T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/234 Esas
KARAR NO : 2025/10
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili
Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 14/03/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca alacak talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu ancak müzakereler sonucu anlaşmaya varılamadığına ilişkin düzenlenen 17.10.2023 tarihli Arabuluculuk Son tutanağı düzenlendiğini, müvekkili banka ile davalı borçlu ... Gıda Tarım Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında; Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi konumunda olan davalı diğer borçluların ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile bu sözleşmeleri imzaladıklarını, imzalanan bu sözleşmeler ile davalı borçlu şirkete ... nolu kredi tesis edilerek kullandırıldığını, borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından borçlulara Kartal .... Noterliğinden 03.12.2020 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarname keşide edilerek davalı borçlulara borcun ödemesinin ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, ihtarnameye konu borcun ödenmemesi üzerine İzmir .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve borçlulara ödeme emri gönderildiğini, takip dosyasından gönderilen ödeme emrine davalı borçlular tarafından yetkiye itiraz edilmiş olup yetki itirazının kabulü ile dosya Menderes İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasına gönderildiğini, Menderes İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından borçlular ödeme emri gönderildiğini ve gönderilen ödeme emrine borçlular tarafından borca, kefalete, temerrüde, faiz ve faiz oranlarına itiraz edildiğini, itiraz üzerinde takibin davalı borçlular yönünden durduğunu, davalı borçluların itiraz dilekçesindeki işlemiş ve işleyecek borca, faize, faiz oranına ve faizin ferilerine yönelik itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, takipte talep edilen geçmiş dönem faizi oranına yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Genel Kredi Sözleşmelerinin Temerrüt Faizi başlıklı 10. Maddesinde; “Müşteri’nin Kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), faiz komisyon, masraf, bilumum vergi, resim ve harçlarını veya diğer bir tutarı ( kur farklarını ve arbitraj masrafları v.s.) ödeme tarihinde/vadesinde ödemeyerek temerrüde düşmesi ve ayrıca işbu Sözleşme’nin VI. Maddesinde belirlenen temerrüt hallerinden birinin vuku bulması nedeni ile Temerrüde düşmesi halinde Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için Bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 (yüzde elli) fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini (teşvik kapsamındaki kredilerde ayrıca mevzuat ile öngörülen ceza faizini) ödeyecektir.” Denilmek suretiyle faiz oranı açıkça kararlaştırıldığını, Hesap kat tarihinde bankaca uygulanan en yüksek faiz oranı dilekçemiz ekinde sunduğumuz faiz genelgesinde görüleceği üzere yıllık %50 olup dolayısıyla uygulanması gereken temerrüt faiz oranı %75 olduğunu, müvekkili banka tarafından müşteriye gönderilen ihtarnamenin hesap özetinde geçmiş dönem faiz oranı %40 olarak belirtilmiş olup, takipte talep edilen % 40 olarak belirlendiğini ve bunun yasaya uygun olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, davalı borçluların %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar yan aleyhine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının iddialarını, takibi ve borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu alacak zamanaşımına uğradığını, bu bakımdan öncelikle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, borca ve takibe bu yönü ile de itiraz ettiklerini, alacaklı banka tarafından, alacaklı banka ile müvekkilleri arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi dayanak alınarak, müvekkilleri aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, gerek takibe gerekse de işbu davaya dayanak alınan sözleşmeyi ve içeriğini kesinlikle kabul etmediklerini, Genel Kredi Sözleşmeleri; gerek hacimli yapıları, gerekse son derece karmaşık düzenlemeleri ile ancak konunun uzmanlarınca anlaşılır durumda olduğunu, oysa sözleşmenin düzenlenmesi esnasında, düzenleyenin genel işlem koşulları açısından karşı tarafa açıkça bilgi vermesi, içeriğini öğrenme imkânı sağlaması ve karşı tarafın ancak bu öğrenmeden sonra koşulları kabul etmesinin bir zorunluluk olduğunu, bu şartlara uyulmamasının yaptırımının ise genel işlem koşullarının yazılmamış sayılmasından kaynaklandığını, yine müteselsil kefile başvurmak için TBK m. 586/1. Maddesi "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü havidir. Dosya incelendiğinde açıkça görüldüğü üzere; davacı banka ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini ve bu yolla borcun muaccel olduğunu iddia ederek takibe giriştiğini, öncelikle işbu ihtarnamenin müvekkillerine usulsüz tebligat sebebiyle ulaşamamış müvekkillerinin bu kat ihtarından haberi olamadığını, bu sebeple kat ihtarının usulüne uygun müvekkillerine tebliğ edilmemesi sebebiyle borcun muaccel olmadığından takibin bu sebeple de iptali gerektiğini, yine usulsüz tebligatı kabul anlamına gelmemekle birlikte ihtarnamede ödeme için dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir süre öngörülmüş olup, bu hali ile bankanın kefile başvurmasının da hukuka aykırı olduğunu, mahkemenizde görülen davanın bu yönü ile de hukuka aykırı olduğunu, kesinlikle borcu kabul anlamına gelmemek ihtirazi kaydı ile; ödeme emrinde tahsili talep edilen miktarların müvekkillerinden istenemeyeceğini, öncelikle belirtmek gerekir ki; müvekkilleri aleyhine başlatılan işbu takibe dayanak alınan Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkillerinin taraf olmayıp, sadece hukuka aykırı olarak müteselsil kefil adı altında haklarında takip başlatıldığını, ayrıca borcu ve işbu davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkillerinin kefilliğinin geçerli olabilmesi için borca konu sözleşme için kefil olmuş olmaları gerekeceğini, ancak müvekkillerinin geçerli bir kefilliği söz konusu olmadığı gibi işbu Genel Kredi Sözleşmesi için kefil olmadıklarını belirterek %20 kötü niyet tazminatına hükmedilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, ... Bankasına yazılan müzekkereye verilen yazı cevabı ve ekindeki sözleşme suretleri, Menderes İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap sureti, davacı vekili tarafından ibraz edilen delil dilekçesi, bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 30/10/2024 havale tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
Menderes İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. İncelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 79.898,34 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce 25/09/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 30/10/2024 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu rapora karşı davacı vekilince ve davalılar vekilince beyan ve itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, kredi alacağının tahsili için davacı banka tarafından başlatılan ilamsız icra takibine borçlu davalıların borca itiraz neticesinde takibin durması sonucu itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
Tüm deliler ve kredi sözleşmesi ile ekleri celp edildikten sonra dosya bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdii edilmiş, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre,banka ile davalı şirket arasında 11.06.2014 ve 10.12.2015 tarihlerinde genel kredi sözleşmeleri(KGF teminatlı) imzalandığı, davalılar ... ve ...'ın da 125.000 TL ve 250.000 TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefalet limiti ve türünün el yazısı ile yazıldığı ve şirket yetkilisi oldukları, sözleşmeye istinaden davalıya ticari kredilerin ticari krediler kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine noter kanalı ile davalılara ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin davalı şirketin ve davalıların sözleşmedeki adreslerine gönderildiği, davalı şirket adına çıkarılan davetiye 07.12.2020 tarihli tebliğ şerhine göre iade olmuş ise de, sözleşme hükmü gereği davalı şirkete bu tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı, diğer davalılara ise 07.12.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davalıların 09.12.2020 tarihi itibari ile temerrüde düştükleri, sözleşme kapsamı itibari ile talep edilen temerrüt faizinin makul ve uygun olduğu, borcun kefalet limiti kapsamında olduğu, 21.01.2021 tarihinde 10.062,86 TL ve 27.05.2021 tarihinde 60.905,71 TL KGF tarafından ödeme yapıldığı, bankanın KGF ödemelerini de KGF adına takip ve tahsile yetkili olduğu anlaşılmakla bu şekilde bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden İİK'nın 67/2.fıkrası gereği alacaklı lehine icra inkar tazminatına hümedilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hük
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın kısmen KABULÜNE,
Davalıların Menderes İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 71.292, 40 TL asıl alacak, 7.367,05 TL işlemiş faiz, 368,35 TL faizin %5 BSMV si ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si ile birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine
-Alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 14.258 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine
2-Alınması gereken 5.398,38 TL nisbi ilam harcından, peşin alınan 1.364,47 TL harcın mahsubu ile 4.033,91 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen miktar üzerinden tayin edilen 870,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından işbu davada sarf edilen 1.792,07 TL harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından işbu davada sarf edilen posta ücreti, tebligat gideri ve bilirkişi ücreti toplamı 3.642,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre 3.602,31 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
9-3.200,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı.15/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı