T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/775 Esas KARAR NO : 2024/785
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 06/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; 04/10/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazada karşı taraf araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan zararların tazmini talebiyle 27/09/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, yapılan yargılama ve alınacak bilirkişi raporlarına göre alacak belirli hale geldiğinde dava değerinin artırılacağını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakiye değer kaybı alacağının poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; Karayolları Trafik Kanununda trafik kazalarında zamanaşımı süresinin kaza tarihinden itibaren 2 yıl olarak olduğunu, kaza tarihinin 04.10.2021 olduğunu ve zamanaşımı süresinin 04.10.2023 tarihinde sona erdiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, belirsiz alacak davalarında dava dilekçesinin netice ve talep kısmında davanın belirsiz alacak davası olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, sigorta poliçesinin zenginleşme aracı olmayıp gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, davacıya 15.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, bir parçanın hasarlanma sonucunda araçta değer kaybı meydana getirdiğinin kabulü için bu parçanın kazadan önce sağlam ve orjinal olmasının gerektiğini, değer kaybı bedelinin tespiti için uzman bilirkişiden genel şartlara uygun rapor alınması gerektiğini beyan ederek davanın öncelikle usulden reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden sigorta ve hasar bilgileri, Türkiye Noterler Birliği'nden kazaya karışan araçlara ilişkin tescil bilgileri celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 04.10.2021 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı aracın davacı adına kayıtlı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile 14.02.2021-14.02.2022 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün takip mesafesi kuralına uymadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b, 56 ve 84. Maddesi uyarınca etken olduğu, davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün normal seyri sırasında karıştığı kazada kusurunun bulunmadığı, Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve onarım yapıldıktan sonra ikinci el değeri arasındaki farkın değer kaybını oluşturduğu, bilirkişi raporunda 20.000,00 TL değer kaybı hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 12.10.2023 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bakiye değer kaybı alacağının 5.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcu kapsamında sigortalının kusuru ve poliçe limiti dahilinde gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek kazaya karışan araçların tescil bilgilerinde kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla miktar arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile; 5.000,00 TL bakiye değer kaybı alacağının 12.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL nispi ilam harcından, 269,85 TL peşin harç ve 85,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 72,75 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından davada sarf edilen 624,70 TL harç, 92,25 TL posta ücreti, 40,00 TL tebligat gideri ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.756,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza