T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/875
KARAR NO : 2024/360
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülen tazminat (sözleşmeden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Beton İnşaat Taahhüt Maden Tarım Gıda Hayvancılık Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ...'ın 07/11/2022 tarihli dava dilekçesiyle özetle; davalı yanın ... Şubesi (...) ile müvekkili olan şirket içerisinde bulunduğu üç grup şirketi arasında 12.03.2021 tarihinde 10 adet ticari araç alımı konusunda anlaşma yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalı tarafın 30.06.2021 tarihine kadar 10 adet aracı temin edeceğini, teminin ardından müvekkili olan şirkete proforma fatura göndereceğini, müvekkilinin de kendisine gönderilen proforma faturaları 2 iş günü içinde ödeyerek, araçları teslim almayı taahhüt ettiğini, bu araçlar için son teslim tarihi olarak 30.06.2021 tarihi belirlendiğini ve davalı şirketin istemi üzerine her araç için kaparo ödendiğini, sözleşmeye konu araçlardan 9 adeti taahhüt edilen 30.06.2021 tarihinden önce sözleşme hükümlerine göre müvekkili ve diğer grup şirketlerine teslim edildiğini ve ücretlerinin ödendiğini, ancak yine sözleşmeyle taahhüt edilen ... tipi araç süresinde müvekkili olan şirkete teslim edilmediğini, oysa müvekkili olan şirketin ticari faaliyetleri için elzem olan hatta ilgili taahhütnamenin yapılmasının temel sebebinin araç olduğunu, yapılan tüm sözlü uyarılara rağmen geçerli bir mazereti olmadan ve kesin ifadelerden kaçınarak müvekkilini oyalayan davalı tarafa karşı Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 16.10.2021 tarihli ihtarname gönderildiğini, tebliğ tarihinin 20.09.2021 olduğunu, ihtara rağmen aracın teslim edilmediğini ve müvekkilinin zararlarının karşılanmaması nedeniyle de taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalının kötüniyetiyle de arabuluculuk anlaşamama olarak sonuçlandığını, 17.12.2021 tarihinde davalının aracı teslim ettiğini, neredeyse müvekkili olan şirketin ticari hayatının mahvına sebebiyet verecek olan bu olay neticesinde işbu davayı açtıklarını ve menfi ve müspet zararların tanzimini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı ile yapılan sözleşme gereği ... Marka araçtan 3 adet alınacağını, bunlardan 2 adeti müvekkili olan ... Beton, 1 adeti ise ... Beton Firması tarafından satın alınacağını, dilekçeleri ekinde var olan sipariş teyit formundan görüleceği üzere araç bedelinin 950.000 TL olarak belirlendiğini, ... Beton'a ait araç 11.06.2021 tarihinde teslim edildiğini ve 1.059.935,91 TL ödendiğini, müvekkili olan ... Beton'a ait 1.araç 30.04.2021 tarihinde teslim edildiğini ve 971.185,90 TL ödendiğini, müvekkili ... Beton'a ait ve davaya konu 2. araç ise 17.12.2021 tarihinde teslim edildiğini, ve 1.554.935,90 TL ödendiğini, müvekkilinin sadece geç teslimden ötürü aynı araç için ödediği fiyat farkının 600.000-650.000 TL olduğunu, müvekkili olan şirketin hazır beton firması olduğunu, davaya konu aracı almasının sebebi de bu aracı beton pompası olarak kullanacaklarını, ... İli ...madeni ilçesinde ..., ... ilçesinde ise şubesi olduğunu, bu bölgelerde beton sezonu her yılın Haziran ile Aralık ayları arasında olduğunu, diğer mevsimlerde sıcaklığın düşük olması ve hazır betonun düşük sıcaklıklarda sağlıklı olmaması sebebiyle yok denecek kadar az olduğunu, ayrıca yaz ve sonbahar aylarında dökülecek beton bağlantı anlaşmaları da her yılın ilk 6 ayında yapıldığını, davaya konu araçta planlama gereği müvekkili için zorunlu ve çok önemli olduğundan 30.06.2021 tarihine kadar teslimi gerektiğini, davalının aracı teslim etmemesi ve müvekkilinin araç teslimine güvenerek aldığı siparişleri yerine getirmek için beton pompası kiraladığını, bu kiralama içinde 236.000 TL ödeme yaptığını, müvekkili olan şirketin taahhütnamedeki ağır şartlar ve ticarette duyulan karşılıklı güven nedeniyle son teslim tarihinden sonra aynı aracı daha uygun alma fırsatı varken alamadığını, işbu davaya konu aracı müvekkili olan şirketin ticari faaliyeti kapsamında hazır beton pompa aracı olarak kullanıldığını, müvekkili olan şirket zamanında teslime göre bu ticari kullanım için gerekli eklentilerini temin ettiğini, geç teslim nedeniyle hem bu eklentilerde amortismanlar olmuş hem de bu eklentiler için ekstra nakliye bedeli ve depolama masrafı çıktığını, davaya konu aracın geç teslimi nedeniyle müvekkili olan şirketin bölgesindeki diğer şirketlerle görüşmeler yaptığını, kiralık araç aradığını, aracın teslimi için İzmir iline gelip firma ile görüşmüş ve bunlar için yol masrafı, telefon ücreti, ihtarname ücreti ve mesai harcandığını, müvekkili olan şirket tarafından ödenen kapora davalı yan tarafından işletildiğini ve müvekkilinin bu paranın getirisinden mahrum bırakıldığını, müspet ve menfi tüm zararların bilirkişi marifetiyle hesaplanması ve davalı tarafça tanzimi gerektiğini, gerek M.K. 2.maddesinin dürüstlük kuralına gerekse de basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı harket eden davalı tarafın hem zamanında teslim edecekmiş gibi kaparo almış hem de sipariş zamanı ile teslim tarihi arasındaki farkı faturaya yansıtığını, müvekkili olan şirketin yıllık bütçesini yaparken sözleşmeye güveni esas alarak bütçe oluşturmuş aradaki büyük fark müvekkilini maddi yönden sıkıntıya soktuğunu, ... markasının Türkiye Distrübütörü olan ve bu konumu nedeniyle zaten bilgisi olan/olması gereken davalı taraf, basiretli tacir gibi davranmayarak teslim süresinin gecikeceğini müvekkiline bildirmediği gibi dürüstlük kuralına aykırı olarak da sipariş almış ve kaparo istediğini, müspet zarar, alıcının sözleşme konusu edimin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zarar olduğunu, ekonomik bakımdan satıcının sözleşmeyi zamanında uygun ifa etmesinde, alıcının malvarlığının bulunacağı durumdaki korunan menfaat olgusu müspet zararın sınırlarını çizmeye yarar olduğunu, böylece alıcının malvarlığında, sözleşme koşullarına riayet edilerek ifanın yapılması ile mevcut durum arasındaki aleyhe fark müspet zararı oluştuğunu, fazlaya ve faize ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile HMK 107. maddesi gereği şimdilik 1.000,00 TL müspet zarar ve 1.000,00 TL menfi zarar olmak üzere şimdilik 2.000,00 TL tazminatının 30.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ... bank, ... Bankası ve ... Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz miktarının 2 katı olan faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ticaret Türk Anonim Şirketi vekili ...'in 05/01/2023 tarihli cevap dilekçesiyle; müvekkili olan şirketin dava konusu ... Model ... Model aracın imalatçısı veya ithalatçısı olmadığını, ... marka araçlar dava dışı ... Türk A.Ş. tarafından üretildiğini, söz konusu araçların dünya çapında güvenilirlik, sağlamlık, kalite bakımından tartışmasız markalardan biri olduğunu ve dünyada saygın bir konumda yer aldığını, müvekkili olan şirketin dava konusu araçla ilgili bakım ve tamir işlerini yapan bir servis işletmesi ve ... Türk A.Ş.’nin ürettiği ... marka araçların satışını gerçekleştiren bayi olduğunu, bu sebeple davacının müvekkili olan şirkete husumet yöneltmesi usul hükümlerine aykırı olduğunu, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili olan şirket ile 12.03.2021 tarihinde 10 adet ticari araç alımı konusunda anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre müvekkili olan şirketin 30.06.2021 tarihine kadar 10 adet aracı temin edeceğini ancak anlaşmaya konu araçlardan 9 adetinin 30.06.2021 tarihinden önce anlaşma hükümlerine göre teslim edilmesine rağmen dava konusu aracın süresi içerisinde teslim edilmediği iddiası ile menfi ve müspet zararların tazmini talebi ile işbu davayı ikame ettiğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın da içerisinde yer aldığı şirketler grubu ile birlikte müvekkili olan şirketten 10 adet araç alımına ilişkin müvekkili ile anlaşmaya varıldığını, buna istinaden davacı firmanın da içerisinde yer aldığı şirketlerin araç siparişlerine ilişkin sipariş teyit formları oluşturulduğunu, davacı firma tarafından 3 adet araç için müvekkili olan şirkete sipariş talebinin iletilmiş olduğunu, her ne kadar ithal araçlarda standart teslimat süreci yaklaşık 4 ay olmasına rağmen müvekkili olan şirket tarafından müşteri memnuniyeti gözetilerek davacı firmanın sipariş etmiş olduğu iki adet aracın davacıya teslim edildiğini, üretici/ithalatçı firmanın ...'in küresel çapta yaşamış olduğu tedarik sıkıntısı nedeni ile davacı şirketin sipariş ettiğini, araçlardan 3.sü ve dava konusu olan araç ise 17.12.2021 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının dava konusu aracın kendisine geç teslim edildiği iddiası ile müvekkili olan şirkete sorumluluk yüklediğini, 12.03.2021 tarihli dava konusu aracın sipariş teyit formu incelendiğinde ön yüzünde aracın teslimat tarihinin tahmini olarak mayıs/haziran ayları olarak belirlendiği tespit edileceğini, sipariş formunda yer alan 2 adet araçtan 1 tanesinin tahmini teslimat ayından iki ay önce nisan ayında davacıya teslimi sağlandığını, bu husus da davacının kabulünde olduğunu, sipariş teyit formunun siparişe ait açıklamalar kısmında, ''2021 yılı içerisinde toplam 10 adet ... marka kamyon/çekici araç alımına istinaden verilen fiyatlardır.'' ibaresi yer aldığını, davacı tarafından 12.03.2021 tarihli sipariş teyit formu imzalanarak müvekkili olan şirket ile anlaşma sağlandığını, davacı tarafın diğer grup şirketlerle birlikte 2021 yılı içerisinde toplam 10 adet ... marka araç alımına ilişkin olarak müvekkili olan şirketin yapacağı grup indiriminden yararlanmak amacıyla müvekkili olan şirkete en geç 30.06.2021 tarihinde kadar 10 adet araç satın almayı taahhüt ettiğini, söz konusu taahhüt nedeniyle araç bedellerine indirim uygulandığını, davacının iddiasının aksine müvekkili olan şirket tarafından 30.06.2021 tarihine kadar araçların teslimi hususunda davacı şirkete verilmiş olan bir taahhüt bulunmadığını, davacı şirket diğer şirketlerle birlikte 2021 yılı içerisinde 30.06.2021 tarihine kadar müvekkili olan şirketten araç almayı yazılı olarak 18.03.2021 tarihinde taahhüt ettiğini, 18.03.2021 tarihli taahhütnamenin davacı tarafından 30.06.2021 tarihine kadar 10 adet aracın temini ve teslimi hususunda müvekkili olan şirket tarafından verilen bir taahhüt olmamasına rağmen bu yönde taahhüt verildiği iddia edilerek proforma faturalara göre davacı tarafından ödeme yapıldığını belirtilmiş ise de bilindiği üzere proforma fatura; karşı tarafa alış ya da satış işlemi hakkında bilgi vermek amacıyla düzenlenen fatura olduğunu, 31.03.2021 tanzim tarihli proforma faturanın açıklamalar bölümünde ''seri imalat ile ilgili her türlü değişikliğin hakkı mahfuz olup, teslim anındaki satış fiyatlarımız geçerlidir. T.C. Hükümetinin KDV, vergi ve fonlarda yapacağı değişiklikler, ... Türk A.Ş. Tarafından oluşacak fiyat değişikliği ya da fiyat artışları alıcıya yansıtılacaktır. Bu nedenle hesap kapatma tarihindeki fiyat geçerlidir.'' şerhi bulunduğunu, davacı tarafından olası fiyat değişikliklerine ilişkin düzenlemelerin kabul edildiğini ve buna göre sipariş oluşturulduğunu ve söz konusu araçlar proforma faturada iletilen teklif doğrultusunda kabul edilerek davacı tarafından satın alındığını, servis işletmesi ve satış bayi olan müvekkili olan şirketin dava konusuna ilişkin hiçbir sorumluluk taşımamakla birlikte, müşteri memnuniyeti ilkesi gereği ve davacının mağduriyetinin bir an önce giderilmesi ve iletişimin yapıcı bir şekilde ilerlemesi için azami çabayı gösterdiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilen Ankara .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 16.09.2021 tarihli ihtarnamesinde de davacı tarafın aynen ifa talebi devam etmekte olduğunu, davacı tarafın dava konusu aracın alımdan vazgeçtiğine dair irade beyanı bulunmadığını, davacı tarafın 2021 yılı içerisinde müvekkili olan şirketten 10 adet araç alımına ilişkin tahhütte bulunulduğu da dikkate alındığında ve dava konusu aracın da 2021 yılı içerisinde davacı tarafa teslim edildiği göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın herhangi bir zarara uğradığından bahsedilemeyeceğini, dava konusu aracın 17.12.2021 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, teslime ilişkin davacı şirket yetkilisi ile yapılan e-posta yazışmalarında da dava konusu aracın teslime hazır olduğu bilgisi verildiğini, 18/03/2021 tarihli taahhütnameye göre hazırlanmış 15.12.2021 tarihli güncel araç fiyatının da ... KDV dahil 1.555.000,00 TL olduğu bilgisi davacı şirket yetkilisine verildiğini, davacı şirket tarafından müvekkilinin bu önerisinin kabul edilmediği yönünde açık bir beyan bulunmadığı da dikkate alındığında müvekkili olan şirketin önerisi kabul edildiğini ve taraflar arasındaki anlaşma ilişkisi devam ettiğini, davacı tarafından müvekkili olan şirkete verilen taahhütnameye rağmen davacı taraf ticari hayatının mahvına sebebiyet verecek düzeyde zarara uğradığını iddia ettiğini, davacı tarafın müvekkili olan şirkete vermiş olduğu taahhütname ile müvekkili olan şirketi sorumlu tutamayacağını ve proforma faturada yer alan şerh gereğince de ... Türk A.Ş. tarafından oluşacak fiyat değişikliğinin de alıcıya yansıtılacağı hususlarını kabul ettiğini, bu nedenle davacının müvekkili olan şirketin dürüstlük kuralına aykırı olarak hareket ettiği yönündeki iddialarının kabulü mümkün olmadığını, müvekkili olan şirketin üretici firmadan kaynaklanan gecikme ve fiyat değişikliği nedeni ile davacının taleplerine uygun bir şekilde teslimat yapmak üzere gereken tüm özeni gösterdiğini ve tüm bu hususlar da davacının kabulünde olduğunu, üretici/ithalatçı firma ... tarafından yapılan fiyat artışları; donanım değişiklikleri ve enflasyon oranları, tüfe gibi sebeplerle değişiklik gösterdiğini, ... tarafından yapılan ve dava konusu aracın teslim edildiği tarih ile teslim edildikten sonraki fiyat artışlarını gösteren tablolar dilekçelerinin ekinde mahkememize ibraz edildiğini, davacı tarafın dava konusu aracın geç teslimi nedeni ile zarara uğradığını iddia etmekte ise de bu zararlarını ispata ilişkin belge sunmadığını ve zararlarını somutlaştırmadığını, müvekkili olan şirket tarafından anlaşma konusu edim yerine getirildiğini, davacı tarafından 17.12.2021 tarihinde dava konusu araç ihtirazı kayıt konulmaksızın teslim alındığını, bu durumda, davacı tarafın seçimlik haklarından aynen ifayı kullanmış olduğu gözetilerek, menfi ve müspet zarar talebinde bulunması hukuken himaye edilmemesi gerektiğini, davacı tarafından, ticarette duyulan karşılıklı güven nedeniyle son teslim tarihinden sonra aynı aracı daha uygun alma fırsatı varken, müvekkili olan şirkete verilen taahhütnamedeki ağır şartlar nedeni ile aracın alınamadığı ifade edilmiş ise de basiretli tacir olmanın getirdiği yükümlülükler çerçevesinde, davacı şirketin söz konusu taahhüdü imzalamama iradesi de mevcut olduğunu, buna rağmen davacı tarafından bizzat müvekkili olan şirkete verilen taahhütname gereğince müvekkili olan şirkete kusur atfedilmesi kabul edilemez olduğunu, TBK.nın 112. maddesine göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerektiğini, davacı tarafından dava konusu aracın geç teslim edildiği iddiası ile anlaşmadan dönülmediğini, aynen ifada ısrar edildiğini, davacı tarafından araç alımından vazgeçilmemiş olduğundan ve davacının somut delillerle ispatlayabildiği zarar kalemi mevcut olmadığından, menfi ve müspet zarar talebinde bulunulmasının kabulü mümkün olmadığını, müvekkili olan şirketin dava konusu aracın imalatçısı ve ithalatçısı olmadığı sadece servis işletmesi ve ... marka araçların satış bayi olduğu gerçeği karşısında üretim, ithalat ve fiyat artışlarına ilişkin hususların müvekkili olan şirket inisiyatifinde olmadığı hususları da dikkate alındığında işbu davanın “...” adresinde bulunan aracın üreticisi ve ithalatçısı ... Türk A.Ş.’ne ihbarını, bu yolda dava dilekçesinin ... Türk A.Ş.’ne tebliğine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın “...” adresinde bulunan dava konusu aracın üreticisi ... Türk A.Ş.’ne ihbarını, davanın husumetten reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davacıya yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dosyanın re'sen seçilecek SMMM bilirkişiye teslim edilerek, bilirkişilere Taraflar arasındaki sözleşme, sözleşmenin geçerliliği, tarafların edimleri, ilgili edimleri ifa yükümlülüklere ile dosya kapsamındaki bütün ihtilaflı hususlarına ilişkin açıklama ve değerlendirmeler ile denetime elverişli ayrıntılı raporda özetle; Mevcut verilere göre:
Tarafların, sayın Mahkemenin incelenmesini istediği dönemlere ait ticari defterlerini sunduğu ve bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, buna göre; 6762 sayılı eski TTK'da belirtildiği haliyle “Kati Delil” olma niteliğinin aksine 6102 sayılı yeni TTK'nın atfıyla, 6100 sayılı HMK'nın 222.md.sine göre “Takdiri Delil” sayılacağından delil niteliği hususunda takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu,
Dava konusu hadise de sözleşme içeriğini temsil eden ifaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilafın söz konusu olmadığı,
12/03/2021 tarihli sipariş teyit formu, 18/03/2021 tarihli taahhütname, taraf dilekçe ve beyanlarına ek fatura, ödeme vb. gibi belgelerin tarihleri dikkate alındığında, dava konusu aracın, araç teslim borcunun zamana yayılı olarak gerçekleştiği, buna karşılık ise, davacı yanın ödeme borcunu doğal olarak eşzamanlı olarak gerçekleştirdiği
30/06/2021 tarihi sonrasında, 2021 Aralık ayına kadar (yani Temmuz — Ağustos — Eylül— Ekim — Kasım aylarında) davalı işletme envanterine, Ağustos-Eylül ve Ekim aylarında her bir ay içerisinden birer araç girişine rastlanılmaktadır. Ancak bahsi geçen bu davalı işletme satışlarının, dayanak sözleşmelerinin tarihleri (davacı işletme ile yapılandan önce mi sonra mı? gibi) ve şartları bilinmediğinden, bu araçlardan herhangi birinin, tabloda fatura edildiği işletmelere değil de, davacı işletmeye teslimi hususunun değerlendirilmesine ilişkin takdir sayın Mahkemeye bırakılacağı,
Davacı işletmenin ticari defter kayıtları açısından, dava dilekçesinin ilgili kısmında belirtilen bilhassa A, B, Ç ve E bentlerindeki bu zararların sayın mahkemenin istemi üzerine, “hesaplanabilir veya belirlenebilir olup olmadığı, muayyen miktarlar söz konusu ise miktarının ne olduğu, miktara ulaşırken hesaplama kriterinin neler olduğu ve söz konusu zararların/borçların doğma ve ödeme tarihi başlangıcının neler olduğu” hususlarının kısaca aşağıdaki gibi değerlendirildiği, buna göre;
-A bendi kapsamında, iddia edilen zarar tutarının hesaplama kriterinin davacı vekilince belirtildiği gibi, sipariş teyit formunda belirtilen birim fiyat ile dava konusu geç teslim edilen araç ait fatura tutarı arasındaki fark olduğu, bu tutarın 604.935,90 TL'ye tekabül ettiği, ancak böylesi bir zararın hukuken varlığı hususunda (bilhassa hesaplama kriteri dayanak belgesi olan sipariş teyit formunun arka yüzündeki 7.md.bağlamında) takdirin sayın Mahkemede olduğu, bahsi geçen tutarın temsil ettiği borç ve/veya zararın başlangıç tarihinin ise, dava konusu aracın fatura tarihi olan 17/12/2021 olacağı,
-B bendi kapsamında belirtilen hususun, dava konusu aracın beton pompası olarak kullanılacağından hareketle, geç teslimi nedeniyle bu anlamda ticari faaliyetin devamı açısından araç kiralamak durumunda kalındığı iddiası olup, bu kapsamda yapılan kiralama işlemine ilişkin fatura ve ödeme belgesinin davacı vekilince sunulduğu, yapılan incelemeler neticesinde ise söz konusu 236.000,00 TL tutarı faturanın 2021 yılı Haziran — Aralık ayı arası dönemine tekabül eden bir kiralama işlemini temsil ettiği ve gerek faturanın gerekse de 20/01/2022
vadeli çek ile yapılan ödeme işleminin davacı yan ticari defter kayıtlarında bulunduğu, dolayısıyla takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere borcun/zararın ödeme tarihi başlangıcının bu kiralama faturasının ödeme tarihi olarak, tahsilat makbuzunda belirtilen ... nolu çekin vadesi olan 20/01/2022 tarihi olabileceği, dosya kapsamında gerek çeke ilişkin gerekse de çekin vadesinde ödendiğine ilişkin herhangi bir dekont ve/veya banka hesap hareketi sunulmadığı ve/veya tevsik edilmediği, bu nedenle de borcun ve/veya zararın doğduğu hususunda takdirin sayın Mahkemeye ait olacağı,
-E bendinde ise, davacı vekilince her ne kadar kapora tutarından bahsedilmişse de herhangi bir rakam belirtilmediği, ancak buna rağmen yapılan incelemeler neticesinde her bir araç için 10.000,00 TL tutarında bir kapora ödemesi konusunda tarafların aralarında mutabık kaldığı, ancak dava konusu araç bağlamında her iki taraf ticari defter kayıtları, beyan ve beyan dilekçesi ekleri incelendiğinde, somut olay bağlamında belirli bir miktar kaporanın davalı yanca işletildiğine ve bu gelirden davacı yanın mahrum bırakıldığına ilişkin herhangi bir veriye rastlanılamadığı, kapora unsurunun varlığının aksine; özellikle dava konusu araç faturası ve davacı yanca bu tutarda banka havalesinin yapılması, bir başka anlatımla kaparo tutarı kadar bir eksik ile ödemenin yapılmamış olması, dava konusu araca dair, davacı yanca önceden ödenen ve davalı yan hesaplarında bulunan, dolayısıyla işletilerek gelir elde edilen bir tutarın söz konusu olmadığı,
-Son olarak Ç bendi kapsamında belirtilen, eklenti amortismanı, nakliyesi ve depolaması masraflarının, bunlara ilişkin somut herhangi bir veri olmaksızın hesaplanabilir olmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın re'sen seçilecek makine mühendisi ve lojistik/karayolu taşımacılığı bilirkişi heyetine teslim edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak denetime elverişli ayrıntılı raporda özetle; Mevcut verilere göre:
... Beton Aş nin sipariş ettiği ve 15.12.2021 tarihinde proforma fatura ile teslim aldığı ... model ... tip ... marka kamyonun imalat ve ithalatında Dünya çapında mevcut olan çip krizi ve üretimin daralması, lojistik sorunlarından dolayı tesliminin gecikmesi normaldir. ... Beton AŞ nin sipariş aldığı müşterilerine karşı sorumluluğu gereği Beton pompası kiralama karşılığı olarak 23.12.2021 tarihli tahsilat makbuzundaki 236.000 TL nin tazmin edilmesi yönünde görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın re'sen seçilecek 2 ayrı Medeni Hukuk - Borçlar Hukuku ve 1 Ticaret Hukuku öğretim üyesi bilirkişiye teslim edilerek, Uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere denetime elverişli ayrıntılı raporda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
Dava konusu ile ilgili tespitler sonucunda; davacı tarafından verilen taahhütnamede davacı ... Beton İnşaat Taahhüt Maden Tarım Gıda Hayvancılık Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin en geç 30.06.2021 tarihine kadar ... Ticaret Türk AŞ. den 3 adet ..., 3 adet ... ve 4 adet ... toplam 10 adet ... marka Kamyon/Çekici aracı satın almayı indirimli olarak almayı taahhüt ettiği, taahhütnamenin devamı maddelerinde davacı taraftan alım yapılmadığı ve eksik yapıldığı taktirde davalı tarafın uyguladığı indirim ile satın alınan araç adedi için uyguladığı indirim arasındaki fark borcumuzu 31/12/2021 tarihine ödemeyi kabul ettiğini, 31/12/2021 tarihine kadar 10 adet araç alım taahhüdünü gerçekleştirmemiz halinde ... Türk AŞ'nin ... Ticaret Türk A.Ş.den geri talep ettiği indirim bedellerinin tamamını, ... Türk AŞ. nin ... Ticaret Türk AŞ’nin keseceği indirim iade faturasını, indirim iade yansıtma fatura bedelini, indirim iadesi nedeniyle ödenmesi gereken ÖTV KDV, harç ve masrafı ... Ticaret Türk A.Ş.nin ilk talebinde ayrıca ihbar ve ihtar ve karar almaya gerek olmaksızın nakten ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiği dikkate alındığında, taahhütnamede 30.06.2021 tarihi ile 31.12.2021 tarihi ile ilgili belirsizlik bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın sunduğu sipariş teyid formunun sadece iki adet ... Model ... Model aracı kapsadığı görülmekte, bu iki aracın 30.06.2021 tarihinden önce teslim edildiği, sipariş teyid formunda siparişe ait açıklamalar kısmında 2021 yılı içerisinde toplam 10 adet ... marka kamyon/çekici alımına istinaden verilen fiyatlardır şeklinde ibare bulunduğu görüldüğünden hazırlanan taahhütnamenin tek yanlı borç doğuran niteliğinde olduğu, davacıyı borç altına sokmakla birlikte bu borcun 30.06.2021 tarihine kadar teslim borcunu yerine getireceği varsayımı altında düzenlendiği ortadadır. Söz konusu taahhütnamenin ve sipariş teyid formundaki maddelerin hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olup, bilirkişi heyeti olarak hukuki değerlendirme yapmamız görevimiz gereği mümkün değildir.
Sipariş teyit formu davacının kaşe ve imzasıyla alınmış olduğu açık olup, söz konusu 5. madde hükmü ise geçerli bir taahhüt içermektedir. Bu hükme göre mücbir sebepler veya gümrükteki gecikmelerden kaynaklı olarak davalı sorumlu tutulmayacaktır. Ancak, dosyadaki bilgi ve belgelerden aracın tesliminde yaşanan gecikmelerin gümrükten kaynaklandığını gösterir bir veriye rastlanmamıştır. Bunun dışında, aracın tesliminde yaşanan gecikmeler bakımından çip krizinin bir mücbir sebep olup olmadığı da değerlendirilmelidir. Çip krizi, 2020 yılı ortalarında araç tedarik zincirine bağlı sorunlar nedeniyle talebin karşılanması hususunda ortaya çıkan ve 2020’nin sonlarında kamuoyunda yoğun olarak tartışılan bir sorundur. Böyle bir sorunun sürekli olarak araç satışı yapan ve basiretli tacir olan davalının sözleşme tarihinde bilinmiyor olması eşyanın tabiatına uygun değildir. Zira, davalının da böyle bir iddiası bulunmamaktadır. Söz konusu krizin 12.03.2021 tarihinde yapılan bir araç satışı için öngörülemez bir durum yaratması da söz konusu olmadığından, bu durumun bir mücbir sebep sayılmayacağı değerlendirilmiştir.
Mahkemeniz tarafından davacı tarafın dava konusu olaya ile ilgili zararı olduğu ile ilgili karar vermeniz takdirde taahhütnamedeki en geç teslim tarihi Haziran ayı dikkate alındığında teslim edilmeyen ... Model ... Model aracın Haziran ayında davacının aynı araç için ödediği rakam 1.059.935,91 TL’dir. Araç davacı tarafından 17.12.2021 tarihinde davalı tarafından düzenlenen e-fatura ile 1.554.935,90 TL’ye alınmıştır Oluşan fark 494.999,99 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemeniz tarafından davacı tarafın iddiaları kabul olduğu takdirde oluşan müspet zarar 17.12.2021 tarihi itibariyle 494.999,99 TL’dir. Mahkemenizce davacının delillere dayalı ispat ettiği başkaca zarar kalemleri de tespit edilirse, o kalemler de buradaki miktara eklenmelidir.
Davacı taraf 3.aracın teslim edilmemesinden kaynaklı kiralama yapmak zorunda olduğunu iddia etmiş, kiralama yapılan beton pompasına 7,8,9,10 ve 11.aylar kiralama bedeli olarak 21.12.2021 tarihinde 236.000 TL ödeme yaptığı fakat kiralanan beton pompası teknik bir konu olduğundan, davaya konu aracı davacı şirketin ticari faaliyeti kapsamında hazır beton pompa aracı olarak kullandığı iddiasını ve bununla ilgili dava konusu olay ile ilgili bir zararın doğup doğmadığı konusu bilirkişi heyeti olarak tespit etmemiz mümkün görülmemektedir. İddia edilen konunun gerekli görüldüğü takdirde Mahkemeniz tarafından teknik tespitin yaptırılması ve dava konusu ile zarar konusunda ilişki olup olmadığının tespit ettirilmesi gerekmektedir. Bundan dolayı menfi zararın tespiti teknik konu olduğun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı tazminat davasıdır.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, incelenen takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında mevcut araç satım sözleşmesi kaynaklı olarak; Geç teslime konu ... tipi aracın geç teslim sebepleri, davalının bunda kusurlu olup olmadığı, davalıya husumet teveccüh edip etmeyeceği, geç teslim kaynaklı zarar kalemleri, bu cümleden olarak, araç için ödenilen fiyat farkı, daha uygun fiyata temin etme imkânı varken bunu yapamama, beton pompa kiralama masrafları, temin edilen eklenti kaynaklı amortismanlar, nakliye-depolama masrafları, kiralık araç,yol-telefon-ihtarname vb masraflar, kaporanın davalı tarafa verilmesi bundan kaynaklı mahrum kalınan menfaat şeklindeki zarar kalemlerinin doğup doğmadığı, doğdu ise miktarı ve davalının sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği noktalarında toplandığı,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Delillerin toplandığı, bilirkişilerin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporlarında davacı tarafından verilen taahhütnamede davacı ... Beton İnşaat Taahhüt Maden Tarım Gıda Hayvancılık Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin en geç 30.06.2021 tarihine kadar ... Ticaret Türk AŞ. den 3 adet ..., 3 adet ... ve 4 adet ... toplam 10 adet ... marka Kamyon/Çekici aracı satın almayı indirimli olarak almayı taahhüt ettiği, taahhütnamenin devamı maddelerinde davacı taraftan alım yapılmadığı ve eksik yapıldığı taktirde davalı tarafın uyguladığı indirim ile satın alınan araç adedi için uyguladığı indirim arasındaki fark borcumuzu 31/12/2021 tarihine ödemeyi kabul ettiğini, 31/12/2021 tarihine kadar 10 adet araç alım taahhüdünü gerçekleştirmemiz halinde ... Türk AŞ'nin ... Ticaret Türk A.Ş.den geri talep ettiği indirim bedellerinin tamamını, ... Türk AŞ. nin ... Ticaret Türk AŞ’nin keseceği indirim iade faturasını, indirim iade yansıtma fatura bedelini, indirim iadesi nedeniyle ödenmesi gereken ÖTV KDV, harç ve masrafı ... Ticaret Türk A.Ş.nin ilk talebinde ayrıca ihbar ve ihtar ve karar almaya gerek olmaksızın nakten ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiği dikkate alındığında, taahhütnamede 30.06.2021 tarihi ile 31.12.2021 tarihi ile ilgili belirsizlik bulunduğu, davalı tarafın sunduğu sipariş teyid formunun sadece iki adet ... Model ... Model aracı kapsadığı görülmekte, bu iki aracın 30.06.2021 tarihinden önce teslim edildiği, sipariş teyid formunda siparişe ait açıklamalar kısmında 2021 yılı içerisinde toplam 10 adet ... marka kamyon/çekici alımına istinaden verilen fiyatlardır şeklinde ibare bulunduğu görüldüğünden hazırlanan taahhütnamenin tek yanlı borç doğuran niteliğinde olduğu, davacıyı borç altına sokmakla birlikte bu borcun 30.06.2021 tarihine kadar teslim borcunu yerine getireceği varsayımı altında düzenlendiği ortada olduğu, sipariş teyit formu davacının kaşe ve imzasıyla alınmış olduğu açık olup, söz konusu 5. madde hükmü ise geçerli bir taahhüt içerdiği. bu hükme göre mücbir sebepler veya gümrükteki gecikmelerden kaynaklı olarak davalı sorumlu tutulmayacağı, dosyadaki bilgi ve belgelerden aracın tesliminde yaşanan gecikmelerin gümrükten kaynaklandığını gösterir bir veriye rastlanmadığı, bunun dışında aracın tesliminde yaşanan gecikmeler bakımından çip krizinin bir mücbir sebep olup olmadığı da değerlendirileceği, çip krizi, 2020 yılı ortalarında araç tedarik zincirine bağlı sorunlar nedeniyle talebin karşılanması hususunda ortaya çıkan ve 2020’nin sonlarında kamuoyunda yoğun olarak tartışılan bir sorun olduğu, böyle bir sorunun sürekli olarak araç satışı yapan ve basiretli tacir olan davalının sözleşme tarihinde bilinmiyor olması eşyanın tabiatına uygun olmadığı, zira, davalının da böyle bir iddiasının bulunmadığı, söz konusu krizin 12.03.2021 tarihinde yapılan bir araç satışı için öngörülemez bir durum yaratması da söz konusu olmadığı, bu durumun bir mücbir sebep sayılmayacağı, davacı tarafın dava konusu olaya ile ilgili zararı olduğu ile ilgili karar vermeniz takdirde taahhütnamedeki en geç teslim tarihi Haziran ayı dikkate alındığında teslim edilmeyen ... Model ... Model aracın Haziran ayında davacının aynı araç için ödediği rakam 1.059.935,91 TL’dir. Araç davacı tarafından 17.12.2021 tarihinde davalı tarafından düzenlenen e-fatura ile 1.554.935,90 TL’ye alınmıştır Oluşan fark 494.999,99 TL olduğu tespit edildiği, mahkemeniz tarafından davacı tarafın iddiaları kabul olduğu takdirde oluşan müspet zarar 17.12.2021 tarihi itibariyle 494.999,99 TL olduğu,
... Beton Aş nin sipariş ettiği ve 15.12.2021 tarihinde proforma fatura ile teslim aldığı ... model ... tip ... marka kamyonun imalat ve ithalatında dünya çapında mevcut olan çip krizi ve üretimin daralması, lojistik sorunlarından dolayı tesliminin gecikmesi normaldir. ... Beton AŞ nin sipariş aldığı müşterilerine karşı sorumluluğu gereği Beton pompası kiralama karşılığı olarak 23.12.2021 tarihli tahsilat makbuzundaki 236.000,00 TL nin tazmin edildiği, c,d, e ve f bendine müteallik talepler açısından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
i-)Alacak olarak 494.999,99 TL nin 30.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
ii-)Alacak olarak 236.000 TL nin 30.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
iii-)c,d, e ve f bendine müteallik talepler açısından davanın reddine,(harca esas değer taksimi 02.05.2023 tarihli dilekçeye göre toplam 1200 TL)
2-Alınması gereken 49.934,60 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL peşin harç ve 12.469,99 TL ıslah harcın toplamı 12.550,69 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 37.383,91 TL harcın davalıdan tahsili ile, Hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 108.340,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 79,00 TL e-tebligat masrafı, 252,00 TL posta masrafı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1,75 TL kep ücreti toplamı 16.332,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 16.305,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ve 12.469,99 TL ıslah harcı toplamı 12.631,39 TL'nin TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya re'sen iadesine,
8-Davalı yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya re'sen iadesine,
9-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.360,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı