T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/710 Esas
KARAR NO: 2024/542
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davada haklı olduğunun ilk bakışta ortada olduğunu, karşı tarafın mal kaçırma müvekkilinin sattığı malı elden çıkarma, mal mevcudunu azaltma girişimlerinde bulunduğunu, bu nedenle ivedi şekilde öncelikle mümkün ise teminatsız aksi halde mahkemenizin uygun göreceği teminat karşılığı davalı yanın taşınır taşınmaz mal varlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkili ile borçlu şirket arasında ticari faaliyetten kaynaklanan iş ilişkisinin mevcut olduğunu, bu faaliyet kapsamında borçlu şirket tarafından müvekkili olan şirketten belirli mallar-hizmetler satın alındığını, müvekkili olan şirket tarafından da bu mal ve hizmetlerin satımına ilişkin “satış sonrası hizmet servis ve bakım raporları ve faturalar” tanzim edildiğini, davalı şirketin bu faturalara bugüne dek itiraz etmediğini, malları ve hizmetleri de teslim almış ancak müvekkiline olan borcunu ödemediğini, söz konusu malı davalı yan halihazırda kullandığı halde icra takibine kötü niyetle itiraz ettiğini, borçlu şirketin tüm uyarılara karşın müvekkiline olan borcunu ödememesi üzerine müvekkili olan şirket bunun üzerine ödenmeyen alacaklarının tahsili için yetkili icra dairesi olan Menderes İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde 15/05/2023 tarihinde icra takibi açtığını, davalı şirketin açılan icra takibine karşı itirazda bulunduğunu, itirazların hiç birinin somut veya yasal dayanağı bulunmadığını, bu itirazların hepsinin haksız olduğunu, takibi durdurup müvekkilin alacağını tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunun son derece açık olduğunu, tarafların tacir ve uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olması dolayısı ile işbu davayı açma şartı olan ticari arabuluculuk müessesine taraflarınca süresi içinde başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama neticesi ile sonuçlandığını, davalının haksız itirazını hem borca hem de faize yönelttiğini, kabul edilmeyen, var olmadığı ileri sürülen bir borcun faiz oranını fahiş bulmak mantıklı görünmediğini, borcun dayanağı faturalardan müvekkili olan şirketin davalı şirketten alacağı olduğunun açık olduğunu, davalı şirketin ilgili malları alırken fatura tanzim edildiğini, faturalara itiraz edilmemiş ve her iki tarafın ticari defterlerine de işlendiğini, mallar müvekkili olan şirketçe usulüne uygun olarak teslim edilmiş fakat davalı şirket tarafından faturalarda yer alan bedeller müvekkili olan şirkete ödenmediğini, davalının faize de itiraz ettiğini, takibe konu bu işlem iki ticari iş niteliğindedir ve bu sebeple TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, icra takibine konu alacağın davalıya tebliğ edilen faturalardan anlaşılacağı üzere likit olduğunu, yani belirli bir alacak tutarının söz konusu olduğunu, davalı borcun ve faizin kanuna aykırı olmadığı bu şekilde açıkça ortada iken tüm bu hususlara karşı herhangi bir delile dayanmayan bir itiraz ileri sürdüğünü, bu itirazın açıkça takibi uzatmak amacıyla yapıldığını, mahkememizce iş bu itirazın iptalini ve icra takibinin sonuçlanmasını geciktirme amacı taşıyan haksız itirazı sebebiyle davalı aleyhine İİK m. 67 uyarınca %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, mümkün ise teminatsız aksi halde mahkememizin uygun göreceği teminat karşılığı davalı yanın taşınır taşınmaz mal varlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalı borçlu şirketin haksız itirazlarının iptali ile takibin devamını davalının takip konusu borcu icra dosyasında talep edilen ticari temerrüt faizi ile birlikte ödemesini, davalı aleyhine icra takibinin sonuçlanmasını geciktirme amacı taşıyan haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç, masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak mahkememizin 20/09/2023 tarihli ara kararı ile "Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 15/05/2023 tarihinde, davacı vekilince takip talebinde bulunulduğu, takip talebine göre; talep edilen takip tutarı asıl alacak yönünden 260.500,00 TL olup, asıl alacak tutarına 10/02/2023 (fatura tarihi) ile 15/05/2023 (takip tarihi) arası döneme denk gelecek şekilde 7.211,92 TL tutarında işlemiş faiz hesaplandığı, asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte, takip talebi toplam alacak yönünden 267.711,92 TL'ye tekabül etmektedir. Bunun dışında davacı/alacaklı vekilince yapılan takip talebinde takip dayanağı olarak ise, “ÖDENMEYEN TİCARİ ALACAK BAKİYESİ 260.500,00 TL” ifadelerine yer verilmektedir. Davacı/alacaklı vekilince talepte bulunulan icra işlemi, davalı/borçlu aleyhine olacak şekilde, Menderes İcra Dairesi'nce 15/05/2023 tarihli tensip kararı ile kabul edilmekte ve bu doğrultuda, 17/05/2023 tarihli “İlamsız Takipte Ödeme Emri” belgesi düzenlediği, sonuç olarak ise, takip işlemine davalı/borçlu yanca 06/06/2023 tarihinde süresi içerisinde olacak şekilde itiraz edildiği ve ilgili icra müdürlüğünce itiraza istinaden 06/06/2023 tarihli tensip ile durdurma kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan SMMM bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda özetle;
* Davacı işletmenin sayın Mahkemenin incelenmesini istediği döneme ait ticari defterlerini sunduğu ve bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, buna göre; 6762 sayılı eski TTK'da belirtildiği haliyle “Kati Delil” olma niteliğinin aksine 6102 sayılı yeni TTK'nın atfıyla, 6100 sayılı HMK'nın 222.md.sine göre “ Delil” sayılacağından delil niteliği hususunda takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu,
* Tarafların iddia ve savunmaları bağlamında (ki davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır), dosya kapsamı kül halinde dikkate alınarak incelendiğinde,
* Takip tarihinin 15/05/2023 olduğu,
* Davacı yanın asıl alacak iddiasında bulunduğu bakiyenin bu kapsamda 260.500,00 TL olarak tespit edildiği,
* Bu asıl alacak tutarına, davacı vekilince 10/02/2023 fatura tarihi ile 15/05/2023 takip tarihi aralığı için işlemiş faiz eklendiği, eklenen 7.211,92 TL tutarındaki faiz ile birlikte toplam alacak tutarının 267.711,92 TL'ye tekabül ettiği,
* Dava konusu faturanın açık fatura olduğu ve davacı işletmenin ticari defter kayıtlarında yer aldığı,
* Bahsi geçen faturanın e-Arşiv Faturası ve Temmuz 2021 dönemi sonrasında tanzim edilmesi hasebiyle davacı yanca bildirim yükümlülüğü bulunmasa da, davacı işletmenin müzekkere yanıtına istinaden gönderilen sanal BS Bildirim Formunda bulunduğu,
* Davalı yanca gerek cevap ve/veya beyan dilekçesi sunulmaması gerekse de ticari defterlerinin yer bildiriminde bulunmamasından dolayı, salt davacı yan ticari defter kayıtları bağlamında inceleme yapıldığında, davalı işletme tarafından davacı yana herhangi bir satış ve/veya iade faturası tanzim edilmediği, bu durumun davalı yanın bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünce gönderilen sanal BA/BS Bildirim Formları ile de teyit edilebildiği,
*Davacı yan ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve uyuşmazlık konusuna dair karşılıklı mutabakatla akdedilen bir sözleşmeye ulaşılamadığı,
*Davalı işletme tarafından dava konusu faturanın kısmen ödendiği ve ödemelerin davacı işletme ticari defter kayıtlarında yer aldığı,
Netice itibariyle davacı yan ticari defter kayıtlarına göre; davacı işletmenin davalı işletmeden takip tarihi olan 15/05/2023 tarihi itibarıyla tibariyle 320.271,80 TL alacaklı olduğu tespit edilebilse de, taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacak yönünden 260.500,00 TL tutarında alacaklı olduğu görüş ve kanaati hâsıl olduğu rapor edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmüştür.
Davalı tarafa "Taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmek veya bulunduğu yeri bildirmek üzere; "HMK'nun 219/2. Fıkrası ve 222/1. fıkrası uyarınca tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından dava konusu ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmek veya bilirkişi incelemesine esas olmak üzere bulunduğu yeri bildirmek üzere HMK'nun 220/1. fıkrası uyarınca 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içinde ticari defterlerin ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş ve ibrazdan kaçınmış sayılacağı, dosyanın mevcut haliyle karar verileceği hususunun" ihtarı yapılmış ancak davalı yer bildiriminde bulunmamıştır.
Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, incelenen takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Menderes İcra Müdürlüğünün ... esas alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetten kaynaklanan iş ilişkisi nedeniyle davalı şirket tarafından davacı şirketten belirli mallar-hizmetler satın aldığı, davacı şirket tarafından bu mal ve hizmetlerin satımına ilişkin “satış sonrası hizmet servis ve bakım raporları ve faturalar” tanzim edildiği, davalı şirketin bu faturalara itiraz etmediği ve davacı şirkete borcunu ödemediği, davacı şirket tarafından ödenmeyen alacaklarının tahsili için Menderes İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde 15/05/2023 tarihinde icra takibi açtığı ile açılan icra takibine davalının borca itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulduğu anlaşılmakla,
Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olduğu, bilirkişi raporuna göre; dava konusu faturanın açık fatura olduğu ve davacı işletmenin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, bahsi geçen faturanın e-Arşiv Faturası ve Temmuz 2021 dönemi sonrasında tanzim edilmesi hasebiyle davacı yanca bildirim yükümlülüğü bulunmasa da, davacı işletmenin müzekkere yanıtına istinaden gönderilen sanal BS Bildirim Formunda bulunduğu, davalı yanca gerek cevap ve/veya beyan dilekçesi sunulmaması gerekse de ticari defterlerinin yer bildiriminde bulunmamasından dolayı, salt davacı yan ticari defter kayıtları bağlamında inceleme yapıldığında, davalı işletme tarafından davacı yana herhangi bir satış ve/veya iade faturası tanzim edilmediği, bu durumun davalı yanın bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünce gönderilen sanal BA/BS Bildirim Formları ile de teyit edilebildiği, davacı yan ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve uyuşmazlık konusuna dair karşılıklı mutabakatla akdedilen bir sözleşmeye ulaşılamadığı, davalı işletme tarafından dava konusu faturanın kısmen ödendiği ve ödemelerin davacı işletme ticari defter kayıtlarında yer aldığı, netice itibariyle davacı yan ticari defter kayıtlarına göre; davacı işletmenin davalı işletmeden takip tarihi olan 15/05/2023 tarihi itibarıyla tibariyle 320.271,80 TL alacaklı olduğu tespit edilmişse de, davacının dava dilekçesindeki talebine ve Menderes İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasındaki takip miktarı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜNE,
i-)Menderes İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;
267.711,92 TL alacak üzerinden takibin devamına,
ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 267.711,92 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 18.287,40 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.233,30 TL peşin harç mahsubu ile eksik kalan 15.054,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 42.156,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 20,00 TL e-tebligat masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2,00 TL KEP ücreti, 362,00 TL tebligat ücreti toplamı 3.384,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.233,30 TL peşin harç toplamı 3.503,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansının bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda;
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı. 03/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı