T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/523 Esas
KARAR NO : 2025/542
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ: 03/07/2023
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; tarafların ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan sondaj kuyusu açılmasına dair 292.935,00 TL'ye anlaştığını, bu anlaşmayla ilgili olarak davalı tarafından davacıya 50.000,00 TL kapora gönderildiğini, davacı tarafından anlaşmaya uygun olarak sondaj kuyu açılımı işinin yapıldığını, kepçe hizmetinin sağlandığını ve 22.09.2022 tarihli faturanın düzenlendiğini, davalı şirketçe ödenen kapora düşülerek kalan bedelin talep edilmesine rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, davalının 03.08.2022 tarihli dekontta açıkça dalgıç çakım kaporası açıklaması ile sondaj işini doğruladığını, davacının işi eksiksiz ve zamanında tamamladığına dair tanıklarında olduğunu, yapılacak keşif ile davacı tarafından yapılan işin belirleneceğini, davacının 242.935,00 TL bakiye alacağı olduğunu, bakiye alacağını tahsil edemeyen davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını beyan ederek davanın kabulü ile 242.935,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; tarafların sondaj kuyusu açılması, kepçe hizmeti ve sondaj suyunun çıkartılması hususunda 100.000,00 TL bedel karşılığı şifaen anlaştıklarını, 50.000,00 TL'nin peşin ve kalan bedelin işin tamamlanmasından sonra davacıya ödenmesi konusundan taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davacının zeminin kayalık zemin olması nedeniyle kendi makinasının uygun olmadığı, arkadaşından makina alarak açma işine başlayacağını söyeldiğini, daha sonra arkadaşının makinasının müsait olmadığını, 1 ay sonra müsait olacağını söyleyerek davalı şirketi oyaladığını, davalı şirketin süs bitkileri üretimi yaptığını, bu nedenle sürekli su ihtiyacı olduğunu, bu nedenle işin dava dışı 3. kişiye 100.000,00 TL karşılığı yaptırıldığını, sondaj kuyusu açılması ve suyun çıkartılması işini davacının yapmadığını, davacıdan 50.000,00 TL'nin iadesinin istenmesi üzerine davacının fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, faturaya Bayındır ... Noterliği'nin 12.10.2022 tarihli ... yevmiye numarası ile itiraz edildiğini, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu hususun doğrulanacağını, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 50.000,00 TL'nin iade edilmediğini, davalı şirketin bitkilerin su ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Tanık ... Mahkememizce alınan beyanında; "2004-2010 yılları arasında Bayındır Merkez Jandarma Komutanlığında jandarma personeli olarak görev yaptım. 2010 yılında emekli oldum. O tarihten bu yana ... ilçesinde ikamet etmekteyim. ... arkadaşımdır. ... şirketini de biliyorum. ...'ın sahibi ... diye bilinir. 2 yıl kadar önce ... beni arayarak, sondaj kuyusu açtığını, yiyecek içecek birşeylere ihtayacı olduğunu söyledi. Ben de kendisine yiyecek birşeyler götürdüm. ..., ...'a ait süs bitkileri yetiştirilen bahçede sondaj kuyusu açıyordu. ...'na kaç gündür buradasın neden haber vermedin diye sorduğumda 2-3 gündür buradayım demişti işin ne kadar süreceğini sorduğumda zeminin durumuna göre en az iki gün süreceğini söyledi. Daha sonra ben bu yere hiç gitmedim. Kuyunun ne zaman açıldığını, ...'nun işi tamamlayıp tamamlamadığını bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... Mahkememizce alınan beyanında; "... şirketinde 2020 yılından itibaren peyzaj teknikeri olarak çalışmaktayım. ...'nu tanımıyorum. 2022 yılının yaz ayında şirketimizin bahçesinde sondaj kuyusu açtırdık, kuyu açılması işini ... ilçesinde faaliyet gösteren ismini ... olarak bildiğim şirket yapmıştı. Şirketin yetkilisi ... idi soyismini bilmiyorum. Şirketin işçileri sıfırdan sondaj kuyusunu açarak işi tamamladılar. İşin tamamı ... şirketi tarafından yapıldı. Başka bir kişi veya şirket tarafından kuyu açma işine ilişkin bir iş yapılmadı. Sondaj kuyusu şirketimizin bahçesinde olduğundan, ... ile ve şirketin işçileri ile ara ara sohbet ediyordum. Olaya ilişkin bilgim de bu şekilde oluşmuştur. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... Mahkememizce alınan beyanında; "...'nu tanırım. Kendisi sondaj kuyusu açma işi yapar. ... şirketini bilmiyorum. Ben dalgıç pompa işi yapmaktayım. Kuyu bittikten sonra pompa atarız. Yaklaşık 2 yıl önce ... ilçesinde bulunan ... ünvanlı işyerinde çalışıyordum. İş yerinin sahibi ...'tur. ...'nu ... ilçesinde bir çiçek serasında açtığı sondaj kuyusuna ...'un işçisi olarak ben pompa atmıştım. Ben seraya gittiğimde ...'nu n makinasının orada olduğunu gördüm. ... sondaj kuyusunu açmış ve makinasını kenara çekmiştiTanıklık ücreti talebim yoktur, bizim kuyuya pompa atabilmemiz için kuyu açma işinin tamamen bitmiş olması gerekmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacının ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, vergi dairesinin cevabi yazısı ile işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. sınıf tacir olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde sondajcılık meslek dalında kaydının bulunduğu, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın TTK’da düzenlenen bir husustan kaynaklanmadığı, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talepte bulunması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde HMK'nın 20/1-son cümle uyarınca resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı