T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/846 Esas
KARAR NO : 2025/778
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 02/11/2021 tarihinde davalılardan ...'in idaresindeki ... plakalı aracın kaza yapması nedeniyle davacı ...'ın ... plakalı araca çarpmıştır, kaza fotoğrafında müvekkili davacının aracının kendi şeridinde davalıya ait aracın ise davacının şeridine girerek karşı tarafın aracına çarpmış olduğu görülmektedir, kazada müvekkili davacıların vücutlarında kırıklar olduğu kaza sebepli ağır travmalar geçirdiklerini...'ın sol kolunun kırıldığını, ... Hastanesinde 15 Kasım tarihinde ameliyat olduğunu, kolunun dirsek bileği ile arasında 4 adet platik ve atel takıldığını, dava kışı ...şti'de çalışan müvekkili kaza tarihinden itibaren ameliyat tarihine kadar çalışamadığını, 45 günlük rapor alması gerekmiştir, davacılardan ...'in kazada ağır yaralandığı, göğüs kafesinde kırık oluştuğu kaza sebebiyle bilinç kaybı yaşadığını, Davacı ...'in de çene kemiğinin kırıldığını, bir süre sıvı ile beslenmek zorunda kaldığını ev kaza sebepli bilinç kaybı yaşadığını, dava konusu müvekkili davaların maddi manevi zararların tazminini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve haciz talebi ile ilgili olarak 15/11/2022 tarihli ara karar ile "...somut olayda; davalı şirket aracın vaki ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de , cismani zararı ve fer'ilerine dair alacak kalemlerin yargılama ve hesaplamayı gerektirdiği, münhasıran manevi tazminat talebi bulunmakla da her 3 davacı bakımından da davalıya ayrı ayrı taleplerin mevcut olduğu, manevi tazminat alacak kalemi olarak davalı aracına dair ihtiyati haciz talep şartlarının mevcut olduğu, ancak bu anlamda da ihtiyati tedbir talebine konu değer ile hakkında htiyati tedbir talep edilen malvarlığı değerleri arasında orantılılık bulunması gerektiği, ilave olarak davalı açısından kaçma, saklanma , mevcudu noksan kılmaya matuf fiil ve emarelerin bulunmaması, bu yönü ile kararın infaz ve tahsilini semeresiz bırakmaya dair olgular bulunmaması sebebi ile tedbir talebinin reddine.." karar verilmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı ve 15/11/2022 tarihli ara kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 25/01/2023 tarih ve ... esas-... karar sayılı kararı ile "...Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve 15/11/2022 tarihli ara kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,.." karar verilmiştir.
Davalılar ... Şti. Ve ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili ...'in dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etken davranışı ve kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağından da kazanın meydana geldiği gün hava yağışlıdır ve hava durumu "sulu sepken" olarak nitelendirildiğini, müvekkili, kaza günü hava yağışlı olduğundan trafikte dikkatli bir şekilde seyrettiğini, müvekkilinin önündeki aracın yavaşlaması neticesinde müvekkil de yavaşlamak için frene basmış ancak karla karışık yağan yağmur ve fren manevrasının da etkisiyle araç hakimiyetini kaybettiğini, davacı... ve ..., kaza sonrası alınan ifadelerinde müvekkilinin çok hızlı geldiğini, aracın kendi etrafında dönerek davacı...'ın sevk ve idaresinde bulunan araca çarptığını iddia ettiğini, davacıların beyanları dışında kanıtlayacak herhangi bir delil bulunmadığını, olayı aydınlatacak başkaca delil olup olmadığı hususu soruşturma aşamasında da araştırılmış ve kaza mahallinde olay anını ve yerini gösteren herhangi bir güvenlik kamera sistemine rastlanılmadığını belirtildiğini, ayrıca yağışlı bir havada, önünde ve arkasında araç bulunan müvekkilinin çok hızlı olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili kaza sonrasında yol üzerinde yağ olduğunu da gördüğünü, müvekkilinin önündeki aracın yavaşlaması üzerine müvekkilinin de yavaşlamak için frene bastığını, karla karışık yağan yağmurun, yol üzerinde bulunan ve muhtemelen başka bir araçtan dökülmüş olan yağın ve fren manevrasının da etkisiyle müvekkili araç hakimiyetini kaybettiğini, gerek yağış gerekse yol üzerinde bulunan yağ sebebiyle araç kaydığını, tüm bu hususlar kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını gösterdiğini, davacıların aleyhe beyanlarını kabul anlamına gelmemekle davacıların aracın dönerek geldiğini söylemesi dahi müvekkilinin kazanın meydana gelmemesi için gerekli manevrayı yaparak frene bastığını ancak yerin ıslak ve kaygan olması sebebiyle aracın dönmeye başladığını gösterdiğini, müvekkili kazaya engel olabilmek için elinden gelen herşeyi yapmış ancak kazanın oluşumuna engel olamadığını, yine davacı...'ın kaza sonrası alınan ifadesinde, kendi yolunda seyir halinde iken karşı yönden gelen bir kamyonetin kendi etrafında dönerek geldiğini gördüğünü belirttiğini, davacı sürücü, müvekkilinin aracının kontrolden çıktığını görmüş olmasına rağmen kendisine karşı yaklaşan tehlikeye karşı kayıtsız kalmış kazanın oluşumunu engellemeye yönelik bir hareket sergilemediğini, davacı kontrolden çıkan aracı görmesi sonrasında bulunduğu yerden uzaklaşmaya yönelik herhangi bir eylemde bulunsaydı kazanın yaşanmamış olacağını, zira etrafında dönerek gelen bir araç söz konusu ve böyle bir durumda sürücünün kaygan zeminin de etkisiyle aracın hakimiyetini kaybetmiş olduğunun ve aracı durduramadığının öngörülebileceği çok açık olduğunu, bu durumda davacı araç sürücüsünün kazayı engellemek için manevra yapması gerektiğini, ancak davacı sürücü kazayı engellemek için herhangi birşey yapmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün de kusurlu olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bu hususlar tespit edileceğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu bir davranışı bulunmadığını, seyir halinde iken önünde ve arkasında da aynı doğrultuda seyir halinde olan araçlar olduğundan müvekkilinin davacıların iddia ettiği gibi çok hızlı gitmesinin imkanı bulunmadığını, müvekkili yağış sebebiyle kayganlaşan zemin sebebiyle araç hakimiyetini kaybettiğini, müvekkilinin kusur atfedilebilecek kastı ve etkin bir davranışı bulunmadığından fiil ile netice arasında sebep sonuç ilişkisini kuran nedensellik bağı da bulunmadığını, sadece davacıların ifadelerine ve kaza tespit tutanağına dayanılarak müvekkilinin kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığını, bu sebeple adli tıp kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini, dava konusu kaza sonrasında davacılar ağır yaralandıklarını ve kaza sebebiyle çok ağır travma geçirdiklerini iddia ettiklerini, davacı... kolunun dirsek ile bileği arasında 4 adet platin ve atel takıldığını, ameliyat sebebiyle 45 günlük rapor aldığını, kolunun ne kadar alçıda kalacağı ve raporun ne kadar devam edeceğinin henüz belli olmadığını ve fizik tedavisinin halen devam etmekte olduğunu belirttiğini, davacıların dosyaya sunduğu delillerden davacı 2021 yılında ameliyat olduğunu, ameliyat tarihinden dava tarihine kadar geçen 1 yılı aşkın zamanda davacının kolunun hala daha alçıda ve raporlu olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı kendi beyanlarıyla çelişmekte olup davacının hem kolunun alçıda kalıp hem de fizik tedavisinin devam etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ... kaza sebebiyle bilinç kaybı yaşadığını, diğer davacı ... ise kaza nedeniyle çene kemiğinin kırıldığını ve bir süre sıvı ile beslenmek zorunda kaldığını ifade ettiğini, bilinç kaybı yaşadığını iddia eden ..., kazanın ertesi günü ifade vermeye gitmiş ve kazanın kendince nasıl meydana geldiğini anlattığını, kaza sebebiyle bilinç kaybı yaşayan bir insanın bu kadar kısa sürede kendisini toparlayıp ifade verecek güce ulaşması ve kazanın detaylarına ilişkin bilgi vermesi pek de mümkün görünmediğini, yine bilinç kaybı yaşayan bir insanın kazanın meydana gelişiyle ilgili doğru bilgiler vermeside imkansız olduğunu, ayrıca çene kemiği kırılan ... de kazanın ertesi günü ifade vermeye gitmiş olup sıvı ile beslenebilecek düzeyde yaralanan bir insanın kazayı anlatabilmesi anlaşılamadığını, davacılar kaza sonucunda yaralanmalarına ilişkin abartılı beyanlarda bulunarak maluliyete ilişkin taleplerine dayanak oluşturmaya çalıştığını, ayrıca kazaya ilişkin açılan soruşturma dosyasında davacıların yaralanmalarına ilişkin alınan raporlarda davacıların yaralanmalarının hafif ve orta düzeyde olduğu tespit edildiğini, hafif yaralanmış olan davacıların geçici iş göremezlik durumunun söz konusu olmayacağı ve bakıcı yardımına da ihtiyaç duymayacaklarını, davacıların yaralanmaları neticesindeki iyileşme sürelerinin çok kısa olacağı ayrıca yaralanmalarının niteliği göz önünde bulundurulduğunda bakıcı yardımına ihtiyaç duymayacaklarını, davacıların zarara uğradığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların zararın artmasına etken davranışlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davacıların kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olmaması müterafik kusur sebebi olduğunu, ayrıca davacı taraflar arasında hatır taşıması söz konusu olduğundan bu durum da tazminatta indirim sebebi olduğunu, mahkemece bu hususların ayrıntılı olarak araştırılması ve yargılama neticesinde tazminata hükmedilecek olması halinde tazminat miktarlarında indirim yapılması gerektiğini, diğer yandan geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığını, dolayısıyla zaten SGK tarafından yapılmış olan ödemenin tekrardan müvekkillerinden talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların taleplerinin karşılanmış olmasına rağmen bu taleplerini de ileri sürmüş olmaları sebepsiz zenginleşmeye sebep olmakta ve davacılar bu tazminatı zenginleşme aracı olarak kullandığını, davacıların SGK tarafından karşılanmayan bir zararları mevcutsa eğer buna ilişkin somut belge ve delillerini dosyaya sunmaları gerektiğini, davacılar dilekçelerinde kaza tarihi olan 02/11/2021 tarihi ile kaskonun ödeme yaptığı 24/11/2021 tarihine kadar ikame araç bedeli talep etmiş ancak araç mahrumiyeti sebebi ile yaptığı giderlere ilişkin somut bir delil sunmadığını, HMK 190 gereği ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. yani davacı yan iddiasını ispatla mükellef olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacılar tarafından ikame araç alındığına dair dava dilekçesinde herhangi bir somut beyanda bulunulmadığı gibi, bu konuda fatura ya da kira sözleşmesi de sunulmadığını, diğer yandan davacılar tarafından hazırlanan dava dilekçesinin konu kısmında ve sonuç kısmında geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve yol - içme ve diğer tedavi masrafları tazminatı olarak her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 100,00-TL den 1.200,00-TL ve manevi tazminat talep edildiğini, davacıların dava dilekçesinde konu kısmında ve sonuç kısmında ikame araç ve çekici ücretine yönelik herhangi somutlaştırılmış talepleri bulunmadığını, dolayısıyla dava dilekçesinde sonuç ve istem kısmında talep edilmeyen söz konusu kalemlerin dosya kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün olmadığını, davacılar kaza sırasındaki korku ve şokun yanı sıra sonrasında da kaza anını unutamadıkları için ciddi derece sıkıntı ve üzüntü yaşadıklarından bahisle her üç davacı için ayrı ayrı 20.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminat isteminde bulunduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle üzüntü duyulması, manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığını, haksız fiil nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için haksız fiille birlikte manevi zararın doğması, manevi zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurun varlığı koşullarının bir arada bulunması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacılar, müvekkilleri aleyhine müvekkili ...'in tamamen kusurlu olduğunu varsayarak fahiş bir tazminat talebinde bulunduğunu, manevi tazminat istemlerinde tarafların kusur durumları ve olayların değerlendirilmesi gerektiğinin yanı sıra manevi tazminat, haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil edilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalı ve miktarın belirlenmesinde objektif ölçülere ve tarafların ekonomik durumlarına dikkat edilmesi gerektiğini, manevi tazminata ilişkin değerlendirme yapılırken olayın oluş biçimi, tarafların ekonomik durumu ve tarafların kusur durumuna göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilinin yaşanan kazada herhangi bir kusuru olmadığını, bu sebeple davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep edilmişse de; müvekkiline kaza tespit tutanağına ve davacıların beyanlarına dayanarak kusur isnad edildiğini, müvekkilinin kusurlu olup olmadığının uzman bilirkişi marifetiyle düzenlenecek raporla tespit edilmesi gerektiğini, dolayısıyla müvekkilinin kusuru ispat edilmeden müvekkilinin aracına ihtiyati haciz konulması müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zarara uğratacağından ihtiyati haciz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ... da bulunduğunu ve ... Şirketi de davalılar arasında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle yargılama neticesinde mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde davalıların belirlenecek tazminat miktarını sigorta şirketinden çok rahatlıkla tahsil edeceklerini, müvekkilinin de bu amaçla sigorta yaptırdığını, sigortası bulunan bir araca ihtiyati haciz konulması hiçbir anlam taşımayacağı ve faydasız olacağı gibi sigortanın amacına da aykırı olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkili ...'in herhangi bir kastı, kusuru ya da etken davranışı bulunmadığını ve müvekkili trafikte dikkatli bir şekilde seyir halinde iken önündeki aracın yavaşlaması üzerine yavaşlamak için frene basmış ancak yağışın etkisiyle kayganlaşan zemin sebebiyle araç hakimiyetini kaybettiğini, davacı...'ın yaklaşan tehlikeye karşı aracını durdurması kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, müvekkilin kastı,kusuru veya etkin bir davranışı bulunmadığından fiil ile sonuç arasında sebep sonuç ilişkisi kuran nedensellik bağı da bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin yaşanan kazada kusuru olduğunu farz edersek davacıların talep ettikleri tazminatlar, diğer davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri doğrultusunda tahsil edilmesi gerektiğini, ayrıca kaza tespit tutanağı ve davacıların beyanları dışında kazanın oluşumuna ilişkin somut bir delil bulunmadığını, bu doğrultuda müvekkiline kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulü mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağı aksi ispat oluncaya kadar geçerli olup, söz konusu tutanağın geçerliliği adli tıptan alınacak bilirkişi raporu tespitleri ile sona ereceğini, diğer yandan davacıların dilekçelerinde iddia ettikleri gibi davacı ... ve ... bilinç kaybı yaşamış olmalarına rağmen kazanın oluşumuna ilişkin ifade vermeleri ve müvekkiline kusur isnad etmeleri kabul edilmediğini, tüm bu hususların yanısıra davacı tarafların taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin ... A.Ş. nezdinde manevi tazminat zararını da teminat altına alan ...numaralı Genişletilmiş Kasko- İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi bulunmadığını, bu sebeple davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiğini, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış davanın reddine, davanın, müvekkilinin genişletilmiş kasko-ihtiyari mali mesuliyet poliçesini (Poliçe No:...) düzenleyen ... A.Ş'ye (MERSİS- ... Adres-... ) ihbar edilmesine, müvekkili ...ŞTİ.'nin maliki olduğu ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrar." Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı, tarafından davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılması bir dava şartı olduğunu, davacının sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davalı şirketin sorumluluğu poliçe şartlarında belirtilen kalemler için ve ancak poliçe limiti kadar olduğunu, davalı sigorta şirketi, aracı poliçe limitleri dahilinde teminat altına aldığını, davalı şirketin kişi başına sakatlanma zararı sorumluluğu 430.000,00-TL olduğunu ve ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu bağlamda davalı şirketin sorumluluğu davacıya yapılan ödemeler kapsamında 430.000,00-TL'yi aşamayacağını, derdest hukuk ve ceza davaları ile SGK soruşturması bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının maluliyeti İstanbul Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, tarafların kusur dağılımı için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılacak peşin sermaye değeri hesabının tazminattan indirilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi taleplerinin olduğunu, savcılık dosyasında uzlaşma var ise davanın esastan reddi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tedavi giderlerinden SGK sorumlu olup, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, sigorta şirketine süresi içerisinde ve usulüne uygun başvuruda bulunulmaması nedeniyle davanın usulden reddine, derdest ceza ve hukuk dosyaları ile SGK soruşturmasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davacıdan alınarak davalı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, davacının ekonomik sosyal durum araştırması, İzmir ...ASCM'nin ... E-... K.sayılı dosyası ile davaya karışan araçların tescil kaydı, hastane kayıtları, SGK yazı cevapları ilgili yerlerden getirtilerek dosya içerisine alınmıştır.
İzmir ...ASCM'nin ... E-... K.sayılı sayılı dosyasının incelemesinde; dava dosyasına konu olayla ilgili olarak ceza dosyasından alınan 07/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sanık araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1b maddesini ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde Etken olduğu, katılan araç sürücüsü...'ın kazanın meydana gelmesinde etken olmadığı, katılan yolcular ..., ...'in kazanın meydana gelmesinde Etken olmadıklarının bildirildiği, sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek takdiren de cezasından indirim yapılmış, sanığın işlediği sübut bulan suçunun konusunun önem ve değeri, katılanların yaralanmalarının mahiyeti, meydana gelen zararın ağırlığı gözönünde bulundurulduğunda, sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu yönde kanaat oluşmadığından sanık hakkında takdiren TCK'nın 51. Maddesi uygulanmamış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş; ancak sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi gereği adli para cezası seçenek tedbirine çevrilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Trafik Kazasının Oluş Şekli; davalı Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... sokak ... istikametine doğru seyir halinde iken no:... önüne geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımları karsı yön şerit üzerinden ... istikametine seyir halinde olan davacı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol yan kısımları ile çarpışması sonucu ... plakalı araç içeresinde yolcu konumunda olan davacı ..., davacı ...'in yaralanmaları neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 08.06.2023 tarih, ... nolu adli sağlık kurulu raporunda; 04.06.1976 doğumlu...’ın 02.11.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahısta davaya konu kazaya bağlı engellilik oranına neden olacak kalıcı bir arızanın bulunmadığı, dolayısıyla kişinin engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu mütalaasına varılmıştır. 2. Mahkeme dosyası içerisinde yer alan istirahat raporu (incelenen evrak no:...) göz önünde bulundurulduğunda tıbbi iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 73 (yetmişüç) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır. 3. Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş ancak herhangi bir psikiyatrik takip ve tedavi almadığını belirtmiş olup hesaplanan sürekli engellilik oranı şahsın diğer arızaları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 Psikiyatri Uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek “şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı kalıcı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabilecektir” şeklinde kayıtlı olduğu rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulunun 06/12/2023 tarih ve ... sayılı raporunda özetle; mevcut belgelere göre ... kızı, 04.06.1976 doğumlu...’ın 02.11.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Dosyanın maluliyet açısından ve bütün dosya muhtevası itibari ile rapor tanzimi için İstanbul ile ATK ... İhtisas Kuruluna tevdi edildiği alınan 13/05/2024 tarih ve ...sayılı raporunda özetle;
1.Davacılar Vekili tarafından; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp ... İhtisas Kurulundan rapor alınması yönünde itirazda bulunulmuşsa da, Kurumumuzun 23/02/2018 tarih ve 13 no’lu Başkanlar Kurulu Kararı ile Kurumumuz Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'ndaki iş yoğunluğu nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından gönderilen ve maluliyet konusunda görüş sorulan dosyaların 01.03.2018 tarihinden itibaren benzer nitelikli kurul üyelerinden müteşekkil Kurumumuz Adli Tıp ... İhtisas Kurulu tarafından değerlendirilmesi kararı alınmış olup, kurul bünyesinde üyesi bulunmayan uzmanlık alanına ilişkin dosyalar olduğunda diğer ihtisas kurullarından ilgili alandaki üye ya da raportörün katılımı ile mütalaa düzenlendiği, ayrıca Kurulumuz mütalaasında multidisipliner yaklaşımla değerlendirme yapılmadığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da, kurul muayenelerinin ve radyolojik incelemelerinin ilgili branş uzmanları tarafından yapıldığı, dosyanın adli tıp uzmanı başkan, üyeler ile ilgili branş hekimlerinden oluşan üyeler tarafından değerlendirilerek mütalaa edildiği,
2.Davalılar Vekili tarafından, raporda iş göremezlik süresinin çok yüksek olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da, adli tıbbi uygulamada iş göremezlik sürelerinin, yaralanmaların fizyolojik iyileşme süreleri göz önünde bulundurularak değerlendirildiği, kişide mevcut ulna kırığının tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) ay olduğu,
3.Kurulumuzun 06.12.2023 tarih, ... Karar mütalaasına eklenecek ya da değiştirilecek bir husus bulunmadığı rapor edilmiştir.
Dosyanın resen seçilecek kusur ve aktüerya bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların kusur durumu ile ile maluliyetten kaynaklı zarar hesaplamaları için denetime elverişli bilirkişi heyeti raporunda özetle;
TRAFİK KURAL İHLALLERİNİN AÇIKLANMASI
a. Davalı ... ... plakalı araç sürücüsü olduğu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52. maddesinin (a) bendinde düzenlenen: Sürücüler b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” ve 47. maddesinde düzenlenen: “d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar. (Dikkatsiz ve Ön tedbirsiz araç kullanmak)“ şeklindeki kuralı ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
b. Davacı... ... plakalı araç sürücüsü olduğu ve kazanın oluşumu ve kendi yaralanması üzerinde etken nitelikte 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
c. Davacı ... ... plakalı araçta yolcu olduğu ve kazanın oluşumu ve kendi yaralanması üzerinde etken nitelikte gayri nizami seyahat etmek şeklinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
d. Davacı ... ... plakalı araçta yolcu olduğu ve kazanın oluşumu ve kendi yaralanması üzerinde etken nitelikte gayri nizami seyahat etmek şeklinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
SİGORTA VE AKTÜERYA YÖNÜNDEN
a. Davacı...'ın geçici iş göremezlik tazminatının 20.162,38.-TL tutarında hesaplandığı,
b. Hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının davalı sürücü ve işleten yönünden 02.11.2021 kaza tarihinde, davalı sigorta şirketi yönünden 16.03.2022 tarihinde muaccel olduğu,
c. Davacıların tedavi giderlerinin doktor bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; "İyileşme/geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı" tazminatından davacı... lehine 20.162,38-TL; diğer davacılar yönünden 100,00-TL, her bir davacı için ayrı ayrı "Sürekli iş göremezlik" tazminatından 100,00-TL, "Bakıcı gideri" tazminatından 100,00-TL, "Yol, yeme-içme ve diğer tedavi masrafları" tazminatından 100,00-TL; Maddi tazminatın tüm davalılardan (Sigorta şirketlerinden ilgili poliçe limitleriyle sınırlı olarak), her üç davacı için ayrı ayrı 20.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan, 02/11/2021 kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği, talep harçlandırılmış ve taraflara tebliğe çıkartıldığı anlaşılmıştır.
Talep, trafik kazasından dolayı cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat talebine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 02/11/2021 tarihinde meydana gelen kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kaza neticesinde davacı da kazadan kaynaklı maluliyet (geçici-kalıcı) oluşup oluşmadığı, oranı süresi, miktarı, ilaveten bakıcı gideri ile yol-gıda ve sair masraf kalemlerinin oluşup oluşmadığı, davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Şti.ne ait ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracını seyir halinde olan davacı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracına çarpması sonucu ... plakalı araç içeresinde yolcu konumunda olan davacı ..., davacı ...'in yaralanmaları neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmakla,
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da,...’ın 02.11.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği rapor edildiği, mahkememizin 21/06/2023 tarihli duruşmasında davacılar vekili rapora itiraz dilekçemizi tekrar ederiz, eksiklikler giderilsin, ... ve ... kendi iradeleriyle maluliyet muayenesine gitmeyeceklerini beyan ettiğinden haklarında rapor alınmadığı,
Aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından alınan raporu ile tespit edilen maluliyet oranı ile kusur durumu esas alınarak yapılan hesaplamada; kazanın oluşumunda davalı ... Şti.ne ait aracın kullanan davalı sürücü ...'in kusurlu olduğu, davacıların her hangi bir kusurunun bulunmadığı,
Kazaya karışan, davalı ...Şti.ne ait ... plakalı ...kamyonetin davalı sigorta şirketi nezdinde bulunan ... nolu, 04.05.2021-04.05.2022 dönemine ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinde, kaza tarihi itibari ile 430.000,00.-TL sakatlık teminatı, 430.000,00.-TL sağlık gideri teminatı verildiği ve 02.11.2021 tarihli kazanın poliçe süresi içinde meydana geldiği,
04.06.1976 doğumlu... 02.11.2021 kaza tarihinde 46 yaşında olduğu ve ATK ...İhtisas Kurulunun 06.12.2023 karar tarihli ve ... sayılı maluliyet raporunda kalıcı maluliyet derecesi %0, tıbbi iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi 4 ay olarak tespit edildiği, buna göre; davacı...'ın ibraz edilen ücret bordrolarına göre kaza tarihinden önceki Ağustos-Eylül-Ekim 2021 ayları 10 ar gün çalışmış olup 30 günlük maaşı 7.143,58.-TL. olduğu, davacının çalışmış olsaydı ibraz edilen ücret bordrolarına göre 2021 Kasım ve Aralık ücretleri de 7.143,58.-TL.sı, 2022 yılı Ocak ayı ücret bordrosuna göre 30 günlük aylık ücret 6.175,68.-TL. Olduğu, geçici iş göremezlik zararı zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında bulunduğu,02.11.2021-31.12.2021 tarihleri arasında, 7.343,58TL net ücret, 59gün süre içinde 14.442,37 TL olduğu, 01.01.2022-02.03.2022 tarihleri arasında, 6.175,58 TL net ücret, 61 gün süre içinde, 12.557,01 TL olduğu ve toplam 26.999,38.TL tespit edildiği, SGK tarafından gönderilen cevabi yazıda davacı...'a ödenen geçici iş göremezlik hususunda 6.837,00.-TL. Ödeme yapıldığı, bu miktar mahsup edildiğinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı 26.999,38- 6.837,00= 20.162,38.-TL. hesaplanmıştır.
02.11.2023 tarihli aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu görülmekle rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, (a ve b ve c bendi yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla, Manevi tazminat yönünden ilgili davalıların kendi içinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla,) Geçici işgöremezlik bedeli olarak Türkiye Sigorta yönünden, 20.162,38 TL alacak kaleminin 04.03.2022’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 20.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden), geçici işgöremezlik bedeli olarak davalı ... yönünden, 20.162,38 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden), geçici işgöremezlik bedeli olarak davalı ... yönünden, 20.162,38 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden), sürekli işgöremezlik, yol ve bakıcı bedeline müteallik davanın reddine, (harca esas değer 1.100 TL) (bütün davacılar yönünden), manevi tazminat bedeli olarak davalı ... yönünden, 10.000 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden) fazlaya dair talebin reddine, manevi tazminat bedeli olarak davalı ... yönünden, 10.000 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden),fazlaya dair talebin reddine;
Diğer davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminata dair taleplerin incelenmesinde ,
Gerek iş bu davalıların maluliyet muayenesine gitmeyerek maluliyetlerinin tespit edilememesi, gerekse de haddizatında İzmir ...ASCM'nin ... E-... K.sayılı sayılı dosyası itibari ile de açılan davanın tck 89/1 taksirle bir kişinni yaralanamsına dair dava olması ve birden fazla kişi yaralanmasının ceza dava dosyası itibari ile de ortaya çıkması nazara alınarak ilgili davalılar bakımından manevi tazminata müteveccih davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, (a ve b ve c bendi yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla,
Manevi tazminat yönünden ilgili davalıların kendi içinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla,)
a-)i* Geçici işgöremezlik bedeli olarak ... Sigorta yönünden, 20.162,38 TL alacak kaleminin 04.03.2022’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 20.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden)
b-)i-) Geçici işgöremezlik bedeli olarak davalı ... yönünden, 20.162,38 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden)
c-) i-) Geçici işgöremezlik bedeli olarak davalı ... yönünden, 20.162,38 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden)
d-)i*Sürekli işgöremezlik, yol ve bakıcı bedeline müteallik davanın reddine, (harca esas değer 1.100 TL) (bütün davacılar yönünden)
e-) i-) Manevi tazminat bedeli olarak davalı ... yönünden, 10.000 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden)
Fazlaya dair talebin reddine,
ii-) Manevi tazminat bedeli olarak davalı ... yönünden, 10.000 TL alacak kaleminin 02.11.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı... yönünden)
Fazlaya dair talebin reddine,
f-) Diğer davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminata müteveccih davanın reddine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
2-Davalılar yönünden açılan manevi tazminat istemine yönelik davada alınması gereken 683,10 TL nispi ilam harcın davalılar ... Şti. Ve ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-A-)Davacı... Açısından:
Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre kabul oranına takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Şti. Ve ...'den tahsili ile, davacıya verilmesine,
4-Davalılar ... Şti. Ve ... kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı... dan tahsili ile davalılar ... Şti. Ve ...'e verilmesine,
B-) Davacılar ... Ve ... Açısından;
Diğer davacılar ... ve ... yönünden ilgili davacılar açısından manevi tazminat tamamen reddedilmiş olmakla;
AAÜT 10/3 hükmü bağlamında tatbikat yapılmakla "Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur"
AAÜT 10/4 " Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir."hükmü mucibince;
5-) i*- ... yönünden;
Davalılar ... Şti. Ve ... kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılar ... Şti. Ve ...'e verilmesine,
ii*-... yönünden;
Davalılar ... Şti. Ve ... kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılar ... Şti. Ve ...'e verilmesine,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
6-) Davalılar yönünden açılan maddi tazminat istemine yönelik davada alınması lazım gelen 1.377,29 TL'nin nispi ilam harcının 1.045,15 TL peşin harç, 342,62 TL ıslah harcının toplamı 1.387,77 TL'nin mahsubu ile kalan 10,48 TL.nin kaldığı görülmekle;
10,48 TL harcın nispi ilam harcına tekabül ettiği düşünülse dahi,
Peşin harç mükerrer mahsup olmaması adına manevi de düşülmemiş maddi de düşülmüş olup,
Harçlar Kanunu Genel Tebliği itibari ile 2025 yılı açısından cari nispi harcın Yargı Harçları I sayılı tarifenin III fasıl başlığı karar ve ilam harcı g bendi son cümle mucibince;
"nispi harçlar 615,40 TL den aşağı olamaz" hükmü mucibince,
Neticeten 615,40 TL nispi ilam harcının,
Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 20.162,38 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
MÜŞTEREK HÜKÜMLER:
9- A-) Harçlar:
80,70 TL başvuru harcı, 1.045,15 TL peşin harç, 342,62 TL ıslah harcının toplamı 1.468,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Tedbir harcı hususiyet arz etmekte olup aleyhine tedbir kararı verilebilen yönünden hüküm ve netice doğurup bu minvalde hakkında tedbir verilenlere müteveccih karar verilebileceği ve karar harici olan taraf (yani sigorta) hakkında bu hususta karar verilemeyip kararn muhatabı ile mahdut değerlendirme yapılabileceği cihetle;
296,40 TL tedbir (ihtiyati haciz ) harcının davalılar ... Şti. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
10- B-) Genel Yargılama Gideri:
Davacı tarafından yapılan 367,00 TL e-tebligat masrafı, 857,00 TL posta masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 7.815,00 TL ATK fatura bedeli, 5,75 TL KEP ücreti toplamı 15.039,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 5.564,00 TL (davalı sigorta şirketi 3.672,24 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... Şti. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
13- Hükme esas müddeabih nazara alınarak mahkememizin 25.11.2024 tarihli ara kararına istinaden üzerinde ihtiyati haciz bulunan/devam eden ... plakalı araçtaki ihtiyati haczin kaldırılmasına,
14-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.280,00 TL arabuluculuk giderinin davalılar ... ve ... dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
... e müteveccih arabuluculuk açısından arabuluculuk muhatabı iş bu davalı olsa dahi,
Arabuluculuk ücretinin gerçek kişi davalılar açısından dan arabuluculuk iş bu dava kendileri açısından ticari dava olmadığından dolayısıyla arabuluculukun kendileri açısından zorunlu olmadığı anlaşılmakla,
İş bu davalı yönünden tahsiline mahal bulunmadığına,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı,
Davalı ... vekilinin yokluğunda,
Maddi tazminat açısından,
Dair; HMK 341/2 hükmü mucibince kanunyolu olmaksızın miktar itibarıyla KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Manevi tazminat açısından,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı