T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/871 Esas
KARAR NO : 2025/137
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2023/874 ESAS 2023/948 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ::
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında davaya konu faturalara dayanak teşkil eden sözleşmeler düzenlendiğini, sözleşmelere istinaden ticari faaliyetler yürütüldüğünü, davalı borçlunun müvekkili şirketten mal alımı gerçekleştirdiğini ve farklı işlemler hususunda hizmet aldığını, bu ticari faaliyete ilişkin olarak 3 adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaların vadesi gelmiş olmasına karşın davalı borçlu tarafından müvekkiline bu fatura bedellerinin ödemesininin yapılmadığını, bu nedenle davalı borçlu aleyhine İzmir .... İcra Dairesi ... E. Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğini, davalı borçlunun davaya konu icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kendilerine tebliğ edilmediğini, haricen itirazın öğrenilmesi üzerine 05.09.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve akabinde itirazın iptali için işbu davanın açıldığını, davalının müvekkili şirket ile imzalamış olduğu sözleşmelerden kaynaklı olarak müvekkili şirketten aldığı ürünler ve hizmetler için düzenlenen e-fatura bedellerini ödemediğini, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde mal alımına ilişkin düzenlenen faturalara konu borcun vade tarihinde davalı tarafından ödenmesi gerekirken bugüne kadar kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının işbu davaya konu icra dosyasından tarafına gönderilen ödeme emrindeki borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafından ticari ilişkiye itiraz edilmediğini, taraflar arasında ticari ilişkinin her iki tarafın ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu bildirerek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında borçlunun mal varlıklarına ilişkin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararının verilmesine, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmayıp davanın reddi gerektiğini, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğine haiz kurum ve kuruluşların mal veya hizmet alımlarıyla ilgili hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapılacak ödemelerde 6183 Sayılı Amme Alacaklarına Tahsili Hakkındaki Kanun'un Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler İle İşlem Yapanların Sorumlulukları başlıklı 22/a maddesi düzenlemesine göre ödeme yapılmasının zorunlu olduğunu, ödeme anında 6183 Sayılı Kanun gereği firmanın SGK ve vergi borcu sorgulandığını, geçerlilik süresinin 15 gün olduğunu, davacı firmanın vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi İdareye göndermediğini, ödeme yapılabilmesi için bu belgenin İdareye ibraz edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davacı firmanın Amme Alacaklarına Tahsiline İlişkin belgeyi 27.04.2023 tarihinde İdareye gönderdiğini, belgenin son geçerlilik tarihinin de 12.05.2023 olduğunu, davacı tarafın yasal zorunluluğunu getirmek yerine doğrudan icra takibi başlattığını, davacı tarafın kanundan doğan sorumlulukları yerine getirdiği takdirde İdarece ödeme yapılacak iken İdare aleyhine icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, ödeme yapılamamasının davacının kusurundan kaynaklandığını, borcun cebri icra yöntemiyle tahsil edilmeye çalışılmasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini bertaraf etmeyi amaçladığını, davanın akıbetinde davacı şirketin uyuşmazlık konusu döneme dair SGK ve vergi borcunun sorgulanması gerektiğini, ödemenin gerçekleştirilememesi davacının kusurundan kaynaklandığından icra takibi açılmasına müvekkili İdarenin sebebiyet vermediğini, dava konusu alacağın mal alımına ilişkin olup tüm işlemlerin faturalar üzerinden yazılı kayıtlarla yapıldığını, İdarenin müstakil bütçeli kamu kuruluşu olmakla bütün işlemlerini yasalara uygun yerine getirdiğini, İdarenin kaçma ve kamu kurumu olması nedeniyle hileli bir işlem yapma durumunun söz konusu olmadığını, bu nedenle davalının ihtiyati haciz talebinin reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddine, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin 13/11/2023 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir.
Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/874 Esas 2023/948 Karar sayılı doyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında davaya konu faturalara dayanak teşkil eden sözleşmeler düzenlendiğini, işbu sözleşmeye istinaden ticari faaliyetler yürütüldüğünü, davalının müvekkili şirketten mal alımı gerçekleştirdiğini ve farklı işlemler hususunda hizmet aldığını, bu ticari faaliyete ilişkin olarak 5 adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaların vadesinin gelmiş olmasına karşın davalı borçlu müvekkili şirkete bu fatura bedellerinin ödemesini yapmadığını, davalı/borçlu aleyhine İzmir .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğini, davalının davaya konu icra dosyasına yapmış olduğu itirazın tarafına tebliğ edilmediğini haricen öğrenildiğini, itirazın öğrenilmesi üzerine 05.09.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve akabinde itirazın iptali için işbu davanın açıldığını, davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde mal alımına ilişkin düzenlenen faturalara konu borcun vade tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin 12.2.3 Maddesinin : "Teslim edilen malların faturası kabul işlemlerinin tamamlanmasına müteakip 7 (yedi) gün içerisinde tanzim edilecek, faturanın Muhasebe Müdürlüğüne ulaşmasından itibaren 60 (altmış) gün içinde ödenecektir.Teslim edilen malların faturası kabul işlemlerinin tamamlanmasına müteakip 7 (yedi) gün içerisinde tanzim edilecek, faturanın Muhasebe Müdürlüğüne ulaşmasından itibaren 60 (altmış) gün içinde ödenecektir." şeklinde olduğunu, söz konusu faturaların düzenlenip vadeleri gelmesine rağmen davalı idare tarafından müvekkiline bedellerinin ödenmediğini, icra takibine konu olan faturalardan 02.12.2022 tarihli, ... Nolu 526.647,92 TL tutarlı faturadan kalan bakiyenin 335.430,60 TL bedelli fatura alacağının ve 6.130,93 -TL işlemiş faiz alacak kalemlerinden yalnızca 108.752,28 -TL asıl alacak ve bu kaleme 2.044,51 -TL işlemiş faiz alacak talebi bulunulduğunu, İzmir .... İcra Dairesinin ... E. numaralı takibine konu edilen 13.01.2023 tarihli ... Nolu 62.396,25 TL Bedelli Fatura ve 773,89 işlemiş faiz kalemlerinin sehven icraya konu edildiğini, bu fatura ve işlemiş faizinden iş bu davada bir talebi olmadığını, işbu faturaya konu alacağa ilişkin olarak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, somut olayda davalı tarafından yargılamaya konu edilen faturalar yönünden herhangi bir itiraz gerçekleştirilmediğini, tarafların ticari muhasebe defterleri incelendiğinde, aralarında ki ticari ilişkinin, takibe konu fatura alacağının net bir şekilde ispatlanacağını, ticari defterlerin sahibi yararına delil olmasının bir takım şartların gerçekleşmesine bağlı olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun her iki tarafın ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu bildirerek davanın kabulüne, itirazın kısmen iptaline ve takibin devamına, teminatsız bir şekilde mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında borçlunun malvarlıklarına ilişkin olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararının verilmesine, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmayıp davanın reddi gerektiğini, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğine haiz kurum ve kuruluşların mal veya hizmet alımlarıyla ilgili hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapılacak ödemelerde 6183 Sayılı Amme Alacaklarına Tahsili Hakkındaki Kanun'un Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler İle İşlem Yapanların Sorumlulukları başlıklı 22/a maddesi düzenlemesine göre ödeme yapılmasının zorunlu olduğunu, ödeme anında 6183 sayılı Kanun gereği firmanın SGK ve vergi borcu sorgulandığını, geçerlilik süresinin 15 gün olduğunu, davacı firmanın vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi İdareye göndermediğini, ödeme yapılabilmesi için bu belgenin İdareye ibraz edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davacı firmanın Amme Alacaklarına Tahsiline İlişkin belgeyi 27.04.2023 tarihinde İdareye gönderdiğini, belgenin son geçerlilik tarihinin de 12.05.2023 olduğunu, davacı tarafın yasal zorunluluğunu getirmek yerine doğrudan icra takibi başlattığını, davacı tarafın kanundan doğan sorumlulukları yerine getirdiği takdirde İdarece ödeme yapılacak iken İdare aleyhine icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, ödeme yapılamamasının davacının kusurundan kaynaklandığını, borcun cebri icra yöntemiyle tahsil edilmeye çalışılmasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini bertaraf etmeyi amaçladığını, davanın akıbetinde davacı şirketin uyuşmazlık konusu döneme dair SGK ve vergi borcunun sorgulanması gerektiğini, ödemenin gerçekleştirilememesi davacının kusurundan kaynaklandığından icra takibi açılmasına müvekkili İdarenin sebebiyet vermediğini, dava konusu alacağın mal alımına ilişkin olup tüm işlemlerin faturalar üzerinden yazılı kayıtlarla yapıldığını, İdarenin müstakil bütçeli kamu kuruluşu olmakla bütün işlemlerini yasalara uygun yerine getirdiğini, davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de İdarenin kaçma ve kamu kurumu olması nedeniyle hileli bir işlem yapma durumunun söz konusu olmadığını , davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu bildirerek davanın esastan reddi ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin 09/11/2024 tarihli tensiple reddine karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı tarafça davalı aleyhine üç adet faturaya dayalı olarak 6.413.406,11 TL üzerinden ilamsız takip yoluyla yapıldığı,davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz ettiği belirlenmiştir.
İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2023/6472 Sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı tarafça davalı aleyhine 6 adet faturaya dayalı olarak 2.397.220,90 TL takip çıkış miktarı üzerinden ilamsız takip yoluyla yapıldığı, davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz ettiği belirlenmiştir.
Asıl ve birleşen dosya yönünden takip ve dava konusu alacağın varlığı ve miktarının tespitine yönelik bilirkişi rapor ve ek raporu alınmış; aşamada davacı vekili 17/02/2025 havale tarihli dilekçesi ile iş bu dosya yönünden ve birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/874 E sayılı dosyası yönünden davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin bulunmadığını bildirmiş, davalı vekili de17/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davacı tarafın asıl ve birleşen dosyalar öynünden sunmuş olduğu feragat beyanını kabul ettikleri, davanın konusuz kaldığını, asıl ve birleşen dosyalar yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davadan feragatin HMK 307 ve 311. Madde kapsamında davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu nazara alındığında davanın asıl ve birleşen dosya yönünden davanın davacı tarafın feragati nedeniyle reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-Davacı tarafın feragati nedeniyle asıl ve birleşen dosya yönünden davanın Reddine,
Asıl Dosya Yönünden:
-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin olarak alınan 77.457,92 TL harçtan mahsubu ile 76.842,52 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL Arabuluculuk giderinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Talep olmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Birleşen Dosya Yönünden:
-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin olarak alınan 25.402,44 TL harçtan mahsubu ile 24.787,04 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL Arabuluculuk giderinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Talep olmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tebliğden itibaren iki hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır