T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/413 Esas
KARAR NO: 2024/633
DAVA: Alacak (Haksız Rekabetten dolayı hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/08/2019
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili işveren bünyesinde çalışmış fakat işyerinden istifa etmek suretiyle ayrılmış olan işçinin rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle müvekkili işveren ile aralarında akdedilen iş sözleşmesi ile kararlaştırılan cezai şart tutarına ilişkin tazminat talebi amacıyla müvekkilini temsilen arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, 11.01.2019 tarihinde başlayan arabuluculuk sürecinin tarafların anlaşmaya varamaması ile sonlandığını, davalının müvekkili şirket nezdinde 12/02/2018 tarihinde “Paketleme Elemanı” olarak çalışmaya başlamış olup 13/09/2018 tarihinde istifa etmek suretiyle iş akdini sonlandırana kadar kesintisiz olarak çalıştığını, iş hayatında işverenin menfaatinin korunabilmesi, işletmenin devamının sağlanabilmesi için başvurulan yollardan birinin de iş sözleşmesinin bitiminden sonra getirilen rekabet yasağı olduğunu, bu hususları göz önüne alan müvekkili şirketin, davalı işçi ile arasında 12/02/2018 tarihinde akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin 11. maddesi ile davalı işçi ile aralarındaki rekabet yasağını düzenlediklerini, işçinin rekabet yasağının iş sözleşmesinin bitimiyle başladığını, nitekim hizmet ilişkisi içerisindeki sadakat ve işverene bağlılık yükümlülüğünün hizmet ilişkisinin bitimi ile birlikte rekabet yasağına dönüşeceğini ve işçinin işverene karşı bu yükümlülüğünün “Rekabet Yasağı” şeklinde adlandırılacağını, rekabet yasağının ise Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesi ve devamında düzenlendiğini,davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 12/02/2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin 11. maddesi gereğince davacı işçinin, 7 ay süre ile paketleme elemanı olarak görev yaptığı belirtilmiş ve davacı işçinin, herhangi bir nedenle iş akdi sonlandıktan sonra (Müvekkil işverence geçerli veya haklı nedenle fesih ve istifa halleri ,evlilik, askerlik, 3600 gün ve 15 yılı doldurarak ayrılma halleri dahil) özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı" taahhüt etmiş olması ve "Personelin İZMİR, MANİSA, BURSA, İSTANBUL, ANKARA, KONYA ve EGE BÖLGESİ’NDE a- İki yıl süre ile kendi namına İŞVEREN’le rekabet edecek herhangi bir iş yaparsa, b- İşverenin meslek sırlarından yararlanarak danışmanlık yaparsa, c- aynı işle iştigal eden bir işyerinde çalışmaya başlaması halinde veya herhangi bir şekilde işverenin marka, patent, ..., tasarım, dizayn, teknik sır, çizim, proje, anlaşma, müşteri portföyü ve otobüs kamyon grubunda ana ürünlerini ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... markalarının ve dorse ekipmanlarının yedek parça üretimi, tanıtımı, dağıtımı ile ilgili ve benzeri işyeri açarak veya bu işyerlerinde çalışarak, danışmanlık yaparak gerek Türkiye gerekse dünya çapında rekabet ortamında zarara sokabilecek bir davranışta bulunursa işverene 100.000,00 TL. tutarında cezai şart ödeyeceği"nin düzenlendiğini ve bu sözleşmenin yazılı olarak yapılarak davalı işçi tarafından imzalandığını ancak davalının iş akdinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka rakip bir şirkette ve müvekkili şirket bünyesinde çalışmış olduğu görev ile aynı pozisyonda çalışarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalı işçinin görevi nedeniyle müvekkili şirket nezdinde üretilen ürünün müşteriye gönderildiği takım içerikleri, takım kodları ve paketleme sitemi konusunda bilgi sahibi olduğunu, bu bakımdan davalı işçinin teknik, ticari, ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu nedeniyle işyerine dair elde ettiği bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının müvekkili işvereni zarara uğratacağının açık olduğunu, belirterek taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin 11. maddesi gereğince müvekkili işverenin davalıdan 100.000,00.-TL’nin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğine dair hukuki deliller kısmı bulunmadığını, usul hükümleri gereği, dava dilekçesinde tanık, yemin, bilirkişi, keşif ve başkaca delillere dayanmak isteyen davacının açıkça delillerini belirtmesi gerektiğini, bu durumda davacının belirtilen delillere dayanamayacağı ve dilekçe elinde sunmuş olduğu delillerin de hükme esas alınamayacağını, TMK'nın ispat yükü başlıklı 6. maddesine göre davacının hiç bir iddiasını ispat edemediğinin kabulü gerektiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine TCK 239.maddesindeki suçu işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunulmuş ise de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma neticesinde 19/03/2019 tarihinde "iddiaya konu eylemde bu haliyle şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmaması" sebebiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, Savcılık makamınca yürütülen soruşturmada müvekkilinin meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere verdiğine veya ifşa ettiğine dair bir delil ve emareye ulaşılamadığını, bu durumda müvekkilinin rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinden bahsedilemeyeceğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağının kabul edildiğini, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığını, bu nedenle müvekkilinin rekabet yasağına aykırı bir fiilde bulunmamış olması Savcılık makamınca da tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca taraflarca imzalanan sözleşmenin geçerlilik şartlarını haiz olmadığını, sözleşmenin matbu şekilde düzenlenmiş olması nedeni ile genel işlem koşulları yaptırımına tabi olduğunu ve müvekkili yeterince aydınlatılmayarak aksine müvekkili korkutularak imzalatıldığını, ilgili sözleşmenin iş ve çalışma hürriyetinin ihlali sonucunu doğurmakta olup anayasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette 12/02/2018-13/09/2018 tarihleri arasında paketleme elemanı olarak mavi yakalı pozisyonda çalıştığını, müvekkilinin işyerinde yapmış olduğu işin herhangi bir teknik bilgi ve beceriyi gerektirmeyen teknik resim çizmeyi içermeyen, metal işi ile ilgili bilgi gerektirmeyen bir iş olduğunu, müvekkilinin cezai şarttan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ticari sır niteliğinde bir bilgiye sahip olmadığını, bilmediği bir şeyi ifşa etmesinin ve bu durumda rekabet yasağına aykırı hareket etmesinin de mümkün olmadığını, davacı firmanın iş yerinde işe başlayan herkese aynı belirsiz süreli iş sözleşmesini imzalattığını, müvekkilinin iş sözleşmesinde yer alan 100.000-TL cezai şartı gördüğünde bu sözleşmeyi imzalamak istemediğini ancak kendisine "zaten teknik bilgi gerektiren bir işte çalışmadığı, cezai şarta ilişkin hükmün esasen teknik resim çizen beyaz yaka pozisyonunda çalışan insanları etkilediği, ancak sözleşmenin matbu olarak hazırlanmış olduğu ve herkese imzalatıldığı, imzalamaması halinde kendisi ile çalışmalarının mümkün olmayacağının" söylendiğini, müvekkilinin de işvereninin bu beyanından ötürü hem ilgili hükmün kendisini ilgilendirmediği ve sözleşmenin matbu şekilde hazırlandığı beyanına güvenerek, hem de imzalamaması halinde işini kaybedeceği korkusu ile sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin iş yerinde yapmış olduğu fazla mesai ve resmi tatillerde yapmış olduğu çalışmaların ücretlerini alamadığından ve yıllık izinlerini kullanamadığından bu ücretlerini talep etmiş olup, bu talebi üzerine zorla müvekkiline istifa ettiğine ve işverenden hiçbir alacağı kalmadığına dair yazı yazdırıldığını, müvekkilinin hiçbir hak ve alacağına kavuşamadan resmen kapı dışarı edildiğini, üstüne şimdi bir de işverenin kötü niyetli şekilde 100.000-TL cezai şart istenmesinin akla mantığa aykırı olduğunu, müvekkilinin imzalamış olduğu sözleşmede her ne kadar "2 yıl süre ile İzmir, Manisa, Bursa, İstanbul, Ankara, Konya ve Ege Bölgesi'nde çalışamayacağı" belirtilmiş ise de Ege Bölgesi'nde aynı sektörde faaliyet gösteren yalnızca 6 adet firma bulunup bunların da davacı firmanın, ..., ..., ..., ... ve ... Oto firmaları olduğunu, müvekkilinin başka sektörde çalışacağı bir yetkinliği ya da tecrübesi olmadığından çalışabileceği başkaca bir iş alternatifi bulunmadığını, iş sözleşmesinin eşitler arası bir sözleşme olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğini ve yaşamını idame ettirebilme imkânını ortadan kaldırmaması gerektiğini, sözleşmenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 48. Maddesi ile "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir." denilerek güvence altına alınan iş ve çalışma hürriyetine aykırılık oluşturacağını, rekabet yasağı sözleşmesi iş ilişkisi sebebiyle işçiye işverenin müşteri çevresi veya üretim ve iş sırları hakkında bilgi edinme olanağı sağladığı ve bu bilgiler kullanıldığında işyerinin zarar görme olasılığı ortaya çıktığı takdirde geçerli sayılacağı, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı hareket etmesi ve böylesi ticari sırlar ile teknik bilgilere sahip olması halinde mevcut ücretinden çok daha yüksek ücrete çalışacağının ortada olduğunu, müvekililnin ... firmasında asgari ücretle mavi yakalı pozisyonunda çalışmakta olduğunu, bunun dahi müvekkilinin rekabet yasağına aykırı konu eylemi gerçekleştirmeye yarar bilgilere sahip olmadığını, ayrıca müvekkilinin davacı firmanın hiçbir müşterisini şuan çalışmakta olduğu firmaya yönlendirmemiş olduğunu davacının bunu ispata yarar bir belge sunamadığını, aynı şekilde müvekkilinni davacını yanında çalıştığı dönemde 1.750,00 TL ücretle çalıştığını, üretim ve iş sırlarına ilişkin teknik bilgi edinme olanağı olmadığını ve herhangi bir bilgi kullanarak rekabet yasağına aykırı hareket etmesi ve davacının zararına neden olması durumunun da söz konusu olmadığını, davacı yanın uğramış olduğu bir zarar var ise bunu ispatla mükellef olduğunu ancak ispata elverişli belge sunamadığını kabul anlamına gelmemek üzere belirlenen tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davalı tanığı Amine Gökova 22/06/2020 tarihli celsede; davalı ... ile Andaç Otomotiv şirketinde 6 ay kadar birlikte çalıştığını, ... operatörü olduğunu, metal parçaları makinaya koyup kapağını kapattıktan sonra sabit program gereğince makinanın gerekli işlemi yaptığını kendisinin çıkan parçanın ölçüm kontrolünü yaptığını, davalının da bu sırada paketleme bölümünde görevli olduğunu, karşılıklı iki elemanla önlerine gelen parçaları istendiği şekilde bir araya getirerek ve taşınma sırasında hasar görmemesi için içerisine kauçuk veya koruyucu maddeler de eklenmek suretiyle aynı pakete koyup bu paketi paketlemek üzere ilgili bölüme gönderdiğini, davalının çalıştığı 6 ay boyunca paketleme bölümünde bu şekilde çalıştığını başka bir alanda görevlendirilmediğini, kendisinin davalıdan önce işyerinden ayrıldığını, ... Otomotiv Sanayide işe giren herkesin aynı şekilde matbu olarak imzalaması istenen evrakı imzalamak zorunda olduğunu kendisinin de aynı şekilde evrak imzaladığını ve talep etmesine rağmen bu evrakın içeriğini okumasına izin verilmediğini, bu birden çok sayfası olan evrakın genelde kısa çay molalarında beklerken aniden getirilerek imzalanması istendiğini, belgelerin sayfalarının altları açılarak imzalatıldığını ancak içeriğini okumaya zaman fırsat tanımadıklarını , herkesin düşük maaşla çalışmakta olup işini kaybetmemek için zorunlu olarak bu belgeyi imzaladığını beyan etmiştir.
Mahkememizce uygun görülen deliller toplanmış, davalı tanığı dinlenmiş, davalının çalıştığı dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları, davalının SGK kayıtları celp edilerek dosyaya eklenmiştir.
Taraflar arasında 12/03/2018 tarihinde imzalanan ''Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi (Mavi Yaka)'' hükümlerinin incelenmesinde; sözleşmenin "Personelin Yükümlülükleri" başlıklı bölümün 11.maddesinde, rekabet yasağını ihlal sayılacak halleri içeren rekabet yasağına dair hüküm bulunduğu; cezai şarta ilişkin olarak gerek Türkiye gerekse dünya çapında rekabet ortamında zarara sokabilecek bir davranışta bulunursa işverene 100.000,00 TL (Yüzbin Türklirası) tutarında cezai şart ödemeyi herhangi bir ihtar veya ihbara lüzum kalmaksızın işverenin ilk isteminde derhal ödemeyi kabul ve taahhüt edeceğine ilişkin hüküm bulunduğu anlaşılmıştır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 03/01/2018 tarihinde dava konusuna ilişkin yapılan şikayet üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... karar nolu, 19/03/2019 tarihli kararı ile "şüpheli hakkında atılı suçtan delil yokluğu nedeniyle kamu adına kovuşturma ya yer olmadığına” karar verildiği karara davacı tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir .... Sulh Ceza Mahkemesinin 12/06/2019 tarihli, ... D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK’nın 444. maddesi” Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. “hükmünü haizdir.
Mahkememizin 13/07/2020 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile "...davalının davacı yanında 12/02/2018 tarihinde paketleme elemanı olarak çalışmaya başladığı ve 13/09/2018 tarihinde ayrıldığı, davalının davacı şirkette çalıştığı pozisyon, aldığı ücret, davalının görevi, davalının davacının işyerinden ayrıldıktan sonra dava dışı ... şirketinde çalışmaya başladığı, davacının ve dava dışı ... şirketinin benzer faaliyet alanlarında çalıştıkları hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamakta olup; rekabet yasağının ihlal edildiğinin kabulü için davacı işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Temin edilen SGK kayıtlarına göre de davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalıştığı belirlenen dava dışı .... Ltd Şti.'nin mahkememizce temin edilerek incelenen sicil kaydına göre faaliyet konusu" kara taşıtları için diğer parça ve aksesuarların imalatı" olarak belirtilmiş her iki şirketin benzer alanlarda çalışan rakip firma olduğu anlaşılmış ise de, rekabet yasağının ihlal edildiğinin kabulü için davalının davacı yanından ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet gösteren rakip olabilecek dava dışı şirkette çalışmaya başlamış olması yeterli olmayıp, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri önceki işverene rakip durumda bulunan yeni yeni işveren ile paylaşabilme ve önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle davacıya ait ticari sırlara, üretim teknolojisi veya özel üretim biçimi gibi üretim sırlarına ya da müşteri çevresine erişebilme imkanı ve ihtimalinin bulunup bulunmadığı, davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olup olmadığı belirlendikten sonra, davalının taraflara arasındaki 12/02/2018 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde hüküm altına alınan rekabet yasağını ihlal sayılacak şekilde, davacının işyerinde görevi gereği edindiği bilgi ve sırları davacının zararına olarak davacının zarara uğramasına sebebiyet verecek şekilde kullandığının ya da ne şekilde önemli bir zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğunun ispatı gerekmekte olup; davaya konu uyuşmazlıkta ispat yükü kendisinde olan davacının, paketleme elemanı olarak yedi ay işyerinde çalışan davalının iş sırrı sayılabilecek hangi sırlarına vakıf olduğu ve işçinin işyerinde görevi gereği elde ettiği “ özel bilgilerin” hangileri olduğunun davalının ne şekilde ticari sır ve bilgilere vakıf olduğunu, bunların hangileri olduğunu, edindiği bu bilgileri ne şekilde davacı aleyhine kullandığını, davalının rekabet yasağı hükümlerini hangi suretle ihlal ettiğini ve davalının rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle önemli bir zarar tehlikesinin oluştuğunu tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlaması gerektiği halde ispatlayamadığı, yeterli kanaat oluşturabilecek herhangi bir delil sunmadığı, iddiasını somutlaştırıp ortaya koyamadığı, soyut beyanla yetindiği anlaşılmakla, davacının davasını ispat edemediği kabul edilmiş, diğer yandan davalının işyerindeki pozisyonu, yaptığı iş ve aldığı maaş nazara alındığında, mavi yakalı işçi statüsünde çalıştığı süre içerisinde sadece paketleme elemanı olarak çalıştığı başka görevlerde bulunmadığı da nazara alındığında, seri şekilde önüne gelen ürünleri biraraya getiren ve koruyucu malzeme ile destekleyen davalının, davacının iddia ettiği şekilde paketlenen takım içeriklerinin bilinmesinin zarar tehlikesi yaratmayacağı veya paketler üzerinde kodlar olsa dahi bunların tek başına bir anlam ifade etmeyeceği, bu şekilde davacının ticari sır ve bilgilerine vakıf olabilecek konumda olmadığı, davalının ticari sır ve bilgi edindiğinin ve bu bilgilerinin kullanıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı ile rakip dava dışı firmada çalışmış olmasından kaynaklı TBK 444/2 maddesi hükmünde belirtildiği üzere davacıya belirlenebilir bir zarar getirme ihtimalinin de bulunmadığı, davalı işçinin sırf paketleme elemanı olarak davacı yanında çalıştığı sırada aynı alanda faaliyet gösteren pek çok firmada hemen hemen aynı şekilde paketlenen ürünlerin paketlenme sistemi ile ilgili bilgilerin rekabet yasağı ile korunacak iş sırlarından olmadığı, rekabet yasağını ihlal koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, kanaatine varılarak davanın reddine..." karar verildiği, mahkememiz kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih 2020/2535 esas-2023/819 karar sayılı kararı ile "... Davalının paketleme elemanı olarak davacıya ait ticari sırlara, üretim teknolojisi yada özel üretim biçimi gibi üretim sırlarına ya da müşteri çevresine erişebilme imkanı ve ihtimalinin bulunup bulunmadığı, davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olup olmadığının belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden, aralarında sektör bilirkişinin de olduğu heyetten bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/3705 Esas, 20199/1860 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazının belirtilen yönden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiş ve mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Dosyanın resen seçilecek sektörel açıdan otomotiv sanayii işletmecisi, ticaret hukuku öğretim üyesi, ÇEKO (Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak; tarafların ihtilafın mahiyeti itibari ile haksız rekabetin doğup doğmadığı, var ise unsurları ile bilcümle hususlara ilişkin denetime elverişli alınan bilirkişi raporunda özetle;
OTOMOTİV SANAYİİ İŞLETMECİSİ ve TİCARET HUKUKU ÖĞRETİM ÜYESİ YÖNÜNDEN ALINAN RAPORDA; davalı personelin “paketleme elemanı” olarak çalıştığı fakat dosyada “görev tanımı” ile ilgili açıklayıcı bir belgenin bulunmadığı, “paketleme işini” dosyada hangi koşullarda, hangi şartlara göre, hangi iş tanımına göre yaptığına dair bir “iş akış şemasının” olmadığı, yaptığı işi ile ilgili herhangi bir eğitimin verilip verilmediğine dair bir belgenin bulunmadığı, bilgilere erişmesi durumunda, kullanılmasının işverene ciddi zarar verdiği, işverenin kazancını önemli ölçüde düşürdüğü, işverenin rekabet edebilirliğini sınırlandıracak yani telafisi güç zararlar doğurup doğurmadığı, davalının, işe başladığı rakip firmada bir menfaat sağlayıp sağlamadığı tespit edilememekle birlikte, davalının işyerinde çalışmış olduğu 12.02.2018-13.09.2018 tarihler arasında asgari ücrete yakın bir tutarda çalışmış olduğu, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin ve dosya içeriğinin incelenmesinde, davalının işyerinde paketleme elemanı olarak çalıştığı, iş ilişkisi nedeniyle davacının müşterileriyle temas etmediği, kişisel ilişki içerisinde olmadığı, üretim ve yönetim bölümünde çalışmamış olması nedeniyle üretim sırlarına ait teknik bilgilere ve işverenin yaptığı işlerle ilgili bilgi sahibi olmadığı anlaşıldığı, Sonuç olarak; dosyada mevcut, beyan, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, rekabet yasağını ihlal koşullarının somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varıldığı rapor edildiği,
ÇEKO (Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri uzmanı YÖNÜNDEN ALINAN BİLİRKİŞİ RAPORUNDA; ilk bakışta bir işyerinde paketleme işi ile meşgul bir kimsenin, şirketin menfaatine zarar verecek nitelikte hassas bilgilere erişiminin pek mümkün olmadığı, davacı işveren şirketin de aksini dosya kapsamındaki belgelerle kanıtlayamadığı; mahkemece veya teknik bilirkişi tarafından keşif veya yerinde inceleme yoluyla tespit edilmediği sürece, işçinin yaptığı işin niteliksiz olduğu ve "şirketin müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında" yaygın bilginin ötesinde bir bilgi imkanı sağlamadığı, işçinin varsa elindeki bilgilerinin nitelikli ve esası bilgi olmadığı kanaatine varıldığı,
-TBK m.21 hükmündeki genel işlem koşulu yaptırımının işbu uyuşmazlık açısından rekabet yasağına uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
-Yapılacak yerinde inceleme veya keşif sonucunda. TBK m.44/2 uyarınca şirketin korunması gereken haklı menfaatinin bulunduğuna Mahkemece karar verilirse, rekabet yasağının geçeri olacağı ve dolayısıyla cezai şartın da geçerli olacağı düşünülebileceği, bu ihtimalde ise asgari ücretle, mavi yakalı pozisyonda çalışan niteliksiz işçinin imzaladığı matbu rekabet yasağı sözleşmesinde kararlaştırılan bu ceza miktarının aşırı görülmesi halinde hakim TBK m.182/2 uyarınca bu cezai şartı kendiliğinden indirebilir bildirir bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
Haksız rekabet açısından hadise ve davanın hususiyeti itibari ile ispat külfeti davacıya müteveccih olmakla; “paketleme elemanı” sıfatı ile çalışan davalı işçi bakımından, görev yaptığı, istihdam edildiği müddet boyunca hangi iş veya işleri yaptığı, kendisine yazılı surette iş tanımı sunulup imzalatılıp imzalatılmadığı, kendisine eğitim verilip verilmediği, fiili istihdamdaki iş akış şemasının nasıl olduğu hususunda; davalının paketleme elemanı olarak her 2 şirketin ürettiği ürünlerin ve müşteri portföyünün bilinmesi iddiası bağlamında; davalının sözleşme imza/ifa, fiili teslim vb satış sürecinde ve paketleme haricinde üretim sürecinde ne tarz pozisyonlar üstlendiği, fiil ve görev deruhde ettiği noktalarına dair izahat getirilmesi ve yine davalının çalıştığı dönemde müşteri çevresinin bilindiği ve bu çevrenin davalı tarafa taşınmış olabileceği iddiasının maddi sebepleri hususlarına ilişkin davacı tarafça açıklık getirilmesine dair mahkememizce verilen ara karara istinaden davacı vekilince sunulan 12/03/2024 tarihli dilekçesinde özetle;
Davacı müvekkil şirkette paketleme departmanında görev almıştır. Paketleme bölümü görev tanımı ve paketleme bölümünün iş akış şemasının;
Paketleme bölümü görev tanımının;
PAKETLEME İŞÇİSİ GÖREV TANIMI
AMAÇ:
Üretim Faaliyetlerinin, şirketin üretim plan ve programlarına ve kalite ve maliyet hedeflerine uygun şekilde etkin olarak yönetilmesi gerekir . Üretim departmanında müşteriye teslimden önceki son aşama olan paketleme bölümü, müşterilerin tercihini etkileyecek ölçüde önemli bir bölümdür. Üretilen ürünün içeriğine göre yapılan paketleme işi için kalifiye özelliklere sahip paketleme işçisi, müşterilerin memnuniyetini artıracaktır. Paketleme işçisi firmayı temsil eden, müşteri memnuniyetinin önemli bir halkasıdır.
2.GÖREV ÜNVANI : PAKETLEME İŞÇİSİ
3.BAĞLI BULUNDUĞU MEVKİ : FABRİKA MÜDÜRÜ
4.OLMADIĞINDA YERİNE BAKACAK KİŞİ : PAKETLEME İŞÇİSİ
5.YETKİ VE SORUMLULUKLARI
a)İşçi sağlığı mevzuatına uymak ve iş güvenliği önlemlerini almak,
b)İşlem görmüş ve dış işleme giden ürünler, satın alınan ürünler irsaliyesiz kabul edilmeyerek, irsaliye üzerinde belirtilen Adet/Kg değerlerinin kontrolü sayım ve tartım metoduyla doğrulamak,
c)Eksik veya Fazla ürün girişi belirlendiği taktirde ilgili tüm formları eksiksiz doldurmak ve bölüm sorumlusuna hemen bilgi vermek,
d)Satın alınan ve yarı mamül ürünler firmaya geldiğinde Giriş Kalite Kontrol Şartları sağlandıktan sonra belirlenen bekleme alanı veya ilgili raflara kaldırılmasını sağlamak,
e)Paketlenecek ürünlerin takım bilgisi edinilerek, Katalog ana kodları referans alınarak paketlemenin eksiksiz ve tam olarak yapılmasını sağlamak,
f)Paketlenecek malzemelerin üzerinde kir, pas, yağ vb. bulunması halinde ayrılıp temizlendikten sonra paketleme işleminin sağlanması,
g)Paketlenen ve sevke hazır ürünlerin üzerindeki barkod ve etiketlerin doğruluğu kontrol edilerek müşteriye sevkini sağlamak,
h)Montajlanacak malzemelerin kullandığı montaj parçalarını sürekli kontrol etmek ve malzeme eksikliği varsa ilgili bölüm sorumlusuna bildirmek,
i)Montaj yapılan malzemelerin üzerinde kir, pas, yağ vb. bulunması halinde ayrılıp temizlendikten sonra paketleme işleminin sağlanması,
j)Montajı bitmiş ürünlerin tamamının çalışıp çalışmadığı test edildikten sonra paketleme işlemini sağlamak,
k)Depo, Raflar, Paketleme masaları, Montaj masalarının temizliğini ve düzenini sağlamak,
l)Müşterilerin isimlerine göre listeleri tarayıp, uygun malzemeyi tedarikçinin talebine uygun paketlere yerleştirmek,
6. GÖREVİN GEREKTİRDİĞİ NİTELİKLER
a) En az ilköğretim mezunu
b) Bulunduğu pozisyonda deneyimli veya deneyimsiz
c) Kendini geliştirmeye ve yeni bilgiler/beceriler öğrenmeye açık
d) İş disiplini sahibi , Düzenli ve titiz
e) İş takibi konusunda dikkatli ve sonuç odaklı çalışmak
f) Ekip çalışmasına yatkın ve sorumluluk sahibi olmak
g) Yoğun iş temposuna ayak uydurabilme
PAKETLEME İŞİ AKIŞI
Davacı görev tanımı kapsamında çalışma süresi boyunca masaya gelen sevkiyata hazır ürünleri müşterilerin listelerine göre talebe göre birleştirip uygun olarak paketleme ve sevkiyata hazır hale getirme işini yürütmüş olup; bu itibarla çalışan müvekkil şirketin hem ürünlerine hem de müşteri portföyüne ve ilgili müşterilere ilişkin bilgilere ulaşmış; şirkete ait ticari bilgiler hakkında bilgi sahibi olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekilinin beyan sunması münasebeti ile bilirkişilerin tekraren görevlendirildiği ve alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dosyada mevcut, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, rekabet yasağını ihlal koşullarının gerçekleşmediği, dolayısıyla 13.11.2023 tarihli raporumuzda değiştirilecek veya ilave yapılacak bir husus olmadığı rapor edilmiştir.
Dava, sözleşmeden kaynaklı rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, iddia, savunma tüm dosya kapsamına göre birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının, davalı ve davacı arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerini ihlal ederek rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığı, davalının rekabet yasağına uymamasından kaynaklı olarak davacıya sözleşmede kararlaştırılan 100.000,00 TL cezai şartı ödemesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı tarafından, davalının 12/02/2018 tarihinden 13/09/2018 tarihine kadar davacı şirkette paketleme elemanı olarak çalıştığını, istifa nedeniyle işten ayrıldığını, çalıştığı dönemde davalı ile aralarında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde işçinin rekabet yasağına aykırı hareket etmesi halinde ödeyeceği cezai şartın belirlendiğini, davalının işten ayrıldıktan sonra ... adlı firmada ... Operatörü olarak çalışmaya başladığını ve bu eylemiyle rekabet yasağını ihlal ettiğini beyan ederek sözleşmede öngörülen 100.000-TL cezai şartın davalıdan tahsili talebi ile dava açılmışsa da,
Ticari sırrın korunması, sözleşmeden veya kanundan doğabilir.
Banka sırrı ve müşteri sırrı hakkında kanun tasarısının 2.maddesi 1/a bendinde ticari sır şu şekilde tanımlanmıştır; “bir ticari işletmeye veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan, iç kuruluş yapısı ve organizasyonu mali , iktisadi, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları imalatın teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, Pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tabi veya tabi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin bu gibi bilgi ve belgeleri ifade eder”
Rekabet kurumu başkanlığınca düzenlenen ... Tebliğ nolu 18.04.2010 tarihli 27556 sayılı resmi gazetede yayımlanan Ticari sırların korunmasına ilişkin tebliğin üçüncü bölümünde genel esaslar başlığı madde 12 fıkra 2 de ticari sır benzer şekilde yukarıdaki gibi tanımlanmıştır.
Tanımlardan çıkan sonuç şudur ki, doktrinde bir ticari sır, ekonomik değeri olan, sahibine iktisadi veya ekonomik bir menfaat sağlayan, avantaj sağlayan, herkesin değil belirli bir kesimin vakıf olduğu ve sahibinin gizli tutulmasını istediği bilgidir. Gizli tutma isteğinin açık veya zımni olması mümkündür.
Ticaret kanunumuzda ticari sır TTK 55/1-b-3 de üretim ve iş sırrı olarak ifade edilmiş, TTK 437/3 te de şirket sırrı olarak ifade edilmiştir.
Doktrinde ticari sırların geniş yorumlanması gerektiği ve iş sırlarını da kapsaması gerektiği düşünülmektedir.
İş sırrı, işçinin sadakat yükümlülüğünden doğmaktadır. TTK 55 iş sırrı, İş kanunu 25/II de meslek sırrı, TBK 396/4 de üretim ve iş sırrı, TBK 444/2 de üretim sırları ifadesi kullanılmaktadır.
İş sırrı, işyeri çalışanları tarafından öğrenilmemesinde işverenin menfaatinin bulunduğu, herkesin kolaylıkla erişemeyeceği, aleni olmayan, iş ve işyeri ile alakalı olan her türlü bilgidir.
Mahkememizce alınan kök ve ek bilirkişi raporlarından da tespit edildiği üzere; davacı tarafından sunulan imzasız ve tarihsiz paketleme işçisi görev tanımı ile paketleme iş akışı şemasının incelenmesinde, paketleme işinde çalışanların genel olarak yapmaları gereken iş ve işlemler ile uymaları gereken kurallardan oluştuğu, davalının işyerinde paketleme elemanı olarak çalıştığı, iş ilişkisi nedeniyle davacının müşterileriyle temas etmediği, kişisel ilişki içerisinde olmadığı, üretim ve yönetim bölümünde çalışmamış olması nedeniyle üretim sırlarına ait teknik bilgilere ve işverenin yaptığı işlerle ilgili bilgi sahibi olmadığının tespitinin yapıldığı anlaşılmakla,
Açıklanan gerekçelerle toplanan deliller ve mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporları göz önüne alındığında davacının davasını kanıtlayamadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile kalan 1.280,15 TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
BOZMADAN ÖNCE
4-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı.09/09/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı