T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/273 Esas
KARAR NO : 2025/31
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından davalı bankanın güvenlik sisteminde bulunan açık sebebiyle bilişim yolu ile hırsızlık eylemi sonucu dava dışı ... bank A.Ş. Nezdindeki hesaba 30/12/2022 ve 31/12/2022 tarihlerinden müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden EFT/Fast yoluyla toplam 67.700,00-TL aktarıldığını, ayrıca 30/12/2022 tarihinde QR Kod kullanılarak toplam 1.500,00-TL para çekildiğini, müvekkilinin banka hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen para miktarının toplam 69.200,00-TL olduğunu, paranın iadesi için davalıya keşide edilerek tebliğ edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili amacıyla İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazıyla takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyası ile başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, davalının müşterilerinin hesap güvenliklerini sağlamak ve korumakla yükümlü olduğunu, tüm bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İzmir ...Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hesabının ticari nitelikte olduğunu ve mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, işlemlerin sırasıyla müşteri kodu + parola + akıllı SMS kullanılarak yapıldığını, davacının cep telefonunun çalındığı veya sim kartının çalındığı iddiası da bulunmadığını, sorumluluğun ve kusurun davacıda olduğunu, ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın usulden olmazsa esastan reddini talep etmiş, davacı yanın, müvekkili bankanın müşterisi olup, ... Şubesinde, adına açılmış olan ... numaralı hesabın sahibi olduğu, dava konusu edilen işlemlerin Kurumsal İnternet Bankacılığı ve Bireysel İnternet Bankacılığı kanalıyla Mobil Bankacılık üzerinden gerçekleştiğini, işlemler sırasıyla müşteri kodu + parola + akıllı SMS yöntemi ile tamamlandığını, davacı tarafından; cep telefonunun çalındığı veya Sim kartının kopyalandığı gibi bir beyanda bulunulmadığı, akıllı SMS şifrelerin gönderildiği cep telefonunun davacının zilyetliğinde ve sorumluluğunda olduğu nazara alındığında itiraz konusu işlemlerde müvekkili bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, Akıllı SMS LOG’ları incelendiğinde, 30.12.2022 ve 31.12.2022 tarihli tüm işlemler için 3D Secure Şifresinin gönderildiğinin sabit olduğunu, yine bu LOG kayıtlarında, Sim Kart blokelenmesi nedeniyle Kısa Mesaj gönderildiğinin görüldüğünü, sim kartın blokelenmesi sonrasında davacı yanın müvekkili bankayı, kayıtlardaki ... numaralı Mobil telefondan aradığı ve bankanın sesli yanıtlama sistemini başarılı bir şekilde geçerek işlemleri tamamladığı, dava konusu edilen işlemlerin 2 gün boyunca aralıklar ile devam ettiğini, hesaptaki bu hareketlerin davacı yanın farketmemiş olması da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, esasen bu tip olaylarda bankalardan beklenen önlemin; kayıtlarda mevcut telefon numarasına bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan şifrenin/bildirimin güvenli bir şekilde iletilmesini sağlamak olduğunu, somut olayda, davacı yanın müvekkili banka kayıtlarında geçen ... numaralı telefonuna dava konusu edilen her işlem için Akıllı SMS şifreleri gönderildiğini, LOG ve SMS kayıtlarında görüldüğünü, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca banka kayıtlarının münhasır delil niteliğinde olduğu, yine QR Kod ile ATM den yapılan iki adet para çekme işleminin de yine Mobil Bankacılık üzerinden gerçekleştirildiğini, bu işlem öncesinde QR Kod ile işlem yapmak için gerekli olan şifrenin, davacı yanın kayıtlı telefon numarasına gönderildiğini, bu tarih öncesinde banka sistemine giriş yapıldığını gösteren hiçbir veri ve delil bulunmadığını, davacı yanın aslında hesaplarına girilmesi için kendisini dolandıranlara bilerek yada bilmeyerek yardım ettiğini, dava konusu edilen 30.12.2022 ve 31.12.2022 tarihli işlemler için müvekkili bankanın şüphelenmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını, işlem saatlerinde veya öncesinde bankaya ulaşan herhangi bir şikayet, kayıp-çalıntı bildirimi bulunmadığını, müvekkili banka tarafından hesaptaki her hareketin davacı yana, kayıtlı telefon numarası üzerinden SMS yoluyla anında bildirildiğini, bankanın kendi üstüne düşen özen yükümlülüğünü ve güvenlik tedbirlerini aldığını, gönderilen şifrelerin ve kullanıcı kodu ile parolanın güvenliğinin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacı yanın özel bilgilerini 3.kişilerle paylaşmak suretiyle dolandırılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin, basiretli bir tacir gibi hareket ederek kendisinden beklenen özenle koruma görevini yerine getirdiğini, dava konusu işlemlerin gerçekleşmesinde müvekkili bankanın bankacılık sistemlerinden kaynaklanan hiçbir kusuru bulunmamakla birlikte bankanın kusurlu sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının, dava konusu işlemler sonrası suç duyurusunda bulunduğunu belirttiğini, davacının yapmış olduğu şikayete ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasının celbinin istenmesi gerektiğini, haksız iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte en azından ceza soruşturmasından çıkacak sonucun beklenmesi işbu dava açısından faydalı olacağını, somut olaya ilişkin maddi olgunun ceza yargılamasında tespitinin davanın aydınlatılabilmesi için önem taşıdığını savunmuştur.
İzmir ...Tüketici Mahkemesi 30/01/2024 tarih ... Esas-... karar sayılı kararı ile "...davacı taraf adına davalı bankada açılan ... nolu hesabın vadesiz ticari hesap nitelikte olduğu, davacı tarafın tüketici sıfatı taşımadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun uygulama alanı dışındadır. Mahkememiz bu nedenle davaya bakmakta görevsizdir, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir" olduğundan bahisle görevsizlik kararı verdiği, dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin 2024/273 esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin dosyamız davacısı olduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde "...Dilekçemde olayı ayrıntılı olarak belirttim, Benim ... Bankası nezdinde bulunan hesabıma benim ilgim ve bilgim dışında girilmek suretiyle dilekçem ekinde sunmuş olduğum dekontlarda da belirtildiği şekilde fast ödemeler, EFT'ler yapılmış ayrıca QR koduyla para gönderilmiştir. Yaptığım araştırmada dilekçemde ayrıntılı olarak yazdığım gibi benim adıma kayıtlı ... nolu hattım kopyalanmak suretiyle bankacılık işlemine tanımlanmış, ben bu durumu ... müşteri hizmetleri ile yaptığım görüşmede benim hattımın kopyalanıp dilekçem de belirtmiş olduğum imei numarasına konu ... marka cep telefonu üzerinde işlem yürütülmüş, yine GSM firmasından öğrendiğime göre imei numarasına konu ... marka cep telefonuna tanımlı ... nolu hat olduğunu da öğrendim. Bu işlemi yapan kişi yada kişilerden, gerekli güvenlik tedbirlerini almayan ... yetkilerinde ve ... Bankası A.Ş'den şikayetçiyim, gerekli yasal işlemin yapılmasını istiyorum.." şeklinde beyanda bulunarak şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından, 07/06/2023 tarihinde davalı bankaya ödeme emri gönderilerek 69.200,00 TL Asıl Alacak (İstenen: Aylık Reeskont avans ), 2.975,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 72.175,60 TL toplam alacağın tahsilini talep ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu meblağ ve bu meblağdan davacının sorumluluğu, masraf-alacak kalemlerinin mahiyeti, miktarı ve hesaplanması, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları dikkate alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere, dava dosyasında yer alan belgelere ilave olarak banka şubesinden temin edilen belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tespit edilen hususlar ile ilgili olarak bankacı ve bilgisayar mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle;
*Bankalar, sundukları elektronik bankacılık uygulamaları ile bir yandan işlemleri kolaylaştırırken, şubesiz bankacılık uygulamaları sebepli personel, kira, elektik, vb bir çok kalemden tasarrufa gitmektedirler. Internet üzerinden yapılan işlemlere dair risklerin müşterilere çok iyi anlatılması, kullanımın gözlenmesi, riskli veya aykırı işlemlere müdahale edilmesi gerekmektedir. Güvenliğin sağlanması konusunda, aynı işlemin bir hesap sahibi dışında başkası tarafından şubeden sahte kimlik ile yapılmış olsaydı bankanın sorumluluğunun değerlendirilmesi de bu açıdan da önem arz edebileceği düşülmektedir.
*Kurumsal bankacılık mobil ve Internet uygulamalarında, kurumsal hesaplar üzerinde işlem yapmaya yetkili bireysel gerçek kişiler olması aranmakta, bu sebeple yetkili kişinin bankada hesabı yok ise öncelikle onun da müşteri yapılması ve hesap açılması yaygın uygulama olarak bilinmektedir. Güvenlik ve şifre değişimleri, aktivasyonlar gibi tüm teknik unsurlar da, doğal olarak bu yetkili kişi üzerinden yürümektedir.
*Dava dosyasında sunulan Davalı log kayıtları incelendiğinde de, hem bireysel hem kurumsal hareketlerin IP adresleri için de ayrı çizelgeler halinde, Akıllı SMS mesajları içinse birlikte aynı çizelgede verildiği görülmektedir. Gerek bireysel gerekse kurumsal hesaba ait SMS bildirimleri ve görüşme telefon numarası kayıtları ortak olduğu için, sürecin doğal bir sonucudur. Neticede, cep telefon numarasını ele geçiren kişi, banka güvenlik sistemlerinde buna dayandırılan tüm unsurları kolayca alt etme ve gerçek müşteri gibi davranarak Banka’yı yanıltma imkanı elde ettiği değerlendirilmektedir.
*Dava dosyasında sunulan Davalı log kayıtları incelendiğinde de, hem bireysel hem kurumsal hareketlerin IP adresleri için de ayrı çizelgeler halinde, Akıllı SMS mesajları içinse birlikte aynı çizelgede verildiği görülmektedir. Gerek bireysel gerekse kurumsal hesaba ait SMS bildirimleri ve görüşme telefon numarası kayıtları ortak olduğu için, sürecin doğal bir sonucudur.
Neticede, cep telefon numarasını ele geçiren kişi, banka güvenlik sistemlerinde buna dayandırılan tüm unsurları kolayca alt etme ve gerçek müşteri gibi davranarak Banka’yı yanıltma imkanı elde ettiği değerlendirilmektedir. Bu şekliyle bakıldığında gerek IP gerekse SMS log kayıtlarında Davalı banka tarafından süzülerek Davacı hesabından yapılan işlemlerin kısmen sunulmuş olduğu anlaşılmış olmakla, bu şekliyle de teknik kanaat oluşması için yeterli olduğu değerlendirilmiştir.Kayıtlarla ilgili diğer husus, işlem sayıları ve karşılıklılık esasında da birbirleriyle tam örtüşmediğinin düşünülmesi olup, Müşteriye ait kayıtlı cep telefonu bilgileri, IMEI numarası bildirilmemiştir, Log kayıtlarındaki işlemlerde kullanılan telefon bilgileri, işletim sistemi, versiyonu, IMEI numarası vb bilgileri de verilmemiştir. Ancak SIM kart değişimi farkındalıkları görülmektedir.
*Olayın oluş şeklinden, dolandırıcılar tarafından Davacı kimlik bilgileri ile SIM kartının yenilendiği, böylelikle Davalı banka’nın güvenlik sisteminin büyük oranda üzerine kurulmuş olduğu cep telefon numarası ve SMS gönderilerinin kendisine yönlenmesini sağladığı, ve hatta Davacı’nın yeniden kendi SIM kartını edindikten sonra dahi aynı işlemi tekrarladığı görülmüştür.
*Ardı ardına gelen SIM kart değişikliklerinden ötürü yeterli güvenlik aksiyonu alamadığı, numara ile yaptığı telefon görüşmeleri ve SMS gönderileri ile her seferinde blokajı kaldırdığı görülmektedir.
*Dosya kapsamında görüşme ses kayıtları bulunmadığından, bunların kıyaslanması imkanı bulunmamaktadır. Ancak Davalı’nı/ bankanın bu veriye sahip olduğu bilinmektedir. Ses tanıma teknolojileri uzun zamandır mevcut olup, günümüzde farklı alanlarda yaygın olarak kullanımdadır. Ayrıca cep telefon numarası dışında görüşmelerde farklı güvenlik soruları sorulup sorulmadığı (tekrar etmeyecek şekilde) ve görüşülen kişilerin ayırt edilemeyecek düzeyde ses benzerliği olup olmadığı konusunda görüş bildirilememektedir.
*Şüpheli işlemlerde tespit ve müşterinin telefon ile aranıp ve ses tanıma özelliklerini kullanmak gibi vb. 2 faktörlü doğrulama işlemi-işlemlerini gerçekleştirerek güvenliğin sağlanması veya tüketicinin bizzat şubeye davet edilerek şüpheli işlemlerin yapılmasının engellenebilmesi mümkünken, bunların yapılmadığı görülmüştür.
*Hesap özetlerinde yer alan işlem hareketlerinde yapılan inceleme ve teknik inceleme sonucunda Bankanın, ilgili mevzuat gereklerinde olası tüm tedbirleri tastamam almayarak, mevcut teknik imkanları eksik/yetersiz kullanarak dolandırıcılık ve müşteri varlıkları üzerinde yetkisiz işlem yapılmasına engel olamadığı, bir bakıma kendisi dolandırılmış olduğu düşünülmektedir.
*Dolandırıcılık olayının Davacı’nın bilgisinde veya işbirliğinde olduğuna dair bir bulguya rastlanmamıştır. Davacı’nın durumu fark ettikten sonra hukuki süreci başlatmış olduğu anlaşılmıştır.
*Davacı’nın kendisine gelen şifreleri koruyamadığı veya bir başkası ile paylaştığına dair bir bulgu yoktur. Şifrelerin Davacı’ya hiç ulaşmadığı, SIM kartını çıkaran dolandırıcılara ulaştığı anlaşılmakta olduğu rapor edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor Mahkememizce yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmüştür.
Dava; davacının hesabında yapılan işlemlerin şüpheli işlem olduğundan bahisle davalı bankadan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında uyuşmazlığın İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında alacağın varlığı ve miktarı, bu cümleden olarak, davacının maruz kaldığı fiiller kaynaklı davalı bankanın sorumluluğunun doğup doğmadığı, eğer doğdu ise bu mesuliyet dairesinde/muvacehesinde tazmin mükellefiyeti icap ettiren alacak kalemleri, bu anlamda davalının sorumlu olduğu alacağın varlığı ve miktarı, faiz istenebilecek ise nev’i ve tarihi tespiti noktalarında toplandığı
Somut olayda;davacının, davalı bankada hesabının bulunduğu, dava dışı ... bank A.Ş. nezdindeki hesaba 30/12/2022 ve 31/12/2022 tarihlerinden davacının bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden EFT/Fast yoluyla toplam 67.700,00-TL aktarıldığı, ayrıca 30/12/2022 tarihinde QR Kod kullanılarak toplam 1.500,00-TL para çekildiği, davacı banka hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen para miktarının toplam 69.200,00-TL olduğu, paranın iadesi için davalıya tebliğ edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili amacıyla İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı bankanın itirazıyla takibin durduğu anlaşılmakla,
Delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporunda; cep telefon numarasını ele geçiren kişi, banka güvenlik sistemlerinde buna dayandırılan tüm unsurları kolayca alt etme ve gerçek müşteri gibi davranarak bankayı yanıltma imkanı elde ettiği, bu şekliyle bakıldığında gerek IP gerekse SMS log kayıtlarında davalı banka tarafından süzülerek davacı hesabından yapılan işlemlerin kısmen sunulmuş olduğu, bu şekliyle de teknik kanaat oluşması için yeterli olduğu, kayıtlarla ilgili diğer husus, işlem sayıları ve karşılıklılık esasında da birbirleriyle tam örtüşmediğinin düşünülmesi olup, müşteriye ait kayıtlı cep telefonu bilgileri, IMEI numarası bildirilmediği, LOG kayıtlarındaki işlemlerde kullanılan telefon bilgileri, işletim sistemi, versiyonu, IMEI numarası vb bilgileri de verilmediği, ancak SIM kart değişimi farkındalıkları görüldüğü, olayın oluş şeklinden, dolandırıcılar tarafından davacı kimlik bilgileri ile SIM kartının yenilendiği, böylelikle davalı bankanın güvenlik sisteminin büyük oranda üzerine kurulmuş olduğu cep telefon numarası ve SMS gönderilerinin kendisine yönlenmesini sağladığı ve hatta davacının yeniden kendi SIM kartını edindikten sonra dahi aynı işlemi tekrarladığı, ardı ardına gelen SIM kart değişikliklerinden ötürü yeterli güvenlik aksiyonu alamadığı, numara ile yaptığı telefon görüşmeleri ve SMS gönderileri ile her seferinde blokajı kaldırdığı,
Dosya kapsamında görüşme ses kayıtları bulunmadığından, bunların kıyaslanması imkanı bulunmadığı, ancak davalı bankanın bu veriye sahip olduğu, ses tanıma teknolojileri uzun zamandır mevcut olup, günümüzde farklı alanlarda yaygın olarak kullanımda olduğu, ayrıca cep telefon numarası dışında görüşmelerde farklı güvenlik soruları sorulup sorulmadığı ve görüşülen kişilerin ayırt edilemeyecek düzeyde ses benzerliği olup olmadığı konusunda görüş bildirilemediği,
Şüpheli işlemlerde tespit ve müşterinin telefon ile aranıp ve ses tanıma özelliklerini kullanmak gibi vb. 2 faktörlü doğrulama işlemi-işlemlerini gerçekleştirerek güvenliğin sağlanması veya tüketicinin bizzat şubeye davet edilerek şüpheli işlemlerin yapılmasının engellenebilmesi mümkünken, bunların yapılmadığı, hesap özetlerinde yer alan işlem hareketlerinde yapılan inceleme ve teknik inceleme sonucunda bankanın, ilgili mevzuat gereklerinde olası tüm tedbirleri tastamam almayarak, mevcut teknik imkanları eksik/yetersiz kullanarak dolandırıcılık ve müşteri varlıkları üzerinde yetkisiz işlem yapılmasına engel olamadığı, bir bakıma kendisi dolandırılmış olduğu, dolandırıcılık olayının davacının bilgisinde veya işbirliğinde olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, davacının durumu fark ettikten sonra hukuki süreci başlatmış olduğu, davacının kendisine gelen şifreleri koruyamadığı veya bir başkası ile paylaştığına dair bir bulgu olmadığı, şifrelerin davacıya hiç ulaşmadığı, SIM kartını çıkaran dolandırıcılara ulaştığı anlaşıldığından,
Dosyanın mevcut delil durumu itibari ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyasının da akıbetinini beklenilmesine mahal bulunmadığı, toplanan deliller itibari ile davanın aydınlandığı nazara alınarak açıklanan gerekçelerle davacının davasının kabulü ile İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 72.175,60 TL alacak üzerinden takibin devamına, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 72.175,60 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN KABULÜNE,
i-)İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;
72.175,60 TL alacak üzerinden takibin devamına,
ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 72.175,60 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.930,31 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.237,52 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 3.692,79 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,00 TL e-tebligat masrafı, 75,00 TL talimat masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1,75 TL KEP ücreti toplamı 6.156,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.237,52 TL peşin harç toplamı 1.665,12 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-HUAK 18/A Maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suç üstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL ara buluculuk giderinin 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza