T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/226 Esas
KARAR NO: 2023/1036
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 17/03/2023
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil Banka ile borçlu şirket ... Tesisatsanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile Ticari Taşıt Kredisi imzalandığını ve firmaya bazı ticari krediler kullandırıldığını, diğer davalıların ise anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu firmayla imzalanan taksitlerin borçlu şirketçe ödenmemesi üzerine, noter ihtarnamesi keşide edilerek asıl borçlu ve kefillerin temerrüde düşürüldüğünü, borçlu şirket teminatından yapılan tahsilattan sonra kalan borcun da ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... İcra Dosyası sayılı dosyasından yasal takip işlemlerine geçildiğini, davalı/borçlu, hakkında yapılan bu icra takibinde borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiklerini, itiraz üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, borçluların müvekkili bankaca talep edilen muaccel alacağı ödememesi ve ödeyecek durumda olmadıklarını bildirmeleri üzerine bundan sonuç alınamadığını, arabuluculuk toplantısı taraf vekillerinin karşılıklı talepleri ile telekonferans şeklinde gerçekleştirildiğini, anlaşamama tutanağı imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13. ve devamı maddelerinde ihtilaf halinde Bankanın defter ve kayıtlarının delil olacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, yapılan anlaşma HMK anlamında bir delil sözleşmesi olduğunu, müvekkili banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda borçlunun itirazlarında haksız olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkili bankanın sözleşmenin kendisine tanıdığı yetkiler dahilinde, tamamen yasal olarak alacağını tahsil etmek için icra takibi yürüttüğünü, bu nedenlerle takibe konu edilen, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacağı saklı kalmak kaydıyla İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... İcra sayılı dosyadan başlatılan yasal takibe, borçlu tarafından yapılan itirazların fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 700.000,00-TL üzerinden iptaline ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; İtirazın iptali davalarında görevli mahkemenin, tüketici mahkemeleri olduğunu, Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren itirazın iptali davasının görevsiz asliye ticaret mahkemesinde açılmasının usulden red sebebi olduğunu, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninin gereğinden olup mahkemece re'sen nazara alınması gerektiğin, banka kredi kartları, 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununa 14.03.2003 tarihinde 4822 sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesi ile tüketici ilişkisi kapsamına alındığını, kanunda kart hamili ve kartı veren kurum ayrımı yapılmadığından bu tarihten sonra kredi kartlarından kaynaklanan davalarda, 4077 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli hale geldiğini, davacı yanca İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan alacağın kabulünün mümkün olmadığını, takibi, borcun tamamını, faizi ve tüm ferilerini kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin borcunun olmadığının açıklık kazanacağını, davacının zor durumdaki müvekkillerinin borçlarını ödeme gayretine yönelik olarak yapılmış olan konkordatonun amacına ve yasaya uygun düşmeyen ve gerçek alacakla ilgisi olmayan alacak taleplerinin ve temerrüt faizi talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilleri tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki konkordato ödeme planına sadık kalınarak ödemeler yapıldığını, müvekkilleri tarafından borçlarının neredeyse tamamına yakını kapatılmış durumda olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili ... ve ... Ürünleri'nin kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun tahsili için öncelikle borçluya başvurulması gerektiğini, ancak davacı yanca asıl borçluya başvurulmadan, kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan müvekkillerinin başvurulduğunu, icra takibi başlatıldığını bunun asla kabulünün mümkün olmadığını, aksinin hukuka da yasaya da aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddine, %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikata geçilmiş, aşamada davalılar vekili 19/09/2023 tarihli dilekçesi ile davaya konu İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarından davacı ile karşılıklı anlaşmalarına istinaden 18.09.2023 tarihinde tüm davalılar yönünden vazgeçtiklerini, bu sebeple iş bu davanın konusuz kaldığından, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmiş, davacı vekili de 09/10/2023 tarihli dilekçesi ile; davaya konu İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borçlu itirazından tüm davalılar yönünden vazgeçildiğini, dava konusuz kaldığından duruşma beklenmeksizin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 07/12/2023 tarihli duruşmada icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği, konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 6.996,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.726,49 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa verilmesine,
3-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu Arabuluculuk kapsamında 3.200,00 TL Arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Talep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı