T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/132 Esas
KARAR NO : 2025/831
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ: 10/01/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının ... adıyla beyaz eşya ticareti yaptığını, 03.12.2021 tarihinde sattığı mal karşılığı ödeme olarak önerilen bir adet çekin karşılığının olup olmadığı ve çekin niteliği ile ilgili görüş almak için ticari hesaplarının bulunduğu davalı bankanın ... Şubesine başvurduğunu, şubede yapılan kontroller neticesinde çekin güvenilir bir firmaya ait olduğu, firmanın ödemelerinde herhangi bir sorun olmadığı, çekin geçerli olduğu, çeke karşılık mal vermesinde sakınca olmadığının bildirildiğini, bunun üzerine davacının ...'ye ait keşidecisi ve lehtarı aynı olan 5 adet çekin 03.12.2021 tarihinde, 4 adet çekin 06.12.2021 tarihinde güvenlik kontrollerini yaptırarak çeklerin güvenilir olduğu konusunda onay almasını müteakip çekler karşılığı müşterisine mal verdiğini, davacının 9 adet çeki ... aracılığı ile tahsili için davalı bankanın ... Şubesine ibraz ettiğini, banka personeli tarafından yapılan kontroller sonrası çeklerin teslim alındığını ve keşide günü geldiğinde tahsil edilerek davacının hesabına aktarılacağının bildirildiğini, davalı bankanın ... Şubesi tarafından 10.12.2021 tarihli yazı ile çeklerin sahte (ikiz çek) olduğunun davacıya bildirildiğini, sahte çeki veren ve çeklerin güvenilirliği hususunda davacıyı yanıltan davalı banka görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davalı bankanın TBK'nın 115/3. maddesi gereği objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını beyan ederek davanın kabulü ile 349.600,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davacının davalı bankanın müşterisi olduğunu, davacının davaya konu ...'ye ait 5 adet çeki 03.12.2021 tarihinde, 4 adet çeki 06.12.2021 tarihinde davalı bankaya çek tahsil bordrosu ile teslim ettiğini, çeklerden keşide tarihi en önce olan çekin keşide tarihinin 23.12.2021 tarihi olduğunu, dava dilekçesinde yer alan banka personeli tarafından çeklerin geçerli ve güvenilir olduğu, çeklere karşılık mal verilmesinde sakınca olmadığının belirtilmesi üzerine çeklerin alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu iddianın bankaların sistemleri itibariyle doğru olmasının mümkün olmadığını, iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, ... tarafından çeklerin ikiz çek olduğu ve hesapların sahte olduğunun bildirildiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, sorumluluğu davalı bankaya yüklemeye çalıştığını, davalı bankanın tek yükümlülüğünün günü gelen çekleri ilgili bankaya ibraz etmekten ibaret olduğunu, çeklerin iki ayrı günde davalı bankaya teslim edildiğini, hemen ...'a müracaat edildiğini, ... tarafından 08.12.2021 tarihli yazı ile 3 adet çekin sahte olduğu bildirilerek çek asıllarının teslim edilmesinin istendiğini, davalı banka tarafından aynı tarihte çek asıllarının ...'a teslim edildiğini, ... tarafından 09.12.2021 tarihli yazı ile diğer 6 adet çekinde sahte olduğu bildirilerek çek asıllarının teslim edilmesinin istendiğini, davalı banka tarafından aynı tarihte çek asıllarının ...'a teslim edildiğini, 10.01.2021 tarihli yazı ile durumun davacıya bildirildiğini, davalı bankanın yükümlülüklerini yerine getirildiğini, davalı bankaya husumet yönetilmeyeceğini, davanın husumet ve hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Tanık ... Mahkememizce alınan beyanında; "Davacı ... kayınvalidem olur. Benim işletmecisi olduğum ... bayi kayın validemin adınadır. Bir müşterimiz çek karşılığı mal alacağını söylemişti. Ben de çalıştığımız banka olan davalı bankanın ... şubesinde görevli ... ile telefonla görüşerek çeklerin güvenilir olup olmadığını sordum. Kendisi çeklerin fotoğrafını göndermemi istedi. Fotoğrafları göndermem üzerine telefonla dönüş yaparak çeklerde problem olmadığını, firmanın sağlam ve güvenilir bir firma olduğunu, ... firması ile çalışan bir firma olduğunu, mal verebileceğimi söyledi. Ben de ... hanımın söylediklerine güvenerek çek karşılığı mal teslim ettim. ... Hanım çalışanların maaş hesaplarına ilişkin işlemler için işyerimize geldiği sırada ben müşteriden aldığım 2 adet çeki tahsil için ... hanıma teslim ettim. Daha sonra belirli aralıklarla müşterimizden toplam 7 çek daha aldım bu çeklerle ilgili de diğer iki çekte olduğu gibi ... hanımla telefonla görüşerek çeklerin güvenilir olduğuna dair teyit almıştık, ... hanım ilk çek verildikten bir hafta sonra beni arayarak son çekin sahte olduğunu söyledi. Ben de bunun üzerine şube müdürü olan ... hanımı aradım. ... hanım bana dönüş yaparak 9 çekin de sahte olduğunu söyledi. Olay nedeniyle maddi ve manevi mağduriyet yaşadık, bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Çekleri aldığımız müşterimizin ismini şuan hatırlamıyorum, toplam 9 çeki mal sattıkça 3-4 defada birkaç gün arayla ... hanıma vermiştik." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... Mahkememizce alınan beyanında; "Ben davacıya ait ... bayiinde yaklaşık 4 yıldır satış elamanı olarak çalışmaktayım. ...'ın çeki aldığı müşteri ile olan telefon konuşmalarına şahidim. Yine davalı banka çalışanı ... ile olan telefon konuşmalarına şahidim. ... hanım çeklerin sağlam ve güvenilir olduğunu söylemişti. ... bey de ... hanımın söylediklerine güvenerek çek karşılığı mal satmayı kabul etti. Malları sattı bunlara ilişkin faturaları düzenledik, ancak sonrasında çekler sahte çıktı. İlk çeki ... hanıma mağazaya geldiğinde teslim etmiştik, diğer çekleri bankaya ... hanıma gönderdik, ... bey genellikle hopörlör açarak telefonla konuşur. Müşteri ile ve ... hanım ile konuşurken de hopörlörü açmıştı Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası, İstanbul Anadolu ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı tarafından ...'a ait 9 adet çekin temlik cirosuyla 03.12.2021 tarihli ve 06.12.2021 tarihli çek tahsil ve teminat bordrosu ile davalı bankaya teslim edildiği, ... tarafından ... seri numaralı çekin sahte olduğunun bildirilmesi üzerine davalı banka tarafından ileri keşide tarihli diğer çeklere ilişkin bilgi istendiği, ... tarafından bu çeklerinde sahte olduğu bildirilerek yasal işlemlerin başlatılması için çeki ibraz eden hamil bilgisi ile çek asıllarının gönderilmesinin istendiği, davalı banka tarafından aynı tarihte çek asıllarının ...'a gönderildiği, davalı banka tarafından davacıya çeklerin sahte olduğunun tespit edildiği ve çek asıllarının ...'a gönderildiğinin yazılı olarak bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davalı bankanın objektif özen yükümlülüğüne dayanılmış olup,
Mahkememizce bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda bankacılık mevzuatında takas aracılığıyla tahsil edilecek çeklerin temlik cirosu ile tahsil bankasına çek tevdi bordrosu ekinde teslim edildiği, banka tarafından tahsil edilmek üzere teslim alınan başka banka çekleri ile ilgili olarak çekin karşılığının olabileceği, çeki keşide eden firmanın güvenilir olduğu yönünde bir teminat verilmesinin mümkün olmadığı, bankalarca başka bankadaki müşteriye ait hesap bakiyesinin görüntülenmesinin mümkün olmadığı, ancak TCMB sorgulama ekranından keşidecinin karşılıksız çeki, protesto edilmiş senedi, aksayan kredi ödemesi ve takibe intikal eden borcu olup olmadığının görüntülenebileceği, davalı bankanın davacının takas aracılığıyla tahsil için tevdi ettiği çeklerin sahte çıkması üzerine bankacılık mevzuatı gereği yapılması gereken tüm işlemleri yaptığı ve davacıyı bilgilendirdiği tespit edilmiştir.
Tanık ...'ın beyanında davalı banka personelinin çeklerin sağlam ve güvenilir olduğunu söylediğini beyan ettiği, tanığın beyanından banka personelinin beyanının çekin sahte olmadığı, geçerli bir çek olduğu mu, çekin keşidecisi firmanın ticari güvenilirliğine ilişkin mi olduğu hususu anlaşılamamaktadır.
Tanık ...'ın beyanında davalı banka personelinin çeklerde problem olmadığını, firmanın sağlam ve güvenilir bir firma olduğunu, ... firması ile çalışan bir firma olduğunu, mal verebileceğini söylediğini beyan ettiği, tanığın beyanından banka personelinin beyanının çekin keşidecisi firmanın ticari güvenilirliğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davalı bankanın bankacılık mevzuatı gereği somut olayda yapılması gereken tüm işlemleri yaptığının tespit edildiği, açık, denetime ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek tanık beyanları ve dosya kapsamı itibariyle dava dilekçesindeki iddiaların ispat edilemediği, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesinde TBK'nın 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğuna dayanılmış olup,
Dava konusu çeklerin temlik cirosuyla, tahsil ve teminat bordrosu ile davacı tarafından davalı bankaya teslim edilmesi nedeniyle taraflar arasında hukuki ilişki olduğu, haksız fiil hükümlerine dayanılamayacağı, yasal şartların oluşması halinde haksız fiile ilişkin sorumluluğun ancak ilgili banka personeline yöneltilebileceği kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesinde TBK'nın 65. maddesinde düzenlenen hakkaniyet sorumluluğuna dayanılmış olup,
TBK'nın 65. maddesi "Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir." şeklinde düzenlenmiş olup, hükmün somut olayla ilgili olmadığı açıktır.
Dava dilekçesinde TBK'nın 66. maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanılmış olup,
Davacı vekili tarafından son celsede davacı tarafça ilgili banka personeli hakkında yapılan şikayet üzerine devam eden Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasına delil olarak dayanmaktan vazgeçildiği, tanık beyanları ve dosya kapsamı itibariyle sorumluluğa ilişkin yasal şartların oluştuğunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin alınan 6.311,85 TL harçtan mahsubu ile 5.696,45 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 59.136,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
7-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı