T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/849 Esas
KARAR NO : 2024/374
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/10/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle Müvekkile ait tapuda ... Ada ... Parselde kayıtlı ...'de kain iş yerlerinin tam hissesine sahip olup taşınmazın ... tarafından ... ve ... poliçe numaralarıyla zorunlu deprem sigortası kapsamında garanti altına alındığını, 30/10/2020 depreminden sonra Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığınca müvekkiline ait taşınmaz hakkında "az hasarlı" tespiti yapıdığını, bu tespitin ise gözleme dayalı yapıldığından gerçeği yansıtmadığını, bu minvalde müvekkilce yapılan araştırmalar neticesinde binanın yeniden deprem yönetmeliğine uygun olarak güçlendirilebilmesi sebebiyle yeniden yapım maliyetine yakın bir masrafın gerektiğinin tespit edildiğini, ağır hasarlı hâle gelen ve güçlendirilmesinin ekonomik olmayacağının tespiti yapılan bu binanın bina maliklerince güvenle kullanılamayacağını, binadan karot örnekleri aldırılarak, inceleme yaptırıldığını ve bu inceleme neticesinde binanın riskli bir bina olduğunu, müvekkilinin dava açılmadan önce ...'a başvuru yaptığını, müvekkiline yapılan ödemenin zarar ve ziyani karşılamadığını, deprem sonrasında meydana gelen hasarların sigorta bedeline kadar ... tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin; poliçe numarası ile sigortalatmış olduğu iş yerlerinin depremlerde hasar görmesi sonrasında davalının sigortalı müvekkiline kısmi ödeme yapmış olmasının, kurumun poliçenin tanzimi tarihinde binanın hasarsız durumda olduğunu kabul ettiğinin bir göstergesi olduğunu, yıkılarak tam zayi hâline gelmiş taşınmazların gerçek zarar ilkesi doğrultusunda "yeniden yapım maliyetinin" hesaplanması gerektiğini, bu sebeplerle öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, müvekkilin afetzede olduğu değerlendirilerek adli yardım taleplerinin kabulüne, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte ... ve ... poliçe numaralı taşınmazlar için 100,00.'er TL olmak üzere toplam: 200,00. TL sigorta tazminatlarının müvekkiline ayrı ayrı ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine dair 04/11/2022 tarihli ara karar kurulmuş, taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilinin 10/11/2022 tarihli adli yardım talebine itiraz dilekçesi sunmuş, bu hususun değerlendirilmesi için dosya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2022 tarihli ... D. İş- ... K. Sayılı kararı ile 04/11/2022 tarihli ara karara yönelik itirazlarının ve adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi talebinin reddine dair karar verilmiştir.
DELİLLER:
Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Bayraklı Tapu Müdürlüğü'ne, Bornova Belediyesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, Boğaziçi Kandilli Rasathanesinden İzmir ve çevresi depremden etkilenen yerlere ilişkin bilgilerin istenmesine, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden deprem tespit kayıtları mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz 12/04/2023 tarihli ara kararı gereği 19/04/2023 tarihinde İnşaat Mühendisi, Jeoloji (deprem) Uzmanı refakatinde keşif yapılmış, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, İnşaat Mühendisi, Jeoloji Mühendisi ve Sigortacı tarafından hazırlanan 22/09/2023 tarihli rapor mahkememize ibraz edilmiş, bilirkişiler tarafından hazırlanan ayrıntılı ve gerekçeli raporda özetle; dava konusu taşınmazın terkin yapılmadan önce tapu kütüğünde dükkan niteliği ile ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazlarda oluşan hasarın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nce az hasarlı olarak, itiraz sonrasında ise hasarsız olarak güncellendiği, binanın taşıyıcı sistemini olumsuz yönde etkileyecek şekilde ilgili mevzuata ve projeye aykırı olarak inşa edilmediğinin değerlendirildiği, 1975 yönetmeliğine göre yapılmış bir binanın günümüz yönetmeliğine uygun olmamasının normal olduğunu, binanın taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyecek şekilde tadil edilmediği, mülk sahibi olan davacının , depremde hasar oluşmasına veya hasarın artmasına neden olan bir kusurlu eyleminin bulunmadığı, taşınmazlar için yapı kullanımına izin verildiği, taşınmazın 3194 sayılı imar kanunu ve 1975 deprem yönetmeliği hükümlerine uygun olarak inşa edildiği, raporlar incelendiğinde mevcut yapı kalitesiyle hasarların onarımına giderilemeyecek durumda olduğu, yapının inşasında rizikoya neden olarak eksiklikler olsa da riziko konusunda asli unsurun 30/10/2020 tarihli deprem olduğu, bölgenin 30/10/2020 tarihinde İzmir'de meydana gelen deprem felaketinden etkilenmiş olduğu, davaya konu taşınmazların bulunduğu betonarme binanın 1994 yılında ruhsatlandırıldığı, binanın depremin gerçekleştiği tarih itibariyle 26 yaşında olduğu ve bu tarih dikkate alındığında yapının ekonomik ömrünü tamamlamadığı, Riskli Bina İncelemesi Raporu ile yapının riskli yapı olduğunun tespit edildiği, depremin gerçekleştiği 2020 yılı itibariyle davaya konu 29 numaralı bağımsız bölümün yeniden yapım maliyetinin 280.000,00 TL, davaya konu 30 numaralı bağımsız bölümün yeniden yapım maliyetinin 217.000,00 TL olduğu, davaya konu bağımsız bölümlerin Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi ile sigortalandığı ve hasarın poliçe vadeleri içinde gerçekleştiği, sonuç olarak başvuruya konu taşınmazlarda meydana gelen hasar ile 30/10/2020 tarihinde gerçekleşen deprem arasında illiyet bağı bulunduğunu, bu bilgilere istinaden davacı ...'in her iki bağımsız bölüm için poliçede belirtilen muafiyet düşüldükten sonra kalan kısmının davalı ...'tan talep etme hakkının olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz 18/10/2023 tarihli ara karar gereği; davacı vekilinin dilekçe ekinde sunduğu muafiyete ilişkin oran ve davalı vekilinin itirazlarını irdeler şekilde yapılan ödemeler muafiyet oranları da tespit edilmek suretiyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli miktar tespiti için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 29/11/2023 tarihli ek raporda özetle; bina aşınma payı indirelerek ve indirilmeksizin iki ayrı hesaplama yapıldığı, Mahkememiz 25/12/2023 tarihli ara karar gereği davacı vekilinin itirazlarını irdeler şekilde, poliçelerdeki ödemeleri tam tespit edilmek suretiyle bilirkişiden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 01/02/2024 havale tarihli ek raporda özetle; Davacı ...’ne ait; 08.07.2020 Tarih ... numaralı Zorunlu Deprem Sigortası poliçesinin ... adresinde bulunan ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı 80,00 m2 alana sahip ticarethane için düzenlendiği, 90.720,00.-TL sigorta bedeli üzerinden teminat kapsamına alındığı, 90.720,00.-TL*%2 muafiyet=1.814,40 TL Muafiyet düşüldükten sonra ödenen tazminat için 6.321,19 TL ödenen tazminat düşüldükten sonra kalan bedelin 82.584,41 TL olduğu, 28.09.2020 Tarih ... numaralı Zorunlu Deprem Sigortası poliçesinin ... adresinde bulunan ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı 68,00 m2 alana sahip ticarethane için düzenlendiği, 77.112,00.-TL sigorta bedeli üzerinden teminat kapsamına alındığı, 77.112,00.-TL*%2 muafiyet= 1.542,24 TL Muafiyet düşüldükten sonra ödenen tazminat için 5.657,85 TL ödenen tazminat düşüldükten sonra kalan bedelin 69.911,91 TL olduğu, bu tutarların poliçedeki sigorta bedelinden muafiyet ve ödenen tazminat tutarları düşülerek hesaplandığı, bunların şirketinden talep edilebilecek üst tazminat tutarları olduğu, güncel tutarların tespitinin farklı bir uzmanlık alanı gerektirdiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından 11/03/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi dosyaya sunulmuş, davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 1.maddesinde, kanunun amacı, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının Sigortanın Kapsamı Başlıklı A.1/2 maddesinde de "bu sigorta ile depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprek sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami (dev dalga) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarlardı, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenlerde dahil olmak üzere) sigorta bedeline kadar ... Sigortaları Kurumu tarafından teminat altına alınmıştır" denilmek suretiyle kapsam belirtilmiştir.
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın ''Hasarın Tespiti'' başlıklı B.2. maddesinde bu sözleşme ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen zararın nedeni, niteliği ve miktarı ...'ın veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edileceği, büyük ölçekli bir hasar meydana gelmesi durumunda ...'ın hasar hasar tespitlerinin süratle yapılabilmesini teminen teknolojik olanaklardan da yararlanarak basitleştirilmiş hasar tespiti uygulamaları geliştirebileceği belirtilmiştir.
Genel Şartların ''Tazminatın Hesabı'' başlıklı B.3. maddesine göre ise sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır ve sigorta tazminatı hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz.
Genel Şartların B.4. maddesi uyarınca ise ..., rizikonun sigortalı tarafından bildirilmesi üzerine kendisine verilecek belgelere göre mümkün olan en kısa süre içinde gerekli incelemeleri tamamlayarak, yukarıda belirtilen şekilde yapılacak tazminat hesabı sonunda tespit edilecek kesinleşmiş tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde sigortalıya ödemekle yükümlüdür.
Davacıya ait iş yerlerinin, Zorunlu ... Sigortası kapsamında yapım maliyetlerinin tamamından sigorta şirketinin sorumlu tutulup tutulmayacağı, davanın belirsiz alacak davasına konu edilip edilmeyeceğini, husumet; deprem ile hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususlarında açılan sigorta poliçesi kapsamında alacak davası olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında davacının ... Ada ... Parselde kayıtlı ...'de kain iş yerlerinin tam hissesine sahip olup taşınmazın ... tarafından ... ve ... poliçe numaralarıyla zorunlu deprem sigortası kapsamında garanti altına alındığını, İlimizde meydana gelen 30/10/2020 tarihindeki deprem nedeni ile işyerlerinin hasar alması nedeni ile davacının zararının karşılanmasını talep ettiği, Mahkememiz 12/04/2023 tarihli ara kararı gereği 19/04/2023 tarihinde İnşaat Mühendisi, Jeoloji (deprem) Uzmanı refakatinde keşif yapılmış, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, İnşaat Mühendisi, Jeoloji Mühendisi ve Sigortacı tarafından hazırlanan 22/09/2023 tarihli raporda deprem ile işyerlerinde meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği, davaya konu taşınmazların bulunduğu betonarme binanın 1994 yılında ruhsatlandırıldığı, binanın depremin gerçekleştiği tarih itibariyle 26 yaşında olduğu ve bu tarih dikkate alındığında yapının ekonomik ömrünü tamamlamadığı, Riskli Bina İncelemesi Raporu ile yapının riskli yapı olduğunun tespit edildiği, depremin gerçekleştiği 2020 yılı itibariyle davaya konu ... numaralı bağımsız bölümün yeniden yapım maliyetinin 280.000,00 TL, davaya konu ... numaralı bağımsız bölümün yeniden yapım maliyetinin 217.000,00 TL olduğu, davaya konu bağımsız bölümlerin Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi ile sigortalandığı ve hasarın poliçe vadeleri içinde gerçekleştiğinin rapor kapsamında belirtildiği , bu hali ile mahkemece deprem nedeni ile davacının işyerinin hasarlandığını ve davacının davasının açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabul edildiği, ilgili işyerlerinin ... tarafından ... ve ... poliçe numaralarıyla zorunlu deprem sigortası kapsamında garanti altına alındığı, poliçeler incelendiğinde; 8.07.2020 Tarih ... numaralı Zorunlu Deprem Sigortası poliçesinin ... adresinde bulunan ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı 80,00 m2 alana sahip ticarethane için düzenlendiği, 90.720,00.-TL sigorta bedeli üzerinden teminat kapsamına alındığı, ... tarafından dava öncesinde davacıya bu taşınmaz nedeni ile 6.321,19 TL tazminat ödendiği, 28.09.2020 Tarih ... numaralı Zorunlu Deprem Sigortası poliçesinin ... adresinde bulunan ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı 68,00 m2 alana sahip ticarethane için düzenlendiği, 77.112,00.-TL sigorta bedeli üzerinden teminat kapsamına alındığı, ... tarafından dava öncesinde davacıya bu taşınmaz nedeni5.657,85 TL tazminat ödediğinin anlaşıldığı, Mahkemece taraf itirazlarının karşılar mahiyette alınan 01/02/2024 havale tarihli ek raporda ödenen tazminatların karıştırılması nedeni ile 27/11/2023 tarihli ek rapordaki çelişkinin giderildiğinin belirtildiği, her ne kadar davalı vekili tarafından bina aşınma payı indirildikten sonra değerlendirme yapılması gerektiğine yönelik itiraz mevcut ise de; İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin 25/01/2024 tarih ... E- ... K.sayılı ilamı ile belirtildiği şekli ile ".........., heyet raporuna göre taşınmazın yeniden yapı maliyetinin deprem tarihine göre hesaplandığı, tespit edilen bedele %25 yıpranma payı uygulansa dahi tespit edilecek zararın poliçe limitinin üstünde kaldığı, yani limitin zararı karşılamaya yetmediği, hasar için poliçe gereğince teminat limitine % 2 tenzili muafiyet uygulanması ve davalının davadan önce yaptığı ödemelerin mahsubu neticesinde kalan limitin zararı karşılamaya yetmediği anlaşılmakla poliçe limitinin bakiye kısmının davalıdan tahsiline yönelik davanın kabulüne dair karar doğru olmuş" şeklindeki ilamı nazara alındığında, bina aşınma payının uygulanması halinde dahi poliçe limitleri nazara alındığında kalan limitlerin poliçe dahilinde kaldığı ve tüm zararı karşılamadığı anlaşılmakla, bu hali ile davacının değer arttırım dilekçesi nazara alınarak dava açmasında hukuki yararının bulunduğu değerlendirilerek davanın kabulü ile, ... poliçe numarası için 82.584,41 TL maddi tazminatın kısmi ödeme ve temerrüt tarihi olan 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... poliçe numarası için 69.911,91 TL maddi tazminatın kısmi ödeme ve temerrüt tarihi olan 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
- ... poliçe numarası için 82.584,41 TL maddi tazminatın kısmi ödeme ve temerrüt tarihi olan 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-... poliçe numarası için 69.911,91 TL maddi tazminatın kısmi ödeme ve temerrüt tarihi olan 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 10.417,02 TL karar ve ilam harcının 80,70 TL peşin harç, 2.600,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.680,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan harcın DAVALI kurum harçtan muaf olduğundan yükletilmesine yer olmadığına,
3- Davacı tarafından yatırılan 2.761,50 TL (80,70 TL peşin harç, 2.600,00 TL ıslah harcı, 80,70 TL başvuru harcından oluşan) harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
4- Davacı tarafça yatırılan ve gider avansından kullanılan 3.975,75 TL (tebligat ücreti, posta masrafı, ATGV ücreti ve bilirkişi ücretinden oluşan) ve 1.274,90 TL keşif harcı olmak üzere yargılama giderinden oluşan toplam 5.250,65 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 24.399,41 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen feragat beyanı içeriği göz önüne alındığında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı