T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/269 Esas
KARAR NO: 2023/1062
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/04/2023
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı şirketin yaptırmış olduğu yerinde fan-blans hizmeti işiyle ilgili olarak, hizmet hususunda, müvekkili tarafından davalıya teklif gönderildiğini, mail üzerinden görüşmeler ve yazışmalar yapıldığını, teklif kabul edildiğini, anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından fan balans hizmeti verildiğini, her iş için 04.07.2022 tarih ... sayılı 4.720,00 TL meblağlı fatura, 14.07.2022 tarih ... sayılı 4.130,00 TL meblağlı fatura, 08.08.2022 tarih ... sayılı 4.720,00 TL meblağlı fatura, 20.09.2022 tarih ... sayılı 4.720,00 TL meblağlı fatura, 10.10.2022 tarih ... sayılı 4.130,00TL meblağlı fatura, 24.10.2022 tarih ... sayılı 4.720,00 TL meblağlı fatura, 04.11.2022 tarih ... sayılı 4.720,00 TL meblağlı faturalar kesildiğini, söz konusu faturalar davalı şirket tarafından kabul edilmiş, defter ve kayıtlarına işlendiğini, faturalardan 2022 Ağustos ayında 4700.00.-TL si ödendiğini, daha sonra toplam: 27.178,00.-TL lik. alacaklarının 13.608.00.-TL lik kısmını ödenmiş, kalan 13.570,00.-TL lik kısmını ödenmediğini, ödememek için iade faturası kesildiğini, iade faturasının gönderilmesi üzerine; müvekkili şirket tarafından İzmir ... Noterliği’ne ait tarih ve sayılı ihtarname gönderilmiş, ihtarnameye cevap verilmediğini, zorunlu ticari arabulucuya başvuruda bulunulmuş, anlaşma sağlanmadığını, yapılan işin ve verilen hizmetin bedeli: 27.178,00.-TL olup, bu hususta anlaşma sağlanmış, gereği eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş, ilgili faturalar, gönderilmiş, kabul edilmiş ve işlem gördüğünü, bakiye alacaklarının ödenmemesi için hiçbir haklı sebep ve gerekçe bulunmadığını, aradan uzun süre geçmesine rağmen, talep konusu paralar, davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkili mağdur edildiğini, müvekkilinih alacağı olan 13.570,00.-TL'nin hakkın doğduğu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ve başkaca dava ve talep hakları saklı tutulmasını, tüm mahkeme masraflarının, vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddiaları soyut ve gerçeğe aykırı olup, davacı yalnızca haksız kazanç elde etme amacı ile kötü niyetli olarak söz konusu davayı müvekkiline karşı yönelttiğini, davacı yanca da kesilen faturalar ve müvekkili tarafından yapılan ödemeler belirtildiğini, bu sebepler ile davacının dilekçesinde bahsettiği beyanlarının kabul etmediklerini, taraflar arasında yapılan anlaşmalar ve ödeme koşulları gereği davacıya yaptığı hizmetlerin tüm bedelleri ödenmiş olup;davacı bu bedeller dışında faturalar keserek müvekkilinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, beyan edilen tüm bu hususlar doğrultusunda dava dilekçesinde belirtilen davacının müvekkilinden talep ettiği alacak kalemlerinin yasal şartları somut davamızda gerçekleşmediğini, bu durumun davacı tarafından bilinmesine rağmen müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, mahkemece söz konusu hukuka aykırı, soyut ve mesnetsiz taleplerin reddine karar verilmesini ve tazminat taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, tüm bu sebeplerden dolayı hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda özetle; tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, gerekçeleri detaylı bir şekilde rapor içeriğinde belirtildiği gibi;
-Tarafların dava konusu döneme ait ticari defterlerini sunduğu ve bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, buna göre; 6762 sayılı eski TTK'da belirtildiği haliyle “Kati Delil” olma niteliğinin aksine 6102 sayılı yeni TTK'nun atfıyla, 6100 sayılı HMK'nın 222.md.sine göre “Takdiri Delil” sayılacağından delil niteliği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu,
-Dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların dava konusu somut olay bağlamında irdeleme yapılacak olursa, taraflar arasında vadeli bir ticaret konusu olduğundan, faturaların açık fatura olarak değerlendirilebileceği,
-Davacı yanın tanzim ettiği faturaların davacı yanca BS bildirimlerinin davalı yanca da BA bildirimler yapıldığı, bunun yanı sıra taraflar arasındaki ihtilafa konu tek veri olan iade faturasına ait BS bildiriminin davalı yanca yapıldığı.
-Davalı işletmenin dava konusu alacak tutarı olan 13.570,00 TL tutarında iade faturası tanzim ettiği,
-Taraflar arasında ticari ilişkiyi niteleyen bir cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve fakat dosya kapsamından, davacı yanca sunulan mail içerikleri dışında başkaca herhangi bir yazılı bir sözleşmeye ulaşılamadığı, haliyle garanti kapsamında olduğu iddia edilen ve bu nedenle de uyuşmazlığın temel dayanağı olan iade faturasının (ve dolayısıyla dava konusu edilen faturalardan tarihleri açısından son üç faturaya tekabül etmektedir)
-Dava konusu faturalardan 4 adedin ve 2021 yılından devreden bakiyenin ödendiği, buna karşın son 3 faturanın ödenmediği, ödeme yerine bu tutarda davalı yanca iade faturası tanzim edildiği, ancak davacı tarafın bu faturayı muhasebe hesaplarına ve ticari defter kayıtlarına dahil etmeyerek noter kanalıyla geri gönderdiği,
Netice itibariyle, dava konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı, dava tarihi itibariyle, davacı işletmenin ticari defter kayıtlarına göre davalı işletmeden 13.570,00 TL alacaklı olduğu, buna karşın davalı işletmenin ticari defter kayıtlarına göre ise bilhassa iade faturasından kaynaklı davalı işletmenin davacı işletmeye borcunun bulunmadığı, iade faturasının, fiyat farkı içeriği ile belirtilen 3 adet faturaya ilişkin düzenlendiği, bu fatura tarihleri ile iade faturası tarihi arasında geçen sürenin 8 günden daha fazla olduğu ancak buna rağmen faturaların davalı yana tebliği hususunda somut bir veriye ulaşılamadığı, tüm bunlara rağmen davalı yanca tanzim edilerek davacı yana iletilen iade faturasının davacı yanca noter kanalı ile süresi içerisinde iade edildiği anlaşıldığından, bu hususta gerek tarafların ticari defterlerinde farklı farklı gözlemlenen borç/alacak bakiyesi nedeniyle gerekse de iade faturasının geçerliliği ve davacı yanca süresi içerisinde noter kanalıyla iadesi konusunda takdirin Mahkemeye ait olacağı rapor edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu yeterli ve hükme esas almaya elverişli nitelikte görülmüştür.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi davasıdır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki uyuşmazlığın Sözleşme ve faturadan kaynaklı alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı şirketin, davalı şirkete fan balans hizmeti verdiği, yapılan işler için faturalar kesildiği, faturalar davalı şirketin defter ve kayıtlarına işlenmesine rağmen toplam 27.178,00.-TL'lik davacı alacaklarının 13.608.00.-TL'sinin davalı tarafından ödenmediği, davalı şirket tarafından iade faturası kesildiği, davalı tarafından davacıya ihtarname gönderildiği anlaşılmakla,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere,tarafların dava konusu döneme ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların dava konusu somut olay bağlamında irdeleme yapılacak olursa, taraflar arasında vadeli bir ticaret konusu olduğundan, faturaların açık fatura olarak değerlendirilebileceği, davacı yanın tanzim ettiği faturaların davacı yanca BS bildirimlerinin davalı yanca da BA bildirimler yapıldığı, bunun yanı sıra taraflar arasındaki ihtilafa konu tek veri olan iade faturasına ait BS bildiriminin davalı yanca yapıldığı, davalı işletmenin dava konusu alacak tutarı olan 13.570,00 TL tutarında iade faturası tanzim ettiği, taraflar arasında ticari ilişkiyi niteleyen bir cari hesap ilişkisinin bulunduğu tespit edildiği, Mahkememizce bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile davanın kabulüne, alacak olarak 13.570,00 TL nin dava tarihi olan 01.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya
verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜNE,
a-)Alacak olarak 13.570,00 TL nin
Dava tarihi olan 01.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 926,96 TL harçtan peşin alınan 231,75 TL peşin mahsubu ile eksik kalan 695,21 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 231,75 TL peşin harcın toplamı 411,65 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.570,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 40,00 TL e-tebligat masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.070,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacının yatırdığı gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair; HMK 341/2 hükmü mucibince kanunyolu olmaksızın miktar itibarıyla KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/12/2023
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı