T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/46 Esas
KARAR NO : 2024/367
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten olan ödenmemiş faturadan kaynaklanan cari alacağı kapsamında hak edilen bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin itiraz nedenlerinin haksız olması nedeniyle yasal süresi içerisinde davayı ikame ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, davacı müvekkili mimari danışmanlık ve destek hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket 2018 yılından bu yana ticari ilişki içerisinde olduğunu, taraflar son olarak 13.06.2018 tarihinde davalının İzmir ... alışveriş merkezinde açılacak Sporthink mağazasının mimarlık hizmeti üzerine anlaştıklarını, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde gerçekleştirilen bahsi geçen son anlaşma uyarınca davacı müvekkili İzmir ... Alışveriş merkezinde açılan Sporthink mağazasına ait tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yükümlülüğün yerine getirildiği, bu süreç içerisinde taraflar arasında yapılan mail konuşmaları uyarınca anlaşıldığını, sunulu mail konuşmaları incelendiğinde; taraflar arasında anlaşılan son iş için müvekkili şirket ve davalı şirkete danışmanlık veren ... Mimarlık şirketinin davalıya ait mağazada birlikte keşif yaptıklarını, yapılan keşif sonucu, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından projenin ve proje inşaatının detaylarına ilişkin talep ve tekliflerin sunulduğu, davalı tarafça değerlendirilen talep ve teklifler uyarınca taraflar arasında karşılıklı anlaşmanın sağlandığı anlaşıldığını, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 25.01.2021 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'a gönderilen mailde; taraflarca anlaşılan hususlar çerçevesinde müvekkili şirketin yüklendiği işi tüm detayları ile tamamlandığı ancak davalı şirket tarafından kalan bakiye borç tutarının halen ödenmediği anlaşıldığını, tarafların süregelen ticari iş ilişkileri çerçevesinde müvekkili şirketin davalı şirkete karşı sunmuş olduğu tüm hizmetlerin karşılığı olarak faturalar düzenlendiğini, sunulu faturalar incelendiğinde; 04.05.2018 tarihli ... nolu 260.000,00-TL bedelli, 07.05.2018 tarihli ... nolu 350.000,00-TL bedelli, 27.06.2018 tarihli ... nolu 128.000,00-TL bedelli, 16.07.2018 tarihli ... nolu 36.961,14-TL bedelli faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen işbu faturalara hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, faturaları alan davalı taraf, sekiz gün içinde itiraz etmemiş olduğundan, kanuni karine gereği fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, bu doğrultuda; davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde faturalara itiraz yapılmaması üzerine davalı tarafından fatura içeriğinin kabul edildiği anlaşıldığından faturalar ticari defterlere işlendiğini, tarafların ticari ilişkileri kapsamında sunulu cari hesap kayıtları incelendiğinde davalı şirketin ödemesi gerekli bakiye borç tutarının 22.961,14-TL tutarında olduğu görüleceğini, ancak davalı şirket tarafından itiraz edilmeyen faturalardan kaynaklanan mevcut 22.961,14-TL tutarındaki bakiye bedelin ödenmesi gerekirken 05.07.2021 tarihinde ... nolu iade faturası kesildiğini, özetle; taraflar 2018 yılından bu yana ticari iş ilişkisi içinde olduğunu, müvekkili tarafından, davalıya sunulan hizmet karşılığı faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından işbu faturalara hiçbir surette itiraz edilmediğini, süresi içerisinde itiraz edilmeksizin, içeriği kabul edilen faturalar ticari defterlere işlendiğini, tarafların mevcut ticari ilişkileri kapsamında tüm faturalar cari hesaba kaydettirildiğini, davalı tarafça davacı müvekkili şirkete bir kısım ödemeler yapıldığını, cari hesap kayıtları uyarınca; davalının, davacı müvekkiline ödemesi gerekli bakiye borç tutarı 22.961,14-TL olduğunu, müvekkilin alacağını talep etmesi üzerine, davalı tarafından aradan 3 yıl geçtikten sonra kötü niyetli olarak 05.07.2021 tarihinde 22.961,14-TL tutarında iade faturası düzenlendiğini, bunun üzerine davacı müvekkili, 3 yıl önce hakketmiş olduğu bedelden kalan bakiyeye ilişkin davalı tarafça düzenlenen faturayı 10.09.2021 tarihinde iade etmiş, davalı tarafça 13.09.2021 tarihli fatura ile iade fatura yeniden iade edildiğini, davalının usulüne ve amacına uygun şekilde iade faturası düzenlemediği anlaşılacağını, iade faturası; somut olay bakımından müşteri tarafından alınan bir hizmetin satıcıya geri verilmesi durumunda tutulan kayıtlara ilişkin olduğundan ve nitekim bir hizmet iadesinin iadeye ilişkin koşulları taşıyıp taşımadığı tartışmaya açık olduğundan davalı tarafından iade faturası düzenlenmesinin yerinde bir işlem olmadığının açık olduğunu, iade faturası asıl faturadaki ile birebir aynı şartlara haiz olarak tanzim edilmesi gerekirken, davalı tarafından hangi faturaya hangi hizmete karşı iade gerçekleştirildiği belirsiz şekilde düzenlenen iade faturasının usul bakımından da kabulünün mümkün olmadığının açık olduğunu, taraflar arasında düzenlenen son fatura 16.07.2018 yılına ait iken davalı tarafından yaklaşık 3 yıl sonra düzenlenen iade faturasının usulüne ve amacına uygun şekilde tanzim edilmediğini, müvekkili şirket, davalı şirket tarafından kesilen iade faturasının iletilmesinin ardından yanlış ve hatalı olarak kesildiği düşünülen iade faturasına istinaden 10.09.2021 tarihli ... nolu iade faturasını düzenlediğini, davalı şirket tarafından, düzenlemiş oldukları iade faturasının iadesi faturası uyarınca bakiye borca ilişkin ödeme yapması beklenirken 13.09.2021 tarihinde ... nolu iade faturası düzenlendiğini, davalı şirket mevcut borcunu ödemekten bir kez daha kaçındığını, davalı şirketin ısrarla borcunu ödememesi üzerine alacağı tarafına ödenmeyen müvekkili şirket tarafından kep adresi aracılığıyla 16.09.2021 tarihinde iade faturasının kabul edilmediğini, işleme alınamayacağı bildirilmiş, 22.961,14-TL tutarındaki alacağın 7 gün içerisinde ödenmesi ihtaren bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya bildirilen ihtara karşı hiçbir şekilde geri dönüşte bulunulmadığını, bunun üzerine son çare olarak davalı şirket hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilgili ödenmemiş faturadan kaynaklanan cari alacağın tahsili talebine istinaden 22.961,14-TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı yanca 04.11.2022 tarihinde borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, davalı borçlunun 04.11.2022 tarihinde yapmış olduğu itirazda; ödeme emri ile talep edilen alacaklara ve bu alacağa bağlı tüm takip ferilerine, faizlere itiraz edildiği bildirildiğini, davalının 04.11.2022 tarihinde itiraz etmiş olması sebebiyle, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını talep ettiklerini, davaya ve icra takibine konu davalı şirketin borcu tamamen haklı ve geçerli olup davalı yanın borca itirazı haksız olduğunu, davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İcra ve İflas Kanununun ilgili maddesi gereğince; davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ticari uyuşmazlığın giderilmesi ve taraflar arasında anlaşma sağlanması amacıyla İzmir Arabuluculuk Bürosuna ... başvuru numarası ile başvurulduğunu, görüşmeler sonucunda davalı yan ile anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalı yanın borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı-borçlu aleyhine davaya konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazımız üzerine davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu sebepler haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup, aşağıda ayrıntılı bahsi geçen nedenler ile işbu davanın reddi gerektiğini, ispat külfeti davacı tarafta olmasına rağmen davacı yan tarafından söz konusu iddialar kesinlikle ispatlanamadığını, müvekkilinin davacı yana hiçbir bakiye borcu bulunmadığını, müvekkili, ... Spor Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanını kullanmaya yetkili şirket olduğunu, müvekkili şirket, kamuya mal olmuş herkes tarafından bilinen markalı spor ürünlerin ve mamullerin her türlü satışı, dağıtımı ve bunların toptan ve perakende olarak pazarlanması konularında Türkiye çapında yetkili olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin spor malzemeleri alanında İzmir ve Ege Bölgesinde çeşitli alışveriş merkezlerinde çok sayıda mağazası mevcut olduğunu, söz konusu mağazalardaysa huzurda görülen davaya konu iş ve işlemler pek çok kez gerçekleştirilmiş olup, hiçbir firmayla da böyle bir sorun yaşanmadığını, davaya konu işlemde ise müvekkil ile davacı yan 13.06.2018 tarihinde, ... İlçesinde ki ... AVM içerisinde açılacak olan ... Mağazasının mimarlık hizmetinin projeye uygun bir biçimde ve işin tamamının yapılması adına anlaşma sağladığını, bu işlerde mağazalar belli bir konsept içinde yapıldığı için avm mağaza projeleri standart olup sadece mağazanın metrajına göre değişiklik gösterdiğini, bu proje kapsamında yapılması gereken inşaat işleri belli olduğunu, müvekkil anılı mimarlık hizmeti için davacı yan ile mağaza proje kapsamında yapılması gereken inşaat işleri için bir anlaşma gerçekleştirdiğini, söz konusu anlaşma usulü tarafların ortak kabulü çerçevesinde benimsendiğini, ancak davacı yan kararlaştırılan işi yaptıktan ve müvekkili gerekli ödemeleri yaptıktan sonra iş bitiminden bir yıl sonra birtakım işler ile ilgili olarak müvekkilinden anlaşmaya aykırı fazla ödeme taleplerinde bulunduğunu, davacının bu fazla talebine ilişkin olarak müvekkili şirketin mimarı tarafından yapılan incelemeler neticesinde projede belirtilenlerin dışında fazlaca işçilik ücreti talep edildiği bu taleplerin haksız olduğunu, görüldüğü üzere işin teslimi esnasında müvekkili tarafından yapılan inceleme ve hesaplama neticesinde davacı yanın yapılan işe karşılık olarak projede belirtilen ve taraflarca kararlaştırılandan fazla iş yaptığını beyan etmiş ve buna ilişkin olarak daha fazla bir işçilik fiyatı çıkararak bunu faturalandırdığı tespit edildiğini, akabinde bu duruma karşı müvekkili şirket yetkililerince itiraz edilmiş ve fazla talep edilen miktarın ödenemeyeceği hususu belirtildiğini, müvekkilince de bu kısıma ilişkin faturalara itiraz edilerek iade faturaları kesildiğini, karşı tarafın haksız talepleri incelenerek söz konusu itirazlar mail yoluyla davacı yana iletildiğini, müvekkili şirket yetkilileri işbu maillerde kendilerinden herhangi bir fiyat farkının talep edilemeyeceğini çünkü yapılan işlemlerin proje kapsamında yer almadığını belirtildiğini, davacı yan dava konusu alacak ile ilgili olarak müvekkili ile aralarında yapılan anlaşmaya ve dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, müvekkili, söz konusu işlemler tamamlandıktan sonra da yapmış olduğu elektrik panolarıyla ilgili olarak hatalı yapılan işlemler neticesinde çok ciddi problemler yaşadığını, bu işlemler başka firmaca düzeltildiğini, müvekkili ise söz konusu işlemleri ücretini karşılayarak bir başka firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, dolayısıyla müvekkilinin bundan kaynaklanan oldukça ciddi bir zararı mevcut olduğunu, buna ilişkin belge ve deliler yargılama sırasında sunulacağını, yapılan klima montaj işlemleriyle ilgili olarak eksiklikler meydana geldiğini, davacı yan işi teslim ettikten sonra klimalarda drenaj sorunları yaşanmış ve klimalara doğru eğim verilemediği için mağazanın içine su akmasına sebebiyet verdiğini, bu olayın esasen mağduru müvekkili olup, müvekkilinin söz konusu işlemlerden dolayı uğramış olduğu zarar çok daha fazla olduğunu, hal böyleyken davacı yan yaklaşık 3 yıl sonra haksız ve hukuka aykırı bir biçimde projeye aykırı olarak yaptığını iddia ettiği işin bedellerini işbu dava ile talep ettiğini, bununla birlikte kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki, söz konusu mağazada davacı yan tarafından yapılmış birtakım işler varsa dahi bu işler davacının kendisine verilen talimatların dışında yapılan, anlaşma kapsamında yer almayan, müvekkilinin onayı olmayan ve projeye aykırı iş ve işlemler olduğunu, dolayısıyla müvekkilinden söz konusu iş ve işlemlere dayanarak bu sebeple bir ödeme talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı düştüğünü, davacı yan tarafından projede belirtilenden fazla seramik kullanıldığı öne sürülerek projede belirtilenden fazla seramik işçilik bedeli talep edildiğini, davacı yan tarafından seramik işi için projeye göre hesaplanan alandan 30m2 daha fazla ilave bir alan üzerinde çalışma yapıldığı iddia edildiğini, ayrıca mağazaya kalekim duvar boyası yapılırken yine taraflarca yapılan anlaşmadan farklı işlemler yapılarak projeye aykırı davranıldığını, projede açıkça görüldüğü halde mağaza faaliyete geçtiğinde tamamıyla raf ve dolap olarak kullanılacak ve bu nedenle görünmeyecek olan bir duvar dahi davacı yan tarafından kalekim duvar boyası boyandığı iddia edilerek müvekkilinden buna ilişkin işçilik ücreti talep edildiğini, dolayısıyla ilgili örneklerde de yer aldığı üzere ortada böylesine anlaşmaya ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum mevcutken davacı tarafından müvekkilinden ilave bir ücret talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı düştüğünü, dava konusu alacağa ilişkin iş için taraflar arasında 13.06.2018 tarihinde anlaşma sağlanmışsa da davacı yan söz konusu ilamsız icra takibine 01.11.2022 tarihinde giriştiğini, aradan uzun yıllar geçtikten sonra davacı yan tarafından fiyat farkı çıkarılarak yapılan alacak talebi tamamıyla kötü niyetli olduğunu, davanın salt bu sebepten dahi reddi gerektiğini, söz konusu hizmet anlaşmasına ilişkin tüm bedeller müvekkili tarafından eksiksiz ve kanuna uygun olarak ödenmiş olup, davacı yanın bakiye borca ilişkin fazla talepler içeren beyanlarının kabulüne imkan bulunmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takibi ve davacının ikame etmiş olduğu işbu dava haksız ve iyi niyetten uzak olduğunu, haksız davanın, davacının tüm haksız talepleri yönünden reddi gerektiğini, yargılama sonucunda da bu durum ortaya çıkacağını, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarını içeren davasının reddedilmesi gerektiğini, ispat külfeti davacı tarafta olduğunu, bunun yanı sıra davacının , söz konusu icra takibini yapmakta kötü niyetli olması nedeniyle de İcra İflas Kanunu gereğince davacının % 20’den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu olduğunu, yargılama sırasında ispatlanacak nedenlere; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısının alacaklı, davalısının ise borçlu olduğu, ödenmemiş faturadan kaynaklanan cari alacağın Tahsili Talebi Hk. 22.961,14 TL toplam alacağın tahsili amacıyla icra takibine başlandığı, davalı/borçluya tebligatın yapıldığı ve davalı vekili aracılığıyla borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 15/05/2024 tarihli duruşmasında "Mahallinde 19/07/2023 günü saat 14:00'den itibaren keşif yapılmasına, bilirkişi olarak 1 makine 1 inşaat mühendisi bilirkişisinin re'sen refakate alınmasına" karar verildiği, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda özetle;19.07.2023 günü ve 23.11.2023 günü mahallindeki keşif icraları ve sonrasında yapılan çalışmalar neticesinde; davaya konu, ... Mühendislik ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından ... Spor Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına düzenlenmiş faturalara dayanak olacak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin ve de sözleşme ekinde yer alabilecek teknik şartname, metraj, fiyat bilgileri ve imalat kalemlerini uygulama detaylarını içeren herhangi bir belgenin varlığına rastlanamadığından bahse konu faturalarda genel ifadelerle belirtilen işlerin yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı rapor edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı; davalı iddiaları açısından sözleşmeye aykırı, fazladan işlerin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise meblağının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmakla,
Somut olayda; davacı şirketin davalı borçlu şirketten olan ödenmemiş faturadan kaynaklanan cari alacağı kapsamında hak edilen bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı şirket tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle dava açılmış ise de,
Tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle, toplanan deliller, tarafların beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; davacı ... Mühendislik ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Tarafından ... Spor Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına düzenlenmiş faturalara dayanak olacak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin ve de sözleşme ekinde yer alabilecek teknik şartname, metraj, fiyat bilgileri ve imalat kalemlerini içeren bir iş listesi, mahal listesi, malzeme niteliği ve uygulama detaylarını içeren herhangi bir belgenin varlığına rastlanmadığı, düzenlenen faturalarda ifa edilen işlerle ilgili herhangi bir detay, metraj, birim fiyat bilgisi de verilmediği, bu nedenle ilave ve/ veya fazlalık olarak yapıldığı iddia ve fatura edilen işlerin ilave iş mi yoksa yapılması gereken iş mi olduğu tespitini yapmak mümkün olmadığı,
Ayrıca mahkememizce yapılan keşif sonrası alınan dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olan bilirkişi heyeti raporunda da; davaya konu, ... Mühendislik ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından ... Spor Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına düzenlenmiş faturalara dayanak olacak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin ve de sözleşme ekinde yer alabilecek teknik şartname, metraj, fiyat bilgileri ve imalat kalemlerini uygulama detaylarını içeren herhangi bir belgenin varlığına rastlanamadığından bahse konu faturalarda genel ifadelerle belirtilen işlerin yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığının tespitinin yapıldığı anlaşılmakla,
Açıklanan gerekçelerle , davacı tarafından ispatlanamayan davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
i-)Davacı tarafından açılan davanın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden redde esas hüküm altına alınan 22.961,14 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 277,31 TL'den mahsubu ile eksik kalan 150,29 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine,
5-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,0,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 20,00 TL e-tebligat gideri, 700,00 TL ATGV araç ücreti, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.220,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yatırılan 1.274,90 TL keşif harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair; HMK 341/2 hükmü mucibince kanunyolu olmaksızın miktar itibarıyla KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı