T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1042 Esas
KARAR NO : 2025/900
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 02/12/2024
KARAR TARİHİ: 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili banka arasında Ticari Artı Para Kredi Sözleşmesi akdedilerek davalıya artı para ürünü kullandırıldığını, artı para ürününün tahsis edilmesine müteakip davalı taraf sözleşmede belirtilen tarihlerde borçlarını ödememeye başlamış ve nihayetinde ödenmeyen bu borçlar için 05.08.2024 tarihli borcun ödenmesi hususunda hesap kat ihtarnamesi tebliğe çıkarıldığını, ancak söz konusu geri ödeme borcu, ihtara rağmen de ifa edilmeyerek temerrüde düşülmüş olup bu nedenle davalı hakkında İzmir Banka Alacakları Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatılmış, işbu takip davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine durduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı tarafından alacak müvekkilinin ticari olarak adlandırılan hesabından kaynaklı olarak ticari bir alacağın varlığı üzerinden nitelendirmesi yapılmışsa da bu nitelendirme müvekkilinin müşteri grubu olarak davacı alacaklının kendi çalışması kapsamında miktar bakımından değerlendirmesi olmakla alacak herhangi bir ticari iş kapsamında kullanılmadığını, müvekkili tarafından davacı alacaklı tarafından açılan hesap tüketici işlemleri ve ihtiyaçları için kullanılmış olmakla müvekkilinin herhangi bir meslek faaliyetine veya ticari işine özgülediği bir hesap olarak kullanılmadığını, bu nedenle dava konusu icra takibine konu edilen alacak tüketici işlemine dayanmakla davaya görev yönünden itiraz ettiklerini, tüketici işlemleri kapsamında müvekkili tarafından kullanılan davacı tarafından açılan hesap üzerinden dayanılan alacak için müvekkili tüketici sıfatıyla hareket ettiğinden üst üste iki taksitinin gecikmesine binaen usulüne uygun hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, hukuken kat edilmeyen hesap üzerinden tüm bakiye yönünde başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK 67/1 maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması hususu dava şartıdır. HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138/1 maddesine göre mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verebilir. Mahkeme gerekli görürse bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasına da davet edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarihli ve ... esas ... karar sayılı bir kararında HMK dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında tarafların dinlenmesine ihtiyaç bulunmadığı kanaatine varılmakla dosya üzerinden inceleme yapılmış, bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizce dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmamıştır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/1 bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 49. Maddesinde “Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler” başlığı altında finansal hizmetlerin, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade edeceği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu belirtilmiş, 73/1 Maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş. 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Somut uyuşmazlıkta Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi tarafından Bireysel Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin ve bankadan talep edilen artı hesap tanımlı hesabın muhasebe hesap kodunu gösterir makbuz/dökümanın incelenmesi neticesinde artı para kredi hesabının ; çatı bireysel hesap olduğu, ihtarname türünün de artı para bireysel olarak kayıtlarda yer aldığı, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin bireysel artı para kredisine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari amaçla yapıldığı hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, ticari nitelikte bir kredi hesabı olmadığı, davacı vekilince krediden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla açılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptali talep edilmiş ise de dosya içerisindeki sözleşmenin bireysel artı para kredisi olduğu ve davalının da gerçek kişi olduğu, şoför olarak çalışmakta olduğu, tacir ya da esnaf olduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, ve 6502 sayılı yasanın 3/1 ve 49. md. Hükümleri nazara alındığında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu, Görev kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Tüketici Mahkemelerine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı.10/10/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı