T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/34 Esas
KARAR NO : 2025/93
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Menkul Değerler A.Ş. 'nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (...) ve ilgili mevzuat hükümlerine göre kurulmuş, Sermaye Piyasası Kurulu’nun ("...") gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren bir aracı kurum olduğunu, davalı ... ile müvekkili şirket arasında yatırım hizmet ve faaliyetlerine ilişkin olarak online ortamda imzalanacak sözleşmeler öncesinde 28.04.2021 tarihli "Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" imzalandığını, davalı tarafından gerçekleştirilecek işlemler öncesinde sermaye piyasası mevzuatı gereği yapılması gereken tüm risk bildirimlerinin yapıldığını ve davalı tarafından elektronik ortamda imzalandığını, risk bildirimleri ve bilgilendirme formlarının ardından ise davalı tarafından elektronik ortamda 29.04.2021 tarihli "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" imzalandığını, davalı ...'ın, işbu sözleşmeler kapsamında müvekkili şirket nezdindeki ... numaralı hesabında yaklaşık 3 yıldır kaldıraçlı alım satım işlemleri (... veya ...) gerçekleştirdiğini, 17.11.2020 tarihli, 31307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesi ile değişik 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. maddesi ile getirilen düzenleme neticesinde müvekkili şirket ve diğer aracı kurumların 01.01.2021 tarihinden itibaren ... müşterilerinin kaldıraçlı alım satım işlemlerinden doğan stopaj vergisini "vergi sorumlusu" olarak ilgili vergi dairesine ödemeye başladığını, müvekkili şirketin bu kapsamda yasal yükümlülüğü gereği vergi sorumlusu sıfatı ile vergi yükümlüsü olan davalının hesabında gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan stopaj vergisini; Maslak Vergi Dairesi'ne ödediğini, nitekim 2021 yılı son çeyrek (Ekim/Kasım/Aralık), 2021 yılı 3. çeyrek (Temmuz/Ağustos/Eylül) ve 2022 yılı 1. çeyrek (Ocak/Şubat/Mart) dönemine ait Maslak Vergi Dairesi'ne gerçekleştirilen ödemeleri gösterir belgelerin dilekçeleri ekinde yer aldığını, davalı ...'ın müvekkili şirket nezdindeki 45656 numaralı hesabında 01.07.2021-31.12.2021 tarihleri arasında (3. Çeyrek ve 4. Çeyrek) gerçekleştirdiği kaldıraçlı alım satım işlemlerinden toplam 150.389,04-TL tutarında stopaj vergisi doğduğunu, 2021 yılı 01.07.2021 - 30.09.2021 (3.çeyrek) döneminde (-) 40.431,81-TL tutarında vergisel anlamda zararı bulunmakla birlikte 3.101,68-TL tutarında endeks vergisi doğduğunu ve bu tutarın müvekkili şirket tarafından Maslak Vergi Dairesi'ne ödendiğini, yine 2021 yılı 01.10.2021 - 31.12.2021 (4.çeyrek) döneminde 190.820,85-TL tutarında stopaj vergisi doğmuş olup bununla birlikte, 2021 yılı 01.07.2021-30.09.2021 (3.çeyrek) döneminde oluşan (-) 40.431,81-TL tutarında vergisel zararın 01.10.2021 - 31.12.2021 dönemine ilişkin kaldıraçlı alım satım işlemlerinden doğan 190.820,85-TL tutarındaki vergiden mahsup edildiğini ve davalı adına bu dönem için 147.287,37-TL tutarında stopaj vergisinin diğer müşterilerle birlikte toplu olarak müvekkili şirket tarafından davalı adına Maslak Vergi Dairesi'ne ödendiğini, böylece davalı adına 2021 yılı için toplamda 150.389,04-TL tutarında stopaj vergisi ödendiğini, yine davalının 01.01.2022-31.03.2022 döneminde gerçekleştirdiği işlemler neticesinde toplam 1.445,23-TL tutarında stopaj vergisi doğduğunu ve bu verginin de davalı adına diğer müşterilerle birlikte toplu olarak Maslak Vergi Dairesi'ne ödendiğini, bu kapsamda Davalı ... adına müvekkili şirket tarafından toplam 151.834,27-TL tutarında stopaj vergisi ödemesi yapılmış olmakla birlikte davalının hesabından 119.706,99-TL tutarında vergi tahsil edilebildiğini, bu kapsamda davalının müvekkili şirkete 32.127,28-TL tutarında borcunun kaldığını, müşterinin hesabında oluşan vergi borcunu "vergi sorumlusu" sıfatıyla Vergi Dairesi'ne ödeyen Müvekkili Şirketin; ilgili tutarı davalıdan talep etmesine rağmen davalının bu tutarı müvekkili şirkete ödemediğini, davalının söz konusu borcunu müvekkili şirkete ödemekten imtina etmesi üzerine, müvekkili şirketin toplam 32.126,30-TL tutarındaki alacağı için 03.11.2022 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının tebliğ aldığı ödeme emrine 11.11.2022 tarihinde tamamen kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine aynı gün tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verilmiş olup işbu davayı ikame etme zorunluluklarının doğduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaliyle birlikte, davalı hakkında alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %15,75 ve değişen oranlarda kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile devamına, davalının, davaya esas değerin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı nedeni ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
İddia ve savunmaların değerlendirilebilmesi için SMM bilirkişisinden alınan15.12.2024 tarihli rapor dosya içerisinde bulunmaktadır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava; Kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sebebi ile itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k ve l maddelerinde, tüketici ve tüketici işlemi tanımlanmıştır. Buna göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Aynı Yasanın "Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 5. bölümünde yer alan 49. maddesi, "Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler" başlığını taşımaktadır. Bu maddenin 1. fıkrasına göre finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir.
Yine aynı Yasanın 73/1. maddesi, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmünü, 83. maddesi ise, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili, diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmünü amirdir.
27.08.2011 tarihli Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğde döviz, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların ticari amaçla kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesine yönelik hizmetlere ilişkin esaslar düzenlenmiş olup bu kaldıraçlı işlemlerin ticari amaç olmaksızın yapılabileceğine dair düzenleme bulunmamaktadır. Bu işlemlerin ticari amaçla yapılabilecek olmasına rağmen davacının ticari amaçla hareket eden kimse olmaması düzenleyici işlemlere uyulup uyulmadığı sorununu ortaya çıkarır ise de davacının doğrudan ticari amaçla hareket ettiğini göstermez ve davacıyı da tüketici olmaktan çıkarmaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E, ... K sayılı kararındaki muhalefet şerhi).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...-... Esas ... Karar sayılı kararında dava konusu Opsiyonlu Döviz Mevduatı ve Opsiyon İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi yönünden tüketici mahkemesi mi asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu hususu tartışılmış, sözleşmenin "ticari" amaçla yapıldığının açıkca belirtilmiş olması halinde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıklanmıştır.
Doktrinde de tasarruf sahibi bireysel yatırımcının bir aracı kurum ile çerçeve sözleşmesi imzalanmasının tüketici işlemi olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu da belirtilmektedir. (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan; Sermaye Piyasası Hukuku Toplantı Serisi - Tebliğler Tartışmalar, sayfa 24-25 ).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ... Karar sayılı ilamındaki gerekçesi taraflar arasında imzalanan "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinin konu maddesinde "ticari" amaçla yapıldığının açıkça belirtilmiş olmasıdır. Anılan gerekçeye karşı da iki üyenin muhalefet şerhi vardır.
Somut olayda davacı ile davalı arasında Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalanmış olup davacı şirket, bu sözleşme nedeniyle yapılan faaliyet sırasında davacı yararına yapılan ödemenin davacıdan tahsiline yönelik alacak isteminde bulunmuştur. Dosyadaki belgeler incelendiğinde sözleşmede davalının "müşteri" olarak nitelendirildiği, "kurumsal müşteri", "ticari müşteri" vb ibarelere yer verilmediği, sözleşmenin 3. Maddesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmeye konu işlem hacmi ve dava değeri dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı Yasanın 3/(1)-k ve 49. maddeleri uyarınca finansal hizmet sözleşmesi niteliğinde olup davalının dava konusu finansal hizmet işleminde ticari ve meslek amaçla hareket ettiğine dair kayda rastlanmadığı anlaşılmakla davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevlidir. Nitekim Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin 01.11.2016 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... HD'nin 08.09.2022 tarih ... E, ... K sayılı kararı da bu yöndedir.
Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılarak görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden davanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2 maddesi gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine,
Sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davalı tarafın yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı.05/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı