate alındığında müvekkilinin aracının tamirinin ekonomik olduğunun ortada olduğunu, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya’da bulunan Gelbe+Kollegen Mühendislik Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 5.119,82 EUR olarak belirlendiğini, aracın tamirinin ekonomik olduğu hususu izahtan vareste olduğunu, davalılar zarar görene gerçek zararı ödemek zorunda olduğundan hasar bedeline yansıyacak KDV miktarı da ödemek zorunda olduğunu, müvekkilinin aracının yabancı plakalı olduğunu, müvekkilin daimi ikametgâhı da Almanya olduğundan araçtaki zarar da Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin daimi ikametgâhı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için yabancı para üzerinden harcama yapacağının da kabulü gerektiğini, bu durumda müvekkilinin aracında meydana gelen zararı da Euro üzerinden hesaplanmalı ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, Karayolları Trafik Kanununa göre sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması hâlinde zarar gören dava açılabileceğini, taraflarınca yapılan başvuru davalı sigorta şirketleri tarafından 15 gün içinde cevaplanmadığını, zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketine karşı yapacağı yazılı bildirim karşısında sigorta şirketi zorunlu mali mesuliyet sigortasında 8 iş günü içinde tazminatı ödemek zorunda olduğunu, kanuni sürede sigorta teminatını özürsüz olarak ödemeyen sigorta şirketleri temerrüde düştüğünü, müvekkili adına davalı sigorta şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarı ... Sigorta A.Ş.'ye 18.03.2022 tarihinde teslim edildiğini,
müvekkili tarafından hasar tespiti amacıyla sarf edilen yurt dışı bilirkişi ücretinden davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu olduğunu, müvekkilinin dava konusu zararının tespit edilebilmesi için 897,74 EUR yurt dışı bilirkişi ücreti ödediğini, işbu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan tahsili gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1426 hükmü ile tazminat ödeme borcu kapsamının belirlenebilmesi adına yapılan makul giderlerin ödenmesi gerektiğinin kaleme alındığını, davalıların muhtemel süre uzatım talebinin reddi gerektiğini, taraflarınca takip edilen benzer pek çok davada dava dilekçemiz tebliğ edildikten sonra davalılar mahkemeden süre uzatım talebinde bulunduklarını, ancak davalının işbu yöndeki muhtemel talebi yargılamayı geciktirme mahiyetinde olup usul ekonomisine de aykırı olacağından mahkememizce kabul edilmemesi gerektiğini, gerek davanın açılması sırasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde gerekse de davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda gerekli belge ve deliller taraflarınca davalının bilgisine sunulmuş olduğundan davalının davaya 2 haftalık yasal sürede cevap vermesinin çok zor veya imkânsız olduğu iddiası kabul edilmeyeceğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafın süre uzatım talebinde bulunması durumunda işbu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüne, hasar bedelinden oluşan 5.119,82 EUR maddi tazminatın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk lirası karşılığının 1 numaralı davalıdan kaza tarihi olan 12.10.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte, 2 numaralı davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 05.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 897,74 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili Av. ... cevap dilekçesiyle; davacı tarafın ... plakalı aracın müvekkili olan şirket nezdinde, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (trafik) ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep ettiğini, davacı davasını T.C. İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığını, hâlbuki davaya bakmaya müvekkili olan şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı tarafa araç hasarı sebebiyle poliçe teminatının tamamı olan 43.000,00 TL ödendiğini, bakiye poliçe limiti kalmadığını, aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, davacının şirketlerine davadan önce yaptığı başvuru üzerine şirketleri nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, işbu dosyadan davacı vekiline 22.07.2022 tarihinde 43.000,00 TL (poliçe teminatı) müvekkili olan şirket tarafından ödendiğini, kaza 2021 tarihli olduğunu bu tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 43.000,00 TL olduğunu, bu halde poliçe teminatının tamamının ödendiğini, müvekkili olan şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın HMK 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkili olan şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, HMK. Madde 121 gereğince davacı, dava konusu olaylara ilişkin dayandığı hususları tevsik eden delillerini davalı taraflara tebliğ ettirmek zorunda olduğunu, davacı bu lâzımeyi yerine getirmediğini, bu sebeple de davaya ancak vakıf oldukları bilgiler çerçevesinde cevap verebildiklerini, bu eksiklik giderildikten sonra gerekirse daha ayrıntılı cevap haklarını saklı tutmadıklarını, müvekkili olan şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili olan şirketçe yapılan ödemenin düşülmesiyle birlikte bakiye teminat limiti dikkate alınması gerektiğini, müvekkili olan şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması icap edeceğini, poliçe teminatının tamamı ödendiğinden bakiye sorumluluklarının kalmadığını, davacı tarafın sigortalılarının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın sigortalılarının araç sürücüsünün kusurlu olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, davacı tarafın iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlü olduğunu, maddi vakanın ispatı halinde müvekkili olan şirket, davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının beyanına göre kendisi bir an durakladığı için müvekkili olan şirket sigortalısı araç sürücüsü arkadan çarptığını, bu halde davacı tarafın da mezkur kazada KTK ilgili maddeleri uyarınca kusuru bulunduğunu, sigortalılarının kusuru ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılması gerektiğini, müvekkili olan şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili olan şirkete davadan önce başvuru yapıldığını ve davacının zararının karşılandığını, müvekkili olan şirketin usulen temerrüde düşürülmediği için faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, ancak tüm zarar görenler için poliçede tek bir ‘kaza başına maddi tazminat’ teminat bulunduğunu, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, ... sayılı hasar dosyasının celbini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın poliçe teminatının tamamı ödendiğinden reddini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının davasının ispatı halinde müvekkili olan şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili Av. ...'ın cevap dilekçesiyle; davacı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın İstanbul Zeytinburnu'nda meydana geldiğini ve davalı müvekkili olan İstanbul'da ikamet ettiğini, müvekkilinin ZMM poliçesini yapan diğer davalı şirketin ... Sigorta A.Ş.'nin sadece İzmir'de şubesinin olmasını, İzmir mahkemelerini yetkili yapmadığını, çünkü müvekkiline ait ZMM poliçesini diğer davalı sigorta şirketinin İzmir şubesi düzenlendiğini, anılan nedenlerle yetki itirazında bulunduğunu ve dosyanın yetkili İstanbul-Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı ...'e ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ... ili, ... ilçesindeki ... caddesi üzerine park halinde iken müvekkiline ait aracın manevra yapmak isteğini ve davacıya ait araca sadece sürttüğünü, evraklar ve görüntüler incelendiğinde dokunma şeklinde gerçekleşen kaza sonrasında aylardır Türkiyede yaşayan ve halen İstanbul da oturmakta olan Türk vatandaşı davacıya ait araçta pasta cila ile bile giderilecek sürtme şeklinde hasar oluştuğu anlaşılacağını, bu maddi gerçekliğe rağmen davacı tarafın kanunun arkasına dolaşarak ve kaza tarihi olan 12.10.2021 tarihinden 3 aydan fazla zaman geçirdikten ve araçta başkaca hasarlar oluşumuna muhtemelen sebebiyet verdikten sonra, 31.01.2022 tarihinde Almanya'da sözde bir bilirkişi firmasından aldığı rapora dayanarak araçtaki oluşan hasar tazmin bedelinin 5.119,82 Euro oluğunu ileri sürdüğünü, gerçek dışı bilirkişi raporunun bedeli olan 897,74 Euro'yu bile müvekkilinden talep ettiğini, kaza sonrasında oluşan hafif sürtme şeklindeki ufak hasarlar için 5.119,82 Euroluk tamirat gerektiği hususunu kabul etmenin mümkün olmadığını, hasara uğrayan sağ ön kapısı komple değişse bile böyle bir bedel ortaya çıkmayacakken davacı taraf bu taleple açıkça kötü niyetini ortaya koyduğunu, üstelik davacıya ait araç sözde almanyadaki bilirkişi incelemesi sonrasında bile tamir edilmeden halen İstanbulda sürülmeye devam edildiğini, sözde aracında 5.119,82-Euruluk zarar oluşan davacı şahıs ve aracı kaza tarihinden beri geçen 1 yıllık süre boyunca Türkiye'de olduğunu, araç ve sahibinin Türk vatandaşı olan davacı, kaza tarihinden bu yana 1 yıldır Türkiye'de iken(araç halen İstanbuldadır) aracı Türkiyede tamir ettirip 1-2 bin TL masrafla olayı kapatma imkanına sahipken, aracını Almanyadaki sözde bir bilirkişiden aldığı raporla 5.119,82-Euroluk hasara uğramış olarak göstermesi de hakkın kötüye kullanımının en güzel örneği olduğunu, açıklanan nedenlerle ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacıya ait araçtaki gerçek hasar tazmin ve tamir bedeli ortaya çıkacağından, davacı tarafın kötü niyetli açtığı bu davanın reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla
karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davalı şirket tarafından sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve fotoğrafların gönderilmiştir. Kazaya karışan araçlara ait trafik tescil kayıtlarının temin edilmiştir. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından araçların tramer kaydı ve ilgili evrakların gönderildiği görülmüştür.
Trafik Kazasının Oluş Şekli; 12/10/2021 günü saat 16:55 sıralarında ... plakalı otomobil sürücüsü ... ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... caddesi üzerine park halinde olan davacı ...'e ait olan ... yabancı plakalı aracının sağ ön çamurluk ve kapı kısımlarına kendi aracının sol ön ve sol yan kısımlarıyla çarpması sonucu maddi hasarlı trafik davaya konu kaza meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosyanın resen seçilecek kusur bilirkişisi ve makina mühendisi (otomotiv bilirkişisi) ve sigorta alacakları uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların kusur durumu ile, bakiye pert total tazminatı, ikame araç oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarına ilişkin denetime elverişli, ayrıntılı bilirkişi heyeti raporunda özetle; mevcut verilere göre;
-ADLİ BİLİRKİŞİSİ YÖNÜNDEN:
A)Davalı ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde düzenlenen: “1) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma” şeklindeki kuralı ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
B)Davacı ...'in kazanın oluşumu sonuç üzerine etken nitelikte, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışının olmadığı kanaatine varılmıştır.
-HASAR KAYBI YÖNÜNDEN:
Kaza esnasında şiddetli bir çarpışma olmadığı için aracın sağ ön kapısında, değişmesi gereken hasar oluşmamıştır. Tamiratla giderilebilir.
31.01.2022 tarihli bilirkişi raporundaki yedek parça ve işçilik fiyat listesinden, aracın sağ ön kapısı, işçilik ve boya tutarı çıkarılmalıdır.
Aracın tamiratı için KDV hariç 2.127,55 Euro olabileceği ve tamir solabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
-SİGORTA MEVZUATI YÖNÜNDEN:
İşleteni, Maliki ve Sürücüsü ... olan, ... plakalı hususi otomobil, ... Sigorta A.Ş. tarafından, ... Nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Paket (Zorunlu Trafik, Ferdi Kaza ve Asistans) Katılım Sigorta Poliçesi ile, 03/09/2021 - 03/09/2022 tarihleri arasında, ... adına sigortalanmıştır.
Poliçe ile araç başına 43.000,00 TL maddi teminat verilmiştir. Sigortacı, Üçüncü şahısların araçlarında meydana gelen 43.000,00 TL'sına kadar araç başına, hasarları karşılamakla yükümlüdür.
TEKNİK BİLİRKİŞİSİ YÖNÜNDEN:
... yabancı plakalı araçta meydana gelen hasarın,
Aracın tamiratı için KDV hariç 2.127,55 EUR. olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bu miktara %19 oranında KDV ilave edilmesi gerektiğinden, 2.127,55 x%19 = 404,23 EUR, 2.127,55 + 404,23 - 2.531,78 EUR olur.
Davacı ... vekilince, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne, internet üzerinden,
... yabancı plakalı araçta meydana gelen hasarın ödenmesi için, 18.03.2022 Tarihinde müracaat ederek, ekspertiz raporunu ve başvuru evrakını göndermiştir. Aynı gün kabul edildiğine dair KEP raporu alınmıştır.
-Sigortacı, 04.04.2022 tarihinde temerrüde düşmüştür. Davacı vekiline, 22.07.2022 Tarihinde 43.000,00 TL hasar bedeli ödemiştir. 22.07.2022 Tarihinde sigortacının ödemesi gereken miktar: 44.145,10 TL olarak hesaplanmıştır. Sigortacının 22.07.2022 Tarihi itibariyle, 1.145,10 TL borcu kalmıştır.
-22.07.2022 tarihinde T.C.M.B. efektif Eur Satış kuru 18.0682 TL'dir.
Buna göre, Sigortacının ödediği tutar: 43.000,00 / 18.0682 = 2.379,87 EUR olur.
Davalıların borcu 2.531,78 EUR — Ödenen borç 2.379,87 EUR = 151,91 EUR Borç kalır.
Davacı, 151,91 EUR alacak talep edebilecektir.
-151,91 EUR alacağa, sigortacının temerrüde düştüğü, 04.04.2022 tarihinden, ödeme tarihine kadar, EUR üzerinden hesaplanacak Devlet Bankaları tarafından uygulanan en yüksek faiz oranı işletilerek, ödeme gündeki faizin 151,91 EUR asıl alacağa ilave edilmesiyle bulunacak EUR alacağının, ödeme gündeki T.C.M.B'nın Efektif Satış Kuru üzerinden TL'na çevrilmesi,
-Sigortacının kalan 1.145,10 TL tutarındaki borcuna, 22.07.2022 Tarihinden, ödeme gününe kadar *4 9 oranında Yasal Faiz işletilerek, bulunacak faizin asıl alacak 1.145,10 TL'na ilave edilmesi, bulunacak rakamın, sigortacının borcu olacağı,
-151,91 EUR asıl alacak * Faiz tutarının, ödeme gününde hesaplanacak TL miktarından, 1.145,10 TL * işlemiş yasal faiz tutarının, Sigortacıdan tahsil edilmesi,
-Kalan tutarın Davalı ...'den tahsil edilmesi, gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Dosyanın İTÜ Fen Heyeti Trafik Kürsüsü nezdinde resen seçilecek 3 ayrı ihtisas sahibi bilirkişiden oluşan bilirkişiye heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların kusur durumu ve oranı, hasar bedeli, oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarına ilişkin denetime elverişli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Mevcut verilere göre;
-... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır.
-... plakalı aracın sahibi ...'in meydana gelen kazada kusursuz olduğu görüşüne varılmıştır.
-... plakalı aracın hasar bedeli 2.922,49 Euro olarak hesaplanmıştır. Davalı sigorta şirketi Davacı tarafa araç teminat bedeli olan 43.000 TL. (2.379,87 Euro) ödeme yaptığından Davacı tarafın talep edebileceği bakiye bedel, aradaki fark olan 542,62 Euro olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;12/10/2021 tarihinde meydana gelen kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kaza neticesinde dava konusu araçta hasar oluşup oluşmadığı, hasar oluşması halinde tutarları, davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği,
Netice itibari ile hasar bedeli ne dair alacak kalemlerinin talep şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktar noktalarında toplandığı anlaşılmakla;
Somut olayda;12/10/2021 günü saat 16:55 sıralarında ... plakalı otomobil sürücüsü ... ... ili, ... ilçesi, ... Mah.... caddesi üzerine park halinde olan davacı ...'e ait olan ... yabancı plakalı aracının sağ ön çamurluk ve kapı kısımlarına kendi aracının sol ön ve sol yan kısımlarıyla çarpması sonucu maddi hasarlı trafik davaya konu kaza meydana geldiği anlaşılmış olup,
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişilerin mahkememize ibraz ettiği bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olduğu, bilirkişi raporuna göre; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsü davalı ...'in kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği, davacının kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı,
Davacı vekili 23/04/2024 tarihli dilekçesi ile davadan sonra davalı sigortanın ödemesi karşılığı (43.000/18.0254) 2.385,52 EUR bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından davalı ... Sigorta’ya müteallik konusuz kalması ciheti ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Aracın sağ ön kapısı noktasında gerek dosyamızın ilk heyeti gerekse de İTÜ heyetince iş bu onarımın makul olmadığı, sağ ön kapının kaporta işçiliği ve lokal boya ile giderilebilir bir hasara sahip olup tümden değişimin gerekmediğinden bahisle iş bu kalem açısından buna dair masrafların mahsubu ve buna göre hesaplama yapmış iseler de;
Sigorta genel şartlarının genel hükümleri muvacehesinde " Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta işletenin (sigorta ettirenin) haksız taleplere karşı savunmasını da temin eder."genel hükmü bağlamında tümden değişim ya da kısmi değişimin halin icabı gereği davacının seçimlik hakkı olacağı ve tümden değişimin yansıma zarar kapsamında davalıdan talep edilebileceği değerlendirilmekle raporlara bu kısımla mahdut olarak iştirak edilmemiş ve neticeten;
Bakiye tazminat tutarı 2.734,30 EUR'nun davalı ...'den 2.734,30 Euro alacak kaleminin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
Ayrıca Davalı sigorta şirketi dava açılmadan önce davacı tarafa ödeme yapmadığından davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davadan önce ödemeyerek bu kısım yönünden de dava açılmasına sebebiyet verdiğinden dava tamamen kabul edilmiş sayılacağından yargılama giderinin tamamının davalılardan tahsiline karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
a-)Davalı ... Sigorta’ya müteallik konusuz kalması ciheti ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
b-)i*Hasar bedeli olarak ... yönünden, 2.734,30 Euro alacak kaleminin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine,
Fiili ifa anındaki dövize faiz tatbiki ve dövizin muadili kurun tespiti noktasında;
Dövizin Türk Lirasına çevrilmesi açısından;
3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesi,
Kaydıyla;
2-Alınması gereken 2.926,00 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.363,64 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.562,36 TL'nin davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne ve kabul miktarına göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalı ... kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne ve red miktarına göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile alınarak, davalı ...'e verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 95,50 TL e-tebligat masrafı, 31,00 TL tebligat masrafı, 1,50 TL KEP masrafı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 6.254,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.363,64 TL peşin harç toplamı 1.444,34 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
9-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-Davacının talep ettiği 897,74 E-"uro bilirkişi ücretinin davacı tarafından ödendiği tarihteki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yüzüne karşı ve davalı ... Sigorta vekilinin yokluğunda;
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı