T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1158 Esas
KARAR NO : 2025/481
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 05/03/2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı müvekkiline ait araç ile, ... adına tescilli sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza sonucu ... plakalı .../ ... MODEL aracın müvekkiline ait araçta ciddi bir hasar meydana geldiğini, müvekkilinin 7 günden uzun bir süre aracını kullanamadığını ve bu süre zarfında aracını kullanamamaktan maddi kayıplar yaşadığını ve kazanç kaybına uğradığını, kazada kusurlu bulunan davalı sürücü ve davalı işletenin müvekkilinin aracını kullanamamasından kaynaklı maddi zarar olan kazanç kaybı bedelinden de sorumlu olduklarını, bu sebeplerle HMK m.107 kapsamındaki belirsiz alacak davadında 100,00-TL kazanç kaybı bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ... Sigorta A.Ş'den hasar dosyasına ait evraklar gönderilmiş, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf Sanatkarlar Odasına ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup tarafların tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; davalı ...'un 2004-2009 yılları arasında 2. Sınıf tüccar kapsamına girerek işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2010-2023 yılları arasında 1. Sınıf tüccar kapsamına girerek bilanço hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; ...'ın 2000 yılına ait mükellef tarafından gelir vergisi beyannamesinin verilmediği bildirilmiştir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında tüm taraflar adına yapılan sorgulamada tacir kaydına rastlanılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, her ne kadar davacıya ait aracın kullanım şekli ticari olsa da ..., ... ve ...'a ait tacir kayıtlarının bulunmadığı ayrıca ...'un 2004-2009 yılları arasında 2. Sınıf tüccar kapsamına girerek işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2010-2023 yılları arasında 1. Sınıf tüccar kapsamına girerek bilanço hesabı esasına göre defter tuttuğu, ...'ın 2000 yılına ait mükellef tarafından gelir vergisi beyannamesinin verilmediği, davalıların tabi oldukları defter niteliği ve beyan edilen vergi matrahı itibariyle tacir olma sınırının altında kaldığı, bu haliyle davalıların tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair Davacı vekilinin, davalı ...'un ve davalı ...'ın yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı